The first 200 lines.
Sadece onlardan biri olmak istiyorum.
Birlikte oturup, bir şeyler içmek...
...ve havadan sudan konuşmak istiyorum.
Bana biraz tütün versinler istiyorum...
...bir kadeh şarap...
...ya da en azından, bugün nasılsın, diye sormalarını.
Ben de cevap veririm, böylece laflamaya başlarız.
Ara sıra da...
aralarından birinin hediye mahiyetinde ufak bir eskizini çiziktiririm.
Belki onlar da kabul eder ve bir yerlerde saklarlar.
Kadının biri gülümseyerek şöyle sorar:
“Aç mısınız? Bir şeyler yemek ister misiniz?”
“Bir parça salam, biraz peynir ya da bir meyve belki?”
Bak bana.
Lütfen.
Evet?
Korkma.
Kıpırdamadan dur sadece.
Kıpırdamıyorum zaten, ne istiyorsunuz?
Lütfen hareket etme.
Neden?
Çünkü eskizini çizmek istiyorum.
Eskiz mi?
Resim yani.
Resmini çizmek istiyorum.
Neden?
SONSUZLUĞUN KAPISINDA
Bunların hemen buradan çıkmasını istiyorum.
Hemen!
Bana grup sergisi olacak demiştin, gerçek ressamlarla.
Bunların hepsi senin.
Öteki ressamlar nerede?
Bunları görmeye tek bir kişi bile gelmez.
Tamam, bir kişi baktı belki.
Amaç daha çok müşteri çekmek, onları korkutup kaçırmak değil.
Hemen kaldırmanı istiyorum!
Ama serginin iki hafta süreceğini kararlaştırmıştık.
Bugün bitiyor!
Yeter!
Bunun nesini beğenmiyorsunuz?
Hiçbir yerini beğenmiyorum. Hiçbir yerini!
Evet, öncelikle...
Yeni ressam topluluğumuzun kuralları...
Adı var mı topluluğun?
Daha yok ama kafamda 25 tane filan öneri var.
Mesela?
“Arı kovanı.”
-Başka? -“Nadas”, “Kaçıklar Okulu”.
Bazıları grup sergime katılacaktı.
Sattılar beni.
Senlis’in yanında eski bir çiftlik var.
Yok ya, orayı biliyorum. Köpek bağlasan durmaz!
Tadilat yaparız.
Yok, yok! Doğru diyor. Leş gibi kokuyor orası!
Başka ne konuşuyoruz?
Kirayı kim ödeyecek?
Hepimiz.
Geçen toplantıda anlaşmıştık, değil mi? Kiralar ve masraflar hakkında.
Kim tablo ya da heykel satarsa...
...%20’sini topluluğa bırakacak.
Yani aramızdan sadece 2-3 kişi satış yaparsa...
-...diğerlerinin masraflarını da karşılayacak. -Aynen öyle.
İyi de o zaman meşhur olan herkes anında ayrılır gruptan!
Hiç alakası yok, ben hayatta ayrılmam.
Meşhur olmak gibi bir ümidin var yani cidden?
Ya yeme içme ne olacak? Kim pişirecek?
Birini tutmamız gerek.
-Tasarruf edebilmek için şöyle düşündük. -Nasıl?
İşlerini satamayanlar...
...aşçı ya da bahçıvan olarak çalışabilirler...
...haftada bir gün mesela. Patates, soğan, fasulye filan yetiştirebiliriz.
Bu biftek neden yapıldı?
Yani başka deyişle, yeni bir hiyerarşi kurmak istiyorsunuz!
Emredenler ve itaat edenler!
Hiç ilgisi yok...
Tanıyorsun, değil mi?
Evet galeride birkaç tablosu var.
Gauguin!
Affedersiniz!
Dayanamıyorum onlara.
Ressam olduklarını iddia edip, bürokrat gibi davranıyorlar.
Her biri küçük birer despot.
Bu arada, ben Paul Gauguin.
Biliyorum.
-Sen Vincent’sın. -Evet.
Theo’nun abisi.
Resimlerini kafeteryada gördüm.
Öyle mi? Tek gören sizsiniz sanırım.
Ama gördüğünüze göre boşa gitmemiş demektir.
Birkaç tanesi iyiydi ama hiç görünmüyorlar.
Mekan kötü. Bir sürü iş de boğmuş tabii.
Aslında grup sergisi olsun istemiştim.
Topluluk olarak çıkarız diye düşündüm.
Bir aile gibi yani.
Diğer ressamlar katılmayınca...
...mekânı tek başıma doldurmak zorunda kaldım.
Stüdyomda ne varsa getirdim.
Evet, belli oluyordu.
O insanlarla aynı aileden olmak istemezsin.
Kimin öyle bir aileye ihtiyacı olur ki?
Aileni seçemezsin ama arkadaşlarını seçebilirsin.
Kardeşimi severim.
Şanslısın o zaman.
Ama daha önemlisi, o da seni seviyor.
Sana çok iyi davrandığını biliyorum.
Bu insanlardan mümkün olduğu kadar uzak olmak istiyorum.
Madagaskar’a gideceğim.
Madagaskar mı? Japonya ne oldu peki?
Hayır, hayır, Madagaskar.
Ada orası. Büyük bir ada.
Afrika’yla Hindistan arasında.
Ya da daha uzakta, ıssız bir ada da olur.
Kimsenin resim nedir bilmediği...
...Paris’i ya da okulları duymadığı bir yer mesela.
Yeni bir görüş başlatabileceğim bir yer...
...yeni bir resim tekniği...
...bütün sistem ve teorilerden uzakta.
Gerçek özgürlük.
Sakinleşmek, acele etmemek istiyorum.
Tek başıma kalıp, dünyayı unutmak ve sadece...
...bunu çizmek.
Burasını.
Yavaşça.
Ruhuma ne geliyorsa onu, daha fazlasını değil.
Çok iyi.
Sisten nefret ediyorum. Bu gri ışıktan bıktım.
Yeni bir ışık bulmak istiyorum.
Hiç görmediğimiz resimler için.
Parlak, güneş ışığında çizilmiş resimler.
Güneye git, Vincent.
Arles, Güney Fransa
Bugün ne okuyorsun?
İncil mi?
Hayır, Shakespeare.
Kim dedin?
Shakespeare. William Shakespeare.
İngiliz yazar.
Tanıdığın biri mi?
Hayır, çok uzun zaman önce yaşamış.
-İyi mi peki? -Tabii.
Neler hakkında yazmış?
Her şey hakkında.
Kadınlar ve erkekler. Tanrılar ve krallar.
Aşk ve nefret.
Senin şimdi okuduğun nedir?
III. Richard adında bir piyes.
-Kim bu Richard? -Bir İngiliz kralı.
İyi bir kral mı?
Hayır, hatta p.çin biri olarak görülüyor.
-İnsanları mı öldürmüş? -Evet, hem de bir sürü insanı.
Bir p.çin hikâyesini okumamalısın.
Neden?
-İyi yazmış mı bari? -Evet, hem de çok iyi.
Bazı satırları pek anlaşılır değil ama...
-Öyle olması hoşuma gidiyor. -Neden?
Çünkü gizemli şeyleri seviyorum.
Shakespeare diğer bütün yazarlardan...
...daha gizemli.
Bense bir kitabı okuduğumda...
...yazılanları anlamak isterim.
Sen ne tür kitaplar okuyorsun?
Genelde roman. Modern romanlar.
Bir de gazetelerdeki kısa öyküler.
Hüzünlü öyküler.
Neden bilmem, öykülerin hüzünlü olması hoşuma gidiyor.
Daha çok boş vaktim olsa...
Beklesene. Hemen geliyorum.
-Bu kitap sana. -Teşekkürler.
İçinde bir şey yazılı değil. Boş aslında.
Ama kâğıdını kullanabilirsin diye düşündüm.
Teşekkürler.
Affedersin, ne zamandır sormak istiyordum...
Boş duran bir ardiyen var mıdır...
...ya da bir oda? Resim yapabileceğim bir yer.
Rüzgar yüzünden dışarıda bazen zor oluyor.
Yandaki sarı ev aylardır boş.
Belki orayı kullanabilir.
Evet...
Belki kardeşinle bir ayarlama yapabiliriz.
Biraz bakımsız bir yer.
Ama Gaby ile beraber temizleyebilirsiniz.
Harika olur.
Belki bir ara...
...resmini çizerim.
Senin.
Benim mi?
Evet.
Çok isterim efendim, teşekkürler.
Bu ayın parası ulaştı mı sana?
Hala geçen aydan borcun var.
Gelir gelmez...
...ödeyeceğim.
Kardeşin zengin herhalde.
Aslında pek değil.
Tüccardır, resim satıyor.
Senin resimlerini mi?
Daha değil.
Arada bir yıkansan iyi edersin.
En azından haftada bir.
Pis mi görünüyorum?
No comments yet. Be the first to leave one.