The first 200 lines.
Birkaç yıl sonra...
AVRUPA'DAKİ SAVAŞIN 6. YILI
SLOVAKYA VE MACARİSTAN YOK OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA
Avrupa'daki savaş altıncı yılına girdi, binlerce ölü var
ve savaşın biteceğine dair hiçbir emare yok.
Cephenin ilerleyişi Salzburg'da durdu ve göğüs göğüse muharebe başladı.
SONSUZLUK
Merhaba!
Merhaba!
Merhaba!
Bunun karşılığında bir şey verir misin?
Evet.
Bu kadar mı?
Bardak alabilir miyim?
Sert mi?
Evet.
Bir tane daha lütfen!
Silahı ver.
-Al bakalım. -Ver.
İsteyen var mı?
İçmek isteyen?
Ha?
Benim aşkım benim içkim, benim ol! Rüyalarımın mavi göğünde
Meyve ağaçlarımın tepesinde Benim aşkım benim içkim, benim ol!
Beni kollarına al, sensiz ölürüm, Benim aşkım benim içkim, benim ol!
Rock n Roll'a!
Özgürlüğe!
Özgürlüğe!
Ferencváros'a!
Hadi Fradi!
Macaristan'a!
Hadi Fradi!
Sen! Al biraz!
İstemiyorum.
Emin misin?
Senin için de bir şeyim var.
Şeker?
Aç ağzını.
Daha büyük aç!
Her yerine geldi. Affedersin.
Sana biraz daha bırakayım.
Bu bir parti!
Johanna'ya!
Profesör seni görmek istiyor.
Şikâyetin var mı?
Yok efendim.
Hayatta kalacaksın.
Bununla birliğinize rapor verin.
Hediye.
Onu buraya yatırabilirsin.
Teşekkürler.
Hayır, tek başına yapma. Çok ağır.
Benim yerimde uyuyabilirsin.
Baba, bana şehri satın al...
...dağları dolaşırım otomatikle...
Baba, bana şehri satın al...
Kalk.
Ne yapıyorsun?
Yardım edeyim mi?
Hangisi?
Pembe.
Pembe mi?
Bu çarşaf mı?
Düzgün yapamıyorum.
İstersen kalabilirsin.
Öyle mi?
O zaman kalırım.
İki bidon su getir.
Bidonları ver.
Yarını bekleyebilir.
Bana ateş etti, ben de karşılık verdim.
Lanet olsun, kör gibiydim.
Keşke ıskalasaydım, lanet olsun. Biliyorum, beni vurmak istedi.
Şansım şu oldu...
...yanımda köpeğim vardı.
Onu beslemek için öne eğilmiştim.
Şansım o oldu.
Kurşun yanımdan geçti. Yoksa beni başımdan vurmuştu.
Cezaevinde, keşke o zavallı orospu çocuğu beni vursaydı dedim.
Keşke vursaydı!
Çünkü burası... Burası...
Burası!
Anlarsın ya!
Canım yanıyor!
Kaç yaşında olduğunu bile bilmiyorum.
Yanıyor! Burası!
Biliyor musun? Burası hep yanacak!
Ölene kadar.
Ben 55 yaşındayım. Ama aklımda hep o var.
Onu görebiliyorum.
Duydun mu? Onu görebiliyorum!
Arkadaşım yanı başımda bir köpek gibi vuruldu.
Öldü.
Devriye atıyorduk.
Bunu yaptı.
Hepsi bu.
Kendi arkadaşım.
Daha beteri şu oldu,
askerler bizi yakaladı.
Onun biraz parası vardı.
Keşke beni vursaydı. Ben devriyeydim.
Edith!
Sana bir şey aldım.
Bir hediye.
Nereden bu?
Boş ver.
Güzelmiş!
Senin gibi!
Teşekkürler.
Sonra müsait misin?
Neden?
Edda konserine iki biletim var.
Pekâlâ!
Daha iyi bir şeyle gel, o zaman müsait olurum.
Tamam, mesain ne zaman bitiyor?
İkide.
Şu hâline bak.
Su çok sıcak değil mi?
Sıcak olmasını önemsemiyorum.
Sağlıklı.
Saçma.
O zaman tacı iyice ovalayalım, temiz ve güzel hâle geldin. İşte böyle.
İşte böyle...
...sonra katlanan yerleri temizleyelim.
Vay, bacak arası!
Hadi, işte bu, pas ver. Göreyim seni!
Bacak arası!
El! Faul bu.
Tamamdır...
...yatır onu.
Aç değil misin?
Şerefe!
Uzun zamandır böylesini içmemiştim.
Havuç mu?
-Havuç salatasını çok sevdim. -Domates...
Domatesi ben yerim. Ama çatala ihtiyacım var.
-Öyle mi? -Yok, sayılmaz!
Yavaşça. Hadi.
Pek iyi görünmüyor.
Boş ver.
Tadı güzel!
Kapalı değil miydi?
Tabii ki değildi... Gökten düştü.
Biraz ister misin?
Güzel!
Leziz.
İçki?
Azıcık?
İşte bu kadar.
Ayağını kaldır!
Sok! İşte bu.
Diğer ayak, tamam mı?
Tamam.
Şimdi!
İşte bu.
Sana iki tane sarayım, tamam mı?
Evet, harika!
Kendini yakmayasın!
Düşüyoruz! Düşüyoruz! İmdat! İmdat!
Bana kadınlar hakkında bir şey söyle, aklım karşıtı çünkü.
Şey...
...tek diyeceğim...
...artık genç değilim ama...
kadınım olduğu zamanlarda... Mesela...
çok iyi bir kız arkadaşım vardı,
bana bir seferinde dedi ki
tren geliyormuş, ona binmem lazımmış.
Dedim ki neden?
Çünkü tren kaçtıktan sonra kimseyi bulamazsın dedi.
Zamanın tükeniyor dedi.
Hayal kırıklığına uğradım.
Az söz veriyordum ama sonra başka yöne gidiyordum.
Üniversitedeyken öyleydim. Söz veriyordum ama sonra başka yere geçiyordum.
Hayır... Evlendiğimde genç değildim.
Ne zaman evlendin Sanyi Amca?
29 yaşındaydım.
Şimdi kaç yaşındasın?
Ha?
Şu an kaç yaşındasın Sanyi Amca?
Yetmiş dört.
74 mü?
Maşallah!
Hâlâ karınızla beraber misiniz?
Umarım öyledir.
Evet, beraberiz.
Merhaba!
Duble veriyor musun?
Adın ne?
Ha?
Adın.
János...
-Ocsenás. -János!
Ocsenás ne biçim bir isim?
Karışık.
Slav.
Slav.
Margit için bir şey almalıyım.
Bir şey almalıyım.
Gidelim, olur mu?
Bu sıçanlardan bıktım usandım.
No comments yet. Be the first to leave one.