The first 200 lines.
Çeviri: Onsraman Keyifli seyirler.
HİLELİ KIZ
Selam Siri, Cheryl'a bir mesaj gönder.
Ön kabullü.
Ne söylemek istiyorsun?
Amos, onu alıp getirmek için halen oraya doğru gidiyor, nokta.
Brady'e ulaşır ulaşmaz lütfen tüm aramaları yönlendir, nokta.
Cheryl'a ön kabullü mesajın şöyle:
...Amos, onu alıp getirmek için halen oraya doğru gidiyor.
Brady'e ulaşır ulaşmaz lütfen tüm aramaları yönlendir.
Bunu göndermeye hazır mısın?
Evet.
Tamam, gönderiliyor.
Hey, Siri...
...eğer doğru şeyi yapıyorsan bunu nasıl bilirsin?
Anladığıma emin değilim.
Yanlış ve doğru...
...arasındaki farkı nasıl bilebilirsin?
Bunun için bir cevabım yok.
Web'de aramamı ister miydin?
Hayır.
Pekala, yardımcı olabileceğim başka bir şey var mı?
Yarın saat 4.45'teki terapiden sonra...
...Kyle'ı almam için hatırlatıcı ayarla.
Pekala, sana hatırlatacağım.
I CLEARWATER'LI ÇOCUK
Selam, ben özel ajan Deena Helms.
Ajan McCullough'la tanışmıştın.
Bana Amos diyebilirsin.
- Ah, ajan mı? - Gareth, lütfen otur.
Birkaç sorumuzu cevaplamanın bir sakıncası var mı?
Harika, uzun sürmeyecek.
Sen Tampa'dansın, değil mi?
Ayrıntılı düşünme. Sadece evet ya da hayır de!
Oradanım.
Kaç yaşındasın, Gareth?
29.
Ne iş yapıyorsun?
Afedersiniz, gözaltına mı alındım?
Hayır, hiç de değil.
Sadece geçmişindeki şeylerle ilgili sorular.
Filmler üstünde çalışıyorsun, değil mi?
Özel efektler.
Birisi bana şu yeni "Star Wars"...
...filmi için çalıştığını söyledi, bu doğru mu?
Bunu size kim söyledi?
Neden bize bundan biraz bahsetmiyorsun?
Bize işini anlat.
Çizgi film yapan bir şirket için VFX kullanırdım.
Orada en az 20 filmde çalıştım.
Kullanır mıydın?
Son yıllarda daha çok...
...yazılım mühendisliğine odaklandım.
Işın kılıçlarını düşününce kulağa sıkıcı geliyor.
Neden bıraktın?
Pek iyi kazanmıyordum.
Ama para senin için sorun değil!
Afedersiniz?
Ne tür efektler yapardın?
Para benim için sorun değil mi?
- Hadi şundan bahset... - Para benim için sorun...
Bursunuza başvurmadım.
Herhangi bir şey iddia etmedim.
Bize yaptığın efektlerden bahset.
Ana odağım sayısal görüntüleri üç boyutlu hale getirmekti.
Neyin görüntüsü?
- Aktörler. - Ne için?
Aslında "Star Wars" içindi...
...şahsen filmde olamayacak aktörleri...
...sayısallaştırmakla görevlendirildim.
Neden?
Çünkü ölmüşlerdi.
Senden ne yapmanı istediler?
Alec Guinness'in yüzünü üç boyutlu bir model olarak yeniden inşa ettim.
Kaynak görüntüleri analiz ettim.
Sonra da protokollere uygun olarak kemik ve kas yapısını...
...yaratmak için "D-Terimleri" denen bir süreci...
...kullandım, ki bu donatım animasyonun doğallığıyla...
...aynen insan gibi hissedilmesini sağlıyor.
D-Terimleri, bu süreci daha önce hiç duymamıştım.
Çünkü bunu ben icat ettim.
Yani temelde, ölü aktörleri...
...tekrar hayata mı döndürüyorsun?
Ben sadece bilgisayarla yaratılmış karakterlerin, teknolojinin izin verdiği...
...ölçekte fotogerçekçi görünebilmelerini sağlamaya çalıştım.
Bu sence tüyler ürpertici değil mi?
Afedersiniz, anlayamadım?
Bunu tüyler ürpertici bulmuyor musun, dedim?
"Tekinsiz Vadi"yi geçerken elimizden gelenin en iyisini yaptık.
İnsan beyninin bu tip şeyleri yüzeysel...
...olarak kavraması bizim için yeterlidir.
Hayır, ölü birini sayısallaştırmayı kastettim.
Tanrı aşkına...
...bu neredeyse birinin cesedini...
...bir kuklaya döndürmek gibi.
Onlara ne istersen yaptırıyorsun.
Ya o zavallı ölü adam...
...başka bir lanet filmde olmak istemiyorsa?
Bu çok korkunç.
Ben deli miyim? Bu korkunç değil mi?
Stüdyonun, korkunç ya da değil...
...bunu pek umursadığını sanmıyorum.
Bak, farkı asla söyleyemem.
Ben söyleyebilirim. Oyun hamuru gibi suratlar.
Elimizden gelenin en iyisini yaptık.
Yakın gelecekte artık aktörlere ihtiyaç yok!
Herkes sayısallaştırılacak.
Hayır, "Hareket Yakalama" için hala onlara ihtiyacımız var.
İnsan hareketlerinin tamamı bilgisayar yaratımıyla yapılamaz.
Bu, ne kadar daha geçerli olacak?
Birileri, eşiği çoktan geçtiğimizi söyleyebilir.
Bunu bilemem.
Nerede okudun?
- Brooks-DeBartolo Lisesi. - Sonrasında?
Hiç mi?
Peki, Columbia?
Columbia'ya gitmedin mi?
Bekle bir dakika! Columbia'yı bıraktın...
...kaç sömestir sonraydı?
Üç mü?
Bjarne Stroustrup...
...karşılaştığı en akıllı öğrenci olduğunu söyledi.
Adamı tanımam ama Amos onun çok önemli biri olduğunu söyledi.
Sonra da Hollanda'ya taşındın...
...stajyer olarak biraz zaman geçirdin...
...ve başvurduğun Cambridge'i kazandın.
Oldukça iyi.
İki yıl sonra okulu bırakmanı saymazsak!
ABD'ye geri döndün...
...Palo Alto'da staj yaptın ve sonra da Montreal.
Sonra yine İngiltere'ye gittin....
...Sheffield'da iş bulduğun şu yere.
İkinci işin Manchester'daydı.
Sonra da mezuniyetinin hayrını görmeden önce, neredeyse bitirdiğin...
...yüksek lisansın için Oxford'a gittin...
...ve yine buraya, Florida'ya geri döndün.
Eğer para sorun olsaydı...
...birçok uçuş mili kazanmandan memnun olurdum.
Bir soru duymadım.
Sosyal hayatından ne haber?
Bunun benle ne alakası....
Konuşmak istemiyorsan, sorun değil.
Arkadaşların falan var mı öğrenmek istiyoruz.
- Arkadaşlarım var. - Bir sürü mü?
- Arkadaşlarım var. - Birinin adı?
- Birinin neyi? - Bize sadece...
...arkadaşlarından birinin adını söyler misin?
- Steve. - Steve. Steve ne?
Bunun burs almamla ne ilgisi var anlayamadım.
Seni tanımaya çalışıyoruz, Gareth.
Kız arkadaşın var mı?
Peki, erkek arkadaşın?
İnsanlarla çevrimiçi konuşur musun?
Ne demeye çalıştığınızı anlamıyorum.
Sosyal mecrayı kullanmam.
Sohbet odalarını kastettim.
Sohbet odalarına hiç girer misin?
Artık kimse sohbet odalarını kullanmıyor.
Kesinlikle kullanıyorlar.
Kimseyle çevrimiçi sohbet ettin mi?
- Bazen. - Bazen!
Ne tip insanlarla çevrimiçi konuşuyorsun?
Gareth, görünen o ki tüm bunlar bursla alakalı değil.
Kullandığın takma adını öğrenmemiz gerekiyor.
Çevrimiçi olduğunda hangi ismi kullanıyorsun?
Öyle bir ismim yok.
Evet, var.
Bize de bunu söylemen gerekiyor.
Üzgünüm, size yardımcı olamam.
Kim olduğumuzu biliyor musun?
Şey, burası ICWL binası.
Bu doğru. Ne yaptığımızı biliyor musun?
İnsani yardımseverlik işleri.
Yukarı kattakilerin yaptığı şey bu.
Bizim ne yaptığımızı biliyor musun?
Sübyancıları yakalıyoruz.
Amos'un buradaki uzmanlık alanı, çevrimiçi sapıkları, izlerini takip edip yakalamaktır.
Kimsenin artık kullanmadığını söylediğin...
...sohbet odalarını, her sabah erken saatlerde tarayarak...
...oralarda çocukları baştan çıkarmaya çalışan binlerce insanı bulmaya çalışır.
Operasyonumuz sıkıca örülmüş bir örümcek ağı gibidir...
...ICWL, FBI ve NSA ile bağlantı halindedir...
...ve izin ver söyleyeyim, burada onun takımı çok önemli bir unsurdur.
Eline geçen her şeyi doğrudan bana raporlar...
...sonra da ilgili makamları...
...süratle harekete geçiririm.
O halde yetkili siz misiniz?
Bu, benim örümcek ağım.
Lanet örümcek de benim, Gareth.
Gözaltına mı alındım?
Gözaltına alınmadığını daha önce söyledik.
Güzel.
Ama olur da odayı terk edersen, tutuklanacaksın.
Ne sebeple?
Sana ne yaptığımızı söyledim.
Kafadan uydururuz!
Ben sandığınız kişi değilim.
Bunu göreceğiz.
Gareth, bize sadece takma adını söyleyeceksin.
Kullanıcı adın nedir?
No comments yet. Be the first to leave one.