The first 200 lines.
(Bütün karakterler, organizasyonlar, yerler...
davalar ve olaylar kurgudur.)
Hey, Dr. Baek.
Yine kalça kemiği üzerinde delik açmaya mı çalışıyorsun?
Oh Man Sang'ın kalça kemiğinin DNA'sı...
araba kazasında bulundu.
Çoktan bir yıl önce öldüğü sonucuna varıp davayı kapattık.
Hey, bu bir yalan. Buna kim inanır?
Hey, henüz ölmedi, değil mi?
Babam, Oh Man Sang'ın yaşıyor olabileceğini söyledi.
Her neyse, sen de Oh Man Sang'ın ölmediğini mi düşünüyorsun?
Ama DNA yalan söylemez.
Bu yüzden, ona ne olduğunu görüp kontrol etmek için...
kalça kemiğinde delikler açıyorum.
Güzelce sardığından emin ol.
Doktor K.
Ne? Bu nasıl olabilir?
Oh Man Sang'ın kalça kemiğindekiyle aynı delik mi?
Bunu kim yaptı sence?
Yanlış soruyu soruyorsun.
Neden bir delik açtı?
Tatlım.
Bekle.
Tamam.
Merhaba.
Merhaba. Spor yapmaya gidiyor olmalısın.
Evet.
Tanrım. Kocan çok tatlı.
İkiniz birlikte mutlu görünüyorsunuz.
Tatlım, eve erken mi geleceksin?
Evet, bu akşam için planım yok.
İyi sporlar.
Dönüşte Do Hee ile buluşacağım.
Tamam. Kardeşine güzel bir yemek ısmarla.
Tamam. -Tamam.
Kahretsin.
(Jang Ho Gu, kocası, meydan şeritinde kaza geçirdi)
(Eşi Cha Joo Hee, damperli bir kamyonun yanına çarptı.)
(ROSC: Kalp durduktan sonra tekrar atmaya başlar.)
Hangi ev?
707. Ama gerçekten onun evine gidecek misin?
Dr. Baek, insanların onu ziyaret etmesinden nefret eder.
Merhaba?
Numarasını, Bayan Kaba diye kaydetmeliyim.
Burası.
Burada yaşadığımı nereden bildin?
Miden hala emetikten dolayı acıyor, değil mi?
-Biraz ilaç alın. -Gerek yok.
Demek burası sizin eviniz Dr.Baek.
Doğru. İlaç için suya ihtiyacınız var.
İçeri giremezsin.
Sana su lazım.
Ayağını çek.
İlaç almayacak mısın?
Ayağını çek.
Ne yapıyorsun?
Savcı Eun Sol?
Bu ne?
Siz ikiniz komşu musunuz?
Evet, öyleyiz.
Neden? - Pardon?
Ne zamandan beri?
Affedersiniz. İşe gitmem lazım.
Burada tek garip hisseden ben miyim?
Geçen yıl, burayı aceleyle kiraladım.
Ve tesadüfen komşu olduk.
Tesadüfen mi?
Şu anda, Seul'de 450.000'den fazla insan yalnız yaşyor.
Eminim, Gangdon ve Songpa 'da en az 50,000 kişi yalnız yaşıyordur.
Senin tesadüfen Dr. Baek'in yanındaki evi kiralama ihtimaln...
50.000' de bir.
Bunu planlamadın mı?
Burnuma kötü kokular geliyor.
Tanrım, öyle bir şey yapmadım. Bunu yapmadım.
Ama bunu neden ona açıklamak zorundayım?
Dr. Baek'ten hoşlayor musun?
Bu doğru mu?
Kişisel soru yok.
Ne kadar?
Ne?
Buranın depozitosu ne kadar?
Bilmem. Ben aylık kira veriyorum.
Savcı Eun. -Evet?
Dr.Baek'in yanındaki evde yaşamak zorunda değilsin, değil mi?
Tesadüf olduğunu söylemiştin.
Evet, öyleydi.
Peki, anladım.
Bunu bir düşüneyim.
(Jang Ho Gu'nun ailesi acile sabah 8:25'te vardı.)
Buraya park edemezsiniz.
Kardeşim bir kaza geçirdi ve baya transfer oldu.
Sadece amnbulanslar acilin önüne park edebilir.
Bana bunun için bir bilet ver.
Ya da kendin çekebilirsin.
Dikkatli olsan iyi edersin.
Eğer onu çizersen, parasını ödersin. Anladın mı?
Sessiz ol.
Bu ayaktakımı sinirime dokunuyor.
Kahretsin.
Tanrım.
Hadi ama.
Cidden mi? Kim arabasını böyle park eder?
Hadi ama. Bu çok uzun sürüyor.
Bir arabayı bile park edemiyor musun?
Cidden. Buranın küçük arabalar için oduğunu bile bilmiyorlar.
- Seni moron. -Sadece arabanı park et. Acele et.
Neden arabanı oraya park etmiyorsun?
Hayır. Bilet bize çok pahalıya mal olacak.
O zaman başka bir yer bak.
Küçük bir araban var. Küçük bir arabayı bile park edemiyor musun?
Hala Ho Gu'ya ulaşamıyor musun?
Cevap vermiyor. -Tanrım.
Anne, git başımdan. Önce kendimiz gitmeliyiz.
Hey, bekle. Peki ya ben?
Sadece arabanı bir yere park et!
Kahretsin.
Hadi ama!
Tanrım.
O nerede? Nerede?
Şarj edildi.
Çekilin.
1, 2, 3. Şok.
200 joule' e şarj et
Oh, hayır. Joo Hee. - Joo Hee.
Zengin bir aileyle evlendi. İyi bir hayat yaşayacağını düşünmüştüm.
Joo Hee'ye neler oluyor?
Şimdi bizi kim destekleyecek?
Tanrım, Joo Hee.
200 joule'e şarj et.
200 joule'e şarj ediliyor.
Çekilin.1, 2, 3. Şok.
300 joule'e şarj et.
300 joule'e şarj ediliyor.
Hala geri aramadı mı?
Telefonuna bile cevap vermiyor.
Sanırım spor yapıyor.
Ne eş ama.
Kocasına ne olduğunu bile bilmiyor.
Onu tekrar ara.
Kahretsin.
Siz Cha Joo Hee'nin ailesi misiniz?
Evet. -Bunlar, onun eşyaları.
Tanrım. Ne yapacağız?
Alo? - Joo Hee!
Senin neyin var? Neden aramalarımı açmadın?
Hayır, dinle.
Ho Gu öldü!
Neredesin? -Ne?
Ho Gu öldü mü?
Ne? -Ne?
Ho Gu öldü mü?
Bu imkansız.
Kardeşim de...
Ama...
o ne zaman öldü?
İşleri düzgün ayarlamalısın.
Kardeşinin binası ve apartmanı...
şimdi senin olacak, değil mi? - Hey.
Kardeşim ölmüşken tek düşünebildiğin şey bu mu?
Seni küçük velet.
Şimdi zengin olacaksın!
Sakin kalacağından emin ol, tamam mı?
neyse . Hadi Gangnam'a bir şeyler içmeye gidelim.
Tamam, benden olsun seni pislik.
Bay.
Ölen kişi, Jang Ho Gu adında 41 yaşında bir adam.
Arabası, Mapoong Köprüsü girişinin altında...
bölünmüş yolda kaza yaptı.
Hastaneye götürüldü; ama kısa süre sonra öldü
Oh, ve...Tanrım... -Ne oldu?
O yalnızca bir yıl önce evlendi ve...
karısı da bugün araba kazasında öldü.
Neredeyse aynı anda meydana geldi.
Şef Ma'nın incelemye gittiği kişi onun karısı mı?
Eş zamanlı muayane davası mı? -Evet.
Bu korkunç!
Bir dakika.
Biz Gangdong Polisiyiz. Jang Ho Gu'nun ailesi misiniz?
Ne istiyorsunuz?
Ulusal Adli Tıp Servisi ölüm sonrası inceleme için burada.
Ulusal Adli Servis mi?
Bu sadece bir araba kazası. Onlara neden ihtiyacımız var?
Merhaba efendim.
Araba kazaları doğal olmayan ölüm olarak sınıflandırılır,
bu nedenle ölüm sonrası muayeneye tabi tutulur.
-Doğal olmayan ölüm mü? -Evet hanımefendi.
Şimdi ölüm sonrası muayene süresi,
bu yüzden Ulusal Adli Servis...
şimdi tüm doğal olmayan ölümlerle ilgili bir ölüm sonrası inceleme yürütüyor.
Muayene süreniz umrumda değil.
Bunu yapmıyoruz.
Biliyorum, sizin için ani oldu; ama...
raporlanan bütün davalar için bu muayeneyi yapmak zorundayız.
Bunu yapmıyoruz, dedim.
Bunun dışında kalın.
Devam edin o zaman.
Gidelim efendim. -Tamam.
Emniyet kemeri takılıydı,
hava yastıkları patlamış.
Bundan eminim.
No comments yet. Be the first to leave one.