The first 200 lines.
SON KOZ
Sıradaki tur için tüm sporculara son çağrı.
Yüzücüler, lütfen kulvarlarınıza geçin.
DALGALARI AŞ!
ŞAMPİYON
Hadi Samaira!
Birçoğunuz avukat olmak istiyor.
Mahkeme salonları okuldan farklıdır.
Orada adalet ancak kazanılarak elde edilir.
Adaletin nasıl kazanılacağını Ikka'dan iyi bilen yoktur.
Herkes davanın bittiğini zannederken
o son kozunu oynayıp davanın seyrini değiştirir.
Şehrin yenilmez avukatı Arjun Mehra'yı alkışlarınızla sahneye davet ediyorum.
Bayanlar ve baylar, huzurlarınızda…
Şimdi gözlerinizi kapatın
ve şu davayı dikkatle dinleyin.
Pune'de gece geç saatte,
ıssız bir yolda
saatte 220 kilometre hızla giden lüks bir araba
kaldırıma çıkıyor.
Kaldırımda uyuyan evsizler eziliyor.
Üç tanesi
hayatını kaybediyor.
Kalanlar ise
yaralanıyor.
Bu lüks arabayı kullanan kişi öyle sıradan biri değil.
Zengin bir babanın şımarık çocuğu.
Davanın nasıl sonuçlanacağını tahmin edebiliyorsunuzdur.
Şimdi gözlerinizi açın ve şunu düşünün.
Ya söz konusu araç bir kamyon olsaydı?
Otomobil sürücüsüyle kamyon şoförü kanunlar önünde eşit midir?
Mahkemenin gözünde eşit midir?
SINIRLARINI ZORLA!
Samaira!
Yoksullar sürekli mağdur ediliyor.
Kanunlar onlar için cezadan farksız.
Adaletin gözü kördür.
Bazen sırf sanığın zengin mi yoksa fakir mi olduğuna bakmak için
gözündeki bağı çözer.
Adalet uğruna hukuka bile ayna tutulmalı.
Hukuk fakültesi şunu öğretmez.
Adalet duygusu iç sesinizdir.
Hangi dava uğruna savaşacağınızı söyler.
Esas olan kazanmak değil,
adalet için savaşmaktır.
Samaira! İyi misin?
Samaira!
Avantika!
CANKURTARAN
Açılın lütfen.
Siz hiç dava kaybetmeyen ünlü bir savunma avukatısınız.
Adalete hizmet etmek istiyorsanız neden savcı olmadınız?
Adalete hizmet etmek için savcı olmak şart değil.
Savunma avukatı olarak da adalet mücadelesi verebilirsiniz.
Ben haklı olanı savunmakla tanınıyorum.
- Efendim! - Ne oldu?
Çok acil.
Son olarak şunu söylemek istiyorum.
Adalete hukukun penceresinden bakmayın.
Hukuk, adalete ulaşmanın yoludur.
Adaletin kendisi değildir.
Teşekkürler.
Efendim Avantika?
Avantika!
Canım!
Nasılsın?
- Sadece burnum kanadı. Ben iyiyim. - Burnun mu kanadı?
Suya daldığım için olmuştur.
Burnuma su kaçmıştır.
Göründüğü kadar kötü değil.
Büyümüş de küçülmüş.
Merak etmeyin, ölmüyorum.
- Öyle deme! - Sus!
Samaira taburcu olabilir.
- Gördünüz mü? - Çok şükür.
- Ben iyiyim. - Sağ olun.
Dr. Galvankar sizi bekliyor.
Tamam.
- Hemen döneriz. - Sam, bizi burada bekle. Tamam mı?
Doktor, kızımın nesi var?
Burnunun kanaması normal mi?
Anormal bir durum sayılmaz.
Olur böyle şeyler.
Yine de emin olmak için bazı testler yapalım.
Emin olmak için mi?
Lütfen endişelenmeyin Bay Mehra.
Birkaç test yapalım.
Acaba…
Samaira sizin tek çocuğunuz mu?
Evet.
Evet.
- Niye sorduğunuzu merak ettim. - Evet…
Tıbbi kayıtlar için standart prosedür.
İkinizden de kan almalıyız.
Hemşire hanım, kan tahlili yapıp sisteme yükleyin.
Tabii efendim.
Teşekkürler.
Üzgünüm Avantika.
Keşke yanınızda olsaydım.
Havuzdaki kanı görmeye dayanamazdın.
Hâlâ şoktayım.
Neyse ki ciddi değilmiş.
Bu durum gayet ciddi.
Elemelerin ortasında burnum kanadı.
Sıralamadaki yerimi değiştirecekler.
Takıma giremezsem…
Eyvah! Ya seni sürgün ederlerse?
Baba! Abartma.
Ben mi abartıyorum, yoksa sen mi?
Hadi, bir şeyler yiyelim.
Canım kremalı tavuk çekti.
Ben kremalı tavuk yemem.
Çok kalorili.
- Yok artık. - Sana vermeyecektik zaten.
Sen çorba içeceksin.
O kadarcık mı?
Acaba sushi mi yesek?
Bak sen! Sushi mi?
- Çok yavan. - Hiç de değil.
- Alo? - Merhaba efendim. Her şey yolunda mı?
Evet, her şey yolunda.
Bay Amritpal sizinle acilen görüşmeliymiş.
Olmaz, bugün hiç müsait değilim.
Efendim, gerçekten acil bir konu.
Anlamıyorsun galiba. Bugün ailemle olacağım, tamam mı?
Avantika.
Doktorların el yazısını oldum olası anlayamam
ama bugün ne dediğini de anlamadım.
Arjun…
Evham yapmayalım.
Genel seçimlerde aday olan ünlü sanayici Harshvardhan Gaur'un oğlu Shouryamann Gaur
cinayete teşebbüsle suçlanıyor.
Siyaset ve iş dünyası bu haberle çalkalanıyor.
Alo?
Bay Gaur yarın saat 11.00'de bizi evine bekliyor.
Shouryaman Gaur'un davası için özellikle seni istedi.
Yarın orada ol. Tamam mı?
Tamam.
…herhangi bir açıklama yapmadı.
Kamuoyunda davayla ilgili öfke büyüyor.
Doktorlar, Soma'nın durumunun…
Kızımız nasıl?
Uyudu.
Diğer sansasyonel davalarda olduğu gibi gerçekler yine örtbas mı edilecek,
yoksa bu kez adalet yerini bulacak mı?
Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
Shouryamann Gaur gerçekten suçlu mu?
Soma Mittal şu anda yapay komada.
Hayati tehlikesi sürüyor.
Henüz olayla ilgili herhangi bir tutuklama yapılmadı…
Bay Gopal Krishnan, neden bu davanın savcılığını üstlendiniz?
Neden olmasın?
Böyle kolay bir davayı her avukat ister.
Siyasi boyutu olan bir davayı kolay mı görüyorsunuz?
Bu olaya siyasi boyut kazandıran sizsiniz.
Bence bu davanın sonucu ortada.
Shouryamann Gaur, Soma Mittal'e acımasızca saldırdı
ve cinsel saldırı girişiminde bulunup onu ölüme terk etti.
Babası seçimlerde aday. Bu konuda yorumunuz nedir?
Arjun, hadi.
Oturun lütfen.
Arjun.
Büyük bir ağacı devirmek isteyen
darbeyi köklerine indirir.
Bir siyasetçinin kökleri
tabii ki ailesidir.
Firmanız uzun yıllardır hukuki işlerimizi yürütüyor.
Bu davayı üstlenmezseniz pek çok soru gündeme gelir.
Medyayı biliyorsunuz.
Daha dava başlamadan.
Shourya'yı suçlu ilan edecekler.
Arjun, seçimlere bir ay kaldı.
Biliyorum.
Shourya'yla aranız iyi değil
ama geçmişi bir kenara bırakıp yaptıklarını unutmanı isterim.
Senden ricam,
Shourya'yla bir kez görüşüver.
Shourya nerede?
Günaydın. Kusura bakmayın, geciktim.
Davayı konuşalım mı?
Bay Harshvardhan.
Beni mazur görün.
- Bu davayı alamam. - Arjun.
Madem reddedecektin WhatsApp'tan mesaj atsaydın.
Mesaj mı atsaydım?
Oğlunuzla yüz yüze görüşüp
bu davayı üstlenemeyeceğimi bizzat söylemek istedim.
Şimdi müsaadenizle.
Yenilmez Avukat Bey.
Davamı üstlenmek kariyerinize leke sürmez.
Merak eden varsa söyleyeyim, ben masumum ulan!
Arjun, tekrar düşün.
Davayı alman için ne yapmam gerek?
Mucize.
Bu hiç yakışık almadı Arjun.
Shouryamann senin yanında çalışırken onu barodan ihraç ettirdin.
Aranızdaki kişisel meselelerin
bu davayla bir ilgisi olmamalı.
Biz bir hukuk firmasıyız yahu!
Bak Arjun,
No comments yet. Be the first to leave one.