The first 200 lines.
ILLGES SPOR SALONU
Bu son anda geliyor millet.
Cougars dört puan geride, 35 saniye kaldı.
Top Knights'ta.
Baskı! Baskı! Baskı!
Kenardan oyna!
Topu al Ethan!
Gelin! Gelin! Gelin!
Knights son molasını istedi.
Peki, dinleyin. Topu tutup zamanı dolduracaklar.
Onları sıkıştırın. Kızdırın!
Topu alınca ikili saldırın...
...üçlük için Ethan'a veya Jeff'e bakın, sonra ribaund alın.
Sahaya yayılın ve bitene kadar sıkıştırın.
Üçte Cougars. Bir, iki, üç!
Cougars!
Gidelim. Hadi!
Knights defansta, 25 saniye kaldı.
Ty, hakla onu! Hakla onu Ty!
Evet!
Jeff! Jeff!
-Üç sayılık atış! -Evet.
Ribaund al! Ribaund al!
Onu al Ty!
Ethan! Ethan!
At! At! At!
İyi maç.
-İyi maç. -İyi maç.
-İyi maçtı koç. -Maç sonucu Knights 86...
...Brookshire Cougars 83.
Bu sezon gösterdiğiniz destek için teşekkürler. İyi yolculuklar.
COUGAR ÜLKESİ ERKEKLER SOYUNMA ODASI
Baba.
Hey, biliyorum. Biliyorum. Hadi.
Peki millet, bana bakın.
Bu maçı ben de istedim.
Sizinle gurur duyuyorum.
İyi bir haber var.
Gelecek yıl karşılaşacağımız en büyük engel o takım.
Dört ilk beş oyuncusu mezun oluyor, siz hepiniz geri döneceksiniz.
Çok daha güçlü olacağız.
Bu da demektir ki, gelecek sezon...
...her maçı alacağız.
BROOKSHIRE HRİSTİYAN OKULU
Bak, tam orada. Sekiz düdüğü çalmamışlar.
Ve adam yürümüş!
Hakemlere videonu gösterecek misin?
Bunu düşünüyorum.
Bence çok iyi olur.
Hey, John? Amy?
Bunu gelip görmelisiniz.
Sen git. Beşinci ders için bunu bitirmeliyim.
-Peki. Hemen dönerim. -Peki, tamam.
Şehrin en eski fabrikası Tarsa Steel'in...
...kapılarını kapattığını, yerel operasyonlarını...
...eyalette başka bir yere taşıdığını teyit ettik.
Yerel çalışanların farklı bir lokasyona...
...transfer seçeneği olacak.
News 3'den Ashley Graham bize bilgi vermek için...
...şehir merkezinden canlı bağlanacak.
Phil, fabrikanın dışındayım, şirket temsilcisi...
...taşınmanın 1 Temmuz'da biteceğini söyledi.
24.000 kişilik bir şehir olan Franklin'de...
...6.000 işin etkileneceği tahmin ediliyor.
Futbol programı gidiyor.
Bunu bilmiyorsun.
Oyuncularımın aileleri fabrikada çalışıyor.
Kurul, Franklin'deki fabrikayı kapatma kararı aldı.
Bu kötü olacak.
Üretim fabrikalarımızı Sharpsville ve Fairview'e taşıyoruz...
...ama çalışanlarımız...
...bu lokasyonlara taşınabilirler.
Yerel esnaf da haberi aldı...
...ve olacaklar için hazırlanıyor.
5 AY SONRA
SATILIK
-Al bakalım. -Bel altına dikkat et, bel altına dikkat et!
Ah, evet. Ah, evet.
Evet!
Hey, aldım, ben aldım.
-Çekil, çekil. -Oynaman lazım D.
Onu tuttum, tuttum.
-Hadi. -Evet!
Hey dostum, işte bitti.
-Bu sizsiniz! -Evet!
-Beş maçta en çok kazanan. -Neredesin?
-Beş maçta en çok kazanan. -Hayır. Beş olmaz.
Komiksin dostum! Hep şikayet ediyorsun.
Hepiniz hep şikayet ediyorsunuz.
Hey, kulaklıklarım nerede?
Hey, kulaklıklarımı gördünüz mü? Buradaydı.
Hayır, yapamazsın!
Hey, hadi!
Geri getir yoksa ölürsün!
-Onu görüyor musun? -Hayır.
Dinleyin.
-Kesin o dairelere girmiştir. -Kimdi o?
Bilmem.
Tatlım, nerelerdeydin?
Kamp saat dörtte dağıldı sanıyordum.
Webb Park'tan geçtim.
Webb Park mı? Niye?
Bu nereden çıktı?
Bunu kotunun cebinde buldum.
Onu buldum.
Hannah Scott, bana yalan söyleme.
Sana bunlardan almıştım.
Brookshire sana bir şans veriyor.
Buradan da atılmayacaksın.
Bunu geri götür.
İşe geç kaldım. Yemeğin ocakta.
Gece onda dönerim.
Ciddiyim Hannah. Onu geri götür.
Peki büyükanne.
ÖMÜRLÜK ANILAR YARATIN
Hey, dikkat et. Onlar sıcak.
-Hey, Will. Ellerini yıkadın mı? -Evet.
Baba, Koç Wright Fairview'e taşınıyormuş, duydun mu?
Oyuncu sayısı 32'den 13'e düştü, sanırım bu kaçınılmazdı.
Cuma geceleri futbol yok mu?
Oturmadan ellerini yıka.
Çocukların çoğu baharda futbol veya beyzbol oynar...
...bir şey olmaz.
Kros koşusu yapabilirler. Gary'nin hoşuna gider.
Her neyse.
-Hey, ya bizim takım? -Biz iyiyiz.
Kardeşin, Ty ve ikizler duruyor, en iyi oyuncularımız bizimle.
-İş nasıldı? -İyiydi.
İki grup geldi, hiçbiri kaçmadı.
Çünkü odalar çok zor.
Kaç öğrencimiz olacak, biliyor musun?
Sanırım 240. Geçen yıl 550 idi.
Öyle deme. Çok üzülüyorum.
Başka ayrılan olmazsa sorun olmaz sanırım.
Gary gidiyor.
Gary niye gidiyor?
Teksas'ta iş bulmuş.
Üç koçumu ve iki öğretmenimi kaybettim...
...okul da gelecek hafta başlıyor.
Bu noktada futbolu kurtaramam...
...ama kros koşusu için çözümüm var sanırım.
Kim?
-Hayır. -Sen yapabilirsin.
Olivia, ben kros koşusu koçu değilim. Koşmayı bile sevmem.
Amy yıllar önce bir koşu bandı aldı. Hiç kullanmadım.
Bir program daha iptal etmek istemiyorum.
En iyi seçeneğim sensin.
Kros koşusu gerçek bir spor bile değil.
Bu haksızlık. Yapma.
Basketbol oyuncularını maçtan sonra hiç kusarken görmedim.
Aynen. Bunu görmek istemiyorum. Kimse istemez.
Ve basketbolla çakışıyor.
Çok değil.
John, oyuncularına baskı altında öne çıkıp ilerlemeleri için...
...ilham verici konuşmalar yaptığını duydum.
Şu anda çalışanlarımızdan beklediğim bu.
Hey millet. Deneme için mi geldiniz?
-Deneme mi? -Kros koşusu.
Hayır. Sadece takılıyoruz.
-Kimse deneme için gelmedi mi? -Hayır. Üzgünüm.
-Hey, kros koşusu için mi geldin? -Evet.
Başka gelecek var mı, biliyor musun?
Hayır efendim.
-Peki. Adını söyle. -Hannah Scott.
Hannah. Ben Koç Harrison.
Bir form var.
Peki. İkinci sınıftasın.
Geçen sene Franklin Lisesinde koşmuşsun.
Evet efendim.
Sevgililer gününde doğmuşsun.
Pardon Hannah. O...
Astımım için.
-Astımın mı var? -Evet efendim.
Peki.
Olivia.
-Kros koşusu programı yok. -Nasıl yani?
Tek bir kız geldi, o da astımlı.
-Hannah Scott'ı diyorsun. -Evet.
Koşmak istiyor mu?
Evet ama buna izin veremeyiz. Nasıl yarışır?
Büyükannesi, doktor yazısını verdi.
Geçen yıl Franklin'de koştu. Astım spreyini yanında taşıyacak.
Yine takım yok, yani ne fark eder?
Tek koşucu madalya alabilir sanıyordum, takım olmadan.
Teknik olarak ama niye sezon tek koşucuyla geçsin?
Çünkü bir koşucu da önemli.
John sen iyi bir koç ve öğretmensin.
Denemek istiyorsa izin ver.
Tamam.
Hadi. Göster? Ellerin nerede?
Beni öyle itmeye çalışıyorsun, ha?
Üzerine gitmesine izin verme. Baskete götür.
Tamam. Seni gördüm. Bu yeni.
Hey! İşte.
İki oğlum da üniversitede oynayabilir.
-Selam. -Merhaba.
Ethan iyi bir abi.
Öyle. Denemeler nasıldı?
Herkesi topladım ve ona dedim ki...
..."Geldiğin için sağ ol."
No comments yet. Be the first to leave one.