The first 200 lines.
Beraber dışarı çıkabiliriz. Çok güzel olur.
Kimler gelmiş böyle?
Selam, koca kız.
Biri sen gelene kadar saniyeleri sayıyordu.
Seni gördüğüme çok sevindim.
Birlikte el işi yapacağımız için çok heyecanlıyım.
İkimiz için harika planlar yaptım.
-Harika planlar mı yaptın? -Evet.
Mutlu yıllar sana
Mutlu yıllar sana, sevgili Adrian
-Çin süpermarketinde buldum. -Aman Tanrım.
Hey.
Seni gördüğüme sevindim.
Tam zamanında. 30 dakika geç kaldın.
-Neredeyse gelmeyecektim. -Olamaz.
-İkinizin de bunu bilmesini isterim. -Ama bu...
Adrian’dan ayrıldım. İşi de bıraktım.
Yine Billie'nin havuz evine taşındım.
Her şey yolunda.
Hepsi son 7 gün içinde mi oldu?
Her şeyden çok, kendimden aşırı derecede nefret ettiğimi hissediyorum.
Beni çok seviyordu. Bana çok iyi bakıyordu ve...
Hayatımın aşkı oymuş gibi hissediyordum.
İlişkiye dört senemi yatırdım.
Sonsuza dek annem gibi olacaktım.
-Bu doğru değil. -Arayıp bulamayacaktım.
Belki bir ara vermenin zamanı gelmiştir. Yani, işte...
-Birileriyle çıkmaya ara vermenin mi? -Çok iddialı ama evet.
Her şeye ara vermek. Birileriyle çıkmaya ara vermek.
Koşup kovalamaya, dışarıda bir şeyler aramaya ara vermek.
Biraz yalnız zaman geçirmek.
Korkutucu.
Muhtemelen iyi bir şey. Hem işe ihtiyacın varsa...
burada birkaç vardiya çalışmaya ne dersin?
-Yardımın çok işimi görür. -Gerçekten mi?
Burada yapabileceğin milyonlarca iş var, dalga mı geçiyorsun?
Harika olurdu.
Yani, 6 ay...
Yalnız başıma 6 ay. Sadece ben ve vibratörüm.
Alkolü de bırakacağım. Yani, neden olmasın ki?
Bunu başarsan bayağı etkileyici olurdu.
-Bana biraz güvensen. -Sana güveniyorum.
-Yapabilirim. -Yapabileceğini biliyorum.
Yani, ben sadece...
Ben de önümüzdeki 7 ay boyunca yapmak zorunda olduğuma göre...
bir suç ortağın olması iyi olur, değil mi?
Neler yapıyorsun, anlat bakalım.
Telefonda konuştuklarımıza benzer şeyler.
Aslen Los Angeles’lıyım. New York’a taşındım.
İşte o zaman ayaklarım yerden kesildi.
Daha önce bir galeride çalışmamıştım. Ama galerilerle
iletişim konusunda epey deneyimim var. Nasıl işlediklerini biliyorum.
İnsanların dışarıdan istedikleri, içeriden istedikleri.
Çok ilgimi çekiyor, özellikle küratörlük kısmı.
Lochman’da 4 sene programlama yapmışsın.
-Ve sonra... -Doğru.
Los Angeles Sanat Geliştirme Merkezi’nde de...
6 ay mı? Bu biraz...
Evet, pek bana göre değildi.
Pekala.
Cobra Coverage, ben Beth. Nasıl yardımcı olabilirim?
Merhaba. Sağlık sigortamın süresi ne zaman doluyor, onu öğrenmek istemiştim.
Bir önceki danışmanınızın adını alabilir miyim?
Jedd Hill.
Onu sizin adınıza arayabilir miyiz?
Alo?
Evet, elbette.
Bunu neden yapıyorsun, anlamıyorum.
Ben de bilmiyorum.
Selam. Ben Daphne Mierdort. Sizinle konuşmak çok güzel.
Zaman ayırdığınız için teşekkürler.
Los Angeles Sanat Geliştirme Merkezi’nde çalıştım.
Kâr amacı gütmeyen sanat dünyasında bayağı bir deneyimim var...
Güzel sanatlar da dahil olmak üzere sanatla yaratıcı dışa vurumu bir araya getirip...
5 yıl içinde sizlerle çalışmak isterim.
Bu gerçekten çok tutkulu olduğum bir alan. Pek çok sanatçı, bildiğiniz gibi...
ayakta kalmaya, geçinmeye çalışıyorlar.
Çoğu zaman... Evet, tabii ki.
Hiç dert değil. Birkaç ay içinde yine ararım.
Tabii, sorun değil.
Birkaç hafta içinde arasam daha iyi olmaz mı?
Tabii. Pardon.
Şu aralar işe alım yapan başka birilerini tanıyor musunuz?
Ne olmak istiyorsun?
Olmak istediğim yerdeyim zaten.
İşte bu.
Sihirli değneğin.
Bunu yapınca seninki de böyle oynuyor.
Sikeyim.
Çeyrek dolar alabilir miyim, lütfen?
İşte geldin.
-Mutlu Noeller. -Sana da. Gelsene.
Billie’den haber aldın mı? Ne zaman geleceklerini söylemedi.
Abby grip olmuş. Gelebileceklerini sanmıyorum.
-Olamaz. -Maalesef.
-Ben çok... -Burası güzelmiş.
Evet! Carl kendimden bir şeyler katmama
izin verdi. Evim gibi hissediyorum.
Bir süredir gelmemiştim. Yine de haberin olsun istedim.
Bunu neden yaptığım ve...
Bazen hangi seneden bahsettiğini bilmiyor.
-Tabii, tabii. Elbette. -Bir de her sene
bir ay...
Anne, böyle iyiyim. Artık içmiyorum.
-Neden ki? -Biraz ara vermek istedim.
Tatlım, içmeyi bırakacak zaman değil ki bu. Noel’deyiz.
Al. Adrian direkt buraya mı gelecek?
Adrian’la ayrıldık.
Ne zaman oldu?
Birkaç hafta önce.
Bilmiyordum.
Şaşırdığımı söyleyemem.
-Ne demek istiyosun? -Yani, ben...
Yani, Adrian çok iyi bir çocuktu.
Ama doğru insan değildi. Öyle değil mi?
Zaman gösterecek.
Ateş yoktu...
O tutku yoktu.
Harika bir ilişkimiz vardı.
Muhteşem bir insan.
-Nerede yaşıyorsun şimdi? -Billie'nin evinde.
Kızlarımın ağzı çok sıkıymış yahu. Hiç anlamadım.
Bilerek olmadı ki. İstediğin zaman arayabilirsin, biliyorsun.
Billie’nin yanında olmana çok sevindim.
Hem yeğeninin de yanındasın. Eminim çok heyecanlıdır.
Pekala. Sana bir şey vermem gerekiyor.
Bunu yeniden görünce, kesinlikle Daphne’nin
olması gerekiyor diye düşündüm.
-Mutlu Noeller. -Teşekkür ederim.
Bu babamdan kalma alyansın mı?
Artık Carl’la yaşadığıma göre...
Karşıma çıkınca seni mutlu edeceğini düşündüm.
Mükemmel. Çok güzel.
Burada olduğunuz için teşekkürler.
Bunlarla shot yapardım. Bana içme diyorsun.
12 yaşında çocuk gibi davranıyorsun!
Bu yüzden mi istifa ettin?
Bu yüzden mi geçen hafta birdenbire istifa ettin?
-Neden böyle davranıyorsun? -Her sabah kalkıp aynı şeyi yapıyoruz!
Sanki 30 senedir evli gibiyiz!
-Tatlım, iyi misin? -Evet, iyiyim.
Gelmediğim için kötü hissediyorum ama...
Şu aralar stressiz yaşamaya çalışıyorum.
-Annem huzurumu bozuyor, yani... -Hayatında buna yer yok.
Bebekle ben... Önemli olduğunun farkındayım.
Bazen de kafam karışıyor çünkü annem muhteşem biri.
Ama sonra da ne kadar muhteşem olduğunun samimiyetine inanmıyorum.
Başka senelerle karşılaştırdığımda beklediğim kadar kötü geçmedi.
Seni kurtlar sofrasına yalnız gönderdim.
-Bunlar içeri mi, dışarı mı? -Dışarı gidecek.
-Pekala, bunların tamamını... -Bunları?
Best in Show’u izlediniz mi hiç?
Köpeğin istediği tek oyuncağı bulamayıp çıldırıyorlardı.
Bir tane daha var mı?
Teşekkür ederim.
Mutlu yıllar.
-Mutlu yıllar. -Hazır mısın?
-Yeni yıla hazır mısın? -Epey hazırım. Yeni yıla bayağı bir hazırım.
-Gerçekten mi? -Eski yılın bitmesine hazırım.
Güzelmiş. Bu insanları nereden tanıyorsun?
-Billie kardeşim. -Billie kardeşin mi? İyiymiş.
-Sen nereden tanıyorsun? -İyi birine benziyor.
Onu tanımıyorum. Buraya beni bir arkadaşım getirdi.
Yılbaşı için planım da yoktu zaten.
Evde oturup Piyanist’i izleyecektim.
Onun yerine dedim ki...
Yılbaşında insanlarla olmak iyi bir fikir gibi geldi.
İşte buradayım.
-İçkin nerede? -Biraz ara verdim.
O yüzden bir köşede tek başımayım.
Senin yerine de içerim. Buna ne dersin?
Bu elbiseyle kimden saklanıyorsun?
Pekala, bu kadar yeter.
Seninle konuşan kendimi dinledim de, acı çekmeye başladım.
Hayır, sen benim “acı çekme bölgem”desin, o yüzden.
-O yüzden mi? -O yüzden.
Benim hiç acı çekme bölgem olmadı.
Her yerde acı çekiyorum ama bir bölgem olsa fena olmazdı.
Artık gitsen iyi olur.
Pekala.
Seni radyoaktif sessizliğimle öldürmeden önce.
Öldürdün bile.
Burada olduğunu bildiğim için, bu gerçekle başa çıkmak zorundayım.
Elimden geleni yapıp bununla başa çıkacağım.
Güzel, değil mi?
Bir adım daha uzaklaşman gerekecek. Hâlâ çok yakınsın.
Hâlâ çok yakınım.
İyi ki geldiniz.
Peki. Ben ölmeye gidiyorum. Sonra görüşürüz.
Şerefe.
Selam.
-Daphne? -Selam. Evet.
-Jack. -Nasılsın?
-İyi, sen nasılsın? -İyiyim.
-Sen... Yazarsın. -Yazarım, evet.
-Yazarım. Gayet iyi. -Yazarsın. Evet, biliyorum.
-Sen de ressam mısın? -Ressam sayılmam.
-Resim dünyasında çalışıyorum. -Peki.
-Kitap mı yazıyorsun? -Kitap yazıyordum.
Kitabımı okudun mu?
No comments yet. Be the first to leave one.