The first 200 lines.
-Gelmek istemeyen olursa, suçlamam. -Seninleyiz.
-Nasıl olabildi bu? -Şap hastalığı. Yeni boğa olmalı.
Bu ölene dek unutmayacağımız günlerden olacak.
Sığır komisyoncusu bizi kazıkladı.
Bütün veteriner evrakları sahteymiş.
Carter'a nasıl söyleyeceğiz, bilmiyorum.
Gördüğüm en güzel kadınsın.
Onun temiz bir kalbi var.
Onunla oynarsan, hayatı sana zindan ederim.
-Günlüğün ne kadar? -Ne veriyorsanız.
Hadi gel.
Adını Savaşçı Prenses'ten esinlenip Xena koydum.
10 Petal'daki biri söylediklerinden fazlasını biliyor.
-Bu ciddi bir itham. -Birini ortadan kaldırmak da öyle.
İşi bana devret. Senin için işi ben yapayım.
Keşke yapabilseydim Kino. Ama nerede…
Bana hasta bir boğa sattın.
Rio Paloma'dan defolup gitmek için 30 saniyen var.
Lanet yüzünü bir daha görürsem ölürsün.
Çok sessiz, değil mi?
Sürüsü olmayan yere çiftlik denmez.
Bir gün bu otlakları tekrar dolduracağız.
Sadece biraz zaman alacak, o kadar.
Evet.
Carter hâlâ benimle konuşmadı.
Ona söylemeliydim.
Biraz zaman tanı, yola gelecektir.
Bundan emin misin?
Bu iş faturaları ödeyip karnımızı doyuracak.
Bir plan yapana kadar.
Bir plan yapacağız.
-Seni seviyorum. -Ben de seni.
Gidelim.
Beulah'nın oğlu, Joaquin.
Hiçbiri kolay değildir ama en makulüdür.
Günaydın, Joaquin.
Bu Rip Wheeler.
Beulah onunla tanışmak istiyor.
-Sizi bekliyor muydu? -Saat belirlemedik ama
annen hiçbir zaman hazırlıksızlık yakalanmaz.
Gelin.
Zenginlerin servetlerini harcadıkları şu saçmalıklar beni hep şaşırtmıştır.
Evet.
Seninle konuşmak istiyor. Yalnız.
Tamam. Bol şans, ben kamyonetteyim.
Normalde bu saatte görüşme kabul etmem.
Everett yardımcı olabileceğimi söyledi.
-Yellowstone'u yönettiğini duydum. -Evet, efendim. 25 yıl.
Sonra Dutton kızıyla Edwards Çiftliği'ni aldınız.
-Karım Beth'le. Evet. -Toprağı iyi.
-Sığırları daha da iyi. Otur. -Teşekkürler.
İki yeri aynı anda yönettin mi?
Saygısızlık olmasın ama sizin çiftliğinizle benimki birleşse
Yellowstone'un çeyreği bile etmez.
-Yani iştahlı bir adamsın. -Çalışmayı seven bir adamım sadece.
Bu çekici bir erdemdir.
Sormamda sakınca yoksa, Rob-Will kim oluyor?
-Oğlum olur. Tanıştınız mı? -Ayak üstü, evet.
Kendisi süresiz olarak tatile çıktı.
-Everett başka ne anlattı? -Ne konuda?
Yardıma ihtiyacım olduğu konusunda.
Mevcut kâhyanızın, onun sözleri, "koca bir aptal" olduğunu söyledi.
Ah, McKinney. Lafını esirgemiyor, değil mi?
Hayır, hiç esirgemiyor.
Şimdi.
300 bin dönüm arazimiz,
2200 baş kadar Meksika melezi sığırımız var.
Büyük perakendecilere satış yapıyoruz
ama kötü yönetim son zamanlarda başımıza dert olmaya başladı.
Bu sorunu çözmemi ister misiniz?
-Çözebilir misin ki? -Konu çiftlikse, çözerim efendim.
Kâr marjım bıçak sırtı oldu.
Bana verimlilik sağlayacak biri lazım.
Çalışan değil, akıllıca çalışan biri.
İkisini de yapabilirim.
Ağzı sıkı insanları severim.
Rio Paloma dedikoduyu sever.
Başkalarının işi beni ilgilendirmez.
Evet, John Dutton kadar saygın çok az isim vardır.
Onun için 25 yıl çalıştıysan, herkes için çalışabilirsin.
Yellowstone'un trajik sonuna rağmen
hiçbir zaman tam bir sirk olmadığını da biliyorum.
Hayır. Buna izin vermezdim.
Çiftliği düzene sokmak için ne gerekiyorsa yap.
Sana sadece paramla değil, sadakatimle de ödeme yaparım.
Sabah dört buçukta başlarım.
Memnun oldum, Bayan Jackson.
Biliyorsun, tek seçeneğimiz bu değil.
Birkaç yeri arayabilirim.
Dallas ya da New York'u.
Bir ayda iyi kazanmaya başlarım.
Ama gitmiş olurum.
Hayır.
Bunu istemiyorum, hayatım.
Yanımda ol istiyorum.
Ben her zaman yanındayım.
Birazdan görüşürüz.
Bu kim?
Evet, kimsin lan sen?
Sütten kesilecek buzağılarımız var.
Ekipmanlarınızı alıp atlarınıza binin.
On dakikanız var.
Seni tanıyorum. Benzinlikten.
Bu tam bir saçmalık.
-Efendim. -Evet?
Atlarla ilgilenildi, başka bir iş var mı?
Bana efendim demeyi bırakabilirsin.
-Bir adım var. -Tamam.
Her işi yapacağımı bilin yeter.
-Seni severdi. -Kim?
Babam.
Onunla tanışmayı isterdim.
-İster misin? -Bende var.
Artık çiftliğe benzemiyor.
Sağ olun.
Sürekli sürüyü arıyorum.
Hâlâ buradalarmış gibi.
Her gün gördüğün bir şey yok olursa,
güneş, kuşlar, hatta rüzgâr,
beyin kolay alışamıyor.
15 yıl mı hapis yatmıştın?
Çok uzun bir süre.
En çok neyi özledin?
Çok şeyi.
En çok da yalnız geçen bir gecenin huzurunu.
Bunu ben de özlerdim.
Ama huzur kaderimde olmayabilir.
Benim de.
Ama Tanrı'nın yolları için gizemlidir derler.
Evet. Gizem işte orada.
Benim için en azından.
Burada.
Toprak da iyi bir tanrıdır.
Belki daha iyisi.
Aramaya devam öyleyse.
Denemeye devam, orası kesin.
Üzerinde çalıştığın şey her neyse Beth…
umarım işe yarar.
Yarasa iyi olur.
Hadi, çıkarmaya başlayın.
Devam, geri çevirin, hadi!
Yolumdan çekil.
Tut şunu, hadi!
Lanet olası, kimin örümcek ağına düştü bilmiyor.
Buzağıları sütten kesme zamanı geçmişti.
-Bilmediğimi mi sanıyorsun Tommy. -Çenenizi kapayıp ikilileri getirin.
Emredersiniz.
Belki hoşuna gider dedim.
Erken değil mi?
Bazen elimizde daha iyisi olmaz.
Tamam, kızım. Gel bakalım.
Durumu nasıl?
Çok iyi aslında.
Dediğin gibi, bu güçlü bir kız.
Yapabilirsin. İşte böyle.
İşte böyle. Aferin sana. Aferin kızıma.
Hadi.
Hadi.
Aman Tanrım. Daha ne kadar yer?
Ne kadar verirsen yer ama Dwight günde ikiyle sınırlıyor.
Kesinlikle haklısın. Kim şişman bir leopar ister ki?
Hey! Koca oğlan.
Sen de soğuk bir tane istemez misin?
Oysa dadıların konuşkan olduklarını sanırdım.
Bir de bana sor.
İyi görünüyorsun.
İyiyim.
Rip bu sabah çiftliğe gelmiş.
Evet. Okulda olmadığımı öğrenmemeli.
Ben söylemem.
-Hadi ver. -Lanet olsun, tamam.
Uno, dos.
Gönder.
-Bayım. -Evlat, başın belada.
-Şuna bak. -Şerefe.
Ama bu iyi tür bir bela.
Oreana, gitme vakti.
-Hadi gidelim. -Hazır değilim.
Rica değildi.
-Kimsenin canını sıkmaya gerek yok. -Seninle konuşmuyorum.
Gidelim.
Nasıl istersen, lanet olası Mary Poppins.
Gören de başkanın kızıyım sanır.
Üzgünüm.
Senin suçun değil.
Hanımefendi.
Tanışmak güzeldi.
Seninle de.
Evlat, o kadın kalbini bin parçaya bölecek
ve hayatın boyunca yaşayacağın en iyi duygu olacak, seni sinsi köpek.
Şerefe.
Selam, bebeğim.
Atlarınızı sulayın, sonra işe dönüyoruz.
-Özrüm nerede lan? -Diğer kolunu da mı kırayım?
Wes ve Whitney için cevap arıyorum, şerefsiz.
Alabileceğin tek şey o dayaktı.
-Ne yaptınız onlara? -Kalk!
-Onlar arkadaşlarım, orospu çocuğu! -Durun, tamam.
Sakin ol.
Dediğim gibi,
No comments yet. Be the first to leave one.