The first 200 lines.
Nasılsınız?
İyiyiz. Siz nasılsınız öğretmenim?
Ben de iyiyim. Oturabilirsiniz.
Özel ad
bir kişiye, yere verilen genel bir isimdir
- ve de? - Şeylere!
- Topluluk neyi? - Adı!
Adı.
Peki soyut, ne?
Ad!
Özür dilerim.
Niye kız gibi dans ediyor?
Bazen gözlerimi kapar, kendimi dev sahnede hayal ederim.
Baleyi beş yaşındayken keşfettim.
Nijerya'da bale kabul edilmiyor.
Erkek çocuklarına göre olmadığı düşünülüyor.
Ağır ol, yavaşla.
Ama onlara kulak asmıyorum, dans etmeye devam ediyorum.
...baş ve aşağı! Verimli olmak için çalışmaya devam edin.
Azimli olmazsak başlamış sayılmayız.
Altıncı, beşinci ve altıncı, yedinci, başlayın.
Bu benim hayalim ve peşinden gitmeliyim.
...ve iki, üç ve dört.
Zaman ayırdığınız için teşekkürler.
Oğlunuz Anthony hakkında konuşmak istiyoruz.
Onu Instagram ve haberlerde gördük.
O videonun internette yayılması harika.
Ondaki tutkuyu görmek mümkün. Böyle bir izlenim yaratıyordu.
Bence çok azimli bir çocuk.
Bunu yapmayı çok istiyor, değil mi?
Ondaki doğuştan yeteneğin okulumuzda olmasına ilgiliyiz.
- Gurur duyuyor olmalısınız. - Onunla gurur duyuyorum.
Heyecan verici olsa da küçük oğlunuzun evden
çok uzak olacağını düşünmek üzücüdür.
- Ne kadar kalacaksın? - Bilmiyorum.
Yavrum, sakin ol.
Sakin ol, yetişeceğiz.
Elim titriyor, çabuk aç.
Orada mı? Orada mı?
Evet.
Başardın! Başardın, başardın!
Tanrı'ya şükür!
Bu kaşlar benim mi? Komik görünüyorlar.
Bak, ne güzel bir gülümsemen var.
Şişkoyum. Ben şişkoyum.
Yanakların dolgun.
- Bu hoşuma gidiyor. - Çocuk öğrenci.
Çocuk öğrenci Madu Mmesoma Anthony.
Chisom seni çok özleyecek.
Kardeşin de.
Vay canına.
Baba, oğul ve kutsal ruh adına toplandık.
Amin.
Yüce İsa, sana minnettarız. Sana ibadet ediyoruz.
Adını yüceltiyoruz.
Tanrı'm, bizim için yaptıkların için
sana daha çok şükretmeye geldik.
- Bizi iyi bir haberle şaşırttın. - Evet, Tanrı'm.
- Kutsal adın anılsın. - Amin.
- Kutsal adın yüceltilsin. - Amin.
- Kutsal adın övülsün. - Amin.
- Yüce İsa adına. - Amin.
Bize yaptığı her şey için Tanrı'ya şükürler olsun.
Bu şekildeyse...
daha sıkılaştırabilirsin. Gevşetebilirsin de.
Bir gün oğlum dans etmeye başladı.
Faydasız bir hobi olabilir diye düşündüm.
Ama zaman geçtikte bunun benimsenmesi,
kabullenilmesi, takdir edilmesi gereken bir şey olduğunu düşünmeye başladım.
Maalesef Anthony'nin burada eğitim aldığı okul güvenli değildi.
Tehlikeli bir yerdi.
Onu oradan almaya karar verdik.
Tanrı'nın ona burada olma fırsatı sunmasına minnettarım.
Bunu takıp, şu vidayı çıkarıyoruz.
Bu şeyi kullanıyoruz.
Cidden mi?
Chisom.
Ne oldu?
Benimle konuşmuyorsun.
Küçük kardeşine üzülüyorum
çünkü aynı ikiz gibiler.
Hep bir aradalar.
Ama Anthony gideceği için ne hisseder bilmiyorum.
Yolculuk etmesine seviniyorum
ama küçük kardeşi için de duygularım var.
Yedi yıl boyunca İngiltere'de okula gideceğime
inanamıyorum.
Bu harika bir fırsat.
Bunlar berem oluyormuş.
Ve... evet.
Zorbalığa falan uğradığım için okuldan ayrıldığıma
gerçekten seviniyorum.
En azından bu son bulacak.
Beni en çok annem özleyecek.
Onunla aramız çok yakın ve...
Evet.
Birlikte hep sohbet ederiz.
Kardeşimle de aynı şekilde.
Hep... bazen sorunlarımız oluyor
ama bazen birbirimizle konuşuyoruz yani...
Lastik patlak.
Az paran varsa lastiği değiştir.
Tabii. Param olursa.
Param olursa bu motosikleti değiştirmem gerek.
Ama param yok.
Çocukların nasıl?
- Hepsi de iyi. - Umarım iyilerdir.
Oğlum burs kazandı.
Burada mı?
- Yurt dışında. - Oraya kim götürecek?
- Tanrı ve beyaz insanlar. - Beyazlar mı?
Demek sadece dansla oraya gidebilecek?
Sadece dansla.
Tanrı'ya şükür.
Sağ olun bayım.
Aynı şey işte.
- Önceki Afrika örgüsü modelinden. - Tamam.
Öldüğümü hayal ettim.
Ölürsem kim beni gömecek diye düşünmeye başladım.
Kim beni evime götürür?
Ama oğlumun iyi haberini aldığım için
yarın ölürsem tüm samimiyetimle ölürüm.
Artık korkum olmadan.
Anneme ve aileme verdiğim söz şu:
Onların umutlarını yıkmayacağım.
O çok iyi bir dosttur
Çak. Çak bir beşlik.
O çok iyi bir dosttur.
O çok iyi bir dosttur.
O hâlde hep bir ağızdan söyleyelim
Çok yaşa sen!
Hayır, bekleyin!
Yıllar önce babamı kaybettiğimde bunun olacağını anlamıştım.
Bunun olacağını tahmin ettim ve o da oldu.
Evet. O gün orada dans etmişti.
Ve babam defnedilirken bana özel bir dans yaptı.
Bu yüzden "İsa" diyorum!
İsa!
- M! - M
- E! - E!
- S! - S!
- Sana iyi yolculuklar. - Evet.
İH!
İsa mesih!
- Çabuk, şunu ye. - Mmesoma, seni ben
...özleyeceğim, annen değil.
Yavrumu özleyeceğim!
Ye, ye, ye.
Mmesoma'nın eski dertleri...
Karnımı ov, karnımı ov!
- Anne, çok sağ ol. - Görüşürüz.
- Görüşürüz. - Güle güle.
Kafama bak.
Yat.
Yarın erkenden çıkacağız.
Oğlum, iyi geceler.
Bizimle son gecen.
İyi geceler yok mu?
İyi geceler anne.
Tamam. İyi geceler. Tatlı rüyalar.
Tamam.
Bugün son kez böyle oturduğumuzu biliyor musun?
Birazdan havalimanına gideceksin.
Seni çok özleyeceğim.
Ama senin adına seviniyorum.
Oğlum, senin adına seviniyorum.
Beni gururlandırdığın için sağ ol.
Senden tek ricam
oraya ne için gittiğini bil.
Orada ne yapacağını bil. Geldiğin yeri unutma.
Lütfen, geldiğin yeri unutma.
- Seni çok özleyeceğim. - Ben de seni.
Kardeşlerin de özleyecek.
- Ben de. - Baban da.
- Anthony! - Anne!
Haydi gidelim. Vakit geldi.
Haydi gidelim.
Birisi ışıkları kapatsın.
Kapıyı iyice kilitlediğinizden emin olun.
Anthony havalimanına gidiyor!
İyi yolculuklar. Uslu ol, tamam mı?
- Tamam. - Hoşça kal.
Hoşça kal.
Anneni unutma.
Yavrum...
Seni özleyeceğim. Yavrum, seni özleyeceğim.
Her şeyi elle düzeltmek gerek.
Lütfen sabredin. Biraz yavaşız ama çabuk olmaya çalışıyoruz.
...seni çok seviyor. Kaybolmadı.
Duydun mu? Kaybolmadı.
- Sadece yolculuk ediyor. - Sorun yok.
Merak etme. İndiğinde seni arar.
Tamam mı?
Hanımlar ve beyler, kalkış ve kontrole hazırlık için
uçağın ön kapısı kapatılmıştır.
Merhaba oğlum!
Abini özlüyor musun?
Merak etme.
Ulaşırlarsa arayacaklar.
Ziyaretçi yolcularımız, Birleşik Krallık'a ve Londra'daki
No comments yet. Be the first to leave one.