The first 200 lines.
NETFLIX SUNAR
Acayip leziz.
Marifetlisin.
Yağ çekme baba.
- Sana zaten yapıyorum. - Yağ çektiğimi kim söyledi?
- Sahiden iyi bir aşçısın Sunny. - Sahi mi?
- Elbette. - Aşçılığımı seviyorsan
niye dükkânı bana vermiyorsun?
- Bırak restoran açayım. - Dükkân senin.
- Ne zaman durdurdum seni? - Ver o zaman.
- Başına geç. - Ver!
Evlenirsen dükkân senindir.
Evlilik bana ne kazandıracak?
Olgunluk katar. Herkese katar.
Sen bekle. Sanya ile tanışınca olacak o.
Dükkânı vermeye hazırlan. Uyarıyorum.
Hep laf, icraat yok.
Onun da evet demesi lazım.
Niyetinden cidden emin değilim baba.
Kayınbiraderlerimin bana restoranımın masrafını çıkaracak kadar
çeyiz vermesine mi bel bağlıyorsun?
Kimse sana kızını vermezken nasıl çeyiz almanı bekleyebilirim ki?
Seninle evlenmeyi kabul edene ben çeyiz vermeye razıyım artık.
Söylesene,
sonraki ay Noor Mahal'ı ayırtayım mı?
Noor Mahal ne?
Düğünümüzü yapacağımız mekân.
Düğün mekânı mı?
Harika bir yer.
Büyüleneceksin.
Peki.
Ama sence biraz daha vakit geçirip
birbirimizi daha yakından tanımamız gerekmez mi?
Tanışmak için bir ömür vaktimiz var.
Hadi evlenelim.
Restoranımı açtığımda hayatlarımızı ve restoranımızı birlikte yürütürüz.
Kendi restoranını açmak için mi evlenmek istiyorsun?
Benim değil,
bizim.
Babam seni ortak yapar.
Ama ben böyle evlenmek istemiyorum.
Anlıyorum. Nasıl evlenmek istersin?
Bak Sunny. Sen çok iyi birisin.
Seninle buluşmak, takılmak hoşuma gidiyor.
Ama bir karar vermeden önce en az bir yıl görüşmeliiz.
Bir yıl sonra mı evlenmek istiyorsun?
Sevgililik görevlerini düzgün yerine getirirsen evet.
Ya bir yıl sonra getirmedin dersen?
O zaman evlenmeyiz.
Ebeveynlerin sana doğru isim vermemiş.
- Nasıl yani? - Adın Gita olmalıymış.
- Niye? - "Sonuçlarını düşünmeden görevini yap."
Garanti bir karşılığı olmadan nasıl bir yıl yatırım yapmamı bekliyorsun?
Karşılık mı?
Garanti karşılık istiyorsan gidip yatırım fonuna gir.
Seninle ilişki yürümez.
HAVANDA GİBİSİN?
SEN ETRAFIMDAYKEN HEP HEYECANLIYIM.
- BRUNCH@STURA? 11'DE ALIRIM. - OLUR.
Sweety burada mı?
Hayır anne. Bugün pazar. Uyu sen.
Yine gecikti.
Onu hemen ara ve çağır.
- Niye? - Misafir bekliyoruz.
Misafir mi? Kim?
ÜNLÜ ÇÖPÇATAN SHOBHA JUNEJA "RISHTE HI RISHTE"
Ginny, Pawan'ı özel konuşmak için diğer odaya götürebilirsin.
Kalsam daha iyi anne. Yalnız kalırsam kontrolden çıkabilirim.
Çok yakışıklı.
Şaka yapıyor.
Çok mütevazı. Lütfen alın.
Pawan'a bir bakınca tüm mütevazılığımı kaybettim.
Pawan'la...
...evlenmek istiyorum.
- Cips! - Teşekkürler.
Cips değil...
Pawan, üç şartım var.
Dört de olsa sorun etmem.
Hatta dört uğurlu sayımdır.
- Değil mi anne? - Sözümü bitireyim.
İlk şartım. Beni çocuk yapmaya zorlamayacağına dair
bir sözleşme imzalayacağız.
Hazır olduğumu düşününce yaparım.
Pawan medikal check-up'tan geçecek. Bangkok'ta takıldığını duydum.
Sonuçları temizse
Pawan'ı test sürüşüne çıkarmak isterim.
Spor araba gibi gövdesi var
ama ya motor hatchback motoruysa?
Hayatım mahvolur.
Bu akşam üçüncü şartla başlayalım.
Diğer ikisini sonra konuşuruz. Değil mi anne?
- Ginny. Dur. - Sweety.
- Tamam anne. - Dur.
Dur yoksa uyku ilaçlarıyla intihar ederim.
Seni uyutmayı bile beceremiyorlar. Öldüremezler.
Seçtiğim çocukla ne derdin var?
Seçtiğin çocuk böyle çünkü.
Bana bok verip pasta gibi yememi mi bekliyorsun?
Beğenmiyorsan başkasını getireyim.
Anne, aşk evliliği istiyorum demiştim.
Kiminle? Nishant'la mı?
Yarama tuz basma şimdi.
- Sweety, su ver lütfen. - Başkasıyle evlen.
Anne, böyle birini daha getirirsen yeminle kaçarım.
Böyle biri mi?
Yemek yerken ağzını kapat oğlum. Öyle yenmez.
Evlenmeden evi terk etme, tamam mı? Lütfen.
Tamam. Şimdi Bangkok'tan dönen şuna biraz daha bisküvi ver.
Ginny! Dur.
Teyze niye bağırıyor?
Sür sen.
Kabir Singh'i izlemek istemiyor muydun? Herkese bilet aldım.
Sadece senin için.
Teşekkürler.
- Merhaba. - Merhaba.
Yemin ederim annen beni öldürecek sandım.
- İmkânsız. - Vay canına, çok seksi.
Seni çok seviyor.
Ginnu, o tarafa oturalım. Bu sandalye kırık.
Tamam.
- Yeminle bir daha... - Niye bu kadar endişeli?
- ...başka kızla konuşmayacağım. - Niye? Ne oldu?
- Her şeyin sınırı var. Üniversitede... - Zavallım!
Sorun yok. Olur öyle.
Hep arkadaş olarak görüldüm.
Kızlarla konuşmayı bırakacağım.
Sahi mi? Ne büyük kayıp!
- Niye bunu yapıp duruyorsun? - Neyi?
Sulu çiftler gibi davranmayın.
Sululuk ne burada? Arkadaşız biz.
Yakın arkadaş!
Fazla yakın.
Niyetin pis senin Prerna.
Başka kimse öyle düşünmüyor.
- Değil mi Timmy? - Biraz tuhaf çocuklar.
Arkadaşlar böyle davranmaz.
Böyle davranıp durursan nasıl önüne bakacaksın?
Delisiniz siz.
Aramızda seçim yapmak zorunda olmadığın için mutlu ol.
Bunu bizim için mi yapıyorsunuz yani?
Ne tatlısınız.
Üç şey söyleyeceğim. Bu bizi ilgilendirir.
Ginny zaten evlilik adaylarıyla görüşüyor.
Ve sen toplum adına konuşamazsın.
Biz geçmişi unuttuk. Değil mi Ginnu?
Teyze hakkında endişelenmekte haklı.
Dırdırı kesin.
Ginnu, evlenme isteğini açıklayınca millet sıraya girecek.
Hastinapur'da Panchali için sıraya girildiği gibi.
Panchali, Panchal prensesiydi. Orada evlendi.
Sen de Delhi NCR prensesisin.
Mutfağa döndü. Bu evde haftada birden fazla kez
- iki akşam yemeği yapılıyor. - Anne, bir tek onu beceriyor.
- Bırak yemek yapsın. - Öyle mi? O zaman her gün yapsın.
Bu evde bana ihtiyaç yok.
Rita, bir şeyler iç ve sakinleş. Al.
- Tüm erzakları tüketecek. - Endişenin sebebi ne?
Oğlun mu yoksa erzak mı?
Sunny!
Cesaretin kırılmasın.
Nasıl kırılmaz anne?
Kalbim kırıldı.
Yerimde kim olsa Facebook'ta şair olurdu.
Hey, Romeo. Bu kadar drama yeter.
Bu da yaşamın bir parçası.
- Senin yaşamının büyük bir parçası. - Kes şunu.
- Oğlum alkol tüketmez. - Sahi mi?
Abi, boş ver. Tenisteki yeteneğin flörtteki kadar kötü.
Baba, ona görücü usulü evlilik ayarla.
İlk defa akıllıca bir şey söyledi. Bir Roti daha al.
Baba, madem ısrarcı olan sensin uğraşan sen olmalısın.
Git, bana uygun birini bul.
Shobha ile görüşmelisin.
Lise terk Jonty'yi bile evlendirmeyi başardı.
Oğlum mezun. %58 puanı var.
Tüm anneler oğullarının harika olduğunu düşünür.
İyi. Shobha ile görüşürüm.
Bakalım ne diyor. Ne dersin Nimmi?
Görüşmelisin. Onun kızına âşıktı zaten.
Ne? Gerçekten mi?
Hayır. Öyle bir şey yok.
Bize hiç söylemedin.
Baba, öyle değil.
Okulda sınıf arkadaşıydık sadece.
- Âşık değil misin? - Hayır.
Bu saçmalık. Bazen pazartesi, bazen salı. Değil mi?
- Nereye? Eve mi? - Çocuklarımın sınavları var.
Bu derste çok geriliyorum...
Bayan Shobha.
- Bay Sethi. - Evet.
- Görüşürüz. Selam. Nasılsın? - Selam.
İyiyim, şükür.
Ciddi bir şey konuşmak istiyorum.
- Nedir? - Evlenecek bir kız arıyorum.
Bay Sethi,
ben Bay Juneja'yı seviyorum.
Çok fenasın.
Çok komiksin.
Oğlum Sunny'ye uygun birini arıyorum.
- O kadar büyüdü mü? - Evet.
No comments yet. Be the first to leave one.