10 Things I Hate About You

10 Things I Hate About You

Download Turkish Subtitle

Release info

10 Things I Hate About You 1999 DV 2160p WEB h265-SLOT
A Commentary by dervonnae

Tags

web
Published on: 2023-11-21
Downloads: 155
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Senden nefret etmemin 10 sebebi

PADUA MEZUNİYET BALOSU 2000'E FIRTINA GİBİ

Hey!

Bayan Perky Rehber Öğretmen

Seninle birazdan ilgileneceğim.

Erkeğin eli kadının bembeyaz kalçalarına kayarken,

kadın, erkeğin arzuyla zonklayan iri organını hissedebiliyordu.

Evet Cameron. Al bakalım.

10 yılda dokuz okul. Bak hele. Baban asker mi?

-Evet. Babam... -Yeter.

Padua'nın da gittiğin diğer okullardan farklı olmadığını göreceksin.

Her yerde boş kafalı piç kuruları var.

Pardon? Siz şimdi ne... Doğru yerde miyim?

Artık değilsin. Sapıklarla görüşmem ve bir roman bitirmem gerekiyor.

Yok ol. Yok ol!

Peki.

Çok teşekkür ederim.

Patrick Verona.

Bakıyorum her hafta görüşmeye başladık.

Birlikte vakit geçirmek için tek yol bu. Işıkları kapatayım mı?

Çok zekisin kanguru çocuk.

Kafeteryada teşhircilik yapmışsın, burada öyle yazıyor.

Yemek dağıtan hanıma takılmıştım. Sucuktu.

Sucuk mu?

Fazla iyimsersin.

Bir dahaki sefere yerinde dursun.

Yok ol!

erkeğin arzuyla zonklayan sucuğunu hissedebiliyordu.

Merhaba! Ben Michael Eckman. Sana etrafı göstermekle görevliyim.

Selam. Tanrıya şükür. Hani...

Genellikle ota boka karışmayan eblehin birini gönderirler.

Anladım. Ne demek istediğini biliyorum.

Michael, slaytları nereye koyayım?

Michael mı? Evet... Cameron.

Grupları anlatayım. Şuradakiler güzel insanlar oluyor.

Bırak önce onlar sana laf atsın.

-Bu kural senin mi, onların mı? -İzle o zaman. Selam millet.

-Bokumu ye. -Gördün mü?

Soldakiler kahveci çocuklar.

-Kosta Rika kahvesiydi salak! -Çok sinirlendi.

Onların yanında sakın ani hareketler yapma.

Bunlar, hayal aleminde gezen beyaz Kıvırcıklar.

Koyu Marley hayranları. Zenci olduklarını sanıyorlar.

-Az biraz politik, daha çok... -Çok mu esrar kullanıyorlar?

-Evet. Bu çocuklar... -Dur ben tahmin edeyim. Kovboy mu?

Evet, ineği olsa olsa McDonald's'da köfte diye görmüşlerdir.

McDonald's ha.

İşletme mastırı yapacağın arkadaşların bunlar. Burada iyi üniversite garanti.

Hırslı genç iş adamı geri döndü dostum.

-Selam millet, nasıl gidiyor? -Kapa çeneni Bogey!

-Dün bana tapıyorlardı. -Ne oldu?

Bogey Lowenstein bir dedikodu çıkarmış, ben...

Güya Izod gömleklerimi outlet mağazadan alıyormuşum.

-Seni o yüzden mi dışladılar? -Düşmanca müdahale. Endişe etme.

-Cezasını çekecek. Şunlar... -Aman Tanrım.

-Hangi gruba takılıyor? -"Aklından bile geçirme" grubuna.

O kız Bianca Stratford. Lise 2'ye gidiyor.

Yandım, tutuştum, kül oldum.

Elbette. Güzel ve bilgili bir kızdır.

Kesin öyledir.

Evet ama sevmek ve aşık olmak arasında fark var.

Skechers'ımı severim, ama Prada sırt çantama aşığım.

Ama ben Skechers'ıma aşığım.

İşte o yüzden Prada sırt çantan yok.

Kızı aklından çıkar. Çok tutucu bir babası var.

Stratford kardeşlerin

çıkmasına izin verilmediğini herkes bilir.

Tamam.

Her neyse.

Evet. ne düşünüyorsunuz?

Bayıldım. Adam çok romantik.

Romantik mi? Hemingway mi?

Adam küfürbaz, hayatının yarısını Picasso'yla takılıp

onun artıklarını düzmekle geçiren kadın düşmanı bir ayyaş.

Sivri dilli, hiç dostu olmayan, kendini erdemli sanan bir cadalozdan iyidir.

Kapa çeneni Chachi.

Bu toplumda erkek ve pisliğin teki olursan,

günümüzde saygın biri oluyorsun.

Sylvia Plath, Charlotte Brontë ya da

Simone de Beauvoir'a ne dersiniz?

Bir şey kaçırdım mı?

Eğitimimizi yönlendiren ataerkil baskıcı değerleri kaçırdın.

Güzel.

-Hey, hey! -Bay Morgan.

Kat'in sınıfa gelmeden önce Midol yutmasını

sağlamak gibi bir şansımız var mı acaba?

Günün birinde bir kızdan suratına tokadı yersen

kılımı bile kıpırdatmam.

Kat, düşünce tarzın için teşekkür etmek isterim.

Hali vakti yerinde burjuva sınıfın banliyö baskısına

bunca yıl katlanmanın ne kadar zor olduğunu anlıyorum.

Çok güç olmalı.

Bir dahaki sefere öğle yemeği ya da beyaz kızlara yakışır başka bir konuda

kampanya açıp okul aile birliğine saldırmadan önce

bir zencinin yazdığı bir kitabı neden almazlar, onu sor.

-Çok haklısın! -Beni sinirlendirmeyin.

Başka bir şey var mı?

Evet, ofise git. Tepemi attırıyorsun.

-Ne? Bay Morgan... -Şimdi olmaz!

Arzuyla alt üst olan Adrienne...

kadının kırmızı...

Kan kırmızı pelerin,

Reginald'ın sert ve...

Judith!

"Dolgun" için başka ne denir?

Bakarım.

Tamam.

-Şişmiş. Büyümüş. -Kabarmış?

Mükemmel.

Bay Morgan'ın dersinde yine terör estirmişsin.

Görüşümü ifade etmek terörist eylem değildir.

Fikrini Bobby Ridgeway'e söyleme şekline ne dersin?

Aklıma gelmişken, testis kurtarma ameliyatı iyi geçmiş.

Belki bilmek istersin.

Ben hala taşaklarına kendisinin vurduğunu düşünüyorum.

Burada önemli olan, Kat...

Kedi.

İnsanlar seni daha çok...

Hiddetli miyim?

Bu durumda daha çok "iğrenç cadı" denir.

Bu konuyu halletsen iyi olur.

Teşekkür ederim.

Her zamanki mükemmel rehberliğiniz için teşekkür ederim.

Sizi Reginald'ın titreyen organıyla başbaşa bırakayım.

"Titreyen organ." Hoşuma gitti.

Dikkat bakire geliyor. En sevdiğin.

Güzel olmuşsunuz hanımlar.

Ona ulaşmak imkansız, sen bile yapamazsın.

-Benim için kimse ulaşılmaz değildir. -Parasına bahse var mısın?

Benim param var.

Bu işi zevk için yaparım.

-Kim bu adam? -Joey Donner.

Pisliğin teki, kendisi mankendir.

-Manken mi? -Manken.

Yerel çalışıyor ama önemli bir topuksuz çorap reklamına çıkacakmış.

-Gerçekten mi? -Gerçekten.

Şuna bak. Bu kız her zaman bu kadar...

-Yavan mı? -Nasıl dersin? O çok...

-Kendini beğenmiş. -Sen ne diyorsun?

Sandığından farklı biri.

Şu gülüşe, şu gözlere bir bak.

Çok saf. Sen karşında duranı görmüyorsun.

Hayır, yapma Cameron. Karşımda,

ona bizim gibilerin dokunamayacağını anlamamızı sağlayan

çok iyi planlanmış kolsuz elbise giyen kibirli bir küçük prenses var.

Onlar ancak Joey gibilerini ister.

O kızı hayatımız boyunca elde edemeyiz.

Sen onu mastürbasyonda fantezi diye kullanıp yola devam et.

-Yola devam et. -Hayır. Onun hakkında yanılıyorsun.

Fantezi kısmı değil ama,

diğer konularda yanılıyorsun.

Tamam. Yanılıyor muyum? Dene o zaman. Nasıl istersen.

Fransızca ders verecek birini arıyor.

Sahi mi? Harika!

Fransızca biliyor musun?

Hayır ama öğrenirim.

Hey. Rambo'nun modası geçti Kat.

-Geçen ayki -İkile.

İkiyüzlü olunuyor, yüzsüz olunuyor da

neden sadece "yüzlü" olunmuyor.

-Avrupa'da olunuyor sanırım. -Selam hanımlar.

Şeker şeyler arabayla gezmek ister mi?

Deriye dikkat edin.

Çok hoş bir gelişme.

Bence iğrenç.

Kafanı kıçından çıkar, yola ondan sonra çık.

-İyi misin? -Evet.

Cadalozla karşılaşmış olduk.

-Senin kızın ablası bu. -Bianca'nın ablası mı?

Arabada bangır bangır müzik çalan sefil kaltak.

-Görüşürüz ahbap. -Görüşürüz.

Dikkat et!

Taşaklarım! Aman.

Evet!

Merhaba Katarina. Bugün kimseyi ağlatmadın mı?

Ne yazık ki hayır. Ama saat daha 4.30.

-Selam baba. -Selam hayatım.

-Neredeydin? -Bir yere gitmedim.

Hey, nedir bu? Burada Sarah Lawrence yazıyor.

Kabul edildim!

Kabul edildim!

Muhteşem bir şey hayatım,

ama Sarah Lawrence ülkenin öteki ucunda değil mi?

İşin güzel tarafı da bu ya.

Burada kalıp okula devam etmene karar verdik sanıyordum.

Benim gibi Washington'da okuyup Husky olacaktın.

Hayır, o kararı sen verdin.

Ne yani, eşyanı toplayıp gideceksin, öyle mi?

Umarım öyle olur.

Bianca'ya sor bakalım, eve kimin arabasıyla gelmiş?

Kat, konuyu değiştirme... Arabayla mı? Kimin arabasıyla geldin?

Sinirlenme baba. O çocuk...

-Noterden onaylı salak. -O çocuk bana...

Yapma. Sana ne soracağını sanırım biliyorum.

Üstelik cevabı da biliyorum. Hayır. Cevap her zaman hayır.

Evin iki kuralı neydi?

Birinci kural, mezun olana kadar flört etmek yok.

İkinci kural, mezun olana kadar flört etmek yok.

-Bu kadar. -Haksızlık bu baba.

Haksızlık ne, biliyor musun? Bu sözüm aynı zamanda sana.

More Turkish subtitles for 10 Things I Hate About You

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left