The first 200 lines.
COMICS CODE AUTHORITY TARAFINDAN ONAYLANMIŞTIR
Peki, hadi son bir kez daha yapalım.
Benim adım Peter Parker.
Beni bir radyoaktif örümcek ısırdı.
Ve 10 yıl boyunca, biricik...
...Örümcek-Adam bendim.
Gerisini biliyorsunuz.
Büyük güçler büyük sorumluluklar getirir.
Bir sürü insanın hayatını kurtardım, âşık oldum, şehri kurtardım.
Sonra şehri tekrar kurtardım. Tekrar ve tekrar ve tekrar.
Ve ayrıca...
Bunu da yaptım.
Bu konuyu pek açmıyoruz.
Çizgi romanım, mısır gevreğim var.
Yılbaşı albümü yaptım.
Şahane bir açılış şarkım var.
ÖRÜMCEK-ADAM
Ve dondurmamsı bir şey.
Yani, daha kötü de gözüktüm.
Tüm bunlardan sonra...
...Örümcek-Adam olmayı hâlâ çok seviyorum.
Yani, kim sevmez ki?
Kaç darbe aldığımın önemi yok...
...ayağa kalkmanın yolunu hep buldum.
Çünkü, bakın, bu şehir ve kayıtsızlık arasında duran tek kişi...
...benim.
Sadece bir tane Örümcek-Adam var.
Ve siz şu an ona bakıyorsunuz.
Miles, babacığım, okul zamanı.
Miles!
Miles!
-Miles! -Evet! Evet?
Okul için çantanı hazırladın mı?
Evet.
Son gömleğimi de alıyorum.
Hadi, artık!
Artık büyüdün. Bunu öğretmenlerine de gösterelim. Hadi!
Miles!
-Laptopum nerede? -En son nerede bıraktın?
-Eğer seni bırakmamı istiyorsan, çabul ol. -Hayır, Baba. Hayır, yürürüm.
-Özel şoför, gitti gidiyor. -Sorun değil.
-Miles! Çıkmalısın. -Bir dakika!
-Çıkmalısın. -Bir dakika!
-Anne, çıkmalıyım. -Bir dakika!
Cuma görüşürüz.
Tamam Anne. Görüşürüz!
Bakın kimler gelmiş. Hey, nasıl gidiyor, kanka?
Hey, yürüyorum işte. N'aber?
Hey, Miles! Yen okul güzel mi?
Kesinlikle, evet.
Hey, Miles! Dün geceki depremi duydun mu?
Neden bahsediyorsun? Dün gece bebek gibi uyudum.
-Yeni okul nasıl? -Çok kolay.
-Seni özledik, Miles. -Özlediniz mi? Hâlâ burada yaşıyorum!
Bekle, beni özlediniz mi?
Hadi be!
Hadi ama.
Ciddiyim, Baba. Yürürdüm ben.
Cumartesi, o çıkartmaları sökerken istediğin kadar yürü.
Gördün mü? Ben miydim bilmiyorum.
Ve dün iki tane de Clinton Caddesi'nde.
Evet, bendim.
Şuna bak. Yeni bir kahve dükkanı daha.
-Şunu gördün mü? -Aynen. Evet.
-Neydi bunun adı? -Köpük Partisi.
"Köpük Partisi"? Hadi ya. Ve herkes de sıraya girmiş.
-Görüyor musun? -Gördüm.
-Ne bu, kahveci mi disko mu? -Baba, sen yaşlısın.
Dün gece olan gizemli sismik hareketler ile ilgili yeni raporlar geliyor.
Örümcek-Adam'a yakın kaynaklar, konuyla ilgilendiğini açıkladı.
Örümcek-Adam. Bu adam günde, bir kez sallanıyor...
...pat küt çat, maske var, hesap vermek yok. Öyle mi?
Evet, Baba. Evet.
Bu arada, benim adamlarım...
...her yerde kelle koltukta, maske yok...
-Bizim yüzlerimiz ortada. Mesuliyet. -Hızlan. Bu çocukları tanıyorum.
-Büyük yetenekler, büyük mesuliyet ister. -O sözler öyle değil bir kere.
Ama mısır gevreği güzel, şimdi. Hakkını vermeliyim.
Aman ya. Hani polisler kırmızıda geçebilirdi?
Evet, bazıları yapabilir ama baban değil.
BROOKLYN HAYALLER AKADEMİSİ
Neden Brooklyn Ortaokulu'na dönemiyorum?
Daha iki hafta oldu. Bu konuşmayı yapmak istemiyorum.
-Bence bu yeni okul elitist. -"Elitist" mi?
Ve burada olmaktansa orada insanlarımla olmayı tercih ederim.
"İnsanların" mı? Bunlar insanların.
Buradayım çünkü o aptal çekilişi kazandım.
Yok ya. Sende herkes gibi tüm testi başarıyla geçtin.
Burada bir şansın var. Bunu mahvetmek mi istiyorsun?
Amcan gibi mi olmak istiyorsun?
Aaron Amca'nın nesi var? O iyi biri.
Hayatta hepimiz seçimler yaparız.
-Şu an seçim hakkım yok ama. -Evet yok!
Seni seviyorum, Miles.
Evet, biliyorum, Baba. Cuma görüşürüz.
-"Seni seviyorum" demelisin. -Baba, ciddi misin?
-Duymak istiyorum. -Bunu duymak mı istiyorsun?
"Seni seviyorum, Baba."
-Şu an beni okula bırakıyorsun. - "Seni seviyorum, Baba."
-Buraya bir baksana. -"Baba, seni seviyorum."
Baba, seni seviyorum.
Anlaşıldı.
Bağcıklarını bağla, lütfen.
"Seni seviyorum, Baba."
Hey, günaydın. Nasıl gidiyor?
-Hafta sonu hemen geçti, ha? -"Anlaşıldı."
Aman, Tanrım! Bu utanç verici. Hepimiz aynı ceketi giymişiz.
Hey, ayakkabı bağcıkların çözülmüş.
Evet, biliyorum. Kendi tercihim.
Kim XY'yi çözebilir?
Ve işte buna kıyaslama denir.
Bu gece, Büyük Umutlar'dan iki bölüm okuyun.
Sınav konunuz hacimsel basınç.
Beş sayfalık ödev konusu: Zorlama.
--sayısız farklı olasılık var. Şu an kırmızı giydiğim bir evren olabilir.
Ya da deri pantolon.
Bay Morales. Karanlıkta ilerliyor. Yine geç kaldınız.
Einstein zaman görecelidir demişti, değil mi?
Belki ben geç kalmadım. Siz erken geldiniz.
Üzgünüm. Biraz sesli oldu.
Orada dikilip duracak mısın, yoksa oturmak ister misin?
Evrenimiz, gerçekte, aynı anda var olan bir çok paralel...
...evrenden biridir.
Fisk Ailesi Vakfı'ndaki herkese teşekkür ederim...
-Esprini sevdim. -Gerçekten mi?
Yani, komik değildi. O yüzden güldüm.
Ama zekiceydi, beğendim.
Seni daha önce gördüğümü sanmıyorum.
Yaptığımız her seçim...
...sayısız diğer olasılığı yaratır...
Sonsuz bir "ya eğer"...
Sıfır mı?
Bunlardan birkaç tane daha alırsam, muhtemelen kovulurum, değil mi?
Belki de bu okul için uygun değilim.
Gözleri kapalı biri, rastgele doğru ve yanlış diye işaretlese...
...kaçını tuttururdu biliyor musun?
-Yüzde 50'sini? -Bu doğru!
Tüm cevapları yanlış cevaplamanın tek yolu hepsinin doğrusunu bilmektir.
Sen kovulmaya çalışıyorsun.
Ve sana yardım etmeyeceğim.
Sana bir yazı ödevi veriyorum.
Konusu fizik değil, sensin.
Ve nasıl biri olmak istediğinle ilgili.
Büyük Umutlar
HAYALLER
BENSON CADDESİ
-Miles -GÖZÜM ÜSTÜNDE!!!
Aaron Amca! Hey! Korktun mu?
Bunu mu istiyorsun?
-Okul ne alemde? -Şahane gidiyor! Bir ton arkadaşım var.
Bana o kadar da kötü olduğunu söyleme.
Akıllı kızlar orada olur. Eminim taşıyordur.
Hayır, hiç yok.
Dostum, sokaklarda manitası olmayan bir yeğenim olamaz.
Hey, var bir tane.
Yeni bir kız. Doğrusu, bilirsin, bana yanık gibi. Nasıldır bilirsin.
Adı neymiş?
Aslında, daha çok yeni kaynaşıyor gibiyiz.
Omuz dokunuşunu bilir misin?
Tabii ki biliyorum.
Ama sen yine de söyle.
Yarın, o kızı bul. Yanına yaklaş ve böyle yap:
"Hey."
-Sen ciddi misin, Aaron Amca? -Dinle beni, dostum, bu bilimdir.
Yani ona doğru yürüyeceğim ve böyle: "Hey."
Hayır, hayır, hayır, hayır. Şöyle: "Hey."
"Hey."
Hayır. "Hey."
"Hey."
Benim yeğenim olduğuna emin misin, dostum? O kız mı?
Babam Ödevlerini yaptın mı?
Gitsem iyi olacak. Gece bitirmem gereken ödevler var.
Hey, benden bir şey mi saklıyorsun? Bunları yeni mi çizdin?
Hayır, dostum. Babamı biliyorsun. Yapamam.
Hadi gel. Bir yer var, inanamayacaksın.
Hayır, yapamam. Yapamam. Ya--
Başımız belaya girecek.
Hey, dostum. Sanat dersi öğretmenin istedi dersin.
YASAK BÖLGE SADECE YETKİLİ PERSONEL
-Burayı da nereden buldun? -Burada mühendislik yapmıştım.
Ne oluyor?
Evet, dostum, akraba olduğumuzu biliyordum.
Vay!
Brooklyn!
Bu duvarlarda çok fazla tarih var.
Harbi sağlammış.
Artık tek başınasın, Miles.
Hop, biraz ağır ol.
Böyle daha iyi.
Bu şahane.
Anladın mı nasıl birisin? Hata yapmak bu işin bir parçası.
Gerçek Miles saklandığı yerden çıkıyor.
Şimdi bu çizgiyi başka bir renkle kes.
Bir el atsana.
Damlasın mı istiyorsun? Eğer istiyorsan, tamam ama istemiyorsan sallaman gerek.
Bunu bilerek yaptım.
umut yok
-Çok mu çılgın? -Hayır, dostum.
Miles, burada yapmak istediğini anlıyorum.
Evet. Biliyorsun, ben ve baban eskiden bunu yapardık.
No comments yet. Be the first to leave one.