Honeymoon With My Mother

Honeymoon With My Mother (Amor de madre)

Download Turkish Subtitle

Release info

Mothers Love 2022
A Commentary by balloumowgly

Tags

other
Published on: 2022-04-29
Downloads: 28
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Teşekkürler.

Sıçarım böyle işe.

Hadi!

Dikkat et!

Dikkat!

Aşk…

Bas!

…hayattaki en güzel şeydir.

Birini sevmek daima güzeldir.

Güzelden de öte.

Bir ihtiyaçtır.

Teresa de Rosendo…

… José Luis Panizo'yu kocan olarak kabul ediyor musun?

Yapma!

Teresa, evlenemezsin.

Seni seviyorum.

Sen de beni.

Hadi gidelim.

Bas.

NETFLIX SUNAR

Damadın yüz ifadesi her şeyi anlatıyor.

Böylesi daha iyi.

Onu hiç sevmemiştim.

Üzgünüm ama yine de parasını almalıyım.

Bekleyin.

Üzerimize defalarca leke sürdü oğlum. Defalarca.

Sürekli.

Sizi ne zaman öğle yemeğine çağırsak hep bir planı olurdu.

Benim doğum günüme, babanın doğum gününe…

Son yıl dönümümüzü hatırlıyor musun? Gelmedi.

Ama sen Noel'i hep onun ailesiyle geçirdin.

Lütfen doğru olmadığını söyle

Beni aldatmadığını Hâlâ benimle olduğunu

Porto Riko'ya gittiğimde

Enfes.

Oğlum, yemekler harika.

Hey, bu şarkıyla işimiz temelli bitti.

Peki.

-Sağ ol. -Arkadaşlar, "El merenguito" çalalım.

Bir, iki…

Bir, iki, üç!

Işık ve ses ekipmanları…

500 avro.

Fotoğrafçı. İki bin avro mu?

-Evet, çok iyidir. -Artık herkes telefon kullanıyor.

Düğün fotoğraflarını telefonlarımızla mı çekelim yani?

-Şey… -Güzel olsun istedik.

Hepsini alıyorum. Paket yapabilir misiniz?

200 adet kaz ciğerli sığır fileto mu alacaksın?

Dondururum. Bir aya biter.

Onun ciğeri gibi.

-Her şeyi neden sen ödedin? -Yine başlıyoruz. Teresa…

Teresa okuyor. Bunları ödeyemez. Çiftler birbirine destek olur.

-Bunu senden öğrendim. -Okuyor mu?

Teresa okuyormuş. Onu sen pabucuma anlat.

Okurken de başka şeyler yapıyormuş.

De Je Chucho.

Bin avro.

"De Je Chucho" da ne?

Anlamıyorsun anne.

DJ Chucho.

DJ. Müzisyen, müzik çalan adam.

Teresa onunla kaçtı.

Anlamadım?

Pekâlâ. Parasını almayacak.

Sana hep dedim.

O kadında bir bit yeniği vardı. Sana demedim mi?

Asla demedin.

Burnumu sokmayı sevmem.

Bir dakika.

Teresa böyle biri değildir.

Tutkusunun peşinden mi koştu? Peki.

Ama tutkuya ne olur? Etkisi geçecek.

Sonra beni arayacak.

O telefonu açacak mıyım göreceğiz.

Cidden ama…

-Şunu keser misiniz lütfen? -"Paquito el chocolatero" mu çalalım?

-Hayır, gitmenizi istiyorum. -Peki, paramızı aldık…

-Niye önden ödedin? -Başka seçeneğim yoktu!

Düğün parası önden verilir!

Ay yüzünden.

Ay mı? Ne diyorsun sen?

Balayı yüzünden.

Yoksa çift doğruca havaalanına gider, paraya veda edersin.

Lanet olası ay.

Ne dedin?

Balayı.

Bakın, onu düğünde terk etti. Başka bir adam için.

Anlarsınız, çok kötü hissediyor.

-Ben iyiyim. -Hayır. Yüzüne bakın. Beti benzi attı.

Bırak beni, lütfen devam edin.

Seni şimdi hatırladım.

Norveç fiyordu adamsın.

-Hayır… -Evet, biliyor.

Gelin egzotik bir yer, Mauritius'i istedi ama o, fiyortlar konusunda kararlıydı.

-Fiyortların nesi varmış? -Acayip sıkıcılar.

Sonunda ikna oldu.

Her zaman ikna olur.

-Evet, ikna oldum. -Oldun tabii.

Kazancım ne oldu? Koca bir sıfır.

Şunu söyleyeyim… Lütfen açıklayın.

Mesele sadece gezi değil.

-Çok acı çektim. -Hem de nasıl.

-Hep onun istediği oldu. Hep. -Daima.

-Onun istediği tatiller. -Tatiller.

-Düğün. -Düğün.

-Ev. -Elbette.

Her şey.

İstediği erkek dışında.

Affedersiniz.

Yani bana yardım etmelisiniz.

Bu, çok para.

Edeceksiniz, değil mi?

Üzgünüm. Sana yardım edemem.

-Peki, teşekkürler. Kalkalım mı? -Gitmiyoruz.

İade etmeyeceklerini söylemedin mi? Yine de gülünç duruma düşmek için geldik.

-Sağ ol anne. -Öyle değil…

Aman. Telefonumu unutmuşum.

Beni dinle.

Oğlum çok üzgün.

Umurunda olmadığını biliyorum ama ben onun annesiyim.

Sen bana parayı vermeden veya bir çözüm bulmadan gitmiyorum.

-Neden kendi gitmiyor? -Balayına tek başına mı çıksın? Ölür.

Ardından da ben giderim.

-Kötü fikir değil. -Anlamadım.

Onunla gidin.

Balayına mı? Oğlumla mı?

Beni dinleyin.

Burası Mauritius'taki en iyi resort otel. Özel plaj.

Kişisel asistanı olan lüks, üst kalite bir süit.

Ücretsiz içkiler.

Kolum kadar büyük ıstakozlar.

En iyi kısmı da her şey dâhil.

Bu gezi herkesin rüyasıdır. Rüyası.

Ama tek bir koşulu var.

-Ne? -Asla olmaz anne.

Balayına birlikte çıkamayız.

Bence harika bir çözüm olur.

Paran boşa gitmez.

Uçak biletinde onun adını silip benim adımı yazacak, hepsi bu.

Benidorm'a gitmiyoruz ya.

Aynen öyle. İhtiyacın olan bu oğlum.

Işığa, güneşe, D vitaminine ihtiyacın var.

Öyle mi oldu? Güneş kanser eder diye her yaz kafamı ütüledin.

-Su içmezsen eder. -Su içmezsem.

Otelin açık barı varmış.

Aman tanrım. Okyanusu göreceğim.

-Salobreña'ya gittik ya. -Orada anca şişe geçirilmiş balık gördük.

Çocuğu rahat bırak.

Onu rahat bırakamam. Hâline baksana. Aşk acısı çekiyor.

Balıklar için gitmek istiyorsun, benim için değil. Bak, bir yere gitmem.

Ne seninle ne de başkasıyla. Hayatıma döneceğim.

Gezip randevulara çıkacağım. Tinder hesabım alev alev. Her şey iyi.

-Aynen öyle. -Ne yaptığını gördün mü?

-Hevesini kırdın. -Ben mi?

-Bu ne? -Hiç.

Söylemiştim…

Bu saçmalık da ne?

Düğün hediyem. Kendim yaptım.

Evet oğlum, baban resim çiziyor.

Kim öğretti?

YouTube.

Baba, korkunç olmuş. Çok acı veriyor.

-Düzeltebilirim. -Düzeltemezsin. Nasıl düzelteceksin?

-Teresa'nın yüzüne başka yüz eklerim. -İnsan yüzü ekle lütfen.

Popüler kadınlar arasından kimden hoşlanıyorsun?

Marta Sánchez, Chenoa.

Ana Torroja.

-Hepsi öyle iyi ki karar veremedim. -Sonuç ne?

-Eşyalarımı toplayayım mı? -Hayır anne, toplama!

Bu kadına inanamıyorum.

Büyükannemle balayına çıkar mıydı? Hayır.

Balayına hiç çıkmadı.

-Çıktı tabii. -Hayır. Çok işim vardı.

Onu Paris'e götüreceğime söz verdim

ama sonra sen doğdun.

Erteleyip durduk…

-Yani gitmediniz mi? -Hayır.

Nasılsın?

Selam. İyiyim.

Zavallı adam.

İşin aslı zor bir durumdu.

Dayan.

Çivi çiviyi söker.

O kaybeder.

Bir ihtiyacın olursa ben buradayım.

Aslında aklıma çok çılgınca bir fikir geldi.

Duyunca "Bu adamın derdi ne?" dersin.

Ama söyleyivereceğim, nasıl istersen öyle anla.

-José Luis. -Yok, söylemeyeceğim.

Nedir?

-Söylemeyeceğim. -Ne?

Mauritius'a iki biletim var, yarın çıkışlı.

Müthiş bir resort. Biletleri neredeyse yakacaktım.

Ama seni dinleyince düşündüm ki…

…çok az konuşsak da çok iyi anlaşıyoruz, değil mi?

Düşündüm de

birlikte mi gitsek?

Seninle ben. Arkadaş olarak ama yakın arkadaş.

Evet?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left