The first 200 lines.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
O tünelde ölüm var.
Ama onların sandığı şey değil.
Karanlıkta avlanan bir şey var.
Will?
Will.
Ne oldu?
O… O burada.
Beni dinle oğlum. O gerçek değil.
Zihnin, onun ölümüyle bu şekilde başa çıkıyor.
Ama benimle konuşuyor.
Hayır oğlum. Bu gerçek değil.
Konuştuğunu sanıyorsun.
Orada hiçbir şey yok oğlum.
Orada kimse yok.
Hiçbir şey yok.
Gördün mü?
Bu sadece senin hayal gücün.
Oraya gitmemeni söylemiştim!
Ölmesi senin suçun.
Neden beni dinlemedin?
Yazma işleri nasıl gidiyor?
Fena değil.
Devam ediyor.
Ben…
Bütün kitaplarını okudum.
Çok iyiler.
Pek kitap okumazdın diye hatırlıyorum.
Daha önce hiç yazar oğlum olmamıştı.
Annem görüştüğünüzü söyledi.
Evet.
O…
…özel bir kadın.
Cape Town'daki kitap etkinliğine gelmiştim.
Gelip selam vermek istedim
ama…
Canını sıkmak istemedim oğlum.
Sorun olmazdı.
Sana bir özür borçluyum.
Bu yetmez bile.
Beni affetmeni beklemiyorum.
Bunun için çok geç, biliyorum.
Ama…
Üzgün olduğumu bilmeni istiyorum.
Acı çekiyordun.
-Hepimiz çekiyorduk. -Evet ama bahane değil.
Belki değildir.
Ama hasta falan değilsen...
...hâlâ zamanımız var.
Yani…
Hasta değilim.
Formum…
Müşteridir.
Her kimse yollarım. Sen burada bekle.
Tamam.
Evet.
Besleniyor.
Kocaman bir yılan gibi beslenip duruyor.
Göz açıp kapayana kadar
o yılan...
...seni yutar.
Anladın mı?
Anladın mı oğlum?
Onu götürdü.
Seni uyarmıştım.
Bu yüzden buraya geldin.
Onu kim götürdü?
Anlamıyorum.
Sen Will. Daha bitmedi.
Birlikte öğle yemeği yemeyi umuyordum. Üçümüz birlikte.
Senin için mahzuru yoksa.
Will?
Ne oldu?
Hiç.
Bir şeyim yok.
Öğle yemeği iyi olur.
Halk bilimi nereden gelir?
Büyüklerimizin bize aktardığı hikâyelerden mi ibarettir?
Yoksa görünmeyen şeylere dair uyarı mıdır?
Bizi izleyen ve bekleyen şeyler.
Yardım et! Will!
Bir şey yok. Tamam.
Bok gibi görünüyorsun.
Ölmediğinden emin misin?
-Günaydın Joe. -Selam.
Ben de seni gördüğüme sevindim.
İyi misin?
İyiyim.
Hâlâ uyuyamıyor musun?
Gözlerimi çok kırpıyorum. Sayılır mı?
Evet.
Yer neresi?
Birkaç saat uzakta.
Güzel bir yer. Seversin.
Huzurlu.
Huzurlu mu? Orada ölen insanlar dışında mı?
Onlar dışında.
Bu adamla ortak mıydın?
Evet, ortaklarımdan biriydi.
Mantıklı.
Nasıl biri?
İyi biri.
Sinir bozucu ama güvenilir.
Emin misin?
Seri katil değil mi?
Telefonda öyle bir şeyden bahsetmedi. Sorun olmaz herhâlde.
Teorisi ne?
Gölün lanetli olduğunu düşünüyor.
Eski bir polise göre uçuk bir teori.
Evet ama onu anlıyorum. Polislikle ilgili her şey
birkaç haftadır mantıksız geliyor.
Yola çıkmadan önce biraz yemek almalıyız.
Olur Joe. Buzdolabına bak istersen.
Sen bir canavarsın.
Polislerin fakir olduğunu sanıyordum.
Evet ama şansı yaver gitti.
Sırtından vuruldu ve yüklü bir ödeme aldı.
Buna şans denebilir mi bilmiyorum.
Bu para için suratımdan vurulmaya razıyım.
Benim biraz param var. Pazarlık yapabiliriz.
Gördünüz mü? Bu yüzden fakirlere para vermemek lazım.
Böyle aptalca şeyler yapıyorlar.
Joe, sen misin?
Hayır. Merkez Bankası'ndan geldik.
Kredi çekeceğiz.
Lütfen biri bu adamın silahını alabilir mi?
Beni vurma. Silahım yok.
Çok komikmiş. Ne zamandır fırsat kolluyorsun?
Bir saniye. Onu sen mi vurdun?
Evet, omurgamdan. Yaşamam mucize.
Omurganı sıyırdı ve senin hatandı.
-Önüme atladın. Hatırladın mı? -Sıyırdı mı?
Hadi Joe. Böyle olmadığını biliyoruz.
Dinle Maaş Bey, seni öldürmek isteseydim...
...ölmüş olurdun.
Kelly. Elliot.
Elliot. Kelly.
-Merhaba. -Merhaba.
Geldiğiniz için teşekkürler.
İçecek bir şey ister misiniz?
Evet. Elmas buzlarının üstüne biraz viski koyabilirsin.
Umvikeli diyorlar.
Koruyucu.
Yerliler geceleri gözlerini yakar.
Onları izleyip...
...korusun diye.
Evet. Birileri işten kaytarıyor gibi.
Evet. Herhâlde.
Toplam kaç kişi öldü?
Yedi.
-Son iki ayda dört kişi öldü. -Sence cinayet değil mi?
Hayır. Cinayet olduğu kesin.
Ama katil, insan değil.
Neden?
Kurşun veya bıçak yarası yok.
Boyunları kırılmamış.
Kurbanlar ya boğuldu ya da bir çeşit iç kanama geçirdi.
Yerliler ne düşünüyor?
Gölün lanetlendiğini ve bir şeyin onları
avladığını düşünüyorlar.
Yerlilerden biri bir şey gördüğünü düşünüyor.
Benim için de çalışan biri. Ondan duymanız iyi olur dedim.
Şu an yolda.
Senin için
çalışan adam
tam olarak ne yapıyor?
Yastıklarını mı kabartıyor veya helikopterini mi yıkıyor?
Arada bir eliyle beni tatmin ediyor.
İstersen sen de katılabilirsin.
Al.
Seni özlemişim.
-Onu alabilirsin. -Hayır. O bizden biri.
İşte...
Onlara anlat.
Bize yardım etmeye geldiler. Hiçbir şeyi atlama.
Tamam.
Gördüklerini anlat.
Şöyle ki…
Adanın orada balık tutuyordum.
Bir kadın, gölün kıyısında kıyafetlerini yıkıyordu.
Kovasını almak için arkaya dönünce...
...o şey geldi.
Onunla mücadele etmek için elinden geleni yaptı
ama çok güçlüydü.
Kadını gölde boğdu.
Onu gördün mü? Neydi?
Sangoma.
Köyümüzde çok güçlü bir Sangoma vardı.
O…
Çocukların büyümesine yardımcı olmak için bir içecek yaptı.
Ama çocuklar çok hasta oldu.
Ateşleri vardı.
Kusmaya başladılar.
Çoğu öldü.
Köyün erkekleri de...
...onun peşinden gittiler
ve onu gölde boğdular.
Thabo, Sangoma'nın geri döndüğünü düşünüyor.
İntikamını almaya geldi.
Selam.
No comments yet. Be the first to leave one.