The first 200 lines.
Dün gece yine aynı rüyayı gördüm.
Her zamankinden de tuhaf ve canlıydı.
Rüyamda onun dünyasını gördüm. Eski dünyayı.
Votan'lar gelmeden önceki dünyayı.
Hadi gidelim. Gel.
Hadi.
33 YIL SONRA
ŞEKİLLENDİRİLMİŞ YERYÜZÜ
Ben onun ardından gelen dünyada doğdum.
Halkımızı taşıyan gemiler tahrip olduktan sonra.
Gemi Düşüşleri başladıktan sonra.
Terraformer'lar onun gezegenini geri dönülmez biçimde değiştirdikten sonra.
Bildiği, tanıdığı Dünya artık ölü.
Halkımın terk ettiği yıldız sistemi kadar.
Ben çocukken Nolan sık sık, "Bu dünyanın yerlisi yok." derdi.
Dünya herkese ait demek istiyordu.
ALOHA ANTARKTİKA'YA HOŞ GELDİNİZ
Antarktika'nın cennet gibi olduğunu söylüyor.
Ona inanmak istiyorum ama daha önce o kadar çok hayal kırıklığına uğradım ki.
Babamı seviyorum...
...ama verdiği sözler genelde beş para etmez.
Trip mi atıyorsun, yoksa sadece her zamankinden daha mı sessizsin?
Kafam karıştı. Bari ipucu ver.
Başını salla, gözün falan seğirsin, nefes al.
Evet, gördüm. Yaklaşma vektörü uyuşuyor.
Bak, evli olduğunu nasıl bilebilirdim ki?
Sonuçta yüzük falan takmıyorlar. Olay garip uzaylı feromonlarında.
Açıkçası bunun kokusunu alabilen bir burunla doğmadım.
Bir daha olmayacak.
Seni bir daha böyle riskli bir duruma düşürmeyeceğim, söz.
Tahmini çarpma mesafesi 20 km.
Sonunda kesin para.
Bakalım neler kurtarabileceğiz.
Temiz.
Yüzlerce yıl uzayda dolaştılar ve sonları uykuda ölmek oldu.
Hadi.
Şu terra-kuleye bak. Üstünde çizik bile yok.
Sağlam görünüyor.
Zımbırtı yanında mı?
Bu canavarı çalıştırmayı deneyelim.
İşte bu.
Kaç para eder?
Dünya Cumhuriyeti, Votan teknolojisine iyi para ödüyor.
Böyle bir terra-küre için?
En az üç milyon.
- Zengin mi olduk yani? - Evet, zenginiz.
Varus'un parasını ödeyebileceğiz.
Kalanı da Antarktika'ya gitmemize yeter.
Sen ve ben ufaklık.
Gemiler yükselişe geçene dek kumsalda ense yapacağız.
Pekâlâ.
Hayalet Sürücüler. En iyisi...
Sakin olun arkadaşlar.
Sorun istemiyoruz.
Küçük kız.
Neden bu insanla iş birliği yapıyorsun?
Neden kendi türünle dolaşmıyorsun?
Çünkü siz shtako gibi kokuyorsunuz.
Çok ateşli.
Irathlı olduğun kesin.
O, bu insanın evcil hayvanı, hepsi bu.
Sana ödül maması veriyor mu?
Yamyamız biz.
Yemeğe kalmaya ne dersin?
Yeter.
Sen.
Dışarı.
Tamam.
Hadi!
Hadi.
Hey, durun. Yapmayın millet.
Çok hoş...
Onu almak için nelere katlandık biz.
Vay canına.
Hey.
Hayatta kalmak için arabama ihtiyacınız yok, değil mi?
Zaten külüstür.
Çok benzin yakıyor.
Kaloriferinin çalıştığını görmedim.
Bakın işte. Beş para etmez.
Beş para etmez!
Çantanı boşalt.
Asıl ganimet hâlâ gemide.
Boşalt.
Boşalt dedim!
Hadi.
Arabamız ne olacak?
Arabayı boş ver.
Irathlı olduğu kesin.
Hadi, devam et.
Bu ormanda karşılaşmak istemeyeceğimiz şeyler var.
Tamam, bu tarafta yerleşim var. Tarayıcıda gördüm.
Ama ne kadar uzakta olduğunu bilmiyorum.
- Dinlensek iyi olur. - Hayır, yola devam.
- Irisa, ne oldu? - Vuruldum.
Hadi.
Bu canını yakacak, tamam mı? Üzgünüm.
Üzgünüm. Aferin kızıma. Hadi.
Pekâlâ. Hadi koca oğlan.
Siktir.
- Canını yakma. - Bizimle güvendesiniz.
Ağı kaldır. Geliyoruz.
Anlaşıldı. Giriş protokolü için beklemede kalın.
O kemer.
- Burası St. Louis mi? - Öyleydi.
Artık buraya Defiance diyoruz.
Sınır Savaşları'nın bitmesine bir şey neden olmuştu.
ASİ AZINLIKLAR
Kale etraflarında yanarken
insan ve Votan askerler silahlarını indirdiler.
Kumandanları savaşmaya devam etmelerini emretti.
Ama Asi Azınlıklar, o bir avuç asker bunu reddetti.
Onun yerine birlik olarak enkaz altındaki sivilleri kurtardılar.
Bu önemli olayın gücü sekiz ırkı bir araya getirdi.
Haber bütün dünyaya yayıldı. Savaşmayı reddeden başkaları da oldu.
Bundan tam 15 yıl önce
ateşkes yapıldı ve Sınır Savaşları sona erdi.
Bu olayı kutlamak adına...
...bu heykeli size takdim ederek...
...bu yılki Mütakere Günü kutlamalarını başlatmaktan şeref duyuyorum.
Teşekkür etmem gereken insanlar var.
Biliyorsunuz, işe başlayalı daha üç hafta oldu.
Bu projeyi sevgili selefim
Başkan Nicolette Riordon başlattı.
Eski Belediye Başkanı.
O berbat işi sekiz yılda bırakabildim. Buyur biraz da sen yap.
Mali destekleriyle
bu kutlamaları mümkün kılan iki hamiye de teşekkür etmeliyim.
Sağımda oturan Bay Datak Tarr'a, eşi Stahma'ya
ve oğulları Alak'a.
DARBY BİNASI
Ve solumda oturan, McCawley Madenleri'nin sahibi
Rafe McCawley ile çocukları Luke, Quentin ve Christie'ye.
Alkış senin için bu kadar önemli demek.
Alkış mı istiyorsun Datak? Toplanıp kasabayı terk et.
Ayakta alkışlanırsın.
- Defiance. - Defiance.
- Defiance, evet. - Defiance.
Evet.
Tanrım, kusacağım. Çok yapmacık bir konuşmaydı.
Hadi oradan. Harikaydın.
Hayır, genetik yapım insanlara ilham vermeye elverişsiz.
Hadi oradan.
Öyle deme. Daha ne zamandır asistanınım? Tek bildiğim iş vaktinde tren kaldırmak.
Güven bana. Bu işe doğuştan yeteneklisin.
Yetenekli insanı gözünden tanırım.
Hanımlar.
Teşekkürler.
- Pekâlâ. - Teşekkürler.
Cedars'ta ne kadar kalacaksın?
Maalesef yeğenim orada yaşamakta ısrar ediyor.
Dünya Cumhuriyeti oranın renklerini soldurdu.
Disiplin çok sıkı. İnsanlar robot gibi.
Kaynakları paylaşmak istediklerine dair bir söylenti var.
Onlara kanma. Pençelerine düştün mü bir daha kurtulamazsın.
Unutma çekirge, burada özgürlüğümüze değer veririz.
Çekirge mi?
Bana kendimi yaşlı hissettiriyorsun.
- Hastalar nasıl? - İyileşecekler.
Irathlıyı ameliyata hazırlıyorum.
İnsan da bizi şuursuz olduğuna inandırmaya çalışıyor.
Bunu iç.
- Susuz kalmışsın. - Sağ ol.
Tommy, başında dur dedim. Onu kelepçele demedim.
- Silahlıydı. - Artık değil.
Omzundaki işareti görüyor musun? Sana bir şey yapmak istese
o kelepçeler onu durdurmaz.
- Uzat şu kolunu. - Evet.
Çok geciktin. Sıkıldım.
Adım Garret Clancy. Kasabanın kanun koruyucusuyum.
Çocuk da yardımcım Tommy LaSalle.
Şuradaki Doktor Yewll.
Nolan. Yol arkadaşımın adı da Irisa.
Askermişsin.
- Evet, 31. bölük. Sarı ceketliler. - Ceketliler mi?
- Sonuna kadar savaştınız. - Evet.
- Dokuzuncu'daydın. Asi Azınlıklar'da. - Biliyorum. Defiance.
Kasaba adını o savaştan alıyor.
Her şey adını o savaştan alıyor.
Doğru söze ne denir? Gel, Başkan seni görmek istiyor.
- Yol arkadaşım. - Git. İyileşecek.
Ama bu yarayı temizleyip kapatmam gerek.
Tamam kaltak.
O güç bıçağını bana ver, yoksa seni sokağa atarım.
Hemen!
- Burada olacağını söylemişti. - Öyle mi?
Evet. Birkaç saat bekledim ama gelmedi.
Kasabanız bayağı eğlenceli.
Bugün bir kutlama günü.
Belediye başkanının ofisi şurada.
Ne diyorsun? En iyi arıtma burada.
Ona.
Beğendin mi?
AL, SAT, TAKAS ET
O küstah shtako benden çok alkış alabilmek için
alana madencilerini doldurmuş.
Ne biçim adam bu, sorarım sana.
Çocukça, küçük hesaplar. Sinirlenmeme değmez.
Önce senin aklına gelmediği için kızıyorsun.
Bu çok kabaydı.
No comments yet. Be the first to leave one.