Run This Town

Run This Town

Download Turkish Subtitle

Release info

Run This Town 2019 1080p WEB-DL H264 AC3-EVO
A Commentary by sub.Trader
𝓦𝓔𝓑-𝓓𝓛 | 🔥💎 𝓟𝓮𝓻𝓪𝓴𝓮𝓷𝓭𝓮. İ𝓵𝓴 𝓿𝓲𝓭𝓮𝓸 / 𝓪𝓵𝓽𝔂𝓪𝔃ı / 𝓼𝓮𝓼 𝓪𝓵𝓪𝓷 𝓴𝓲ş𝓲 𝓸𝓵𝓶𝓪𝓴 𝓲𝓼𝓽𝓮𝓻 𝓶𝓲𝓼𝓲𝓷𝓲𝔃? 💎 👉 𝘴𝘶𝘣.𝘵𝘳𝘢𝘥𝘦𝘳@𝘺𝘢𝘩𝘰𝘰.𝘤𝘰𝘮

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
AC3
1080
Published on: 2020-05-03
Downloads: 4
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

BELEDİYE MECLİSİ 11 Temmuz 2012

Meclis Üyesi Fletcher personele sorular soruyor.

Aslında mesele isim.

Meclis ofis operasyonlarını kolaylaştırdığı iddia edilen raporlar...

Bence "ofis" kelimesi, belki itiraz edeceksiniz ama netleştirilmeli.

Belki de kötü seçilmiş bir sözcüktür.

-Size katılabilir miyim, bilemiyorum. -Peki, sizce "ofis" nedir?

Sayın Meclis Üyesi, bu soruyu nasıl yanıtlamam gerektiğinden emin değilim.

Daha önce meclis üyelerinin harcamalarına dair eleştiriler gelmişti.

"'Ofisteki' işleri yürütmek için buna ihtiyacınız yok." denmişti.

Bunun ofisteki işleri yürütmek için gerekli olma kavramı ile...

...bir şeyin genel gider olması arasındaki fark...

...net bir şekilde açıklanmış değil.

Hemfikir misiniz?

Bir dakika, soru bu mu? Gider kalemi nasıl adlandırılmalı?

Soru, raporun nasıl adlandırıldığı. Dediğini kanıtlaması için.

Ne demek istediğini anlasak?

Aynı taraftasınız. Aynı oyu verecekler.

Ama Joe burada oturup, gider kalemlerinin...

...nasıl adlandırılacağını konuşmak istemez.

Aynı tarafta değiliz. Bu da gider kalemi değil, rapor.

Evet, öyleyiz ve o da öyle.

-Lauren, Fletcher'la Mihevc destekliyor mu? -Ne?

Zach benim gibi oy kullanıyor.

-Bu bir soru mu? -Olmamalı.

Konuyu anlamadım.

Mihevc'le Fletcher Catracchia'yla mı oy verecek?

-Umarım. -Bu bir soru mu?

Pardon, buradaki sorun nedir?

Claire aynı oyu verip vermediğimizden emin değil.

Hayır Zachary, eminim.

Yani hangi konuyu tartışıyoruz? Miras tayini mi? Neredeyiz?

-Biri bira almaya gidecek mi? -Saat 9'u geçti.

Ofis giderlerini niye tartışıyoruz...

Ofis giderleri! Evet. Aynı oyu veriyoruz. Aynı oy.

Birlikte bakkalların içki satmasına izin verilmesi için önerge sunmalıyız.

-Halk bunu istemiyor mu? -Belki seninkiler.

-"Benimkiler" mi? -Bu ırkçı bir mesele mi, elitist mi?

Vilayet meselesi.

Yani taşralılık, elitistin zıddı.

İçki yasaları vilayete göre değişiyor, işi vilayetler ele alıyor.

Bu artık taşralılık olarak algılanmıyor, elitist değilsen tabii...

...ki anlaşılan sen öylesin.

2012'de, "taşralı" sözcüğü varken...

...patronun, grubunda "vilayetlerle ilgili" tasvirini...

...kullanan doğu kıyısı değerlerine bağlı bir elitistin olduğunu öğrenmesin.

Yani beni kale almıyorsunuz.

Katkı sağlayabileceğimiz bir şey var mı orada Zach?

-Hep karşı çıkıyorsunuz... -O zaman fikrimizi sormazdım.

Her meclis üyesinin ofis bütçesine...

...aylık 1.000$ artış yapılsın diyoruz.

45 ofis var.

"Ofis" derken binayı mı kastediyoruz?

-Ayda 45 bin eder. -Yoksa Beyaz Saray gibi, yönetimi mi?

Yılda beş yüz kırk bin.

-Beyaz Saray'ı niye konuşuyoruz? -Kaç fiziksel ofis saydın?

Değişiklik ofise mi yoksa yönetime mi uygulanacak, netleştirmeliyiz.

Sen ciddi misin?

Aynı taraftasınız. Raporun adı kimin umurunda?

Fiziksel ofisten bahsediliyor gibi...

...ve bunu seyahat giderleri için kullanıyoruz...

...hafiften çarmıha gerileceğiz.

Tamam. Şimdi anladım.

Evet, hayır, bunu netleştirmeliyiz millet.

Bak Claire, Fletcher'la Joe zaten bütçeden kesilmiş...

...500 bin doları haklı çıkarmak için raporun adını tartışacak.

İnsanlar bundan memnun. Halk yönetimden memnun.

Sen diyeceksin ki, bu halk için daha iyi.

Ama halk, sen ve ben, burada meclis üyesi vaazı vermiyorum...

...sadece daha az vergi ödemek istiyoruz.

Telefon faturamı ödeyemiyorum. Ofis gideri için daha çok vergi ödemem.

Siz de raporun adını değiştirmeye çalışacaksınız...

...ofisinize gerekmeyen parayı kullanabilmek için, öyle mi?

-Ama ben... -Evet Zach.

Beyaz Saray gibi kavramsal ofis veya 10 Downing...

...ya da her ne halta denk düşüyorsa.

Şehirler arası telefon faturam inanılmaz.

Eminim Beyaz Saray, ofis giderleriyle asistanların...

...telefon faturalarını ödüyordur.

Beyaz Saray, haftada bir Rusya'yı arıyor.

Evet, Obama'yla Putin'in her hafta sohbet etmediklerinden eminim.

Belediye üyen için en fazla ofisten...

-...yedi blok öteyi aramalısın. -Fiziksel, Zach.

Fiziksel!

Bu şehri nasıl bir araya getirip bakkalların halka her zaman...

...içki satmasın sağlarız, bunu bulsak da...

...hükümetin içki dükkanları kapanınca biraya on kağıt saymasak?

-Şerefe. -Buna içerim.

-Teşekkürler! -Şerefe.

-Pardon, görüşmem vardı. Ben... -Sıra var dostum.

-Evet, biliyorum, ben... -Araya kaynamak mı istedin?

Araya kaynamak ilkokulda yapılan bir şeydi, herhalde.

Değil.

Hey, sadece eğlenceli sıralara girersin sanıyordum.

Uyarı: sıralar.

-Uyarı: serseri. -Uyarı...

-...uyarılar için dilekçe veren kız. -Uyarılar yeni sürpriz bozanlar.

Sürpriz bozan uyarı: dostun hıyar.

Madem Sylvia Plath'ın intiharı işlediğini bilmiyordun...

-...edebiyata girmeseydin. -Sıradaki.

Şunlara sıranı versen de artık önlerinde durmasam?

Teşekkürler.

-Ad? -Bram Schriever.

Bakalım. Ne zaman kaydoldun?

-Ne için? -Tören.

Dört yıl burada okuyup mezun olmak için kaydolduğumda.

Mezun olmak için kaydolmalısın.

Yani öğrenci olarak her yıl kayıt yaptırınca, okul...

...mezun olmak istediğini anlamıyor mu?

Törende mezun olmak istediğini önceden bildirmen gerek.

Buna mezun olmak istemeden giden var mı?

Yine de mezunsun.

Sadece mezun olmayacaksın. Bu makul geliyorsa tabii.

-Gelmiyor. Kime bildirmeliyim? -İnternet'e girip bildir.

-Bu köhne bir uygulama. -Bu hep yapılıyor.

Yani 1886'da beş mezun İnternet'e girip törene kayıt mı yaptırdı?

Kayıt zorunluluğunu bilmiyorsan, mezun olmamalısın.

Orada olmayacağın için diplomanı almayacaksın.

Diploma değil.

Üniversite derecemi alamayacağım, liseden mezun olmuyoruz.

Annemlere nasıl söyleyeyim?

Zaten üzgünler, doktor, avukat olmayacaksın...

...gazeteci olarak mezun olmaman önemli değil.

Mezuniyet biletlerini aldım.

Annem Yahudi gazetecileri araştırarak hazırlanıyordu.

Bilet mi alınıyor?

Jason Bradley.

Tamam.

Evet, gelecek haftaya dek burada olmayacak.

Bram?

Arkaya gel.

Selam.

-İçeri gel. -Sağ ol.

Otur.

Baldızımı tanıyorsun, ha?

Annem Deb ile arkadaş, bu nedenle tanıyorum.

Ama... evet.

Deb'i tanıman dışında senin hakkında ne öğrenmeliyim?

-Üniversite için Western'e gittim... -Yok, onlar elimde. CV'ni okudum.

Sen bir yazarsın.

Bana kendini tanıt.

Evet.

-Merhaba. -Yemekte ne var?

E?

-İyi mi, kötü mü sarılayım? -Kötü sarılma var mı?

-Evet. -Evet, gel, bakalım.

İmzaladım bile.

-Şimdi okuyorum. -Peki.

Evet, ben okudum.

Vergini ödemediklerini okudun mu? Yan hak da yok Jill.

"Çalışman için para ödeyeceğiz," denince, birkaç ayda...

...evden çıkabilmeyi yan hak addettim.

Bir ev kaç para, biliyor musun?

Metro kartı verseler kabul ederdim.

-Metro kartını da mı ödemiyorlar? -Yakında ev almayacağım.

-Dört dolarlık kahvelerini azalt. -Kim geldi?

Piyasaya girmek için kaç gün kahve içmemeliyim?

-Mesele peşinat. -Bu sürpriz oldu.

-Buranın peşinatı neydi? -O zaman farklıydı.

-Para biriktirmelisin. -Bram iş buldu.

-Gerçek bir iş mi? -Evet.

Ve bir doktorla evleniyorum.

Her gün öğle şekerlememden önce yemeğe giderim.

-Benim işimi de annem ayarladı. -Dört dolarlık kahvemi de keseceğim...

...para biriktirip 684 yılda bir milyonluk bir virane alacağım.

-Wolf Blitzer'ın evi vardır kesin. -Yirmili yıllarda aldığı.

Ve Bernstein'in. O da gazeteci, ev aldı.

Biz hamileyiz.

-Tanrı'm. -Ne?

Mazel tov!

Buna inanamıyorum.

-Bebeğimin bebeği olacak! -Bubbe'yi ara.

-Biliyorum. İnanamıyorum. -Biliyordum. Bunu biliyordum.

-Hiç mi? -Harika. Mazel. Mazel tov.

-Sağ ol Bram Dayı. -Evet.

-Sağ ol. -Ne güzel haber.

Şişko hissediyorum.

Biliyorum. Sana sarılınca hissettim.

Sorun değil, pilates yaparsın.

-Bir resim isteyebilir miyim? -Sormasan alınırdı.

Kolay parayı bırak.

Oldu bil Gidda.

ROB FORD BELEDİYE REİSİ

Telefonda.

Sanırım biraz sürer. Randevu alırım.

Selam Gidda.

-Selam söylediğimi söyle ona. -Selam. "Selam"ı anlıyorum.

-Selam. -Gidda, Claire seni eve götürecek.

-Yeni kızlar seni bekliyor. -Evet. Sağ ol.

Orada. Oraya daha geç gidecekti. Erken çıktı.

-Bazen böyle yapar. -Peki.

Herkes resim çekip yayınlayacak, ne diyeceklerini de söyleyecek.

-Onun etrafında organize olunacak. -Tabii.

Kolay biri. Herkesin ondan istediği farklı ama iyi bir adam.

"Türlü şekil ve boyutta sosis var." Böyle saldır.

Listeci? Elindekiyle en iyi bu gider.

-Listeci. Sana iyi davranıyor mu? -Evet.

Mutlaka söyle. En iyi hizmet.

Sağ ol, evet.

Liste yazmak istiyorum.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left