The first 200 lines.
Başlangıçta kendini biraz kaybolmuş hissetmemek zor…
…ama her şeyi kabul edip…
…ne bulabileceğimize bakalım.
Kim bilir?
Belki de neyin bizi bulabileceğini.
Bunu söylediğin anda.
Bu, Bayan Marcy.
Bayan Marcy güzel, yemyeşil bir böğürtlen çalısı.
Yolculuklarımızda bir iki kez karşılaştık.
Bugün bizimle ne paylaşacaksın eski dostum?
Sulu bir böğürtlen mi?
En son ne zaman biri bu kadar ilginç bir şey söyledi?
Belki Bayan Marcy nehre biraz daha böğürtlen atar.
Belki de bu böğürtlenler nehir kıyısında kök salar…
…ve yıllar içinde Bayan Marcy'nin çocuklarını getirir.
Böğürtlenler böyle mi olur, hiç bilmiyorum.
Ama kulağa hoş geliyor.
Eminim Bayan Marcy özel birinin burayı güzelleştirmesini…
…çok ister.
Onun adını ne koyalım?
Arthur.
Daima Yeşil Arthur.
Bence yüce Mansfield Dağı bu ismi beğenirdi.
Çünkü dünya soğuduğunda…
…en sevdiğin kişinin…
…yanında olması gibisi yoktur.
Hepimizin yapmak istediği resim bu.
Benimle, Carl Nargle'la özel bir yere geldiğiniz için teşekkürler.
Kestik. Ve tamamız.
Yarın aynı saatte?
Bunu hayatta kaçırmam.
CARL NARGLE İLE RESİM YAP
Evet, işte bu.
Bu, Dünyanın En Güçlü İnsanı.
Bir an nerede olduğumu unuttum.
Neredeyse.
İnanılmaz!
Başka bir kelime yok.
Harika ve inanılmaz.
Arthur'la daha önce tanışmış mıydık?
Arthur adında bir gölet vardı ama hiç ağaç olmadı.
-Hiç ağaç olmadı mı? -Evet.
Çığır açtı.
-Sütü unuttum. -Tamam.
Bir yerin acıyor mu?
-Hayır, iyiyim. Hayır. -Kramp falan var mı?
Yılın bu zamanında kar mı?
İnanılmaz.
Nereye gittiğimi hiç bilmiyorum.
Bizi oraya götürdüğün kesin.
Rüzgârda çok nem var.
Bayan Marcy ve arkadaşlarını Vantastic'e götürebilir miyim?
Bence bu hoşlarına gider. Al bakalım.
Çok sıcaklar.
-Pardon. Bir dakika, burada. -Tony.
Sütlü kahve getirdim.
Harika.
Tony.
Tony.
Katherine.
-Donald! -Bu, Burlington'da Öğleden Sonra.
-Hazır. -Canlı yayındayız.
Burlington'da Öğleden Sonra'ya hoş geldiniz.
Şimdi kamera 2'ye.
-Ben sunucunuz… -Şimdi kamera 1'e.
-…Donald Moore. -1'de kal. 1'de kal.
-Görmezden gelmek zor. -Evet. Ama birçok kişi yapıyor.
Fox Haber bizi öldürüyor. Hava Durumu Kanalı, TV Guide Kanalı.
-Baksana T. -Efendim?
İnancını koru.
Asıl soru, geçit töreninin yerel kültürel tesislere…
…erişimi engellemesini istiyor muyuz?
Dr. Bradford Lenihan mı?
Burlington Sanat Müzesi'nin küratörü.
Burlington Sanat Müzesi mi?
Pittsfield ile St. Albans arasında yaşayan gerçek bir sanatçıysanız…
-…resimleriniz oradadır. -Evet.
Vermont'taki en popüler resim sergisini düzenleyen sanatçıyı tanıyorum.
Adı Carl Nargle.
Evet.
Teşekkürler, sadece… Hüsrana uğradım.
Bazen her şey tam olunca…
…içindeki yeteneği görmeleri zorlaşıyor sanki.
Bizim…
Benim… bunu değiştirebilecek bir fikrim var.
Hadi.
Bütçemiz kesildi ve yardımına ihtiyacımız var.
Bana iş ver, parmaklarım parlak Parizyen mavisine dönene dek…
…alışveriş çantası imzalayayım.
Torbalar bize bir şey kazandırmaz. Bize reyting lazım.
Sadece Carl Nargle'ın sağlayabileceği reytingler.
O yüzden seni günde iki saat ekrana çıkartacağız.
Arka arkaya. Saatte bir resim.
Bu hazırlanabilmem için.
İnsanlar benim eserlerimi iki kat fazla görebilsin diye mi?
Bu Katherine'in fikri.
Katherine'in fikri mi?
Kanalın iyi durumda olduğundan emin olmak istiyor.
Ben de öyle.
Böylece o gidebilir.
Tabii, gerçek bir sanatçı olarak…
…yılda 255 tablo daha çıkarmaya başlarsam…
…insanlar her tablonun benim için değerli olmadığını düşünebilir ve…
Ben bu riski alamam.
Başımızın çaresine bakarız.
Tabii. Yardım edebileceğim bir şey olursa söyle.
Sonra görüşürüz.
VERMONT RESSM
-Vantastic! -Vantastic!
Merhaba Vantastic!
Rock 'n' roll'un kralıyla Dans etmeye kalkma
KIRMIZIDA DÖNÜLMEZ
BURLINGTON SANAT MÜZESİ
-Bu, Burlington Müzesi'nde olabilir. -Hayır.
22 YIL ÖNCE
O kadar iyi, Carl. Evet.
Burlington Sanat Müzesi'nde tek şansın var.
Herhangi bir bina ya da insan için…
…sana sahip olmak büyük şans olurdu.
Bence de sana sahip olmam büyük şans olurdu.
Tuvalin olmamı mı istiyorsun?
Minibüsümün arkasında benimle özel bir yere gitmeni istiyorum.
Hadi.
İşte böyle. Dikkat et.
Bu bir çekyat mı?
Özel yapım.
Bunlardan iyisi yok.
Kolay erişim. Bir, iki, aç.
Ve voilà, yatak.
Belki de bir doğa gücü tam burada sevişmemizi istiyordur.
Bu Portekiz pazeni mi?
-Esnek olsun diye üç kez fırçalandı. -Öyle olmalı.
Çünkü bu beni azdırdığı kesin, bir Hot Pocket gibi.
Bana ilham veriyorsun.
Selam. Pardon?
Bana ilham veriyorsun.
Ben Tanrı'nın elindeki fırçayım.
Dokuz yaşımdan beri seninle özel bir yere gidiyorum!
Benimle geldiğin için sağ ol.
Tanrım. Hadi, hadi, hadi.
Bu çok uzun bir ışık.
Walmart'a gidiyorum.
Walmart'a gidiyorum dedim.
Hemen git.
BURLINGTON SANAT MÜZESİ
Hey, 12 numara geldi!
Nasılsın Syd?
Birinin randevusu var.
Evet ve çok heyecanlıyım.
Bir şövalede dağlarda gizlenmiş şekilde mi yaşıyor?
Katherine mi? Hayır.
Ama PBS Burlington'dan ayrılmayı planlıyor.
Bana uyar.
Dikiz aynaları ve frenleri olmayan bir minibüs kullanıyorsun.
Kulağa tehlikeli geliyor. Hoşuma da gidiyor.
Her zaman ileri, hep bir sonraki yere gidiyoruz.
Başka türlü yaşasaydım bugün burada olmazdım.
Evet, şehrin en iyi berberinde en iyi koltuğu kapmışsın.
Keşke hepimiz o kadar şanslı olsak.
Her ormanda bir tane en uzun ağaç olmalı…
…sanırım biz bizimkini bulduk.
Muhtemelen Mansfield Dağı'nın gördüğü…
…en etkileyici ağaç gövdesiyle.
Benimle, Carl Nargle'la özel bir yere geldiğiniz için teşekkürler.
-Kes. -O ağaç muhtemelen fazla uzundu.
Sıkı dur. Bu konuda birkaç telefon alacaksın.
Tabii, seni şöyle kaydırayım.
Kanatlı karaağaç olarak başladı. Sonra ak meşeye dönüştü.
-Evet. Wendy, tabloyu getir. -Çok büyük. Şeye mi koysam…
Diğer 6.000 sefer yaptığın gibi arabaya koy.
-Pipo kutusunu unuttum. -Ambrosia!
Bana 30 dakika daha verseydin sekoya olurdu.
-Aman tanrım. -Ya da kızılçam.
-Evet, mümkünse… Tam şuraya. -Bay Nargle, merhaba.
-Merhaba. Pardon. -Merhaba!
-Sizinle tanışmak bir onur efendim. -Teşekkürler.
Ben çocukken ailem programınızı bana her şeyin mümkün olduğunu…
-…öğretmek için kullanırdı. -Öyle mi?
Fırçalarını işe koyduğun sürece, değil mi?
-Bu kim? -Şimdi buradayım.
Ambrosia. Harika değil mi? Kesinlikle olağanüstü.
-Üç, iki, bir. Evet. -Tamam.
-Neler oluyor? Ne oluyor? -Hayır, hiçbir şey.
Endişelenmeni gerektirecek bir şey yok.
Sen Carl Nargle'sın.
Arkana bakmana bile gerek yok…
…hem gerçek hem de mecaz anlamda söylüyorum.
Hadi konuşalım.
Ambrosia ile Resim Yap programındayız.
Boş bir tuval.
Hepimiz böyle başlıyoruz.
Göz mü korkutucu yoksa dünyanın daha önce görmediği bir şey…
…yaratmak için bir fırsat mı?
Açıkçası ikisinden de biraz var.
Ama kendini keşfetme yolculuğunda…
…size katıldığım için çok mutluyum.
Hadi resim yapalım.
Bir kaya. Bir taş resmi yapalım.
Taşları düşünürken, önce içlerinde ne olduğunu düşünmeyi severim…
…çünkü önemli olan onlardır.
No comments yet. Be the first to leave one.