The first 200 lines.
Ben senin için kimim?
Ben senin için kimim?
Gözlerim tedirgin
Aşkın kaderi böyledir
Sır saklama anne, söyle gitsin
Ben senin için kimim?
Ben senin için kimim?
Kendimi durdurmayı denedim aşkım
Yine de söylemek zorundaydım
Neden seni görüyorum rüyalarımda?
Ben senin için kimim?
Ben senin için kimim?
Gözlerim tedirgin
Aşkın kaderi böyledir
Kaybolmuşum ben Sorma bana sakın
Ben senin için kimim?
Ben senin için kimim?
Kalbimin arzularını sana nasıl söyleyeceğim?
Ara sıra yüzümü okur musun?
Utançlarımın söylediği gibi
Ben senin için kimim?
Ben senin için kimim?
Ben senin için kimim?
Prem Nivas'a alkışlarımızı sunalım!
Selam!
Selamlar! Lalloo Prasad size iyi günler diliyor!
Maç başlamak üzere.
Ben de bu maçta spikerlik yapacağım.
Hava tamamen temiz. Gerçi birkaç tane bulut var.
Bakın!
Hakem sahayı kontrol ediyor ve yerine gidiyor.
HAKEM
Vurucu hazır. Orta saha oyuncuları hazır.
Rüzgardan bile daha hızlı top atan top atıcı geliyor.
İlk topu altı hızında gelecek.
Altı mı olacak dört mü?
Çok yaşa Lalloo Prasad!
Nasıldı?
DIŞARI
Lalloo! İlk topu her zaman dışarı atıyorsun.
Biliyorum. Top atıcıya biraz şans vermek için.
-Ne? -Vurma sırası sende.
Hayır, sıra bende.
-Ben de oynayacağım. -Sen de mi?
Hatırlar mısın bilmem ama en son top atıcı olduğunda
ayağını yaralamıştın. Alkışlayın.
Kapa çeneni!
Bu sefer Prem bana öğretecek. Değil mi Prem?
Sana öğreteceğim çekirgem.
Sahanın kenarına git ve sahayı oradan kontrol et.
Benden hep bunu istiyorsun ama!
Yıllardır sahayı kontrol ediyorsun.
-Ne? -Yani sen git, ben vururum.
-Sen topa vur. -Sus.
Tamam. Kapil Dev, beni rezil olmaktan kurtar.
Prem, saldırıya hazırlan!
Lalloo'dan güzel bir atış geliyor.
Rita, topu yakala.
-Tanrım! -Öldüm ben! İmdat!
-Öyle deme, tatlım. -Sırtımı yaraladım.
-Kusura bakma hala. -Bacağım!
Burada ne işin var?
Hala, kriket öğrenmeye geldi de.
Kriket!
Bu oyun cidden başıma bela olmaya başladı.
-Nihayetinde çocuk onlar. Oynayacaklar. -Sus.
Kusura bakma hala, ben...
Lalloo, beni hala diye çağırmaman konusunda seni uyarmıştım.
Ne fena bir durum.
Hayvan ve hizmetçiler bile şımartılmış bu evde.
Neden bön bön bakıyorsun? Gel benimle.
-Öldüm resmen. -Amca, neden acelesi var onun?
Amcanla konuşmaya geldi de.
Rajesh için bir evlilik teklifi sunmaya geldi.
Güven bana, Kailashnath.
Rajesh kesinlikle övülmeye değer biri.
Sadece ben değil, herkes diyor bunu.
Böyle genç yaşta böylesine gelişmiş bir işi yönetmek herkesin harcı değil.
-Ne diyorsun? -Evet.
Evliliğini bir düşünün lütfen.
Aklınızda biri varsa söyleyin.
-Çoktan birini buldum bile. -Gerçekten mi?
Delhi'den ağabeyimle tanıştın değil mi? Rita'nın babasıyla?
Evet.
Onun en büyük kızı Sweety'den söz ediyorum.
Rita benimle kalırken her zaman onunla birlikte Delhi'de kalmıştı.
Kendisi oldukça güzel, cana yakın ve zeki bir kız.
-Haksız mıyım? -Tüm sınavlarından kaldı.
Kendisi oldukça modern biri kardeşim.
Birkaç nişanından vazgeçmişti. Değil mi?
Ne olmuş yani? Evlerine ve yaşam tarzlarına bak bir.
Büyük bir şirketleri var. Çok büyük bir düğün olacak.
Bir sürü çeyiz de getirecektir.
Ama sen bu tarz işleri asla anlamazsın.
Sen sadece profesörsün.
Efendim, kabul ederseniz ağabeyimi bilgilendireceğim.
Rita, kedi partisi zamanımız geldi. Hadi gidelim.
-Biz gidiyoruz. -Şükürler olsun.
-Ne dedin? -Yok bir şey.
-Görüşürüz. -Hoşça kalın.
Hadi gel! Hep yemek yiyorsun zaten!
Kardeşim, onun gözünü para bürümüş.
Bizim tatlı ve basit bir geline ihtiyacımız var, zengin bir geline değil.
Bu eve sevgi ve şefkat getirecek bir geline.
Bu ev, büyük bir sevgiyle beslenmiş bir evdir.
Kız kardeşin ve onun eşi öldüğünde Rajesh ve Prem daha çok küçüktü.
Onlara bakmak için okulundan vazgeçtin ve küçük bir işe başladın.
Onlara iyi bir hayat vermek için çok çalıştın.
Evlenmedin bile.
Onlara iyi terbiye verdin.
Rajesh bu yüzden saygı gören biri.
Prem de bu sene MBA sınavlarında birinci oldu.
Kardeşim, Rajesh'e göre birini buldum.
Birkaç gün evvel, bir konferans için Pure'ye gittim.
Profesör S. S. Choudhury'le tanıştım.
Profesör Siddharth Choudhury mi?
Tanıyor musun onu?
Beraber üniversiteye gittik. İyi arkadaşızdır.
Fevkalade!
Orada büyük kızıyla tanıştım.
Onu yalnızca bir defa gördüm ama hemen kalbimi kazandı.
Onu o kadar sevdim ki yanımda fotoğrafını getirdim.
Adı Pooja. Mezun oldu bile.
Oldukça iyi bir kız.
-İyi bir çift olacaklar. -Katılıyorum.
Profesör ailesiyle birlikte hacı olmak için Ram Tekri'ye gitti.
Döner dönmez oraya gideceğiz.
Buradan birkaç saat uzakta.
Bırakalım da tanışsınlar.
Orada bir sorun var işte.
Rajesh'e evlilikten söz edince susturuyor.
Onları nasıl tanıştıracağız ki?
Neden biz de Ram Tekri'ye gitmiyoruz?
Hem tanışır, hem tatil yaparız.
-Harika! -İyi fikir!
Rajesh'in planımızdan haberi olmamalı ama.
Dikkatli olun beyler. Bu büyük bir sır.
-Geldi. -Hadi amca.
Döndün demek, Rajesh?
Uzun bir toplantı olmuş cidden.
Yabancı ortaklar ne dedi?
Amca, her şeyi detaylarıyla konuştuk.
Raporlarımıza bakıp haber verecekler.
Amca, senin dediğin gibi her şey plana uygun giderse
fabrikanın bu ülkede eşi benzeri olmayacak.
Evet. Duydun mu Prem?
Seni işe sokmak için
ağabeyin büyük bir fabrika kuruyor.
Yemek hazır!
Vay canına! Tatlı, tuzlu. Kheer ve puri mi?
Bugün özel bir olay mı var?
Aslında...
-Çok mutluyuz sadece. -Evet.
-Mutlu mu? -Tatil için Ram Tekri'ye gidiyoruz.
Ram Tekri mi? Ama amca, Hill istasyonuna gitmek istiyordun.
Ram Tekri oldukça kutsal bir yer.
Kardeşim ve eşi orayı her sene ziyaret ediyorlar.
-Oruç bile tutuyor. -Karar verildi.
Aldığın yeni ipek gömleğini de götür bu arada.
-Ona neden ihtiyacım olsun ki? -Neden olmasın? Hiç bilemezsin.
-Ne dedi? -Duymadım ben.
Ben asla dinlemeye çalışmam, efendim.
Gel biraz daha puri getirelim.
Garip. Kimse bana bir şey söylemiyor.
Ram Tekri'de ne bulacağımızı sana söyleyemeyiz.
Acele et baba.
Annem mutfakta yeni şeyler denediğini öğrenecek olursa
sana sinirlenebilir.
Bırak sinirlensin o zaman. Ondan mı korkacağım?
Ama bu kachori 'leri görür görmez orucunu bozacağına eminim.
-Dinle. -Ne oldu?
-Ben değil, annem! -Annen!
Selamlar.
Janak kızgın bir şekilde "Seni küstah adam." dedi
Sita'yı tedirgin ve insanları korkmuş bir halde görerek...
-Kavanozu kim kırdı? -Anlamadım?
Kavanozu kim kırdı dedim?
Pooja, Ramchandra Şiva'nın yayını kırdığı zaman
Parsuram kızgın bir şekilde "Bu yayı kim kırdı?" diye sorduğunda
tevazu ve sevgiyle Ram cevap verir:
"Evrenin Lordu ve hükümdarı, alçakgönüllü hizmetçisi yaptı bunu." dedi.
Utanmalısın.
İki yetişkin kız var. Ne düşünecekler?
Ne düşüneceklermiş? Yanlış bir şey mi söyledim sevgilim?
Yanlış hiçbir şey söylemedim sevgilim.
Kimse seninle tartışamaz. Seninle tartışabilecek birisi varsa, o da...
-Nisha! -Nisha!
Günaydın, Müdür!
Yaramaz seni. Hep böyle aksiyonlu bir şekilde giriyorsun. değil mi?
Babam kitapları geri yolladı ve teşekkür etti.
Anlıyorum.
Affedersiniz, faturanız?
Efendim, buyurun.
Kitapları verin de gidebileyim.
Anladım. Nisha, bana bir iyilik yapar mısın?
Biz dükkandan dönene dek şu faturayı sayar mısın sana zahmet?
Verin.
Aferin! Ama dinle, bir daha yaramazlık yapmak yok.
Gel hadi. Sürekli kıza bakıp duruyor.
MÜDÜR
No comments yet. Be the first to leave one.