The first 200 lines.
BİR NETFLIX DİZİSİ
Kotaro.
Efendim?
Bayan Kana.
Daha sonra seninle oynayacağım Kotaro.
Ne?
Bay Karino.
Tünaydın.
Ben Sawaguchi, Kana'nın annesiyim.
Merhaba.
Şey…
Kana, Kotaro'nun evinde oynamak istiyormuş.
Olur mu?
Ne desem…
Benim için sorun olmaz.
O ne dediyse o.
Teşekkürler. Kana size emanet.
Kana, akşam seni almaya geleceğim.
Duydun mu?
Bu sessizlik de ne?
Anaokulunda iyi arkadaş mısınız?
Pek sayılmaz.
Anlıyorum…
Kotaro hakkında biraz bilgim var.
Kotaro, evinde ne oynayabiliriz?
Dışarıda oynamak istemiyor musunuz?
Olmaz! Dışarısı çok soğuk.
KOTARO SATO
Kana neden onunla oynamaya çalışıyor?
Bu arada siz neden buradasınız Bay Karino?
Kana'nın annesi sizi bana emanet etti. Bu yüzden.
Yapacak daha heyecanlı bir şey yok mu?
Bakalım…
İskambile ne dersiniz?
Evet! Tamam, olur.
-Papazkaçtıya ne dersiniz? -Olur.
ERTESİ GÜN
Kana bugün yine gelmek istediğini söyledi. Olur mu?
Tamam…
Olur.
Kotaro, Kana'yı bugün iyice eğlendir, tamam mı?
Ne?
Dün papazkaçtı bitmek bilmedi.
Hiç bu kadar sıkılmamıştım.
Haklısınız, Kotaro'yla oynamak o kadar eğlenceli değil.
Yapacak bir şey yok.
Senden bahsediyor.
Şey, evet.
Yetişkin kadınları eğlendirme konusunda oldukça yetenekli olsam da…
Cidden mi?
Bugün Kotaro'yla oynayabilir mi?
Bugün de?
Kana bugün de oynamak istiyormuş,
Kotaro'yla gidebilir mi?
Anlamıyorum.
Kana onunla oynamanın eğlenceli olmadığını söylemişti.
Bayan Kana. Benimle oynamanıza hiçbir itirazım yok
ama benden başka biriyle oynasanız daha eğlenceli olmaz mı?
Anaokulunda teneffüste birlikte çok oynadığınız kişiler var.
Sorun değil. Seninle oynayacağım Kotaro.
Annem de öyle dedi.
Öyle mi…
Kana, akşam seni almaya geleceğim.
Duydun mu?
Kana'nın babasının şirketi iflas etmiş.
Ne? Ailenin maddi durumu da bitmiştir. Çok yazık.
Bayan Sawaguchi.
Biraz konuşabilir miyiz?
Tabii.
O çocuğun hislerini de biraz düşünebilir misiniz?
Efendim?
Kana'yı onunla oynatma sebebiniz
onu durumu sizden daha iyi olan evlere
götürmek istememeniz, değil mi?
Bayan Sawaguchi, Kotaro'yu nasıl gördüğünüzü bilmiyorum
ama o böyle biri, burada yaşamak için elinden geleni yapıyor.
-Onu bu sebeple buraya getirmeniz… -Ne diyorsunuz?
Kotaro'nun durumunu
kendi çıkarlarım için kullanıyormuşum gibi konuşuyorsunuz.
Öyle yapmıyorum…
Öyle mi?
Çünkü bu beni çok üzerdi.
Kana.
Kotaro'yla eğleniyor musun?
Hayır, pek sayılmaz.
-Ama sorun değil. -Ne?
Kotaro'yla oynadığımda rahatlayıp mutlu oluyorsun, değil mi?
-Üzgünüm. -Ne?
Özür dilerim Kana.
Şuna bir bakın.
El yapımı bir sugoroku oyunu.
Bunu oynarsak Kana buraya geldiğinde sıkılmaz.
Bu yaptığın gerçekten takdire şayan.
Ne yapıyorsun? Gölge boksu mu?
Sabahları hep enerji dolusun.
Evet. Hep enerjiğim.
Çünkü ben güçlüyüm!
Babasının onu sevmesini istiyor,
bu yüzden güçlenmeye çalışıyor.
Tamam, şimdi resimli kitap okuyacağız.
Tamam!
Öğretmenim.
Ne oldu Kei?
Kendimi iyi hissetmiyorum.
Ne oldu? Ateşin mi var?
Seni revire götürüp anneni arayalım.
Kei çok sık hasta oluyor, değil mi?
Geçen gün de ateşi çıkmıştı.
Buraya gel!
Beni bekle!
-Kotaro! -Bay Kei.
Beslenme çantamdaki tatlıyı getirdim.
-Siz alabilirsiniz. -Ne?
Üşüterek güçsüz düşmek sizin için iyi değil!
Vitamin almanız lazım.
Anlaştık mı?
Benim gibi üşütmeyen güçlü biri olursanız iyi olur!
ERTESİ GÜN
Kotaro, acaba hasta olabilir misin?
Ne diyorsunuz Öğretmen Hanım? Formumun zirvesindeyim.
Gördün mü? Alnın yanıyor.
Sizin elinizde bir sorun yok mu Öğretmen Hanım?
Ateşim yok.
Hayır, alnın…
Üşütmedim!
Hayır! Etrafta koşarsan daha kötü olur!
Hadi revire gidelim Kotaro!
Gitmeyeceğim!
Gitmeme gerek yok.
Üşütmedim!
Kotaro'nun ateşi var.
O yüzden sizi aradım Bay Karino.
Dün sabah terlemiştin, öyle terli terli mi okula gittin?
Ondan üşütmüşsündür.
Terli terli gitmedim. Üşütmedim ayrıca.
Yalancı.
Neyse, hadi eve gidelim.
Güçlü olmam gerek.
O yüzden üşütmedim.
Onu nasıl ikna edebilirim?
Öğretmenim.
Yine kendimi iyi hissetmiyorum.
Olamaz. Revire gidelim o zaman.
-Bay Kei. -Evet.
Neden hasta olduğunuzu bu kadar kolay kabul ediyorsunuz?
Herkesin güçsüz olduğunuzu düşünmesini sorun etmiyor musunuz?
Herkesle oynamak istiyorum.
Ama herkes kadar güçlü değilim,
o yüzden daha kolay üşütüyorum.
Hastalığı herkese yaymam,
onlarla oynayamamaktan daha çok üzer beni.
Bu yüzden iyileşene kadar beklemeye razıyım.
-Özür dilerim. -Ne?
Size güçsüz dediğim için özür dilerim.
Bay Kei, siz güçlü bir insansınız.
Teşekkürler. Bu beni mutlu etti!
Bay Karino.
Anlaşılan hâlâ öğreneceğim şeyler var.
Kendini kötü hissediyorsan
seni kucağımda taşıyabilirim.
Neden bu kutuyu aldık?
Bol bol vitamin alıp soğuk algınlığımı çabucak atlatacağım.
EV BAKMAYA GİTMEK / SEN DE Mİ?
Günaydın!
Neler oluyor?
Bugün ödeme günü değildi.
Sizden bir ricam olacaktı!
Bugün bana eşlik eder misiniz?
Randevumuz var, yola çıkmaya hazırlanın!
Neler oluyor?
Ev mi bakacağız?
Evet! Ben avukat Kobayashi olarak
biraz para biriktirdim
ve o parayla bu evi almak istiyorum!
Ama eve tek başıma bakmaya çekindim,
o yüzden sizinle birlikte gitmek istedim
çünkü siz yalnız yaşama konusunda uzmansınız!
Bayan Kobayashi, trende bağırmanıza gerek yok.
-Tamam! -Evet.
Konu buysa ben hallederim.
Çok teşekkürler!
Çok bağırıyorsunuz.
Sanien Apartmanı'nın 305 numaralı odası.
Tamam!
Ne oldu?
Binanın dışına da bakmak lazım.
Anladım, öğrendiğim iyi oldu!
Hadi gidelim.
Bu daire geçen gün satılığa çıktı,
bakmak isteyen çok insan oluyor. Revaçta bir yer.
Evet, farkındayım!
-Etrafa bakabilirsiniz. -Tamam!
Bay Sato,
yanımda çeşitli malzemeler getirdim!
Hepsi yanımda!
Buranın salon gibi görünmesi için masam ve televizyonum var!
Yatak odası için şilte ve yastıklar!
Banyo için banyo seti!
Bu eşyaları kullanarak burada yaşıyormuşuz gibi düşünüp
odaların nasıl görüneceğini hayal edebiliriz.
No comments yet. Be the first to leave one.