Where the Crawdads Sing

Where the Crawdads Sing

Download Turkish Subtitle

Release info

Where the Crawdads Sing 2022 1080p BluRay DDP5 1 x264-iFT
A Commentary by aytug2001
Altyazı internet riptir. O yüzden küçük ocr hataları olabilir.

Tags

other
Published on: 2022-09-11
Downloads: 52
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Bataklık çorak bir yer değildir.

Bataklık ışık alan bir yerdir...

Çimenlerin suda büyüdüğü...

...ve suyun gökyüzüne aktığı.

...gerçek bataklık vardı.

30 Ekim 1969

Bataklık ölümü çok iyi bilir.

Ve bunu trajedi olarak tanımlamaz.

Günah olarak olmadığı kesin.

Chase Andrews'ı daha aklı başında sanırdım.

Bu kasabanın çıkardığı en iyi oyun kurucuydu.

Çocuklar? Buradakiler sizin ayak izleriniz mi?

- Evet, efendim. - Evet, efendim.

Onun ayak izleri nerede?

Bazı çocukların aklına çılgınca fikirler geliyor ve...

...kendilerini yenilmez sanıyorlar.

Ama Chase Andrews çocuk değildi.

Hey, şuna bak.

Kendisi çıkmış olabilir. Bir kaza olabilir.

Ölüm zamanı gece yarısıyla 02:00 arası.

Ölüm nedeni ani darbe.

5 ila 10 metre mesafeden düşerek.

Korkuluklarda kan ve saç bulduğunuz için...

...birincil darbenin onu öldürdüğünü söyleyebilirim.

Halk diliyle...

...düşerken kafasının arkasını vurmuş.

Kafasının arkasını vurabilmesi için geriye doğru düşmesi gerekirdi, doğru mu?

Evet, doğru.

Yani onu birisi itmiş olabilir.

Korkuluklarda parmak izi yok.

Parmak izi yok mu? Chase'inkiler de mi?

Parmak izi yok, ayak izi yok...

Cekette kırmızı bir iplik bulduk ama.

Atlanta'dan laboratuar sonuçları yeni geldi.

Kendi kıyafetlerine ait değilmiş.

Burada yazana göre... süveter ya da kaşkol mu?

Her şey olabilir.

Onu bulmamız gerek.

Güzel bir eşi, iyi bir ailesi vardı.

Chase'i kim öldürmek ister ki?

Hadi ama, Chase'in nasıl olduğunu bilirdin.

Hep farelerin peşinde koşan kuduz bir kedi gibiydi.

- Ölüye saygı duy biraz, Frank. - Tek dediğim...

...bunu yapabilecek birkaç adam tanıyorum.

- Bay Milton. - Merhaba, Sandy.

- Her zamankinden mi? Brunvvick yahnisi? - Evet, bildin.

Chase Andrews olayından sen ne çıkarıyorsun Tom?

Ben emekli oldum. Artık beni ilgilendirmiyor bunlar.

- Öyle olsun. - Bataklıkta yaşayan şu kadın olabilir.

Bunu yapacak kadar deli olduğu kesin.

Onun böyle bir şey yapabileceğine inanıyorum.

Kardeşim bana hep o bataklık kızının kafasında eksik tahtalar olduğunu söylerdi.

Zavallı Chase Andrews'in o bataklıkta çevirdiği bir şeyler vardı.

Chase Andrews ve bataklık kızı mı?

Belayı aramak diye buna denir.

Gerçekte ne olduğunu düşünüyorsun Frank?

O bataklık kızı Chase'i öldürmüş olabilir mi?

Bilmiyorum. Gerçek ortaya çıkacaktır.

Şu tüylere falan...

...bir baksana...

Bilim insanı mıymış?

Ya da bir cadı.

Bayan Clark?

- Şerif ofisi. - Şerif!

Bak.

Arama emri çıkarabiliriz.

Gün gibi ortada. Geçerli nedenimiz var, Şerif.

Eminim bu kapı kilitli bile değildir.

İşte orada!

Şerif ofisi konuşuyor. Motorunu durdur.

Düz git! Düz git!

Tamam... hadi!

- Onu öldürdün! - Chase Andrews'ı sen mi öldürdün?!

Chase'i öldürdün!

Sana mama getirdim. Nereye gittin, kedicik?

Lütfen, burada kal.

Gel, pisi pisi.

Bayan Clark?

Ben Tom Milton..

Avukatım... içeri gelebilir miyim?

Teşekkür ederim, Bay Fringer.

Muhtemelen Chase Andrews cinayetinden tutulduğunuzu biliyorsunuzdur.

Sizi savunmak için gönüllü oldum.

Daha önce başınızın derde girmediğini biliyorum.

O yüzden size mahkemeyi, duruşmayı... kimin ne olduğunu açıklayabilirim.

Yanınızda olmasını isteyeceğiniz bir aileniz var mı?

Pekala...

Bayan Clark, bunu nasıl söyleyeceğimi tam olarak bilmiyorum.

Ancak...

Ben sizi Katherine Daniel Clark olarak tanıyorum.

Ama burada, Barkley Cove'da size bu isimle seslenmiyorlar.

Size "bataklık kızı" diyorlar.

Ve duruşmaya çıktığınızda...

...sizi bu şekilde tanıyan jüri üyeleri..

...tarafından yargılanacaksınız.

Sizi tamsalar da tanımasalar da yargılayacaklar.

Ama sizi tanımadan size yardım edemem.

Bir nebze de olsa.

Pekala o halde...

Bir süre sonra geri döneceğim, bu arada siz de düşünüp taşınabilirsiniz.

Bir de size bunu getirdim..

Bay Fringer?

İnsanlar kabuklarda yaşayan canlıları unutuyor.

Bir zamanlar bir ailem vardı.

Bana Kya derlerdi.

Kya?

Kya, çok uzaklaşmasan iyi edersin.

Bu küçük domuzcuk pazara gitmiş...

Kıpırdama!

Bu küçük domuzcuk evde kalmış..

Bu küçük domuzcuk bifteği yemiş...

Bu küçük domuzcuk uyumuş..

Ve bu küçük domuzcuk da "hani bana?" demiş...

Sen benim özel kızımsın.

Merhaba, Jodie!

Hey, Tate!

Balığa çıkmak ister misin?

Fazla vaktim yok ha.

"Ha" gerçek bir kelime değil.

Hey!

Lanet teknemi kurcalamamanı kaç kez söyledim sana?

Gir eve, yürü! Salak mısın sen?

Gel buraya!

Kalk had

Saygı duymayı öğrenmelisin.

Kes şunu! Canını yakıyorsun!

- Hey, babamı rahat bırak! - Git buradan!

- Bir daha mülküme girersen, vururum seni! - Git hadi!

Duydun mu beni?!

Kes sesini!

Kes sesini!

Anne!

Anne?

Annem hiç geri dönmedi.

Ve geri kalanlar da çok geçmeden aynı yoldan gitti.

İlk giden Murph idi.

Birkaç ay sonra da Mandy ve Missy.

En sonunda da Jodie.

Kya?

Kya, dinle...

Gitmem gerek, Kya.

Artık burada yaşayamam.

Kya, burada dikkat et kendine.

Başın belaya girerse, kaç ve bataklığın derinlerinde saklan.

Kerevitlerin şarkı söylediği yerde.

Annemin hep söylediği yerde.

Koş!

Jodie!

Diğerlerinin hatalarından ders çıkarıp onunla yaşamam gerekti.

Yoluna çıkmamaya çalış.

Seni görmesine izin verme.

Kendini savun.

Jodie ile birçok kez bataklığa açılmıştım.

Ama hiç yalnız çıkmadım.

Evin ne tarafta olduğunûbirmiyordumV

Beni burada bıraktığın için lanet olsun sana Jodie!

İmreniyorum sana.

İyi misin sen?

Jodie Clark'ın kardeşisin sen.

Öyleydim. Gitti o.

Eve dönüş yolunu biliyor musun? - Evet.

Sorun yok. Ben. hep kaybolurum.

Sorun yok. Ben hep kaybolurum.

Adım Tate, eğer bir daha görüşmek istersen.

Tate...

O çocukta, göğsümdeki ağrıyı hafifleten bir şey vardı.

Annem ve Jodie gittiğinden beri ilk kez...

...acıdan başka bir şey hissettim.

Cesur hissettim.

Karnım acıktı.

Günaydın, Bay Clark.

Nasılsınız?

Yatağın sağından kalktım, Jumpin'.

Evet... bu benim kızım.

- Bayan Kya Clark. - Tanıştığımıza memnun oldum, Bayan Kya.

Ona aldırma sen. Herkesten uzak durmasını söylüyorum.

Tehlikeli bir dünya, değil mi?

Öyle ama güzel balık çıkıyor.

Bir paket tahıl alabilir miyim?

Bir de fasulye konservesi...

Depoyu da doldurur musun?

Elbette.

Mable?

Para üstünü bekle, tamam mı?

Annen gittikten sonra evin hanımı oldun, ha?

Nereye gitti o?

Kasabada birkaç işini hallediyor.

Tahılla idare edemezsin hep.

Bir bakalım... Baban iki dolar bırakmış.

Ve faturanız da...

..1 dolar 50 cent tutuyor.

Benzin için pek bir şey kalmıyor.

Takma sen kafana. Sana başka bir sorum var.

Okula gidiyor musun, tatlım?

Okulun yemek menüsünü gazetede yayınladıklarını biliyor muydun?

Bugün menüde...

Salisbury bifteği var.

Sıcak bir yemek yiyebilirsin.

Birkaç arkadaş edinirsin.

Ayakkabısı olmadan okula giden birçok çocuk var.

More Turkish subtitles for Where the Crawdads Sing

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left