The first 200 lines.
Adalet İstiyoruz!
Size söz veriyorum, gerçek suçluları bulup
adalete teslim edeceğim.
"The Walking Dead" önceki bölümlerde...
Burada ne işin var dostum?
Kıçınızı kurtarmaya geldim.
Birbirimize yardım edebiliriz.
Peki ama sen kimsin?
Lance Hornsby için çalışıyorum.
Dışarıda arkadaşlarımı avlıyor.
Onu durdurmak için yardımına ihtiyacım var.
Eğer oğlunuz itham edildiği suçları yapmadıysa,
birileri yapmıştır.
- Silahları yere atın. - İndirin silahları!
Çok yol kat ettik.
Çok şey kaybettik.
Ağabeyimi çatıya kelepçeleyip orada bıraktığınızı mı...
...söylüyorsunuz?!
Herkesin her an gidebileceği bir ortamda güven duymak zordur.
Ancak ölenler ve gidenler sonsuza dek
kaybolmazlar.
İnanıyorum.
İnanmak zorundayım.
- Ve seslerini hatırlamak... - Bu insanların sana ihtiyacı var.
...Onları bu şekilde hayatta tutabiliriz.
Gelecek artık hepimize ait.
Silahlarınızı atın! Olduğunuz yerde durun!
Bırakın o adamı!
Bıçağı yere bırak!
Bırak yoksa vururuz!
Bırakın onu! Derhal!
Herkes çekilsin!
Onu duydunuz.
Silahlarınızı indirin.
Bu sadece sizinle ilgili değil.
Onu canlı istiyorum.
Dixon.
Burada ve bu şekilde olmaz.
Bu boktan şeyi mi seçiyorsun?
Öyle olsaydım, çoktan devrilmiştin.
Yapman gerekeni yap.
Daryl.
Ne yaptın sen?
Bir anlaşma yaptım.
Endişelenme.
Yaşayacak.
Çeviri: Henok - İyi seyirler.
Yani geçmişe sünger mi çekildi?
Borçlar, iki taraftan da ölümler.
Erzak, su, silah alacağız.
Pamela yeniden inşayı tamamlamamız için ihtiyacımız olan her şeyi sağlıyor.
Özgür ve temiz.
O zaman eve mi gideceğiz?
Buna herkes karar verecek.
Pamela'nın bundan çıkarı ne olacak?
Hornsby.
İnsanlara onun ne yaptığını anlatacağız.
Hem burada, hem de insanların
...öldüğü evde.
Suçu Hornsby üstleniyor.
Yani bu oğlunu kurtarmak için.
Bu artık bizim sorunumuz değil.
Buraya döndüklerinde bu durumu halkımızla konuşacağız.
Düşünmemiz gereken çok şey var.
Doğru. Evet. İnsanlarımızın çoğunu öldürmeleri gibi.
Başka fikri olan?
Bence en önemli şey birlikte olmamız.
Artık tek başıma gitmek istemiyorum.
Onlara güvenmiyorum. Ama eğer bu anlaşmanın...
bizi kendi kurallarımızla evlerimize geri götüreceğini söylüyorsanız,
bence böyle bir riski almaya değer.
Pekâlâ.
Beni birkaç metre ileri götürebilir misin?
Sanırım burada bir karınca yuvasının üzerinde sıkışıp kaldım.
Buna alış.
Vay anasını.
Hep çok iyi anlaştığımızı düşünmüştüm.
Kaç adamımı öldürttün?
Oh, Mercer.
Şimdiye kadar anladığını sanmıştım....
Onlar senin adamların değil.
Harekete geçsen iyi olur asker.
Commonwealth'e götürülüp
yargılanacaksın.
Bak Pamela, sadece ikimiz varız.
Rol yapmayı kes.
Rol yok, Lance.
Fazla ileri gittin.
Daha önce işleri nasıl yaptığımla ilgili
bir sorunun yok gibiydi.
Geçmişten söz etmiyoruz.
Sadece şimdi önemli. Ve sen "şimdi"yi bir hayli karıştırdın.
- Bekle... - Eğer doğru oynarsan paçayı kurtulabilirsin.
Ama Commonwealth'teki hayatın sona erdi.
Sona mı erdi?
Bunca... bunca yıldan ve sana hizmet,
- etmek için yaptığım onca şeyyden sonraa...
Oh, lütfen. Her şeyden ve herkesten daha fazla-
kendine hizmet ettin.
Dünyanın yanlış olduğunu kanıtlamak için daima çok uğraşıyorum.
Bunu görmeyi reddediyorsun.
Ama kendim için bir şeyler yaptım.
Sen kızgın, saplantılı küçük bir çocuksun, Lance.
Oyun kazanmaya yelteniyorsun, ama esasında hiç de oyuncu
olmadığını fark edemeyecek kadar aptalsın.
Hâlâ bana ihtiyacın var.
Eğer bana bir şey olursa...
...Commonwealth'ın bazı ittifakları...
...dengeleri sağlayan bazı faktörler...
...muhtemelen sorun haline gelecektir.
Oynadığın oyun her ne ise, Pamela...
...ben de bu oyunun bir parçasıyım.
Lance Hornsby görevini kötüye kullanmış
ve başkalarının tarifsiz acılar çekmesine neden olmuştur.
Ancak biraz dostlarımızın ve
müttefiklerimizin yardımıyla...
...ve görevine adanmış silahlı güçlerimiz, sayesiğnde kaçmayı başaramadı.
Ve hepinize söz veriyorum... Adalet yerini bulacak...
Mükemmel oynadı.
Hornsby düşerken, Sebastian kaydırakta oynuyor.
Yarın Kurucular Günü.
Toplumumuzun bir araya gelmesi ve Commonwealth halkını gerçekten de
muazzam yapan şeyi kutlayabilmek için...
...bir fırsat.
Ve bunu kutlayacağız.
Unutmayacağız ama bunun üstesinden geleceğiz.
Çünkü biz Commonwealth'ız.
Daha fazlasını da yapabilmeliyiz.
Halkın gidiyor.
Bu artık senin sorunun değil.
Hey.
Hâlâ buradayım.
Biliyorum. Sağ ol.
Manzaranı değiştirmeyi hiç düşündün mü?
Sen bana yuvanı gösterdin, ben de sana benimkini gösterebilirim.
Belki bir gün...
Ama şimdi değil.
Oceanside'ın iyi olduğundan emin olalım.
Cyndie ve Rachel'a planı anlatacağım,
bakalım neye ihtiyaçları var.
Herkesi hazırlamak ve tüm malzemeleri toplamak
biraz zaman alacak.
Önce Alexandria'ya gidin.
Hilltop'tan daha iyi durumda.
- Orada görüşürüz. - Dikkatli olun.
Gitmek istediğinden emin misin?
Evet. Evet, sorun yok.
Birkaç haftadır yoldayım, birkaç hafta daha olsam ne fark eder ki?
Hey.Hey.
Paket hazır. biraz su getireceğim, tamam mı?
Pekâlâ. Sağ ol.
"Birkaç hafta daha ne fark eder ki?" ha?
Üzgünüm.
Üzgün olmana gerek yok.
Hayır, ben...
Henry.
Biliyorsun, onu unutmadım.
Bu... Bilmiyorum.
Mutluluğu nerede bulursan al.
Ve bunun için asla üzülme.
Tamam mı?
Tamam.
İyi misin?
Evet.
Evet. Sanırım iyiyim.
Sana hiç...
Onu kurtardığın için sana hiç teşekkür etmedim.
Beni kurtardığın için sana hiç teşekkür etmedim.
Yapmaya mecbur değiliz. Biz sadece gerekeni yaparız.
Evet.
Tamam, hadi.
Kendine dikkat et, tamam mı?
Sen de.
Sen farkına bile varmadan dönmüş olacağız.
Bir şey olmaz.
Al bakalım. Bu senin.
İstemiyorum.
Pekâlâ.
Annem kılıcını sonsuza dek asacağı
günden bahsederdi.
Bütünüyle güvende olacağımızdan değil
ama artık buna ihtiyacı olmadığını hissetmesine yetecek kadar.
Eğer bunu elime alırsam, her şey eskisi gibi olur.
Ama daha iyi olmaları gerekir.
Eve döndüğümüzde daha iyi olacak.
Nasıl olacak?
Hâlâ yıkık hâlde.
Peki ya buradaki diğer herkes?
Kalıp onlara yardım etmemiz gerekmiyor mu?
Sen, annem ve babam Alexandria ve Hilltop'ta
böyle yapmıyor muydunuz?
O farklıydı.
Değildi. O zaman ile şimdi arasındaki tek fark, kalıp savaşmak yerine
kaçmayı tercih etmeniz.
Lanet olsun.
Kes şunu.
Kes.
Dur artık.
Piyango biletleri burada!
Piyango biletlerinizi buradan alabilirsimiz!
No comments yet. Be the first to leave one.