The first 200 lines.
(Bu dizideki bütün organizsayonlar, yerler, davalar...
O...
beni bıçakladı.
Bayan Kang'ın beyin ölümünü bildiren bir rapor aldık.
Kurbanda ne tür yaralar gördüğünüzü bize söyleyin.
Kendi kendini bıçakladığı sonucunu çıkaramam.
Onlar öldü. - Peki ya mallar?
Tanıdığım biri var.
Böyle şeylerde iyidir.
Güzelce sardığından emin ol.
Doktor K.
Karnından bir şeyi çıkarmamız lazım ve...
iş birliğine ihtiyaç var.
Orada uyuşturucular olmalı.
Eğer onu çıkarırsan, adamına acele etmesi için yalvar.
Onu bana getir.
Ne? - Onu bana ver. Yutacağım.
Yutacak mısın?
Dr. Baek, hayır.
Onun üzerinde çalışmayacak; çünkü bugün çok fazla et yedi.
Hiç cezaevine kaçak mal sokan göbekli birini gördün mü?
Yapacaksan düzgün yap.
Hayır, Dr. Baek. - Gerçeken mi?
Hayır...
Dr. Baek.
Etkileyici.Çok cesursun.
Tanrım, Dr. Baek.
Çok havalısın.
Seni işe yaramaz moron.
Sana ekstraları getirmeni söylemedim mi?
Oh, hayır. Ne yapacaksın? İyi misin?
Ömeyeceğim.
Bir şey yemediğimden, gastrik sıvı gelmeyecek.
Patron.
Adli tıp mı neyse oradan geliyorum.
İşte.
Bunlar olay yerinin fotoğrafları.
Dr. Baek. Biz yokken neler oldu? Korkunç görünüyorsun.
Tanrım, karnında saatli bomba olduğundandır.
Saatli bomba? Neden bahsediyor o?
Dr. Baek uyuşturucu paketini yuttu.
Ne?
- Ne tür bir uyuşturucu? - Ucuz olduğunu söyledi.
Muhtemelen krokodildir.
Dr. Baek, şimdi ne yapacaksınız?
Ne kadar? - Yaklaşık 50 gr.
Tanrım, bu intihara teşebbüs gibi.
Bu olsaydı ne yapardın?
Üzgünüm. Hepsi benim hatam
Midesinde bulduğun maddeler konteynır kutusunda mı?
Uyuşturucu dışında, yalnızca gastrik sıvılarını ve su buldum.
Muhtemelen bir şey yemedi...
karnında bu kadar uyuşturucu var.
Sally.
Babay'nin kanı,idrarı ve saçından ne elde ettin?
Bir şeyim var. Yüzde 99,89 doğru.
Saf metamfetamin.
Ne? Metamfetamin mi?
Uyuşturucu değil mi? Vücudunda uyuşturucu mu buldu?
Bir seferlik bir şey değildi. Bunu altı aydır yaptı.
Altı ay mı? Nereden biliyorsun?
Saçımız her ay 1cm uzar.
Tükettiğimiz her şey saçımızda kalacaktır.
Testle her şeyi biliyoruz.
Haklıydım!
Baby'e ilaçları almasını söyledim.
Dinle.
Duruşma yarın.
O, davaya yeniden atandı mı?
Tanrım, bunu nasıl yapabilir?
Savcı Eun, ne yapmalıyız?
Tanrım, bu başımı ağrıtıyor. Ne yapmalıyız?
Başka ne yapabiliriz? Soruşturmaya devam etmeliyiz.
O, duruşma için savcıyı değiştirdi.
Ama; Savcı Eun hala soruşturmadan sorumlu.
Yaklaşık 12 saatimiz kaldı. Hareket edelim.
Jin Sang Chul'ün Ilsong Güvenlik'teki geçmişini biraz daha kazalım.
Tamam.
Peki ya silah?
Jin Sang chul'ün son üç aydaki kar...
durumunu kontrol ettim; ama hiçbir şey bulamadım.
Bu akşama kadar bulacağız.
Gidip kurbanı kontrol edeceğim. Bilincini geri kazanmış olabilir.
Tamam.
Hey, toplantıdayım.
Ne?
Tanrım. Bunun olmaması gerekiyordu.
Ne? Ne oldu?
Kahretsin.
Kang Ah Reum...
tam şu an öldü.
Bunun hakkında bir şey yapmak zorundayım.
Nereye gidiyorsun?
Yalnızca bir kişi ölüyü dinleyebilir.
Geri geleceğim.
-Tanrım. -Kahretsin.
Cinayet silahını nereden aldığını nasıl bulacağız?
Gözlerim gerçekten kötüleşiyor, biliyorsun.
Dava ciddileşmek üzere. Şikayet etmeyi bırak.
Bir şeyler yapmalıyız.
Denesek bile fark etmez. Hiçbir yol bulamayız.
Sadece Jin Sang Chul'a bakmamalıyız.
Kang Ah Reum'a da bakmalıyız.
Zaten evinde meyve bıçağını bulduk.
Başka bir tane almış olabilir.
Bu cinayet silahı.
Ne ima ediyorsun?
Dr Psikopat'ın tarafını tutuyorsun ve onun kendini bıçakladığını mı söylüyorsun?
Boşver.
Young Mi.
Gözleri kötüye gittiğinden bu ihtiyah işe yaramaz.
Lütfen bize yardım et.
Kang Ah Reum'un son üç ayki...
kart harcamalarının çıktısını alabilir misin?
Karşılığında izin gününü benimkiyle değiştir.
Evet. Tabii ki. Yapmalıyım. Ben de bunu önerecektim.
Sadece seninle oynadı aptal. Seninle oynadı.ç
Seni budala.
Bundan hoşlandığımı mı sanıyorsun?
Patron.
Bence Bebek kendini havaya uçurdu; çünkü o uyuşturucu bağımlısıydı.
Baby 300 alma düşüncesiyle çıldırmaış olmalı.
Ona iyi bakın.
O, çok uzaklardan gelen değerli bir paket.
Tanrım, bu paketin değerinin 300 olduğunu söyledim.
Seni moron.
Ağzını öyle oynatma.
Üzgünüm.
Çöp parçası.
Başkana teslim ettiğimiz ilaçları yutmaya nasıl cüret eder?
Eğer durum buysa,
neden o pisliğin karnı boş?
Hanginiz uyuşturucuları aldı?
Patron.
Önce Baby'nin ailesini dövelim mi?
Uyuşturucuları nereye sakladığını bulmak için.
LC-MS'nin verisi nerede?
İşte.
Tam beklediğim gibi.
Kahretsin. Bizden bir şeyler saklama.
Ne bu?
Ne dediğini bile çözemiyorsun. Ona ver.
Baby hain değildi.
Ne?
Sizi pislikler.
Benimle dalga mı geçiyorsunuz?
Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor. Lütfen mesaj...
Peki ya Soo Yeon?
Açmıyor. Fatso ve Sally de cevap vermiyor.
Kimse telefonuna cevap vermiyor mu?
Otopsi, Dr Baek için çok zaman alacak.
Ve odaklandıkları zaman bu olur.
Yönetici Park, birlikte başka bir yere gitmiş olabilirler mi?
Hey, bunu yapmaları imkansız.
Kang Ah Reum'un otopsisi gelince,
Dr. Ma hemen acil otopsiyi yapacak.
Şef olarak, otopsiyi kendim yapabilirim.
Hayır, Dr. Baek otopsiyi yapmak zorunda.
Anlamadm?
Şey, yani...
Otopsiyi bir süreliğine erteleyebilir misiniz?
Bayan Eun, her dava için bir tıbbi muayeneci...
atama yetkisine sahiptir.
Evet, bunun gayet iyi farkındayım.
Ama Bayan Kang Ah Reum için,
Dr. Baek zaten klinik adli analizini yaptı.
Tıbbi muayenecinin bunu yapmasının daha iyi olduğunu düşünmüyor musun?
Ama acil demiştiniz.
Onun ne zaman geri geleceğini bilmiyoruz.
O zaman...
Incheon'a gidip onu geri getireceğim.
Bugün bunu iyice incelemeliyim.
O adam, Baby, ne uyuşturucu yapmış ne de onları yutmuş.
Sisteminde altı aydır...
uyuşturucu kullandığını bulduğunu söylemiştin!
Narkotik analjezik bulduk.
Karaciğerinin kötüleştiğinden çok acı çektiğinden eminim.
Kanından seruloplazmin seviyesinin düşük olduğunu tespit ettik.
Bunlar Wilson hastalığının semptomlarındandır.
Vücudu, bakırı sisteminden atamaz.
Karaciğerinde olduğunda, karaciğeri toparlanamaz.
Ardından ne olur biliyorsun, değil mi?
Ölüm.
100.000 dolara karaciğer almak için Çin'e gideceğini söylemişti.
Bunu nereden biliyorsun?
Biliyorum, çünkü...
benden borç para istedi.
Uyuşturucular nerede?
Tanrım. İnanılmaz.
Neden bunu bana soruyorsun?
Sen!
Biliyordum.
İkiniz fısıldaşıyordunuz.
Hey, iyi olacak mısın?
Ağırdan al. -Tamam.
Yanlış fikre kapıldın.
Baby, bunalmış görünüyordu.
Endişelendim,
bu yüzden ona birkaç şey söyledim.
Hey. - Buna inanmamı mı istiyorsun?
No comments yet. Be the first to leave one.