Driver's Ed

Driver's Ed

Download Turkish Subtitle

Release info

[𝗖𝗼𝗳𝗳𝗲𝗲𝗣𝗿𝗶𝘀𝗼𝗻] 𝗗𝗥𝗜𝗩𝗘𝗥'𝗦 𝗘𝗗 (𝟮𝟬𝟮𝟲) 𝗣𝗥𝗜𝗠𝗘 𝗔𝗠𝗭𝗡 𝗪𝗘𝗕
A Commentary by Coffee_Prison
𝙿𝚁𝙸𝙼𝙴 𝚅𝙸𝙳𝙴𝙾 >> 𝟶𝟷𝚑 𝟺𝟹𝚖 𝟹𝟾𝚜 *𝗔𝗹𝘁 𝘆𝗮𝘇ı ç𝗲𝘃𝗶𝗿𝗺𝗲𝗻𝗶: 𝗚ü𝗹𝘀𝗲𝗿𝗲𝗻 𝗕𝗮𝘆ı𝗻𝗱ı𝗿

Tags

webdl
official_release
Published on: 2026-06-26
Downloads: 50
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

- Selam Yoshi. - Selam.

YANGINLAR, SELLER VE ZEHİRLİ DUMANLAR

Aptal.

RICHARD HUDD LİSESİ

ACEMİ SÜRÜCÜLER

Paris'tesiniz ve restorana gidiyorsunuz.

Garson size sorar.

Aranızda yiyecek alerjisi olan var mı?

- Mösyö Jeremy? - Evet?

Telefonunda bu kadar önemli olan nedir Mösyö?

Hiç. Özür dilerim.

Lütfen. Bize de okuyun.

Kütüphane?

Tamam. Matmazel Evie,

Mösyö Jeremy'nin telefonundakileri okuyun lütfen.

Mecbur muyum?

Tamam, sadece bir mesaj. Sıkıcı bir şey.

Devam edin.

Seks mesajları atıyor!

Sakin olun, sakin.

Mesaj şöyle, "Dün gece Google'da kara sevdayı arattım."

"Gerçekten böyle bir şey varmış. Biliyor muydun?

"WebMD'de de yazıyor. Seni çok özlüyorum."

"Düşündüğümden çok daha zormuş."

Parantez içinde "O da öyle dedi."

"Gölde çıplak yüzdüğümüz zamanı düşünmeye başladım

"ve şimdi Fransızca dersinde 'les bonaire' hâldeyim.

"Ha-ha. Seni seviyorum. Öğlen FaceTime yapalım."

Geri kalanı sadece emoji.

Bir sürü kalp ve patlıcan.

DR. LUCY FISHER MÜDÜR

Neden odama gelirken silmedin?

Özür dilerim, hiç aklıma gelmedi.

İlk kez başım belaya giriyor.

Geçen seneki yetenek gösterisi hariç tabii.

Doğru ya, yetenek gösterisi.

Yetenek gösterisini nasıl unuturum?

O yüzden birçok defa arandım.

Evet ama yetişkinlere yönelik olmadan

gangsterlerle ilgili

duygusal açıdan sahici bir film çekmek çok zor.

Gerçekçilik beğenilir sandım.

- Öyle mi? - Evet.

Öyle mi sence?

Benim nelerle uğraştığımdan haberin var mı senin?

Bunu mu düşünüyorsun, yoksa kendini mi?

Bir sürü sorunum var, tamam mı?

Geçen yılki PSAT sonuçları tam bir felaket.

Hademeler yine grev yapmakla tehdit ediyor.

Dokuzuncu sınıflar etrafta

vitamin içer gibi otlu jelibonlarla dolaşıyor.

İnce bir ip üstünde yürüyorum. İşim tehlikede. Çok stresli.

Boktan saçmalıklarınla uğraşacak zamanım yok!

Meşgulüm!

Meşgulüm, meşgulüm!

Aramam gereken kişiler, yapacak işlerim var.

Tek kişiyim, tamam mı?

Evet.

Belli ki tutkulusun. Güzel bir şey.

İyi bir çocuk olabilirsin. Ama beni çok zorluyorsun.

Sınıftayken cinsel mesajlar atamazsın, anlıyor musun?

Müdür Fisher, uzak mesafe ilişki yaşadınız mı hiç?

Bu özel bir soru. Cevap veremem.

Peki, aramızda kalsın, küfredebilir miyim?

Hayır, küfredemezsin.

Az önce siz "boktan" dediniz.

Ben müdürüm. Ne istersem diyebilirim.

Peki.

Sevgilim Samantha, Chapel Hill'de okumaya başladı

ama ilişkimizi sürdürmeye karar verdik.

Nasıl olsa ben de bir yıl sonra yanına gidecektim.

Mesele şu ki burada çakılıp kaldım

ve bu gerçekten berbat.

Onu düşünmeden edemiyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Üniversite bambaşka bir dünya.

Yine de

insan hep aynı kalıyor.

Hayır, asla aynı kalmıyorsun

çünkü değişim kaçınılmaz. Büyümenin bir parçası sonuçta.

Bu da bir bakış açısı.

Doğru bakış açısı bu.

Haftaya, pazartesiden cumaya kadar dersten sonra okulda kalacaksın.

- Al telefonunu. - Ama zararsız bir suçtu.

Ofisimden çık. Duymak istemiyorum. Hadi. Çık.

SÜRÜCÜ ADAYI SÜRÜCÜ EĞİTİMİ

BOMBALARI YAKALAMAK

SAMANTHA KONUM BULUNAMADI

Telefonunuz çekiyor mu?

Evet.

İyi.

Bak, ereksiyon kısmını sesli okuduğum için

kusura bakma.

Hayır, erekte olmamıştım.

Ereksiyon mu?

Kız arkadaşıma mesajımda yazmıştım…

Erekte olduğunu mu?

Hayır.

Hayır. Erekte olmamıştım.

Yeni sevgili mi yaptın?

Hayır, hayır.

Sam'le hâlâ birlikteyiz.

Üniversitede okuyorsa bu yasal mı?

Evet.

Düzüşmek yasal mı?

Neden olmasın?

Ben 18 yaşındayım, o 18.

Herkes 18 yaşında.

Bu herif de kim?

- Buraya mı geliyor? - Umarım gelmez.

İlk denemede girdim.

- İyi misiniz? - Ben Bay Rivers.

Bana Jesse diyebilirsin.

Bay Cameron nerede?

O kim, bilmiyorum. Ben söylenen yere giderim.

Geçen yıl dünya tarihine girmiş miydin?

- Evet, muhtemelen. - Bize Gladyatör'ü izletmiştin

ama 1. Dünya Savaşı'nı öğrenmemiz gerekiyordu.

Evet. Harika filmdir!

Rica ederim.

Bu sadece ek iş. Aslında bir roman yazıyorum.

Kollarına ne oldu?

Alışveriş merkezinde yürüyen merdivenden düştüm.

Tavsiye etmem.

Neden bu şekilde alçılamışlar?

Bilmiyorum, uyuyordum.

Uyandığımda küçük bir çaydanlıktım.

Pekâlâ dostum, odaklan.

Eller, on ve dört yönünde.

Bir dakika, on ve iki değil mi?

On-iki, on-üç, on-on. Bunlar sadece sayı.

İçinden geleni yap. Kalbinin sesini dinle.

Ve trafik kurallarına uy.

Gidelim. Tamam, devam et.

Tamam, hayır. Yavaşla.

Sorun yok. Yavaşla.

Harika. Çok iyi gidiyorsun.

Tamam, arabaya güven.

Frene basmana gerek yok.

İki ayağını da kullan. Her birine…

Tamam.

DUR

Tamam, hayır. Şimdi.

Pekâlâ, sola dön.

Veya o tarafa dön.

Harika gidiyorsun. Doğuştan şoförsün.

Çok iyi.

Sizin gibi öğrencilerin sürücü eğitiminde ne işi var?

Bu yaz tüm arkadaş grubumla yolları ayırdım,

o yüzden beni bırakacak kimsem yok.

Onların kaybı.

Geliştirdiğim güneş enerjili arabanın prototipini yapacaksam

kullanmayı da bilmem lazım.

Güneş enerjili araba mı? Bravo!

Bu dersi üç dönemdir veremiyorum.

Bu yıl senin yılın amigo. Hissediyorum. Çak bakalım.

Peki ya sen kanka?

Beni her yere kız arkadaşım götürürdü.

Onun ehliyeti var.

"Götürürdü." Seni terk etmiş.

Hayır. Üniversitede. Biz idare ediyoruz.

Evet.

Uzatmaları oynuyorsunuz dostum. Üzgünüm.

Kalbin kırılacak ama seni olgunlaştıracak, tamam mı?

Tanrım, şu herife bak. 50'lik yolda 25'le gidiyor.

Bu gidişle inip yürüse daha iyi. Kornaya bas.

Kornaya, yaklaşan tehlikeye karşı

uyarı amaçlı basmamız gerek sanıyordum.

Evet, bu arabada yaşlılıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıyayım.

Kornaya bas.

İşte böyle dostum. Gördün mü?

Trafikte böyle çok belirsizlik var.

Hayatta da. Korkarak araba kullanamazsın.

"Korkaklar bin kez ölür. Cesur insanlar bir kez ölür."

Bu bir alıntı.

Doğrusu şöyle, "Korkaklar ölmeden önce defalarca ölür,"

"yiğitler ise ölümü sadece bir kez tadar."

Shakespeare'den.

Evet, kalemi çok sağlam.

Araba sürerken mesaj yazmamalısın.

Dur işaretindesin. Sorun yok.

Evie, şunu bana okur musun lütfen?

Lütfen? Teşekkürler.

Diyor ki,

"Öğlen FaceTime yapamam. Sonra konuşalım."

O kadar mı?

Evet.

Yani emoji falan yok mu?

- Hiç mi yok? - Yok.

Siktir!

- Arabaya çarptın! - Sorun değil, biraz sürttün.

Buna Carolina Öpücüğü denir. Sürmeye devam et.

- Evet. - Çok iyiydi.

Arkana bakma.

Geri viteste değilsen arkaya bakılmaz.

O durumda bile aynayı kullan.

SAMANTHA KONUM BULUNAMADI

Ne var?

Yemek yedin mi?

Evet, mısır gevreği yedim.

Girebilir miyim?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left