The first 200 lines.
Cehenneme düşmemek için altyazı notlarını lütfen okuyunuz.
Çeviri: Süt Kardeşler
Amma da salakça bir karmaşa.
On beş yıldır bu filmleri gösteriyorum,...
...şimdi de birdenbire aktör oldum.
* Bir zamanlar cenneti düşlerdim...
* Ve sen oradaydın...
...HELLZAPOPPIN ile bir film arasındaki benzerlikler...
...tamamen tesadüfidir.
* Hellzapoppin'!
* Yaşlı Şeytan gözyaşı döküyor, Hellzapoppin'! *
* Her yerde çığlık atıyorlar *
* Cehennem ve vodvil tonları *
* Her şey olabilir ve muhtemelen olacak *
* Hellzapoppin'!
* Ve şimdi bir söylenti var
* Artık mizah anlayışına ihtiyacınız olacak *
* Nasıl sonuçlanacağını kimse söyleyemez *
* Ama hellzapoppin' gibi...
* Hellzapoppin'!
* Hellzapoppin'!
* Her yerde çığlık atıyorlar *
* Cehennem ve vodvil tonları *
* Her şey olabilir ve muhtemelen olacak *
* Hellzapoppin'!
* Artık mizah anlayışına ihtiyacınız olacak *
* Nasıl sonuçlanacağını kimse söyleyemez *
* Ama hellzapoppin' gibi...
- Tüm iblislere sesleniyorum. - Tüm iblislere sesleniyorum.
Bu kadar savurgan olmayı bırakın.
Ateş ve kükürt konusundaki önceliklerimizi kaybettik.
Hepsi bu kadar.
Tamam, çocuklar! Toparlanın!
Daha fazla sarışın için depoya gönderin!
Tükeniyoruz!
Biraz daha ısınalım.
- Herkes geri çekilsin. - Geri çekilin.
İşte değerli konuklarımız geliyor.
Söylediğim yere doğruca giden ilk taksi şoförü.
- Bunu bir dahaki söyleyişinde gülümse. - Evet.
Neyden korkuyorsun? Unutma, buranın patronu sensin.
Evet. Doğru. Al bakalım, Jeeves. Sen kimsin?
ABD Gizli Servisi, 2-5-2-6-6.
- Numara ne? - 2-5-2-6-6.
Vay canına, askere alınmışım.
Bırakın beni! Bırakın beni!
Lütfen! Lütfen! Bırakın küçük bebeğime geri döneyim.
- Sen neden bahsediyorsun? - Benim küçük Junior'ım.
Anneciğim!
Anne!
Anneciğim!
Petrol buldular.
Ücret ne olacak?
- Kimdi o? - "Ücret ne olacak?" dedim!
Ne?
Beni duydunuz!
- Bekleyin bir dakika! - Yapacağın şey, bize fatura vermek...
Hey, dur bir dakika! Böyle bir blokta dolaştığımız için bize fatura veremezsin.
Ülkenin her yerinde taksiye bindik.
Sana para ödeyeceğimizi mi sanıyorsun? Ona güzelce açıkla.
Bu da ne?
Ne oldu?
Bir dakika izninizle, millet.
Hey, makinist! Bu filmi yukarıda sen gösteriyorsun.
Son bölümü tekrar görmek istiyorum.
O bunu yapamaz, tiyatro için çalışıyor.
Yönetim bunu yapmasına izin vermez. Sorun ne? Deli falan mısın?
Bizim için yapar. İşi ona ben buldum!
O, Kuzen Louis.
Toots, seni her görüşümde aynı anda hem ısınıyorum hem de üşüyorum.
- Dudaklarını uzatır mısın, Toots? - Uzatmam.
- Louis. Louis! - Filmi geri sar!
- Hadi. - Louis!
İki gündür arkadaşlık ediyoruz, değil mi?
- Hey, Louis! - Uzaklaşma.
Filmi geri sar, olur mu?
Sizin neyiniz var, çocuklar? Benimle...
...ve seyircilerle konuşamayacağınızı bilmiyor musunuz?
- Konuşuyoruz ama, değil mi? - Evet, millet.
Hellzapoppin' bu!
Hadi Louis, çabuk ol.
Bu çok tuhaf. Ekrandaki aktörler benimle konuşuyor.
Tamam, Louis!
Kimdi o? Ona güzelce açıkla.
Uza bakalım!
- Yarış başladı! - Birinci; Son Şans.
İkinci Balayı, üçüncü. Sekizinci Henry, dördüncü.
Anaconda Copper... Bir boy geride.
Bırakın beni! Buna dayanamıyorum! Dayanamıyorum!
Daha fazla dayanamıyorum!
- Neye dayanamıyorsun? - Buna!
Kes! Kameraları kaldırın.
Buharı ve ateşi kapatın.
- Bu imkansız. - Sorun ne?
- Bu tür şeyleri çekemeyiz. - Niye?
Hellzapoppin' bu!
Tavuklar, atlar, üç taş oyunu.
Filmler farklıdır. Bir hikayeniz olmalı!
Hikaye! Çılgınca. Hadi.
Bir dakika, lütfen, bir dakika. Afedersiniz.
Lütfen imzanızı alabilir miyim? En sevdiğim aktörlersiniz.
Oscar beni her zaman filmlerinizi izlemeye götürür. Filmlerinize bayılıyoruz.
- Teşekkür ederim. - Onlar kim?
- Olsen ve Johnson. - Olsen... Olsen ve Johnson!
Oscar!
Dinleyin beyler. Bir hikayemiz olmalı. Bir aşk hikayesi.
- Niye? - Niye mi? Sana nedenini söyleyeyim.
Çünkü bir hikayemiz olmalı! Çünkü her filmde bir hikaye vardır!
Hey! Bir dakika. Ağır ol, dostum!
- O kim? - Korumam.
- Ağır ol! - Bay Olsen'e telefon.
Alo? Kim? Oda hizmetçisi mi?
- Sana. - Alo? Evet.
Bu kötü. Bu iyi.
Bu iyi.
Bu kötü. Bu iyi.
Bu iyi.
- Bu kötü! - Ne yapıyorsun?
- Bu... Ne? - Ne yapıyorsun?
Bir kutu çileği ayıklamasına yardım ediyorum.
Bayan Jones! Bayan Jones!
Şimdi, ne istiyorsun?
Bu bitkiyi Bayan Jones'a teslim etmeliyim.
- Bayan Jones! - Buraya bak dostum,...
...burada bir sinema filmi çekiyoruz.
Orası tartışılır. Bayan Jones!
Ole, Chic, dinleyin.
Bir aşk hikayesi üzerinde çalışan bir yazarımız vardı.
En azından onunla konuşmaz mısınız? Hadi.
Bana bir aşk hikayen olması gerektiğini söyleyemezsin.
Size yanlış tavsiye verir miyim?
Oscar!
15 yıldır yönetmenlik yapıyorum ve asla hikayesi olmayan bir film yapmadım.
Hikayesi olmayan bir film hiç olmadı.
Hikayesi olmayan bir film asla olmayacak!
Beyler, beyler. Resminizi alabilir miyim?
- Ne? - Resminizi alabilir miyim?
- Elbette! - Devam et.
Teşekkürler!
Çocuklar, kariyerlerinizi avucumun içine koyun.
Oscar! Oscar!
Biri şu kadının "Oscar" diye bağırmasına engel olacak mı?
Oscar!
Lütfen, biri şu kadının "Oscar" diye bağırmasına engel olacak mı?
Oscar.
Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.
Çocuklar, sizi harika sanatçılara dönüştüreceğim.
Bizi dönüştürmek zorunda değilsin. Biz halimizden çok memnunuz.
Evet, iyi göründüğümüzü düşünüyoruz. Bize bir şans ver, seni en iyi yönetmen yapalım.
- Ben en iyi yönetmenim! - Dur bir dakika.
Bunu yakmamışlar mıydı yahu?
Pekala, Selby. Ayağa kalk.
Bu, Bay Olsen ve Bay Johnson.
- Nasılsın, Selby? - Adını duymadım.
- Harry. - Ne?
Harry.
Daha yüksek sesle konuşmalısın. Seni duyamaz.
Harry!
Evet, biraz zayıf. Doktor ona çorba diyeti verdi.
- Çorba diyeti mi? - Evet, günde üç tabak yememi söyledi.
Günde üç tabak mı? Kendini iyi hissediyor olmalısın.
Oscar!
- Oscar! - Hemen dönerim.
Joe, Harry, Willy! Buradaki bütün asistanlarım nerede?
Bak, Selby. Zeki bir delikanlıya benziyorsun.
- Kaç yaşındasın? - Yirmi üç. - Yirmi üç. Vatansever bir dönem.
Sam Amca'nın senin gibi gençlere ihtiyacı var.
- Sanırım hırslısın. - Evet.
- Çok güzel. Ne olmak isterdin? - Yirmi dokuz.
Dostum. Bir eve dadanmak için ne kadar ücret alırsın?
Kaç odalı?
Tamam çocuklar. Tamam, daha fazla ara yok.
Bayan Jones! Bayan Jones!
- Bayan Jones! - Oscar!
Oscar!
Buna daha ne kadar katlanmak zorundayım?
- Biz bu filmi bitirene kadar! - Ne kadar?
- Biz bu filmi bitirene kadar! - Hayır!
Tamam, başka bir kameraman getirin.
Pekala çocuklar. Birer sandalye çekin.
Dinlemesi için adam tutmam gerekse bile size bu hikayeyi anlatacağım.
Hellzapoppin' adında bir film hakkında bir film.
Harika bir senaryo. Ne kadar ağır olduğunu hissedin.
Dinle dostum. Üç yıl boyunca Broadway'de Hellzapoppin' yaptık.
Perdede de o şekilde olmasını istiyoruz.
Burası Hollywood. Burada her şeyi değiştiririz. Mecburuz.
- Niye? - Hikayeyi dinleyin!
Her şey Woody Tyler adında genç bir adamla ilgili.
Woody Tyler. Çok zengin biri.
Gelir vergisini ödeyene kadar bekle.
Şimdi, Woody, Kitty Rand'a aşık.
- Kitty Rand de çok zengin. - Bu her şeyi çözer.
Herkes böyle düşünüyor. Ama kız Woody'yi seviyor mu?
- Hayır. - Tamam! Harika bir hikaye aklı.
Kız kimi seviyor?
- Oscar! - Oscar, evet... Hayır!
Oyun yazarı arkadaşınız Jeff'e aşık.
- Bu, Jeff. - Selam, Jeff.
- Selam, Ole. - Jeff, Kitty'i seviyor mu?
Şimdi, hikayemiz Kitty Rand'in Long Island'daki evinde başlıyor.
No comments yet. Be the first to leave one.