River

River (リバー、流れないでよ)

Download Turkish Subtitle

Release info

River 2023 1080p BluRay DTS5 1 x264-KG mkv
A Commentary by dikistutmaz

Tags

bluray
Published on: 2024-06-13
Downloads: 55
Hearing Impaired: No
FPS: 24

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

SU HAYATTIR

Çeviri: Dikistutmaz iapetos | Letterboxd: Moandor

KİFUNE TAPINAĞI

En içten özürlerimi sunuyorum.

Durum pek düzelmedi ama o başladı.

Belki bu gece?

Bay Obata!

Yine mi durdun?

Baş karakterin karısı öldü, değil mi?

- Bu gerçekten canımı sıkıyor. - Ama onu sen öldürdün.

Neden ölmesi gerektiğini düşünmeden edemiyorum.

Lütfen, yazmaya devam et.

Sanırım kurtarılabilirdi.

Lütfen bunu, yazmaya devam ederken düşünün.

- Vay be! - Bu inanılmaz!

Bunları sıcak tencereye batırın.

Kışın domuz eti servis ediyorlar.

Kifune sadece yaz için değil, burada kış da çok güzel.

Affedersiniz, efendim.

- Banyo saat 15:00'te açılıyor. - Soğuk mu?

- Banyo sıcak ama... - İyi.

Mikoto.

- Bu iki grup sonuncular. - Anlaşıldı.

Öğle yemeği bu kadar.

- Tamam. - Tamam.

- O zaman önce sen ye, Taku. - Peki.

Son olarak güvece biraz pilav konur.

- Bir sıcak sake daha lütfen? - Tabii ki.

- Bitirdim, teşekkürler. - Bırak oraya.

Teşekkürler.

- Vay be, çok hızlı yiyor. - Öyle mi?

Yemek için teşekkürler.

- Chinryu'da biraz kestirebilir miyim? - Buyur. Biraz dinlen.

Basamaklara dikkat edin.

- Çok soğuk! - Kesinlikle öyle.

- Seninle sohbet etmek güzeldi. - Demek öyle.

Evet, uzun zamandır görüşmediğimiz için.

- Kohachi, kar küremeye hazır mısın? - Kar mı yağıyor?

Belki akşama yağar.

Uzun bir kış olacak. Umarım elektrik kablosu yine kopmaz.

- Odayı temizle Aoi ve molaya çık. - Tamam.

- Biraları da kontrol et. - Tabii.

- Sana yardım edeyim dedim. - Teşekkür ederim!

- Kar yağacak. - Bu kadar soğuk olmasına şaşmamalı.

Bir toplantı olduğunu biliyor musun?

Evet, biliyorum. ICC Kyoko'da, değil mi?

Tuvalette şüpheli bir eşya bulundu.

- Yapma ya, terör olayı mı ki? - Olabilir, değil mi?

Dışarıdaki dünya çok tekinsiz, değil mi?

Kifune'nin aksine, burası huzurlu.

Teşekkürler.

- Fuka bahar tatilinde değil mi? - Aynen.

Mutlu olmalısın.

Sanırım üniversiteden bir erkek arkadaşı var.

- Öyle mi? - Ve onu da yanında getirmek istiyor.

- Bu harika! - Hiç de değil! Ne yapacağımı bilmiyorum.

- Sadece babalık yapman yeterli. - Daha çok erken, değil mi?

Senin onayını istiyor. Arkadaşı nasıl biri?

- Kızımın alt sınıfında. - Demek daha genç!

Tüm bildiğim bu.

Kıskandım. Onunla bir fotoğraf çektir.

- Yok, almayayım. - Lütfen!

Onu görmek istediğin için mi?

- Sana yardım edeyim dedim. - Teşekkür ederim.

- Kar yağacak. - Bu kadar soğuk olmasına şaşmamalı.

- Bu déjà vu çok acayip. - Sana da mı oldu?

- Ben de aynısını hissediyorum. - Gerçekten mi?

Bu konuşmayı yaptık ve burayı da temizledik.

Olamaz. Burası da aynı.

- Burada kuvvetli bir benzerlik var. - Çok garip.

- Yani, toplantıdan haberin var mı? - Evet, biliyorum, ICC Kyoko'da.

- Ve... - Şüpheli bir eşya!

- Nereden biliyorsun? - Çünkü bana sen söyledin?

Ben de öyleymişim gibi hissediyorum.

Bu déjà vu 'nun ötesinde. Bu bir öngörü, değil mi?

Bu çok garip, değil mi?

- Fuka'nın erkek arkadaşı var mı? - Var, aynen.

- Ve onu eve getirecek. - Sen de onun fotoğrafını görmek istiyorsun.

Evet!

- Ve Fuka'nın erkek arkadaşı... - Ondan daha genç!

Yuh!

Neler oluyor burada böyle?

N'oluyor lan!

- Ne? Ne zaman? Nasıl? - Bir anda. Sonra geri döndük.

- Zaman atlaması mı? - Görünüşe göre, olabilir.

Olamaz!

Temizledik, değil mi? Bu odayı temizledik.

Temizledik, değil mi?

Bu déjà vu ya da öngörü değil, değil mi?

- İki kez oldu. - Değil mi?

Bu üçüncü!

- Neler oluyor? - Hanımefendi, bir döngüdeyiz.

- Ne döngüsü? - O odayı iki defa temizledik.

Bu üçüncü kez, başa döndük.

Affedersiniz! Garip bir şeyler oluyor!

- Sake şişesi tencereye geri dönüyor. - Geri mi dönüyor?

Şişeyi tencereden çıkardım. Ama çok geçmeden tencereye geri döndü.

Ve soğuk gibi! Ne kadar ürkütücü!

Baksanıza, burada her şey normal mi?

Görünüşe göre zaman geri sarılmış?

- Döngü, değil mi? - Döngü mü?

Mutfakta da aynı şey oluyor.

Yıkadığım tabaklar yıkanmamış olarak geri dönüyor!

- Burada da oluyor mu? - Evet, kısmen.

Bu hepimize mi oluyor?

Bu bir çeşit tuhaflık mı?

Affedersiniz, ama bize garip bir şeyler oluyor.

Sugiyama'yı gördün mü? Başım biraz dertte.

Ne oluyor lan? Neden buraya geri döndüm?

- Yukarıdaydım ve muhabbet ediyorduk! - Sakin ol, Chino.

Şişe neden ısınmıyor? Hayal mi görüyorum?

Chino! İyi misin?

Sonsuza kadar buraya geri mi gönderileceğim?

Chino...

Üzgünüm ama anlayamıyorum.

Sadece sake ısıtıyordum, sonra bu döngü...

Chino!

Panik yapmanın bir faydası yok.

- Bırak, Chino. - Ama oldu.

- Zaten eski hâline dönmek üzere. - Öyle, ama...

Bırak dedim. Şişeyi unut!

Sıcak sake servis edemiyoruz.

Misafirler panikliyor, bu yüzden onlarla ilgilenmeliyiz.

Anladım. Gidelim, Chino.

Sen iyi misin?

Geçmişte bir sürü sorun yaşadık.

Yağmur yağdığında nehir yataklarını çektik.

Kar nedeniyle elektrikler kesilince mum kullandık.

Burada doğa bize ne yaşatırsa yaşatsın misafirlerimizi ağırlıyoruz.

Zamanın tekerrürü bunlarla kıyaslanamaz bile.

Zaman döngüsü mü? Hiç problem değil!

Bir zamanlar burası, sel yüzünden sular altında kalmıştı.

Kyoto'daki ilk nehir yatağı misafirhanesi olarak...

...itibarımızı yaşatmak için...

- Özür dilerim, çok uzattım. - Önemli değil.

Misafirlerle ilgilenin, ben ana salona geçiyorum.

Tamam.

Ben Momiji'nin odasına bakacağım, sen de Hototogisu'ya git.

Anlaşıldı.

- Nasılsın, Chino? - Biraz daha sakinleştim.

Hototogisu'da neler oluyor?

Güveci bitiriyorlar ve sıcak sake sipariş ettiler.

- Oda servisi. - Buyurun, girin.

İzninizle.

- Bu güveçteki pilav hiç azalmıyor. - Çok uzun zamandır yiyoruz.

- Çok garip. - Çok üzgünüm.

Boşalttığımız an, hemen geri geliyor.

Çok garip, değil mi?

Bunun nedeni pilav değil, zaman gibi görünüyor.

- Yani, görünüşe göre zaman tekerrür ediyor. - Tekerrür mü ediyor?

Yani anlayacağınız, belli bir süre geçtikten sonra kendi kendine geri dönüyor.

Bu olduğunda pilav geri dönüyor.

Sake şişesi de tencereye geri dönüyor.

- Yani sonsuza dek bunu mu yiyeceğiz? - Bir bakıma, evet.

- Yakında bıkacağım! - Gerçekten mi?

Bundan en iyi şekilde yararlanın ve ziyafetin tadını çıkarın.

- Yeterince çıkardık zaten. - Şu an tek istediğimiz sıcak bir sake .

- Bundan vazgeçmelisiniz! - Neyden?

- Daha çok pilav yiyin. - Hayır, teşekkürler. Bırak da bitirelim.

- Bizi yüzüstü bırakma dostum. - Daha fazla bilgi edinip yine geleceğiz.

Bu esnada arkanıza yaslanın ve yemeğinizin tadını çıkarın.

N'aptınız?

- Durumu açıkladık. - İyi.

Gerçi benim tarafımda bir problem var.

- O da ne? - Hiç değilse bunu yapayım.

Bir saniye bekle.

Hazırım.

Daha ne kadar sürecek?

Hiçbir fikrim yok. Bugünkü mesai ücretleri nasıl hesaplanacak?

- Oda servisi. - Girin, girin.

İzninizle.

- Kayboldunuz! - Zaman başa sardı.

Ama biraz ılık sake getirdim. Buyurun.

- Ilık sake mi? - Elimizden gelenin en iyisi bu.

Ben de pilavı tatlandırmak için biraz çeşni getirdim.

Çeşni mi?

Depo koridorun sonunda. İstediğinizi alabilirsiniz.

- Ne istersek mi? - İçki de buna dâhil.

Kendilerini “tekrar stokladıkları” için.

- Sarhoş olmayacağız değil mi? - Sanmıyorum efendim.

- Bu nedir yahu? Daha ne kadar sürecek? - Bilemiyorum efendim.

Araştırdım ama bir şey çıkmadı.

Sadece burada mı oluyor bu?

Hiçbir fikrin yok, değil mi?

- Üzgünüm, efendim. - Bunların hepsi bizim için de yeni.

O yüzden bu durumdan en iyi şekilde faydalanabilirsiniz.

Buranın manzarası nefes kesicidir.

Birazdan gideceğiz ama bir şeye ihtiyacınız olursa bizi çağırabilirsiniz.

Aslında döngü başlangıcındaki konumum sizin altınızda.

Beni istediğiniz zaman çağırabilirsiniz.

- Başlangıç konumun mu? - Evet, aşağıda.

Başlangıç konumu ne ya?

Merhaba, efendim!

Gördünüz mü? Bu benim başlangıç konumum.

O da Kurama Dağı.

Benimle gelir misin?

Ne yapacağımı şaşırdım.

- Chino? - Evet?

- Momiji odasına gel. - Tamam!

Uzun süre kalan misafirler mi?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left