The Handmaid's Tale

The Handmaid's Tale

Download Turkish Subtitle

Season 5

Release info

The Handmaids Tale S05E10 720p WEB H264-GGEZ|TRUFFLE
A Commentary by RagnarLothbrok

Tags

web
720p
720
Published on: 2022-11-11
Downloads: 107
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

The Handmaid's Tale'da daha önce...

Eve geliyorsun.

- Çıkar onları. - Sinyal yok.

Gilead üç uçağı da indirdi. Hayatta kalan yok.

Senin güvenliğe, benimse Gilead değerlerini temsile ihtiyacım var.

Yani istersen çocuğunla buraya taşınabilirsin.

- Yeni eşi ve çocuğu olarak. - Warren'ı benim önümde öldürttü.

Bunu geride bırakmak istiyor. Siz de öyle yapmalısınız.

- Bebeğimi burada istiyorum. - Asla olmayacak.

O askerleri, savaşmayı bırakmayarak onurlandırabiliriz.

Lawrence'la işin bitti. Peki ya Nick Blaine?

Bize yardım ederse ona yardım etmeyi teklif ettim.

Bu hâlâ geçerli.

- Artık evliyim. Bir karım var. - Rose'u yanında getirebilirsin.

Babası başkomutan. Orada mutlu. Rose hamile.

Tıpkı senin gibi ailemi korumak için ne gerekiyorsa yapmalıyım.

June Osborne hâlâ ortalığı karıştırıyor.

Bu sorunu çözmemizin zamanı geldi. Öyle değil mi?

Kesinlikle dikkate değer.

Bu vatanseverleri, vatanımız için yaptıkları fedakârlıkları anıyoruz.

"... özgürlük ve adaletle."

Merhaba.

Hafta sonu bir anma töreni daha var.

High Park'ta mı?

- Törende dua etmem gerek. - Anladım. Güvende olmalısın.

Yelek nasıl peki?

Rahat mı?

İyi sanırım.

Bu dünyadan nefret ediyorum.

- Ama seni seviyorum. - Ben de seni seviyorum.

Komutan Lawrence. Hayırlı günler.

Hayırlı ve son derece yoğun bir gün.

- Eminim. Fazla vaktinizi almayacağım. - Peki.

Toronto'da ateş açıldı.

Evet, duydum. Mülteci karşıtlığı çok yaygın.

Ama bunu anlayabiliyorum. Amerikalılar özellikle sinir bozuyor.

June mitingdeydi.

- "Gözler görür." - O bir hedef değil Komutan.

Olabilir. Yaptıklarını düşününce...

Amerikalıları kandırarak askerlerini ülkemize göndermeye...

...çocuklarımızı kaçırmaya ikna etti. - O bir hedef değil.

Gilead hükûmeti, başka ülkeye yerleşenleri idam etmiyor.

Bildiğim kadarıyla şu anki politikamız bu.

- Komutan Lawrence. - Evet.

Arabanız geldi. Programın gerisindeyiz.

Teşekkürler. Bir seçeneği vardı...

...Komutan. Binlerce seçeneği vardı.

- Kızı için savaşıyor. - Evet.

Savaşlarda böyle olur. Herkes kana bulanır. Herkes.

Bunun doğru olduğunu biliyorsunuz.

- Gidelim. - Bu taraftan efendim.

Hayatın bize tokadı bu

Hayatın bize tokadı bu

İkramlar yerine kötü şakalar düşer bize

Öpücükler yerine tekmeler

Zor bir hayat bu

Konuşacak kimse yok

Hayatın bize şamarı bu

Yün yerine pamuklu battaniyelere sarınırız

Yatağa hep aç gideriz

Kahverengi alarm!

Kızlar.

- Hayırlı günler kızlar. - Hayırlı günler, Lydia teyze.

İnsanın yaptığı işten zevk alması günah değildir.

Neşeli emek, Tanrı'nın bir lütfudur.

Fakat daha uygun bir ilahiyi tercih edeceğinize inanıyorum.

Evet, Lydia teyze.

- Devam edin. - Başüstüne Lydia teyze.

Çok terbiyeliler.

Coşkuyla ve azimle çalışıyorlar.

Janine'in etkisi çok faydalı oldu.

O gerçek bir nimet.

Lydia...

İnsanlar, Janine'e olan cömertliğini fark etmekte geç kaldı ama fark ediyorlar.

Bir görev yeri bulamazsa, ondan başka türlü faydalanacaklar.

Saçmalığın dik âlâsı!

Biraz alışılmışın dışında olduğunu kabul ediyorum...

...ama şayet bana izin verirseniz-- - Vermem!

Devam et.

Kıymetli Angela'yla vakit geçirmesine izin verdiniz.

Kısa bir ziyaret başka bir şey...

...evimizde yaşamasına izin vermek başka.

Olmaz.

Affedersiniz. Bize izin verir misiniz? Teşekkür ederim.

Teşekkürler.

Bayan Putnam, Komutan Lawrence'ın farklı bir imaj aradığına inanıyorum.

Gilead'in yeni değerlerini yansıtacak bir imaj.

Bu Damızlık Kızın...

...onun hanesine katılması, bu resmi tamamlayacaktır.

Kadınların görevlerini bildikleri...

...ve karşılığında, bu kadınlara saygı ve zarafetle davranılan bir ev.

Bence bu resim onun için çok önemli.

Ama bu Damızlık...

Onu evime alırsam aptal gibi görüneceğim.

Aksine.

Bağışlayıcılık ve lütuf timsali olursunuz.

Yeni Gilead'in dümende yeni kadınlara ihtiyacı var.

Güçlü ve sadık kadınlara.

Müsaadenizle, sizin gibi kadınlara.

Tamam.

- Bunu düşüneceğim. - Müthiş!

Gelin.

Söylememin mahzuru yoksa, çok güzel bir gelin olacaksınız.

- İçeride uyuyor. - Açma o şom ağzını.

Güzel olmuş.

Evet.

- Mark. - Günaydın.

- Bu kadar erken gelmek istemezdim. - Sorun değil.

- Açtım şom ağzımı. - Teşekkür ederim.

- Kahve falan ister misin? - Hayır, teşekkürler.

Saldırganın sabah erken saatlerde yakalandığını söylemeye geldim.

Kimmiş?

Lanison, John L. 56 yaşında.

Fırında çalışıyor, balıkçılık ruhsatı var.

Silahlı ve öfkeli bir adam. Ondan milyonlarca var...

...ama bize bu düştü. - Evet. Evet, haklısın bebeğim.

- Ve... - Merhaba bebeğim.

Mark'a merhaba der misin?

- Saldırganı bulmuşlar. - Gilead bağlantısı varsa bulacağız.

Güzel.

- Kızınız çok güzel Bayan Osborne. - Teşekkürler. Bence de.

Nasılsın Mark?

Beş günde 19 cenazeye gittim.

Yorgunum ama sorduğun için teşekkürler.

Nasıl bir his olduğunu biliyorum.

İnsanlardan sorumlu olmak ve onları kaybetmek...

Biliyorsundur.

Huzur içinde yatsınlar.

Sen de yat biraz.

Teşekkürler.

- Görüşürüz. - Görüşürüz.

Hey! Hey! Dur! Dur! Ne yapıyorsun? Dur!

June. İyi misin? June, iyi misin?

İyi misin?

Moira! Moira, yardım et!

Kolu sabitleyin.

İyi misin? Elin nasıl? Korkma, tamam mı?

- Serum verin! - Bayan Osborne, ben Dr. Lo.

Bir araba kazası geçirdi. Sanırım kolunu kırdı.

Parmaklarını kıpırdat. Harika.

- Acıyor mu? - Hem de ne biçim!

- Ağrı kesici verseniz? Sanırım-- - Dört mg fentanil.

Doğruca Radyoloji'ye. Baş, boyun ve göğüs lütfen.

- Endişelenmeyin. Tekrar bakacağım. - June, iyileşeceksin.

- Dikiş takımı lütfen! - Ben buradayım.

- Kanıyorsun. - Boş ver, geçer.

Bay Bankole, lütfen sorgu için bizimle gelin. Uzun sürmez.

Karımı öldürmeye çalıştılar!

Size karakola kadar eşlik edeceğiz.

Hiçbir yere gitmiyorum. Karımla kalmalıyım.

- Benimle gelip ifade vermeniz gerek. - Hemşireyle gitmeliyim. Gelemem.

Komutan Blaine.

- Silahlı değilim. Böcek yok. - Ne olur ne olmaz.

- Peki. Devam edelim. - Başüstüne.

- İşte buradasın canım kızım. - Meyven kutsansın Lydia teyze.

Rabbimiz sana karşı çok cömert davranıyor.

Tatlı Angela'nı tekrar görmeye ne dersin?

Elbette bunu çok isterim.

Görebilirsin. Bayan Putnam'la her şeyin iyi gitmesi şartıyla.

Müstakbel Bayan Lawrence diyeyim.

- Bayan Lawrence mı? - Komutanla evlenecek.

Ona saygıda kusur etmezsen, evinde görevlendirilmene...

...izin vermeyi düşüneceğini...

...dikkatini çekerim, "düşüneceğini" söyledi.

Görevlendirilmek istemiyorum.

Onu tekrar yapmak zorunda kalmayacağımı söylemiştin.

Ben öyle bir şey demedim.

Canım...

Burada sonsuza kadar kalamazsın.

Kıymetli Angela'nı tekrar görme şansın var.

Çok yol katettin.

Evet, Lydia teyze.

Minnettarım.

Şükürler olsun.

Sonra onu bir odaya alacaklar.

- Ya Luke? - Polise ifade veriyor.

Sürücü yoğun bakımda.

Ama polis, Luke'u sorgulamayı bitirir bitirmez odasına getirecek.

June burada olduğumu bilmezse...

...daha iyi olur.

Sizi yalnız bırakayım.

Pazarlıkta üzerimize düşeni yaptığımıza göre...

...getirdiğim belgeleri imzalayabilirsin.

Anlaşmamızın ana hatları.

- Anlaşma mı? - Bana kalsa, sözün yeterliydi.

Şu anda sözümün ne kadar değerli olduğundan emin değilim.

Sen onurlu bir adamsın.

Birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum.

Birleşik Devletler hükûmeti sana minnettar.

Üzerime düşeni yapacağım. Sen sadece onu güvende tut.

- Elimden geleni yapacağım. - Yetmez.

Gilead acı çekmesini istiyor.

Onun ve ailesinin peşini bırakmayacaklar.

Vazgeçmeyecekler. Bu yüzden onu koruyacağını bilmem gerek.

Onu güvende tutacağını bilmem gerekiyor.

Yapabileceğim her şeyi yapacağım.

Peki.

June'la tanıştığında...

...Waterford'lardayken...

...Gözler'de rütbeliydin, değil mi?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left