The first 139 lines.
Floransa - 16. yüzyıl başları
Hanımım, sabah kıyafetlerinizi getirdim.
Hanımım! Ne kadar yakışıksız!
Şu an güzel bir yerdeyim.
Güneş gözünü açtığında zorlu gün başlıyor
Yapmam gereken tonla şey var, üzülmeye ayıracak vaktim yok
Pencereyi açsam da, yüzümü yıkasam da
Gözyaşlarının tadı hala gitmiyor
Sonsuz gökyüzüne bakan yonca, derin bir nefes al
Her gün doğuyorum
Yeniden doğup uyanıyorum
Günaydın, bugün nasılsın?
Her zaman nerede ne oluyor, bunu Tanrı da bilmiyor
İmkansız diye bir şey yok
#1 Çırak Olmak İstiyorum
Floransa'da soylu bir ailenin evladı olarak dünyaya gelen ben...
...çocukluğumdan beri kendimi resim sanatına kaptırmıştım.
Babam bana resim çizebileceğim bir ortam sağlamıştı ama...
...geçen ay vefat etti...
Soylu olsa bile o kadar da varlıklı olmayan ailemin şu anki sorunu...
...bu...
Ne? Ne oluyor? Olamaz!
Anne! Ne yapıyorsunuz?
Gereksiz şeyleri ortadan kaldırıyorum.
Yapmayın! Bunlar benim çizimlerim!
Vakit geçirmelik bir uğraş olarak resim dersi almana izin verdim ama...
Kendini bu kadar kaptırırsan erkekler sana olan ilgilerini kaybederler.
Erkeklerin ilgisini kaybetmemek o kadar önemli mi?
Evet, öyle.
Neredeyse 15 yaşına geldin, anlaman gerek değil mi?
Baban da başımızda olmadığından düzgün bir çeyiz parası hazırlayamıyoruz...
ÇN: Bazı toplumlarda gelinin ailesinin damada vermek için hazırladığı para ya da mala çeyiz parası denir.
Bu şekildeyken seni alacak birini bulmak zor olacaktır.
İleride düzgün bir hayatın olsun istiyorsan...
...bir erkeğin ilgisini çekmekten başka çaren yok.
Bahsettiğiniz şu "düzgün hayat"...
...istediğim şeyleri yapamadan sürekli evde oturarak...
...kafesteki bir kuş gibi yaşamak anlamına mı geliyor?
Günün birinde senin iyiliğini ne kadar düşündüğümü anlayacaksın.
Baba...
Arte-sama resim öğretmeniniz geldiler.
Resim yapmanın ona bir faydası olmayacak.
Öyle söyleme.
Vakit geçirmek için yapsa neyse de, eninde sonunda kendini kaptıracak.
Sadece güzel resim yapabilen bir kızın ne cazibesi olur?
Ona ne yaptırsak da yüzünü güldüremedik.
Sadece resim yaparken gözleri ışıldıyor.
Ben o ışıltıyı görmeyi çok seviyorum...
Ayrıca önüne bakıp gururla dik durmaya devam ederse...
...onun bu cazibesini fark edecek benden başka erkekler de çıkacaktır.
Baba...
Rönesans dönemi.
Şehirde büyüklü küçüklü dükkanlar yan yana sıralanmış durumda.
Orada yetenekli sanatçıların ellerinden büyük sanat eserleri doğmaktaydı.
Atölyelerdeki yardımcıların çoğu orada yaşayıp çalışırdı.
İşlere yardımcı olurken bir yandan da ustalarının yanında...
...resim ve heykel sanatını öğrenirlerdi.
- Affedersiniz! - Ne?
Beni çırağınız olarak kabul edin lütfen!
- Ne?! - İstediğiniz her şeyi yaparım! Rica ediyorum sizden!
Senin gibi bir asilzade ne zırvalıyor burada? Defol git evine!
Ha?! Kadın bir ressam mı?
Benim atölyemi küçük mü görüyorsun yani?!
İşime engel oluyorsun! Kaybol gözümün önünden!
Üst üste reddedildiğim on yedinci atölye oldu bu...
Bu çevrede geriye tek bir atölye kaldı.
Hala bir tane daha var!
Kendi yolumu kendim açmam gerek!
Hayatta olmaz diyorum sana! Bir an önce evine dön!
Ne oluyor? Çok gürültü var...
En azından bir çizimlerime baksaydınız...
- Bakmama falan gerek yok! - Neden?
Neden mi? Sen kadınsın çünkü!
Kadın olmana rağmen çırak mı olacaksın yani?!
Bir kadın mı resim çiziyor?!
Bir kadın bizim atölyenin kapısından içeri adımını bile atamaz.
B-Bekle...
Onunla ne yapmayı planlıyorsun?
Dur! Bir delilik yapma!
"Kadın, kadın" diye söylenmeye devam edecekseniz...
...artık kadın olmam ben de!
Ne? Anladım, saçımı kesmemle bitmiyor sanırım, değil mi?
- O zaman bu göğüslerimi de... - Hey, dur bakalım!
Ne yapıyorsun sen?
Acıyor...
Leo? Doğru ya! Senin çırağın yoktu, değil mi?
O kızı sen alsan ya işte?
Ne? Neden bahsediyorsunuz?
Hayret bir şey... Olmadık yerden başımıza iş çıktı.
Böyle tuhaf bir çocuğu benim başıma yıktılar.
T-Tuhaf mı? Biraz kendimi kaybettiğim doğru ama...
Biraz falan değildi o.
Oda baştan aşağı resim aletleriyle dolu...
Ama her bir alete özenle saklanmış.
İnanılmaz!
Yani?
Ne yapmalıyım? Bu adam sanki...
...diğer atölyelerdeki adamlardan daha korkutucu görünüyor!
- Şey... Ben... - Ne var?
Benimle bir işin yok muydu?
- Bir işin yoksa hemen git buradan. - Var! İşim var!
Ben... bir sanatçı olmak istiyorum.
O yüzden... çizimlerime bakın lütfen! Rica ediyorum!
Bakacak mısınız yani?!
Oradan bakınca ne yapıyora benziyorum?
Çok teşekkür ederim! Size minnettarım!
Kimse bakmadığından ne yapacağımı şaşırmıştım artık...
Kes sesini! Bakmamı istiyorsan biraz sessiz ol.
Gürültüden hiç hoşlanmam.
Neden sanatçı olmak istiyorsun?
Şey... sanatçı olmak istiyorum çünkü...
...resim yapmayı seviyorum...
...o yüzden sanırım.
Resim yaparken ne kadar zaman geçtiğini bile fark etmiyorum...
...mutluluktan tek düşündüğüm şey resim yapmak oluyor.
Ne? Şey...
- Şey... Leo-san? - Demek öyle. Anladım.
Seni çırağım yapacağım.
Ama bir şartım olacak.
Ne çok ahşap tuval var. Bunların üstüne resim mi yapacaksınız?
Evet. "Tempera" nedir biliyor musun?
Evet, toz boya ve yumurta akından oluşan boyayla yapılan resim değil mi?
Daha önce resim için tuval hazırlamış mıydın?
Öğretmenim gösterdiğinden bir kez yapmıştım...
Tahtanın yüzeyini güzelce temizledikten sonra dikkatle zımparalamak gerekiyor.
Sonra ağaç budak deliklerini tutkalla doldurup birkaç kat astar boyası sürmeli.
Öyleyse anlatmama gerek yok.
Bunların hepsini zımparalayıp astarla. Yarın sabaha kadar bitir.
Yarın gelip kontrol edeceğim. O zamana kadar hepsini tamamla.
Şey—
Bana bir şans verdiğiniz için teşekkür ederim!
O zaman, sana kolay gelsin.
Tamamdır, elimden geleni yapacağım!
Amanın, Leo değil mi bu!
O küçük hanıma olmayacak bir iş vermişsin diye duydum.
Bir gecede 20 tuval hazırlamasını söylemiş.
Bunu ben bile yapamam. Cidden zalimlik etmişsin.
Neden o kadar ileri gittin? Kızın sana karşı ters bir hareketi mi oldu?
Pek sayılmaz.
No comments yet. Be the first to leave one.