The Independent

The Independent

Download Turkish Subtitle

Release info

The Independent 2022 720p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-FLUX
A Commentary by sub.Trader
Plint / Yurdakul Gündoğdu

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
720p
720
Published on: 2023-05-29
Downloads: 28
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

TÜM DÜNYAYA SAHTEKÂRLIK HÂKİMKEN

GERÇEĞİ SÖYLEMEK DEVRİMCİ BİR EYLEMDİR.

GEORGE ORWELL'E ATFEDİLİR

GERÇEK

Üç adaylı bu tarihî yarışın son haftasına girilirken

sahneye beş ay önce bomba gibi giriş yapan aday...

Lucas.

-Selam. -Onu buldun mu?

-Hayır, henüz bulamadım. -Neredesin?

SEÇİME YEDİ GÜN

ATB'nin orada.

Amerika siyasetinde hiç duyulmamış bir hikâye.

Eski altın madalyalı atlet Nate Sterling en çok satanlar listesine giren

Bir Özgürlük Bildirgesi adlı manifestosuyla

bir yıl önce siyaseti kasıp kavurmuştu.

Şu an Nate Sterling'in en büyük mitingindeyiz.

Bağımsız adayın yarattığı tsunami Amerika'nın iki partili düzenini yıktı.

Seçime bir hafta kala Cumhuriyetçi aday Patricia Turnbull'un iki puan önünde.

Tennessee'li senatör hem merkez hem aşırı sağa hitap ederek

10 rakibini de elemişti.

Tekrar seçilmek için Başkan Archer'a bir mucize gerekecek.

Güveni yerlerde sürünen Demokrat, kolay hedef hâline geldi.

Jane Bower'ın programına çıkacak.

Nate Sterling sahneye...

Kahretsin. Ona ulaşınca beni ara.

...Washington Chronicle köşe yazarı

ve halkın savunucusu Nicholas Booker yanımda.

Ne kadar da naziksin Jane.

Seçimler kafa kafaya gidiyor.

Son iki seçim gibi olursa

birkaç bin oy ve ortadaki eyaletler belirleyici olur.

Ya da 2000 tekrarlanırsa

birkaç yüz oya bakar.

Köşenizi okuyan birkaç milyon kişi var.

Sizi dinliyorlar. Size güveniyorlar.

-Gördüğümü söylerim. -Burada ne var?

PARTİDEN ÖNCE ÜLKE

Eh, size bir iyi, bir de kötü haberim var.

-Önce hangisi olsun? -Kötü haber!

Doğru! Hep kötü haber istenir.

Söylüyorum.

Küçük kızım dün 21 yaşına bastı.

Alison'ın ilk işi de

oy kaydını kontrol etmek oldu.

21 yıl.

Çocuğu olanlar bilir, zaman hızlı akar.

Doğum günü pastasındaki titreyen mumlara bakınca

hayatındaki önemli anları hatırladım.

İlk kelimeleri, ilk adımları, okuldaki ilk günü.

Ama sonra aklım bu genç yaşında gördüğü onca şeye kaydı.

Kıyılarımıza gelen terör.

İki uzun ve maliyetli savaş.

Büyük resesyon, global pandemi.

İki ayda bir okul saldırıları. Her gün çetinleşen iklim.

Bizzat bizim meclisimizin, halkın meclisinin ablukaya alınması.

Acı gerçek de şu ki partilerden biri öfkeye çanak tutarken

diğeri hiçbir şey yapmadan mızmızlanıyor.

-İyi haberi vereyim mi? -Evet!

İyi haber şu ki

kızım Alison dün 21 yaşına bastı.

Pastasındaki mumları söndürürken ilginç bir şey oldu.

Mumlar yine yandı.

Kızım da tekrar söndürdü.

Yine yandılar.

Ne kadar uğraşırsa uğraşsın mumları söndüremedi.

Bu bana iki şey düşündürdü.

Bir, eşimin espri anlayışı süper. Ve iki,

tıpkı o mumlar gibi biz de hep geri döneriz.

Amerika her zaman geri döner.

En derinlerdeki o gücü bulup yine dönmeliyiz.

Çünkü Alison daha iyisini hak ediyor. Gençlerimiz de.

Geleceğe bizim yaptığımız gibi

umutla, gururla, heyecanla bakmaları gerekiyor.

Zulme ve korkuya vakit yok.

Beceriksizlik veya atalete vakit yok.

Onların vakti doldu!

Bizim vaktimiz geldi!

Amerika'nın vakti geldi!

Bana destek olursanız,

bana oy verip gerçek değişim için yanımda mücadele ederseniz

size söz veriyorum, biz de ateşimizi yeniden yakacağız.

Şimdi size nasıl yapacağımızı anlatayım.

BAĞIMSIZ

BEŞ AY ÖNCE

Genel seçim nihayet geldi çattı.

Ve bir kez daha kötünün iyisini seçmek durumundayız.

Bir yanda düşüşteki bir demokrat, diğer yanda

şirketlerin cebindeki bir Cumhuriyetçi var.

Of ya, ülkemiz resesyona saplanmış durumda

tüm dünya yangın yeri,

biz bu ikisini mi çıkarabiliyoruz? Yapmayın yahu!

Herkese bol şans, ihtiyacımız olacak.

Haberler iyi!

El değiştirdik. Yine.

Bazılarınız duymuştur,

en yeni sahibimiz Jack Hampton Bey oluyor.

Elbette zayiatı en aza indirgemeye çalışacağım

ama okuyucu kitlemizin iyice seyreldiği de sır değil.

Rekabet etmeyi umuyorsak

üstümüze çamur bulaştırmamız gerekecek.

Bay Hampton ne kadar pislenelim istiyor? Tıklama tuzağı komplolar?

Ünlülerin hayvanları hakkında 10.000 kelime?

Evrilmeliyiz.

Bu ülkedeki gazetelerin yarısı gibi kurda kuşa yem olmadıysak

havanda su dövmediğimiz içindir.

Yüzmeye devam etmezsek ölürüz.

Sen. Yeni, yenilikçi fikirler arıyorum.

İşçi Bayramı geldiğinde hâlâ işimizin olacağını

garantileyecek bir şey.

Y ve Z kuşaklarını kazanmalıyız.

Facebook algoritması var. Sosyal medya varlığımız artmalı.

İsmini öğrenmeye tenezzül etmediğim bu arkadaş sanıyor ki

torunlarım internet yokken doğdu diye bunları bilmiyorum.

Elbette sosyal medyadaki varlığımızı arttırmak için

Rus trol çiftliği gibi çalışan koca bir merdiven altı atölyem var.

Tamam mı? Ayrıca senden en az iki kat akıllı bir sürü...

Batı Virginia'da bir lise bütçesizlikten dört gün eğitim verecekmiş.

-Müdürle konuştum... -Bu nasıl gazete satacak?

Şey dedim... Yani...

Okul haftasından bir gün kesmek...

Sence okuyucularımızın kaçı hayatı boyunca Batı Virginia'ya

ayak basmıştır?

O antika banjoculara gelince,

-Fox veya InfoWars'da değilse okumazlar. -Belki bizi de ondan okumuyorlar.

Boş yere kendilerine unutulmuş halk,

bize de üstten bakan kıyı elitleri demiyorlar.

Biz zaten elitiz.

Ona göre hareket etmezsen sen de çok geçmeden unutulursun.

Söz konusu okulun öğrencileri %90 azınlık.

Başarı uçurumu iyice derinleşecek. Özel okula gidenlere bir şey olmaz.

Başka?

Nate Sterling.

-Yine mi sen? -Haftaya adaylığını açıklayacakmış.

Sence söylentileri duymadım mı? Saçmalık. Kitabını tanıtıyor.

Kaynağım, kampanya direktörü olarak Kathy Gibbs'i tuttuğunu söyledi.

Bağımsız adaylar arı gibidir.

Bir kere soktu mu ölürler.

Adaylığını ilan ederse bir iki hafta etrafta vızıldar.

İki partiden olmayan kimse anketlerde %20'yi aşmamıştır.

Boşa çaba olur.

Potansiyel adaylar karşısındaki oyunu test etmek için anketçi tutmuşlar.

Turnbull'un adaylığında onun gibi bir bağımsızın şansı varmış.

Çok uğraşması gerekecek ama imkânsız değil.

O hâlde ne öneriyorsun?

Erkenden işe dâhil olalım. Ön sayfa haberi hazırlayalım.

Dalgayla geliyor. Kırılmadan ona doğru yüzelim.

Peki ön sayfamı niye bu yeni yetmeye harcayacakmışım?

-Beni mi, Sterling'i mi kastettiniz? -İkinizi de.

Bu hezeyanlı rüyan uğruna işini riske atmaya var mısın?

Onu kaçırırsak pişman oluruz.

Erken davranırsak

biraz gazete satarız da Rus troller 10 dakika mola verir.

Sikerler.

Her şeyini ortaya koydu, ben "pas" diyemem.

Ackerman, Sterling röportajında dizginler sende.

-Yardımcını kendin seç. -Conrad.

Sterling kampındaki kaynağını verirsin.

Bak, anlıyorum. Hikâyeyi istiyordun.

Çok da cesur bir hamle yaptın.

Öyle. Ama işte karma adama acımaz.

Ben de acımam.

Hadi ama. Benim gibiler için zamanlar zor.

-Etrafına baksana. -Yapma.

-Biraz bilinçli olsan… -Sağ ol.

Kararını ver.

Ya kurbansındır ya da ağır abi.

Çocuk ilk ön kapak haberinde Ackerman'ın arkasını toplayacakken

-şizofrene bağladı. -Yok, ben...

Fırsat için Eli'a teşekkür mü edecektin?

Evet.

Bu kibirli veledi de hiç sevmemişimdir.

Bugüne kadar yazdığın en iyi yazıyı bana e-postayla yolla.

Hangi yazını yolladın? Honduraslı mültecileri mi?

-Evet. -Vay canına. Bayılacaktır.

-Ne var? -Hiç.

Nedir bu?

Ne zaman vakit bulup...

Çok yoğun çalışıyorsun, dedim ki,

"Safeway'in elindeki en iyi üzümden hak ediyor."

Penny yarın göreve gidecek, annem çok ağlarsa çok korkma.

Annen mi? Ya sen? Son gidişini hatırlasana.

Çok fenasın.

-Merhaba. -Selam.

Selam.

Güzelim kızlarım Penelope ile Elisha'nın şerefine.

Biri haber oluyor, biri haber yapıyor.

Vay canına. Öyle söyleyince çok romantik oldu.

Çoğu günüm yazıcının yanında kâğıt kesikleriyle geçiyor.

-Bu işe girdiğinde o riski aldın. -Firar edip bize gelsene sen.

Tutuklama emri olan bir kaçağı saklayacaksanız geleyim.

Konuyu değiştirelim mi?

Asıl haberler Eli'da.

Nicholas Booker'ın dikkatini çekmeyi başardı.

Nicholas Booker mı? İşte ihtiyacın olan o.

Kendi köşen.

Artık The Daily Tar Heel'da değilim.

The Chronicle'da gökten köşe yağmıyor.

Gerçek bir etki yaratıp fikir değiştireceksen sana kürsü lazım.

The Chronicle'da köşe yazısı, Papanın balkondan konuşması gibi.

Çabalıyorum baba. Birkaç on yılı bulabilir, o kadar.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left