The first 197 lines.
Bu Film, Terry Pratchett'in "Muhteşem Maurice ve Değişmiş Fareleri" İsimli Kitabından Uyarlanmıştır.
MUHTEŞEM MAURICE
Çeviri: ONSRAMAN Keyifli seyirler.
"Günün birinde, Bay Tavşancık yaramazlık yapmak için...
...fırsat kollarken çitin arka tarafına, Çiftçi Fred'in tarlasına baktı...
...ve tarlanın yeşil marullarla dolu olduğunu gördü.
"Gerçi Bay Tavşancık'ın midesi marullarla dolu değildi."
"Bu, hiç adil görünmüyordu."
Hem de hiç!
Alın işte! Bunlar açılış sözcükleri...
..."Bay Tavşancık'ın Macerası" kitabından.
Gerçi bu kitap, birazdan izleyeceğiniz hikaye değil.
Bu aslında, çerçeveleyici diye adlandırılan, az sonra izleyeceğiniz...
...ana hikayenin etrafına sarılmış bir hikaye...
...aynen bir bebeği sarıp sarmalayan sıcak bir battaniye gibi.
Orada kal! Pekala...
Şimdi, sizin hikayenizi başlatmalıyız.
Bu hikaye, elbise giyen şirin tavşanlar hakkında da değil. Hem de hiç!
Aslına bakarsanız...
...sizin hikayeniz...
...neyden mi bahsediyor?
Fareler!
Fareleriniz...
...var!
Fareler!
Hey, şu kedi konuşabiliyor!
Fareler!
Fareleriniz var!
- Fareler! - Neeeeee?!
...katışıksız uyum yetenekleriyle?
O kadar da çok değiller.
Eğer fareler işlerini biliyorsa, veba için çok fazlasına gerek yok.
Bir fare, taze kremayla duş alıp ununuza işer mi?
Kendisi tamamen veba bile olabilir.
- Veba mı? - Mahvolduk!
- Sanırım onlardan kurtulmak için bizden para istiyorsun? - Ben mi?
Tek başına bir kedi mi? Hem de hepsine karşı?
Aslına bakarsanız bu işte iyiyimdir, bu doğru, ancak hayır, hayır...
...tek bir kedi asla başaramaz.
- Peki o halde ne yapacağız? - Ne?
Size gereken...
...Kavalcı.
Fareli Köyün Kavalcısı değil bu!
Yani gerçek olanı değil demek istedim.
Kurtarıcınız geldi. Hadi, pamuk eller cebe!
Ah, işe yarıyor!
İşte bu!
Gidiyorlar...
- Oley! - Artık fare yok!
Farelere paydos!
Hey! Konuşan kedi nereye gitti?
Uçurumdan atlama fikri hangi dahinindi?
Su ve yüzmek yüzünden burnum tıkandı!
Üzgünüm! Üzgünüm!
Fikir benimdi.
Fikir birden aklıma geldi ve uyguladım.
Ah, bu eğlenceliydi!
- Hadi tekrar yapalım! - Ah! Bu, etkileyici bir doğal yetenek sayesinde gerçekleşti.
Doğal yeteneğin iklimsel bir sonucu.
Keith'in de gidip biraz tek başına...
...yüzmesini kimler düşünüyor?
- Destekleyenler? - Kabul!
Sanırım her şey iyi gitti.
...Dedi, tamamen kuru olan kedi!
Şuna bir bak! Nakit! Para!
Bu ses her zaman arkasında sorunu da getirir.
Morris...
Şeftali, Şeftali... Kaç kere söyledim? "Maurice" olacak!
"Mauriiice."
Pekala, tamam, içini dök bakalım.
Aslında Morris, Tehlikeli Fasulye, üçkağıtçılık yaparak yaşamamalıyız diyor.
Ah? Tehlikeli Fasulye böyle mi düşünüyor?
Aslına bakarsan...
...bazı şeyleri çok fazla düşünmek çok iyi oluyor ve ben de aynı fikirdeyim.
Şeftali haklı.
Yeniden keşfettiğimiz zeka, peşi sıra vicdanı getirir.
Şunu sormak zorundayız: "İnsanları aldatmak doğru mudur?"
İyi de üçkağıtçılık insaoğlu ile ilgili herşey demek.
Birbirlerini aldatmaya çok hevesliler...
...kendileri için bunu yapsınlar diye hükümetler seçiyorlar.
- Bu pek doğru gelmiyor sanki? - Tehlikeli Fasulye'nin demek istediği...
"Bunları yapmaya gerçekten devam etmeli miyiz?"
"Bunları yapmak mı?" Yani, elbette hayır!
Aslına bakarsanız, burada asla olmamalıydım! Ben bir kediyim, öyle değil mi?
Yapabileceklerimin bir sonu yok, çünkü insanlar kedileri severler.
Bunun yerine, insanların tercihleri arasında kesinlikle ilk sırada yer almayan...
...bir grup şükür bilmez kemirgene yardım etmeye çalışıyorum. Değil mi?
Eğer size hatırlatmam gerekiyorsa...
...cennet adasını bulmak isteyen sizlerdiniz.
Cennet...
Kutsal kitabı getirin.
Hey, hey, Keith!
- Kutsal kitap! - Ah, evet, evet!
İşte burada.
"Bay Tavşancık'ın Macerası"
Ah, işte bu, ulaşmaya çalıştığımız yer!
Hayvanların konuştuğu ve...
...yanyana barış içinde...
...yaşadıkları kusursuz ülke!
Ah, bakın! Hayvanlar kıyafet giyiyorlar.
Arka ayaklarının üzerinde yürüyüp mavi takım elbise giyen bir tavşan.
Adı Rupert olan bir fare ve...
...adı Howard olan bir kakım var.
Ve birazcık serseri ruhlu Yılan Olly var....
...ama endişelenmeyin, orada asla kötü şeyler yaşanmıyor.
Orası cennet.
Bay Tavşancık'ın ülkesinde...
...ne zehir var ne de kapanlar!
Hiçbir hayvan diğeri tarafından yenmiyor.
Orası cennet.
- Bu yeri bulmak zorundayız. - Kesinlikle!
Sen orada bulunmuştun, değil mi Morris?
Ben mi? Muhteşem Maurice mi?
Şahsen değil, hayır. Gerçi oraya giden birçok kediyle konuştum.
Hepimizin bildiği gibi, orası bir ada. Uzaklarda güzel bir ada.
Adaya ulaşmak için bize ne gerekiyor? Botlar. Değil mi?
Peki botları almak için ne gerekiyor? Para. Değil mi?
Para kazanmaya devam etmeliyiz. Anlaşıldı mı?
Pekala. O halde bu konuyu hallettik.
- Keith, hadi gidelim. Bir sonraki hedefimiz şu yönde. - Tamam, geliyorum.
Belki... bir kasaba daha!
Oley!
Pekala, doğrusunu isterseniz, Morris yalan söylüyordu.
Çerçeveleyicinin güzelliği de işte bu, anladınız mı?
Size bu hikaye hakkında bir şeyler söylemeliyim, aksi halde anlamayacaksınız.
Mesela, Morris'in diğer kedilerle asla konuşmadığını söyleyebilirim...
...çünkü diğer kediler Morris gibi konuşamazlar.
Morris, aynen fareler gibi benzersizdir.
Paranın önemli olduğunu bildiğinden, daha fazlasını kazanmak adına farelere yalan söyledi.
Doğrusunu isterseniz, kendisi için para biriktiriyordu...
...bu sayede emeklilik planı istediği gibi ihtişamlı olacaktı.
Ve şimdi siz de Bay Tavşancık hikayesinin neden önemli olduğunu biliyorsunuz...
...çünkü fareler, Tavşancık'ın gerçek olduğunu sanıyorlardı.
Tüm hayvanların konuştuğu ve sonsuza dek mutlu yaşadıkları...
...bir ülkeyi bulabileceklerini düşünüyorlardı.
"Çiftçi Fred kapısını açtı ve Kürklü Vadi'nin...
...tüm hayvanlarının kendisini beklediğini gördü.
"Bay Tavşancık'ı bulamıyoruz!" diye bağırdılar.
Eğer bu, kulağa kaygı verici geliyorsa...
...buna edebiyatta sezdirme dendiğindendir.
Hikayeye devam etmeniz adına...
...size bazı sözler veriyor olabilir.
Hikaye şöyle devam ediyor...
...çirkin. Gerçekten çirkin!
Sevgili dostlarım, çevredeki en iyi fare yakalayıcı sizlersiniz...
...üstelik işinizi de kesinlikle iyi yapıyorsunuz.
Kasabada hiçbir yerde fare yok!
Teşekkür ederiz, Bay Belediye Başkanı.
Ki bunu görebiliyoruz.
- Sorun nedir? - Bu yalnızca...
...kasabada yiyecekler ortadan kaybolmaya...
...devam ediyor.
Birden...
...yok oluyorlar. Puf diye!
Kıtlık döneminin tam ortasındayız!
Ne söylemeye çalışıyorsunuz? Ya da, açıkçası, ne söylüyorsunuz?
Söylemeye çalıştığım şey ya da güçlü bir şekilde ima ettiğim...
...şey yaşananlarla bir bağlantısı olmak zorunda.
Bağlantı mı?
Fareler? Yiyecekler?
Oldukça garip, değil mi?
Gariplikten bahsetmişken, kasabadaki şu yeni herif, işvereniniz...
- ...adı neydi? - Patron Adam.
Evet, evet, evet. Yani, tüm o kıyafetler...
...atkı ve de şapka, onu gerçekten göremiyorum...
...anladınız, patronunuzu demek istedim.
Garip mi dediniz?
O kadar da garip sayılmaz!
Kaybolan yiyeceklerin bir gizem olduğunu...
...hiç düşündünüz mü?
- Gizem! - Ah, evet! Bu doğru!
Ayrıca fareler gitmişse, hiçbiri ortalıkta değilse...
...en basitinden bu etmenle...
...alakasızdır.
Alakasız!
Sizinle iş yapmak her zaman bir zevk...
...Bay Belediye Başkanı!
- Anne? - Ne oldu aşkım?
Ben açım!
Yerdeki yaprakları toplayıp sana yaprak sandviçi yapmama ne dersin?
Ekmeksiz! Sadece yapraklar. Üstünde de reçel olduğunu hayal et!
Eğilin! Minik fareler kadar sessiz olun!
Unutmayın, burası yeni bir kasaba.
Kesin yeni kapanlar ve zehirler vardır.
İzin ver!
Neden kıyafet giyiyoruz? Hiçbir anlamı yok!
Sahnede olsaydık başka tabii.
Tehlikeli Fasulye, bunun medeni bir şey olduğunu söylüyor.
Kemer konsepti buna değer!
Bir sonrakinde neye ihtiyacın olacağını asla bilemezsin.
Yola devam edelim!
Pekala, hadi burada duralım.
Üç Numaralı Müfreze: Salamura, Satış Fiyatı, Sardalya ve Lezzetli...
...işeme görevi sizde.
Ha gayret! On dakika içinde kadınların...
...çığlık atıp mutfaklarından kaçışmalarını duymazsam...
...sizin fare olmadığınızı düşüneceğim.
No comments yet. Be the first to leave one.