The first 200 lines.
Mağazamıza hoş geldiniz. Busy Beaver'cı mısınız?
Hayır, Busy Beaver'cı değilim.
İPLER
Sık sık gelir misiniz?
Ödül kulübümüze katılarak biriktirin.
Çok iyi indirimler kapabilirsiniz.
Unutmayın.
Yardım gerekirse, bir Beaver'a sorabilirsiniz.
Merhaba. Ben yardım edeyim mi efendim?
İp kesmeyi bilmiyor olabilir miyim?
Hayır da genelde biz yaparız.
Bir yerimi kesip kanlar içinde kalacağımı sonra da dava açacağımı mı düşünüyorsun?
Hayır.
O zaman yardıma ihtiyacım yok.
Size iyi günler.
Ben Busy Beaver'cıyım.
Aptal.
Bugün aradığınız her şeyi buldunuz mu?
Evet.
Güzel.
Bakalım.
Toplam 3,47 yapıyor.
İki metrelik ip parası aldın.
1 yardası 99 sent.
2 yarda almadım. Bir buçuk metre aldım.
Ama o şekilde hesaplamıyoruz. Yarda hesabı yapıyoruz.
Bir yarda 99 sentse metresi 1,1 demektir. Toplamda 1,65 eder.
Benden 1,98 dolar aldın.
Matematiğiniz iyiymiş.
Anlıyorum ama bilgisayara dediğiniz şekilde...
...giriş yapamıyorum.
Nasıl bir bilgisayar basit bir hesap yapamıyormuş?
-Müdürünle konuşabilir miyim? -Yemekte.
Yemekte. Artık herkesin tek derdi yemek olmuş.
-Başka yetkili var mı? -Müdür yardımcısı olur mu?
-Evet, müdür yardımcısı olur. -Tamam.
Taylor.
Taylor? Kasaya gelir misin?
Naber?
Merhaba Taylor.
Müdür yardımcısı bu mu? Kaç yaşındasın sen?
Beden dersin yok mu senin?
Pardon, ne?
Buyurun. Bende bozuk var.
O 33 senti ben vereyim.
Beyefendi sizden 33 sent istemiyorum. Burada konumuz 33 sent değil ki.
Konumuz gerçekler.
Bana 1,5 metre ip lazım olduğu için 1,5 metre ip aldım.
İki metrelik ip istemediğime göre iki metrelik ödeme yapmamam gerekir.
Yarım metre daha ip istediniz mi?
HAYATA RÖVEŞATA ÇEKEN ADAM
Yine mi?
Ne kadar zor olabilir ki?
BURADA OTURMUYORSANIZ ÇÖPE ASLA BİR ŞEY ATMAYIN
Bisikletin yeri burası.
Hey! Ne yapıyorsun?
O benim.
-Bisiklet yeri var. -Yarım dakika işim vardı.
Bir dahaki sefere kayıp eşyalar deposuna kilitlerim.
Huysuz bunak.
Tanrım.
PARK ETME İZNİ
Aynaya olmaz.
Merhaba Otto.
Pekala.
Selam!
Köpeğin bir daha benim kaldırımıma pislemesin.
-Sen olduğunu biliyorum. -Aldırma Prince.
Huysuz ihtiyarın teki. Kimin yaptığını bilmiyor.
Sizden biri işte.
O iş yaramaz erkek arkadaşına da söyle...
...herkesin içinde esneme hareketleri yapmasın.
14 yaşındaki Romen jimnastikçilere benziyor.
Git. Git buradan.
Git.
TEKNİK ODA
Ve işte geldi.
Nedir bu?
Emeklilik pastası diyebiliriz. Sen nasıl adlandırmak istersen.
Simpson Reinforcing, Inc'ten Otto'ya İYİ EĞLENCELER!!!
"İyi eğlenceler" mi? Ne yaparken?
Hayatının geri kalanında iyi eğlenceler. Şey yapmak istedik biz...
Kutlamak mı?
Evet. Hayır. Güzel bir şekilde uğurlamak istedik.
"Güzel"miş.
Yapma Otto.
Gitmek isteyen sendin.
İyi de bir tazminat aldın.
Beni sahadan çektin. Mesaimi azalttın.
Benim eğittiğim Terry'yi üstüm yaptın.
Terry telefona bakmadan hangi yılda olduğunu bile bilemez.
O yüzden evet, tazminatı kabul ettim.
Bu şekilde bakmana üzüldüm.
Birleşmeden sonra uyum göstermemiz gerekiyordu.
Ama sen bu şirket için çok değerliydin. Onun için...
Doğru. İnanılmaz güvenilirdin.
Yaptığın planlamaları özleyeceğiz.
Otto'ya.
-Otto'ya. -Otto'ya.
Pekala Otto, yüzünden bir parça ister misin?
Kim acıktı?
TRANSİT YOL DEĞİLDİR SADECE İZİNLİ ARAÇLAR PARK EDEBİLİR
Şuraya bak. Hayır.
Dursana bir.
Olmaz. İznin olmadan bu yolu kullanamazsın.
Park etmedim. Kargo bıraktım.
Tabelada kargoyla ilgili bir şey yazmıyor, değil mi?
"İzin" diyor. Senin de iznin yok.
Burası transit yol değil.
İyi günler beyefendi.
Buraya her geldiğinde...
...bir mahalle sakini arabasını park edemeyecek demektir.
Beyaz kamyonla gelenler böyle yapmıyor.
Kahverengiler neden hep böyle yapıyor?
Irk anlamında söylemiyorum.
Alo.
-Alo, merhaba. Pardon, sesim geliyor mu? -Evet.
-Ben Susan. -Hangi Susan?
Sağlık sigortanızla ilgili güzel haberlerim var.
Hayır, hayır, hayır. Robot, robot, robot.
Bu telefon numarasını kapatmak için kiminle konuşmam gerekiyor?
Hesap hizmetleri.
Aktarabilir misiniz yoksa bir yere mi basacağım?
Bu müziği yedi dakikadır dinliyorum.
Affedersiniz Bay Anderson.
Bu evin elektriğini kapatmak istiyorum.
-Taşınıyor musunuz? -Hayır, hesabımı kapatıyorum.
A-N-D-E-R-S-O-N.
Altı günün parasını neden veremiyorsunuz?
O-T-T-O.
Şirket politikası.
Benim politikam da gaz için altı gün parası vereceksem...
...altı gün kullanacağım o zaman.
O zaman anlaştık.
Aptallar.
Pekala.
Git, git, git. Dur. Git.
Tamam. Dur.
Geri. Kör noktadasın, dikkat et. Gücü kullan.
Güzel. Hayır, şimdi de kaldırımdan gidiyorsun.
Tamam.
Geri, geri, geri.
Uzaklaş.
Dur.
Hadi be.
Ne yapıyor bu?
Evet, aynen. Ben de aynen onu diyorum.
Burada araba kullanamazsın.
Ben kullanmıyorum. Ben kullanmıyorum ki.
İzin almadan bu sokağa park edemezsiniz.
Hayır, park iznimiz var. Bakın, burada.
Cebinde ne işi var onun?
Şoför benim çünkü.
Burayı kiraladık. Evet.
No 206.
Römorku evin önüne park edebilirsiniz demek değil bu.
Hayır, ben paralel park yapıyordum.
Nereye paralel?
Evet, çok da iyi olmadı, değil mi?
Bir daha deneyeceğim.
Tanrım.
Tamam.
Güzel. Güzel.
Geri git. Geri git.
Biraz daha git.
Tamam, bende.
-Diğer tarafa. Önce diğer tarafa. -Yavaş.
Exactamente.
-Yavaş, yavaş. -Güzel.
Hayır, hayır. Olmadı.
Hayır, hayır. Dur, dur, dur.
Dur, dur. Arabadan çık.
-Arabadan çık. -Affedersin.
Römork park etmeyi bilmeden...
...bu yaşa kadar nasıl geldin?
Tanrım, tek ayaklı ve kör...
...bir köpek bile daha iyi park eder.
Bir de otomatik vites. Anahtarı ver.
Bardak koyma yerinde.
Düğmeli bu.
Biliyordum.
Bu ses ne?
Sensör.
Römork arabanın yan tarafına çok yakın.
O yüzden ötüyor ama aslında...
Tamam.
Merhaba.
Merhaba.
Adın ne?
-Otto. -Otto mu?
Otto. O-T-T-O.
Ben Abbie, O-T-T-O.
Ben de Luna.
Tanıştığımıza memnun oldum.
İyi oldu değil mi?
Tek seferde yaptı.
-Perfecto. -Teşekkürler.
Geri geri giderken sensöre ihtiyaç duyan biri...
...araba kullanmamalı.
Radyoyu bile kullanmamalı.
No comments yet. Be the first to leave one.