The first 200 lines.
Ben Halley.
En yakın arkadaşımla,
yani bu sevimli kızıl saçlı kızla,
gördüğünüz bu harika internet sitesini yarattık: Akıllı Şıklık.
Ben Avalon.
Yazılarımızı yazarken, görselleri tasarlarken
her aşamasında çok eğlendik.
Ta ki arkadaşlığımız az kalsın düşmanlığa dönüşene kadar.
Dostdüşmanlar.
Başınıza benzer bir şey geldi mi?
Bizim geldi ama o konuya daha çok var.
Okuldan bir çocuğun da başına geldi.
Onun en yakın arkadaşı, başka bir çocuk bile değildi üstelik.
Jake, kahvaltı hazır!
Murray! Bu koku ne be!
Saat kaç olmuş.
Kıyafetlerimi versene.
Yemek odasını gül kurusu renge boyamayı düşünüyorum.
Ne dersin?
Bu kadar yakın arkadaş olduğunuzu bilmiyordum.
Tamam, başka bir renk seçerim.
Anne, posta hala gelmedi mi?
Hala NASA'dan şu uzay zımbırtısını beklediğini
biliyorum.
Uzay zımbırtısı değil o. NASA'nın moleküler astrofizik
alanında üstün başarı ödülü.
Kaniş pembesi. Bu köpek okuma yazma mı biliyor?
Biliyor tabii.
Murray, benimle okula gelmeni ben de
istiyorum ama köpeklerin girmesi yasak.
Postacı gelmiş!
Reklamlar geri dönüşüme gidiyor!
Doğayı koruyoruz!
Posta geldi anlaşılan.
Keşke park cezalarıma da aynısını yapabilsen.
Alternatif enerji kaynakları.
Kim saymak ister?
Jake hariç.
Uyanın millet.
Güneş ve rüzgâr enerjisinden bahsediyorum.
İlk ödeviniz iki kişilik gruplar oluşturup
kendi enerji kaynağınızı yaratmak.
Owen, projeyi benimle yapmak ister misin?
Olmaz, Jake'le yapıyorum.
Hayatta olmaz. En son birlikte çalıştığımızda
bütün işi ben yaptım.
Dehanı seyretmekten bir şey yapamadım ki.
Sen yeteneklerini konuştururken bana bir şey söylemek düşmüyor.
Boşuna uğraşıyorsun Owen.
Projeyi bitirmek için iki haftanız var.
Bir eş bulup gösterin marifetlerinizi!
Uyan Eisenblatt!
Selam Jake.
Bana mı diyorsun?
Adın Jake değil mi?
Öyle.
Senin bilmene şaşırdım.
Olaya bak.
Julianne ciddi ciddi Jake'le konuşuyor.
Grup projelerinde birlikte çalışmak için
doğru insanı bulmak hep çok zor oluyor.
Seni bilemiyorum ama ben bütün işi yapan taraf olmaktan çok sıkıldım.
Sana da oluyor demek?
Başka insanları kullanmak tam bir eziklik, değil mi?
Kesinlikle.
Belki,
projeyi birlikte yapabiliriz.
Yoksa o da mı eziklik olur?
Hayır!
Çok havalı olur.
Güzel.
Harika.
Okuldan sonra size geleyim mi?
Proje için çalışmaya başlarız.
Senden fena hoşlanıyor.
Fizik ödevini konuşuyorduk.
Konu çekim yasaları herhalde.
Murray, tanışmanı istediğim biri var.
Bu Julianne.
Çok tatlı.
Tokalaşmak istiyor.
Daha da tatlı.
Gel bakalım.
Memnun oldum.
Bunu açmam gerekiyor.
Bir yere kaybolma.
Ne oldu?
Neredesin sen?
Okuldan kaçar gibi çıktın.
Bize söylemediğin bir indirim mi var?
Jake Logan'ın evindeyim.
Jake Logan'ın evinde.
Jake Logan'ın evinde mi indirim varmış?
Hayır, fizikten iyi bir not alabilmek için bu ineği
kullanıyorum.
Benim niye düşünemedim?
Çünkü senden daha zekiyim.
Ve benden de zeki birini bulmam gerektiğini biliyordum.
Julianne, şuna bak.
İnek kakası enerjisi üretebiliriz.
Büyülendim!
Gidip inek kakasına bakmam gerekiyor.
A alsam da değse bari.
Julianne, sanırım bir şeyler buldum.
Bir sandalye kap.
Kaka biraz kokabilir.
O yüzden kıvılcım çıkartan bir rüzgâr türbini
yapabiliriz diye düşünüyorum.
Murray, in aşağı, o Julianne'in sandalyesi.
Köpeğim çok akıllı, değil mi?
Korkutucu derecede.
Filmlerde kullandıkları eğitimli köpekler gibi.
İkile Einstein.
Bitirmemiz gereken bir proje var.
Jake?
Neşelen biraz Murray.
En yakın arkadaşını kaybetmiş gibisin.
Jake?
Selam anne. Nasılsın?
Tahmin et ne geldi? Özel teslimat.
Ciddi misin?
NASA.
Seninle gurur duyuyorum.
Ne kaçırdım?
NASA'dan bir sertifika aldım.
Çok havalı değil mi?
Hediye kartı gibi bir şey mi?
Ne kadarlık?
Selam. Ben Julianne.
Tanıştığımıza memnun oldum Julianne.
Ne boyuyorsunuz?
Küçük odayı.
Pembenin bu tonunu çok severim.
Dudak parlatıcıma uyuyor.
Değil mi Jakey?
Jakey mi?
Senin ikinci katı falan boyaman gerekmiyor mu?
Tabii. İkinci kat.
Murray neden koridorda?
Bir garip davranıyor.
Nesi var anlamadım.
Bir naneli şeker çözer bence.
Topu mu istiyorsun Murray?
Yakala dostum!
Bu Beyoncé. Murray'nin kız arkadaşı.
Koklamak yok!
Efendi davranıyoruz!
Daha ne kadar bu kokuşmuş parkta oturmamız gerekiyor?
Umarım çamur ayakkabılarımı mahvetmez.
Çamur bu, değil mi?
Julianne, köpeklerin hareket etmesi gerekiyor.
Araştırma nasıl gidiyor?
İşe yarar makaleler var mı?
Tonlarca.
Espadriller geri dönmüş.
Topu Murray'e sen atmak ister misin?
Murray! Gel buraya adamım.
Buraya gel Murray.
Bu elbise %50 ipek!
Artık %10 salya oldu!
Oynamak mı istiyorsun köpekçik?
Oynayalım bakalım.
Öylesine mi attın onu?
Merhaba.
Merhaba güzellik.
Senin mi bu?
Adın ne bakalım?
Murray.
Murray.
Çok tatlısın.
Sahibin her kimse çok kıskandım.
Jakey, düşünüyordum da...
Belki de bu projeyi bensiz
bitirmen senin için daha iyi olur.
Dur.
Hepsini ben mi yapayım?
Hayır!
Yarım etmek istiyorum.
Sadece...
Bunu söylemeye bile utanıyorum Jakey
ama senin yanındayken düzgün düşünemiyorum.
Gerçekten mi?
Fazla tatlısın.
Ama...
Eminim kız arkadaşın vardır.
Değil mi?
Minik sevimli bir kaniş.
Aslında, hayır şu anda bir kanişim yok.
Kız arkadaşım demek istedim.
Peki,
bugün şanslı gününmüş.
Julianne, Murray'ye bak.
Şuna bak.
Gel buraya dostum.
Gel Murray.
Cidden dünyanın en havalı köpeğine sahipsin.
Öyleyim, değil mi?
Geri getirdiğin için sağ ol.
Rica ederim.
Ben Savannah.
No comments yet. Be the first to leave one.