The first 200 lines.
Hafızamızın derinliklerinde karanlık bir gece.
Roma semalarındaki sığırcıklar gibi.
Masalsız yatağa girmek gibi karanlık.
İçmeye bayıldığım sıcak kahve gibi.
Karanlık gece, hafızanın silikleştiği gecedir.
Derinlerde bir yerde anılar gizlidir.
Unutulmuş bir dünya, gerçek bir imparatorluk.
Avlanıp hayata geri döndürülmek için...
...sessizce, sabırla beklerler.
İlki, ağzına koyacağın başparmak.
İkincisi, kapı ziline basmak için işaret parmağı.
Üçüncüsü orta parmak, en büyük, en heybetli olanı.
Ve dördüncüsü...
...yüzüğün takıldığı parmak.
- Yüzük. - Evet!
Benim yüzüğüm.
Ağzına sürme.
Gel de ye!
Acıktık!
Güzel kokuyor.
Soslu.
Biberli tavuk.
Aç ağzını canım.
Sıcakmış. Üfleyeceğim.
Bana bak.
- Linda... - Babana bak.
Baba...
Linda...
Ne oldu Giulio?
Giulio, bana bak. Ne oldu?
Ne oldu?
Çeviri: Dikistutmaz iapetos | Letterboxd: moandor
Sessiz ol, Gazza!
Eşyalarımı mı karıştırıyorsun?
- Çocuklar için. - Hayır, benim olduğunu biliyorsun.
Yemek vakti. Çoban böreği mi lazanya mı?
Neden parmağıma uyuyor o zaman?
Çünkü büyüdün. Tombul parmakların var.
Kaldır onu.
Çoban böreği mi lazanya mı?
Aynı şey işte.
Bir süre bende kalabilir mi? Yarın geri veririm.
- Olmaz. - Lütfen!
Anne, lütfen, lütfen, lütfen...
Lütfen. Hadi ama anne, lütfen.
- Bu kadar sızlanma yeter! - Lütfen...
Tamam, ama sadece bu gecelik.
CHICKEN FOR LINDA!
Sendikalar yarın için yaptıkları genel grev çağrısını sürdürdü.
Paris'te ve tüm büyük şehirlerde...
protestolar düzenlenmesi planlanıyor...
24 saatlik bir tren grevi. Kesintiler...
...bu gece yarısı başlayacak. Üst yönetime göre...
- Uzun sürecek mi? - Geliyorum!
Trenlerin %40'ı çalışmalı ve otobüs seferleri azaltılmalı.
Grev çağrısı yapanlar...
Hazırım!
- Ellerin neden cebinde? - Üşüdüm.
- Göster bana. - Ruj mu sürüyorsun?
Ellerin...
Öteki...
Biliyordum!
- Biraz daha kalamaz mı? - Hayır, geri koy.
Hadi, geç kalacağız.
Parisliler bunu duyduklarında hiç memnun olmazlar.
Derler ki: "Kral çözüm bulmak için görüşmemize izin vermiyor mu...
...buna müsaade etmeyeceğiz."
Kralı mahkemeye çıkarmaya karar verirler.
Kral ölüme mahkûm edilir.
Kafasını kesip uzun bir sopanın üzerinde taşırlar.
Evet, hatırlıyorum.
Yarın görüşürüz, öğretmenim.
- Yarınki grevi unutmayın çocuklar. - Tamamdır!
Annette, beni bekle.
Beren ne güzelmiş.
Beğendin mi? Annem almış.
Sarıya bayılırım. En sevdiğim renktir. Çok hoş.
- Annem bunu bana asla almaz. - Gerçekten mi?
Nereden almış?
KÖPEK GİREMEZ
Çıkmak istiyorum.
Yavaş, Zorro.
Çocuk bezi, duş jeli, sineklik...
...kornişon turşu, soğan ve biber.
- İlk üçünü al, gerisini bana bırak. - Ben de geleceğim.
- Annette... - Evet?
Bereni deneyebilir miyim?
Hızlı mı?
Evet, onunla bir sürü misket kazandım.
- Pablo? - Ne olmuş Pablo'ya?
Nerede o?
Affedersiniz hanımefendi, küçük kardeşimi gördünüz mü?
Pablo'yu mu? Hayır, bugün görmedim.
Neredesin?
Ezme...
Yine her şeyin yerini değiştirmişler. Kayboldum.
Ezme.
İşte ezme.
Teşekkürler.
Pablo'nun kulesi!
İşte buradasın!
Çöktü!
Eve gel!
Hemen eve gel!
Hemen!
- Pekâlâ, gitmem gerek. Al. - Hayır, yarına kadar kalsın.
- Bu gece yatıya geliyor musun? - Geliyorum.
Hoşça kalın.
Buraya gel!
- Temizlik mi yapıyorsun? - Hayır, sızıntı var.
Yüzüğüm nerede?
- Sızıntı mı? - Soruma cevap ver.
- Ne sorusu? - Yüzük.
- Masanın üzerindeydi. - Artık değil.
- Nerede o zaman? - Ben de bunu bilmek istiyorum.
Okula mı götürdün?
- Cebinde bir şey var. - Yok.
- Neymiş o? - Annette'in bana ödünç verdiği bir bere.
- Yüzükle takas mı ettin? - Annette bana ödünç verdi!
Ben salak değilim. Yeni bir bereyle döndün ve yüzük gitmiş.
- Kötü bir kelime söyledin. - Sen de yalan söylüyorsun.
- Ama gerçek bu. - Onu okula götürdün, değil mi?
- Evet dersem bereyi verecek misin? - Gerçeği istiyorum, Linda.
Yüzüğü okula götürüp bereyle takas ettin, değil mi?
- Geri ver. - Düşündüğüm gibi.
- Neden? - El koydum!
- Geri vereceğini söylemiştin. - Sen bir hırsız ve yalancısın, Linda.
- Bu hiç adil değil! - Sana neyin adil olmadığını söyleyeyim.
O yüzük benim için çok şey ifade ediyor ve nedenini biliyorsun.
- Nedenini biliyorsun. - Onu sana babam vermişti.
Hatırlıyorsun. Bu gece dışarı çıkarken takmak istemiştim.
Ama takamam çünkü bir arkadaşına ödünç verdin. Bu hiç adil değil.
- Gel. - Nereye? Anne!
- Astrid Teyze'ye. - Hayır!
- Carmen'lere gidiyorum! - Cezalısın. Carmen falan yok!
- Anne, anne... - Sus!
Ayakkabılarım yok.
Asla eve dönmeyeceğim!
Kaçacağım ve asla geri dönmeyeceğim!
Ve yapayalnız kalacaksın, seni salak!
Zaten evden nefret ediyorum. Eski ve çirkin...
...su sızdırıyor ve her şey kırık dökük.
Ve sen evi tamir edemezsin.
Hiçbir şey yapamazsın.
Linda'yı gördün mü?
- Büyük bir tokat yedi. - Evet, kocamandı.
Annesi onu tokatladı.
- Ne yapmış ki? - Bilmiyorum.
- Kim o? - Benim, Paulette.
- Ne oldu, minnoşum? - Ben senin minnoşun falan değilim.
Cezalandırıldı, burada yatacak.
- Cezası bu mu? - Evet.
Şey, hayır... Ama bana yardım edebilir misin?
- Hayır. - Bak...
Hayır, olmaz. Yapacak çok işim var.
Ona tokat attım.
Artık onu eve götüremem.
Ve bu gece dışarı çıkıyorum.
Lütfen, lütfen, lütfen, lütfen...
Bu kadar sızlanma yeter.
Lütfen, lütfen, lütfen...
Başka şansım yok.
Teşekkürler.
Gitmeliyim.
Gidip üstümü değiştirmeliyim. Yarın görüşürüz.
Sabah 10'dan önce gel. Dersim var.
Gel hapishaneye gir.
- Ayakkabılarını çıkar. - Tamam, tamam.
Gördün mü? O kadar da zor değil.
Sıra sende.
- Bu akşam yemeği mi? - Kısmen, evet.
- Başka bir şey yok mu? - Anneninki gibi dondurulmuş yiyecekler mi?
- Havuç var. - Hayır ya, üff!
Dokunma!
Ispanak ister misin?
Çok güzel!
Konsantre ol.
Bu iğrenç! Hayır, hayır...
- Kendine gel, Paulette! - Ben Linda. Paulette annemin adı.
Armut dibine düşer. Onları benim için ayıkla.
Sen de okşanmak istiyorsun, ha?
Hayır! Buna inanmıyorum!
Lanet olsun!
Gazza, şu yaptığına bak.
Çık dışarı! Defol!
Onu öldüreceğim!
Geliyorum!
- Bir hata yaptım. - Hangi konuda?
- Lanet olsun! - Anne?
Evet, benim.
- Seni uyandırdım mı? - Hayır, uyumuyordum. Çok karanlık.
Bak.
- Yüzük! Gazza yutmuş. - İğrenç kokuyor.
Nerede buldum biliyor musun? Kusmuğunda.
Yutmuş.
- Gördün mü, haklıymışım. - Evet.
- Ben yalancı değilim. - Özür dilerim Linda.
Çok haksızlık ettim. Çok özür dilerim. Beni affet.
Ne yapıyorsunuz çocuklar?
- Uyumak istiyorum. - Onu eve götürüyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.