Trollhunters: Tales of Arcadia

Trollhunters: Tales of Arcadia

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

Trollhunters S01E06 WebRip x264-FS
A Commentary by Firewalker.dk
www.addic7ed.com

Tags

webrip
web
x264
BRip
Published on: 2016-12-31
Downloads: 15
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 131 lines.

NETFLIX ORİJİNAL SERİSİ

Ne tür bir inek zorla müzeye girer ki?

Ortaya geç. Poz ver.

Tamam, haydi ama. Hayır, dur. Sıradaki!

Geldiğiniz için ne kadar teşekkür etsem az.

Şikâyetçi olmadığı için çok şanslılar.

Bayan Nomura yakın bir arkadaşımdır.

Bunun sadece gençlerin umarsızlığı olduğu konusunda bana katılıyor.

Sence başka kim kötü bir Trol yüzü gizliyor? Koç Lawrence? Steve?

Ya Strickler onlardan biriyse?

Strickler, tarihin başlangıcından beri Arcadia Oaks Lisesi'nde tarih öğretiyor.

O Trol'se ben de Trol'üm.

Bu köprüyü nerede gördüğümü biliyorum. Bu Blinky'nin bahsettiği köprü.

Ne? Ölüm şeyi Köprüsü mü? Çok eskiden kalma, değil mi?

Gunmar'ı dışarı çıkarmaya çalışıyorlar.

Bu kötü. "Arcadia'ya hoşça kal." seviyesinde kötü.

Eve varınca hemen Blinky'ye gidiyoruz.

Bu kadar uğraşmanıza gerek yoktu Bay Strickler.

Lütfen, Walter deyin. Bu talihsiz şartlar altında tanıştığımız için üzgünüm.

Size borcumu ödememenin bir yolu olmalı. Kahve? Akşam yemeği? Apandisit ameliyatı?

Ben... Kahve benim için bir zevk olur. Apandisit ameliyatı da başka zaman olsun.

Sabırsızlıkla bekliyorum Walter.

Dikkatli ol Genç Atlas.

Gelecek sefere sonuçlar daha ağır olabilir.

Demin öğretmenime çıkma mı teklif ettin?

Konuyu bana çevirmeye çalışma! Zorla bir müzeye girdiniz!

Ve bu? O kadından özür dileyene kadar cezalısın.

Anladın mı?

-Evet Anne. -Evet Dr. Lake.

Arthur! Gel evlat!

Üzgünüm Anne.

Emin misin? Şüphesiz ve su götürmez bir şekilde...

Eminim.

-Her şey olabilir. -Katılıyorum.

Tobias'ın fotoğraf becerisi pek harika değil.

Tamam, biraz bulanık. Kaçarken fotoğraf çekmeyi sen dene de görelim!

Peki ya küratör? Birisi nasıl öylece değişebilir?

-Ne? Ne oldu? -Dönüşen.

-Yardımcı olmuyorsun. -Üzgünüm.

Uzun süredir Dönüşenlerden bahsedilmiyor.

-İzin verir misin? -Her neyse.

Eski Dünya'da, Gumm Gummlar...

Tamam.

çocuklarımızı çalıp dönüştürmek için doğa dışı bir şey yaptı.

Tek amaçları var, yukarıdaki dünyayı gözetlemek.

-Onlara ne yaptılar? -Çok çirkin şeyler. Çok pislik.

Eminliğinden şüphe duymamın sebebi bunlar.

Bir köprü gördüğüne eminim ama Ölüm mü?

Taşları toplamak yıllar sürer. Dönüşenlerden oluşan bir ordun olmalı.

Ne gördüğümü biliyorum.

Bunlar ciddi suçlamalar Usta Jim. Kanıt yoksa kargaşaya sebep olur.

Birine söylemek zorundayız.

Bu bizim de şehrimiz.

Kime? Mahkemenin verdiği psikiyatriste mi?

Bize asla inanmazlar.

İşte, yarın pankek gibi ezeceğim et torbası da buradaymış.

Acını sabırsızlıkla bekliyorum ve ölümün şerefine içeceğim.

Ölüm mü? Neden bahsediyor? Bunu sadece bir rövanş sanıyordum.

Bir Trol'ün onuruna meydan okumak ancak yıkımla biter.

Üçüncü bölümde. Saygıdeğer...

-Kitabı hâlâ okumadın. -Bir dakika.

Bu dövüşü erteleyebilir miyiz belki de?

Ertelemek mi? Ne eğitmen ama!

Senin altındaki herkes dövüşmeyi unutuyor mu?

Farkına vardığımız bazı şeyler var. Ciddi sonuçları olabilecek şeyler.

Hayır, Usta Jim!

Kanjigar'ın onuru aşkına, seni hızlıca ve acısız şekilde öldürecektim

ama bu korkaklığından dolayı

bana ait olanı geri alırken sana merhamet göstermeyeceğim.

Sevdiklerine veda et, Jim "Ölü Et".

Yarın öleceğim.

ARCADIA MÜZESİ

Ne yapabilirdim? Çocuk onları bana saldırttı.

Goblinlerin izimizi saklaması gerekiyordu, onları bize getirmesi değil!

Beceriksizliğinin temizlenmesini sağlayacağım.

Üzgünüm. Kimliğin açığa çıktı.

Lütfen Bular, canımı bağışla.

-Yalvarıyor musun Tiksinç? -Bana ihtiyacın var.

Benden kurtulursan yerime kim geçecek? Çocuk benim Dönüşen olduğumu biliyor.

Strickler'ın da öyle olduğunu bulması ne kadar sürecek?

Onu da zamanı gelince hallederiz. Sen olmadan.

-Bekle! Dönüştürücü'yü ele geçirdim. -Dönüştürücü mü? Daha çok Dönüşen mi?

Ama neredeyse işimiz bitmek üzere. Bir tane daha getirmenin ne yararı...

Sessiz ol Tiksinç.

Devam et.

Ordusunun büyüdüğünü görürse babanın seninle ne kadar gururlanacağını düşün.

Değişimi hazırla.

Olur da bir Dönüşen eksiğimiz olursa diye.

"Sevgili Claire, bu mektubu okuyorsan

muhtemelen bir Trol tarafından katledilmişim demektir."

"Claire, bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum ama denememe izin ver."

"Şu hanım da kim, şu beyzadenin elini süsleyen?

Parlak yanmayı öğretiyor meşalelere!

Bir mücevher gibi asılmış sanki gecenin yanağına."

"Öyle zengin bir güzellik ki, el sürmeye gelmez.

Öyle değerli ki fazla gelir yeryüzüne. Ak bir güvercin gibi kargalar arasında.

Gönlüm hiç sevdi mi şimdiye dek? İnkâr edin gözlerim!

Çünkü gerçek güzelliği görmedim bu geceye dek."

"Cömertliğim deniz gibi uçsuz bucaksız, aşkım deniz gibi derin.

Ben sana nice versem, onca kalıyor bende, çünkü sonsuz ikisi de."

Çok iyi, değil mi?

-Evet, harika. -Şey duyuyorum... Biraz şey duyuyorum...

-Hoşça kal Claire. -Bir şey... Lanet olsun!

Juliet, yerine dön.

Yabanmersinli waffle? Pastırmalı peynirli makarna?

Karides köftesi? Ne bu, son yemek mi?

Kurabiye yapmak istedim, en sevdiğinden yapmaya karar verdim, sonra...

Tüm sevdiklerini.

Böyle Bayan Nomura'dan özür dilemekten kurtulabileceğini sanıyorsan...

Sadece yemek yesek olmaz mı? İkimiz de hep meşguldük.

En son ne zaman oturup konuştuk?

Masayı hazırlayayım.

Çok lezzetliydi. Sen olmadan ne yapardım bilmiyorum evlat.

-Beş kilo daha zayıf olurdum ama... -Hak ediyorsun.

Karides köftesi? Tanrım, en son ne zaman yemiştim?

-En son... -Babam yaptığında mı?

Hatırlayacak kadar büyük olduğunu sanmıyordum.

Yeterince hatırlıyorum.

Bana sarıldığında sakalının nasıl kaşındırdığını.

Seni eskiden nasıl güldürdüğünü.

Ama en çok, gittiğinde seni ne kadar incittiğini.

Jim, bunlar nereden çıktı şimdi?

Bana ne olursa olsun seni asla öyle bırakmam.

En azından... isteyerek.

Harika bir insansın ve seni her zaman seveceğimi bilmeni istiyorum.

Öyle konuşmaya başlama.

Hâlâ bu eyaletteki yakın bir üniversiteye gideceğini umuyorum.

Şimdi bulaşıkları yıkamama yardım et.

Bunları yarına saklayalım. Bana o waffle tarifini kesinlikle vermelisin.

Sonsuza dek yiyebileceğim bir şey varsa o da waffle.

İhtiyacın olursa burada duruyor.

More Turkish subtitles for Trollhunters: Tales of Arcadia

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left