The first 200 lines.
SAN FRANCISCO 15 YIL ÖNCE
Yüz dolar koyarım, ağlayacak.
Evet!
İşte bu! Artık erkek kardeş olduk Kai!
Erkek kardeş mi?
Gel buraya. Bir bakayım.
Güzel görünüyor.
Derin ince. Şimdiki kısım canını yakabilir.
Numarayı bırak, acıdığını biliyorsun.
Numara mı? Sen abim gibi konuşmayı bırak.
Öyle mi konuşuyorum, sen numara yapma.
Siktir! Acayip heyecanlandım.
Bu akşam bir tane daha yaptırsam? Sade bir şey.
Sonsuzluk gibi.
Dikkat et, onun yerine ma po tofu anlamına gelen karakter yapar.
Evet, öyle yaptığımız oluyor.
Kai, hadi gidelim.
Hemen.
Eğlendin mi?
İyiydi.
Bende dövme görüyor musun?
Neden yok, biliyor musun?
Polisler seni mimlemesin diye.
Galiba dinliyormuşsun.
Özür dilerim.
Efendim abi?
Kai yanımda.
O da geliyor.
Bu adam kim, biliyor musun?
Senin babanı öldürmeye çalıştı.
O kötü biri.
Öldür onu.
Hayır abi.
-Öldür onu. Al şunu. -Hayır abi.
Öldür onu. Hadi. Onu öldürmekte bir sakınca yok.
Yürü.
Sen katil değilsin.
Tamam mı?
Kapat.
Wu Suikastçısıyım.
"Hem düşmanı hem kendini tanırsan...
MESAJIMI ALINCA ARA!
...yüz savaşa girsen sonucundan korkmana gerek yok.
Kendini tanıyıp düşmanını tanımazsan
aldığın her zafer için bir mağlubiyet yaşarsın."
"Ne düşmanı ne de kendini tanırsan
her savaştan mağlup çıkarsın."
"Adamlarına
kendi oğluna davranıyor gibi davran.
Onlar da seni en derin vadilere kadar izlesin."
Çocukken burada hiç istenmiyor gibi hissederdim.
Baş ejderin yabancıları veya paçavra kılıklıları sevmezdi.
Raymond Tang aptal ihtiyarın tekiydi.
Onun için çalışmayı seçtin.
Bazı şeyleri seçme şansımız olmadan yaparız.
Bir gün bunu anlayacaksın.
İki adamım peşine düşmüş, duydum.
Özür dilerim.
Kim bu ihtiyar Kai?
Benim adamlarımı durduran?
Bilmiyorum. Orada değildim.
-Onu bulursan teşekkürlerimi ilet. -Hayatını kurtardığı için mi?
Senin canını sıktığı için.
Senin düşüncenin aksine ben seçtiğin yola
saygı duyuyorum, benden ve Triad'tan uzakta
bulunan yola.
Hâlâ aile olabiliriz Kai.
O ihtiyar hakkında bir şey duyarsan bana söyler misin?
O YEMEK MİNİBÜSÜ DÜKKÂNIMDA NE ARIYOR?
ANNE VE BABAM ANNE
Günaydın Jenny. Bir dakika, orada saat kaç?
Evet, selam anne.
Hong Kong hâlâ 15 saat ileri, hep olduğu gibi.
Nasılsınız?
Restoran ne durumda?
İşler iyi.
Geçen aya göre kârımız yüzde on arttı.
Yelp'te dekorasyon hakkında bir inceleme gördük.
Savurgan olduğu yazıyor. Savurganlık pahalıdır.
Restorasyon çoktan ödendi, dedim ya.
Hiçbir borç yok.
Baban Las Vegas'a gitmek istiyor.
Seni, Tommy'yi ve restore edilen restoranı görmek için bir gün planladık.
Harika.
Abin nerede?
Onu aramaya çalışıyoruz.
İşle meşgul.
Çok özür diliyor ama dün bana yardım etmesi gerekti.
Birkaç işini erteledi, şimdi de onları yetiştiriyor.
Anlarsınız ya.
-Ona geldiğimizi söyle. -Uçuş bilgilerimizi sana göndereceğim.
Restoranda aile yemeği yeriz.
Yardıma ihtiyacın yok mu, emin misin?
Anne, başımın çaresine bakabilirim.
İyi geceler Jenny.
İyi geceler. Yakında konuşuruz.
-Hoşça kal. -Tamam.
İyi geceler.
Formun bok gibi.
-Sen de bok gibi kokuyorsun. -Kılığa tamamen girdim.
Lu Xin bana bu sabah mesaj attı.
Garaja uğramamı istiyor. İzleniyor.
İzlenmenin de ötesinde.
Bilişimdekiler adamın IP adresini bulup
hackleyerek C.G. Dill'in sicilini aldı.
Sonra Lee eski usul takılıp seni Tony G.'ye sordu.
İyi bir muhbir olarak sana kefil oldu.
Lee seni sınava sokacak.
Hazır ol.
Hazır olmadığımı mı düşünüyorsun?
Söylüyorum sadece.
Sana bir acil hat gerek, gece, gündüz arayabilirsin.
Umursadığını bilmek güzel amirim.
Ben McCullough ve Triad arasında çete savaşı çıkmamasını umursuyorum.
İşini güzelce yap.
Başka türlüsünü bilmem zaten.
Sorun ne Jenny?
Nasıl yani?
Yani sen meşgul bir kadınsın,
işin başından aşkın,
buna Tommy de dâhil.
-Onun için endişelenmene gerek yok. -Beni endişelendiren sensin.
Aileni uzun süredir tanıyorum.
Ben gerekli gördüğümde ailen bana saygılarını sundu.
Evet, bu sadakati Tommy anlıyor.
Bence sen anlamıyorsun.
Buraya bu yüzden geldim.
Bununla.
Biliyor musun,
bu
parayı nasıl
aldığınla ilgili bazı duyumlar aldım.
Ve arkadaşın olarak
endişelendim işte.
Arkadaş olduğumuzu bilmiyordum.
Neden ki?
Bu parayı sana hediye olarak verdim.
Arkadaşlar hediyeyi geri vermez, değil mi?
Arkadaşlarım başımın çaresine bakabileceğimi de bilir.
O zaman birbirimizi yakından tanımalıyız.
Beni restoranına davet etsene, paramın nereye gittiğini göreyim.
Master Wah herkese açıktır.
Beni davet etmen güzel olur
ya da bu parayı alıp dahasının geleceğini düşünürüm.
Arkadaşlığımı istemediğine emin misin?
Eminim.
Adamlarımdan birine kundaklatabilirim, patronun sigorta parasını alır.
Kes sesini. Tamir edebilir misin?
Orası değişir.
Parasını veremem.
Peki, o zaman bana bir iyilik borcun olur.
-Bunun sonu hiç iyi bitmez. -Hey.
Ne oluyor lan?
Canın istediğinde beni getirebiliyor musun?
Seni buraya Dao getiriyor Kai. O artık senin içinde.
Bir sürü sorun var.
Cevaplar eğitiminde saklı, eğitimin de şimdi başlıyor.
Bin keşişin yöntemini kabul et.
Dövüş tarzları sana güç verecek, yüzleri seni koruyacak
ve ancak onların yöntemlerinde ustalaştığında hazır olacaksın.
-Ben katil değilim. -Bir kişi seçilince seçim şansı olmaz.
Neden ben seçildim?
Çünkü kalbin saf.
Çünkü Wu'nun yolu San Francisco'da kesişiyor.
Sorunu cevapladı mı?
Pek sayılmaz.
Peki şuna ne dersin?
"Dao'nun istediği bu ve başarısızlığa zaman eklenince, sonuç netlik çıkar."
Benim bir yaşamım var. Yokluğumu fark edecek insanlar var.
Burası senin bulunduğun uzay ve zamanın dışında yer alıyor.
Burada zaman olarak ölçtüğün şey,
ister dakika ister saat, hatta bir gün olsun,
senin dünyanda göz açıp kapamaya eş değer.
Bir dakika.
Sen kimsin?
İsmim Ying Ying.
KİŞİYE ÖZEL DİKİMEVİ
Bu kapılar tarihe açılan geçitler.
Wu Suikastçısı tarihine.
Bekle Kai.
Bana güven. Daha hazır değilsin.
Ateş.
Su.
Metal.
Orman.
Toprak.
Bunlar Wu'nun elementsel güçleri.
Şimdi beş yeni savaş beyinin elinde.
Bu gücü onların elinden bir tek sen alıp
cennet ve dünya arasındaki dengeyi tekrar sağlayabilirsin.
Bu elementlere karşı kendini güçlendirmelisin.
Gücü Wu'nun elinden almanın tek yolu
onları öldürmek.
Bu kayayı taşı.
Görevin bu.
Buradan
şuraya.
Bunu yaptığında eğitimin tamamlanmış olacak.
Wu Suikastçısının yolu işte bu.
Sakin ol, adamlarım yeteneklerini konuşturacak, patronunun ruhu duymaz.
No comments yet. Be the first to leave one.