Lady of the Manor

Lady of the Manor

Download Turkish Subtitle

Release info

Lady of the Manor 2021 BRRip XviD AC3-EVO
A Commentary by sub.Trader

Tags

brrip
XviD
AC3
Published on: 2021-09-16
Downloads: 6
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Beni korkuttun!

Konuşmamız gerek.

Ekmek almadın değil mi Richmond?

Eski güzelim bira mayalama yöntemini

bırakmamız çok kötü oldu bence.

Ancak!

Bunu düşünmek sana kalmadı.

-Benim evimde olmaz. -Bizim evimiz.

Sen benim karımsın. Yani kanunen

ev benimdir.

Kanun, mülkün vasiyetine uyar.

Babamın özellikle hazırladığı vasiyete.

Şu an seninle sahiplik oyunları oynamak istemiyorum.

Beni sinirlendiriyor. Canımdan bezdim.

Sence ben bezmedim mi?

O zaman neden bezdirecek şeyler yapıyorsun?

Peki, o vahim günde aslında ne oldu?

Kaza mıydı?

Kocası düştüğünü söylüyor.

Fakat arkadaşları hiç de sakar biri olmadığını söylüyor.

Ölümünde alkolün bir rolü olabilir mi?

Belki de naneli kokteyli biraz fazla kaçırmıştır.

Bu soruların cevabı evin kâhyasında olabilir.

Veya yerin altına gömülmüş de olabilir.

Kim bilir?

Neden erken uyandın?

Masters of Murder maratonu var.

Ekmeğin hepsini yedin mi?

Bir dilim kalmıştı sadece.

Sandviç yapacaktım.

Kahvaltıda sandviç mi?

Öğle yemeği için. İşe götürecektim.

Hani şu yetişkinlerin gittiği yer.

Benim de işim var aptal.

Evet, doğru. Uyuşturucu satıcısıydın.

Unutmuşum.

Uyuşturucu satmıyorum, teslim ediyorum.

Bayağı farklı.

Çok farklı tabii.

Satışı ben yapmıyorum, sadece ürünü teslim ediyorum.

Kartlarını doğru oynarsan bir gün gerçek bir satıcı olabilirsin.

Her çocuğun hayali.

Tam bir götsün.

Ben de seni seviyorum tatlım. İyi günler.

-Tadını çıkar. -Çıkaracağım.

"Tadını çıkar."

ACİL TESLİMAT 72 JACKSON CADDESİ

Sıçayım.

3 GR KENEVİR 3 GR OTLU JELİBON

2.15'te dibimi boyatmam lazım.

Nerede bu aptal?

Bilmiyorum hayatım.

Evet, ne oluyor? Sonunda boşanıyor musunuz?

Babanın sana söylemek istediği bir şey var.

Yakında Savannah belediye başkanlığı için adaylığımı duyuracağım.

-Güzel. İyi şanslar. -Otur!

Oğlum...

Hayatınla ilgili hiçbir şey yapmamayı ne kadar sevdiğini biliyorum.

Harçlığını kim bilir neye, kim bilir kimle harcıyorsun.

Fahişeleri becermekle mi suçluyorsun beni?

-Tanner! -Kusura bakma ama hakaret ediyor anne.

Sekse asla para harcamam.

-Zaten gerek kalmıyor. -Kapar mısın çeneni?

Seks hayatından bahsetmiyordum.

Eminim bayağı sağlamdır.

Evet.

Kampanyam sebebiyle bazı değişiklikler olacak dostum.

Wadsworth Malikânesi’nde olanları denetlemek için

artık zamanım ve açıkçası enerjim olmayacak.

Bunun sorumluluğu senin üstüne düşüyor.

Neden annem yapmıyor?

Annen neyse ki kampanyamda bana yardımcı olacak.

Bölüyorum ama bir istediğiniz var mı?

-Hayır, teşekkürler Nia. -Peki.

Ben bir balkabaklı buzlu kahve alırım.

Üzgünüm ama sanıyorum ondan yok.

Gerçekten mi? Tuhaf.

O zaman mango smoothie alayım bir tane.

Çok tatlı olmasın.

Sen ona bir su getir Nia.

-Tabii hanımefendi. -Teşekkürler Nia.

Neden o yapmıyor?

-Kim? -Burada çalışan kadın.

Güzel bir içecek yapamayan.

Nia zaten personel müdürü.

Yıllardır öyle.

Tüm operasyonlardan sorumlu olacak, her şeyi denetleyecek biri lazım.

Başka bir işe zamanım olduğunu sanmıyorum.

Başka bir iş derken neyi kastediyorsun?

Preston ve Chaz ile bir uygulama üzerine çalışıyoruz.

Ne içinmiş bu uygulama?

Bir yerden bir yere arabayla gitmek için.

Uber gibi mi yani?

Evet, sayılır.

Son model arabalar ve seksi şoförlerle.

Korkarım bu uygulamanın bir süre rafa kaldırılması gerekecek.

Hayır demek zorundayım baba.

O zaman ben de şunu demek zorundayım...

Wadsworth Malikânesi senin de mirasın olduğundan

bundan sonra para konusunda başının çaresine bakacaksın.

Saçmalık bu!

Nia sana tüm detayları anlatır.

Bir de oğlum...

Bu ev 180 yıldan uzun bir süredir ailemizde.

İçine eden sen olma sakın.

Hayatım...

Benim...

İçeri gel, keyfine bak.

Tatlı çay yapıyorum.

Gelsene.

Selam.

Merhaba.

Güzel görünüyor.

Öyle.

-Limonlu mu? -Gökkuşağı.

Gökkuşağı, güzel.

Çocuk olduğum için lolipopları çok seviyorum.

Annen baban ya da

kardeşlerin evde mi acaba?

Yalnız olduğumu mu soruyorsun?

Evet.

Hayır, tuhaf oldu bu.

-Ben sadece... -Yat yere!

-Dizinin üstüne! -Çocuğu taciz etmekten tutuklusun!

-Ne? -Elini ensene koy!

Tamam.

Sessiz kalma hakkına sahipsin.

Söyleyeceklerin mahkemede aleyhine kullanılabilir.

-Avukat tutma hakkın var. -Durun...

-Tutamıyorsan mahkeme atayacak. -Peki, bölmek istemem...

Bu haklarla birlikte suçlamaları tartışmak ister misin?

Evet, kesinlikle isterim.

Çok huylanıyorum.

Burası 72 Jackson Caddesi mi?

Hayır, 72 Jackson Meydanı.

Tanrım, işe bak. Çok komik oldu bu.

Komik olmayabilir ama...

Onu açıklayabilirim.

Uyuşturucu satma niyetiyle çocuğu taciz etme.

Hayır...

Peki, patronlarımı ispiyonlamak istemem ama

Leydi Mary Jane adlı bir şirkete çalışıyorum.

O otu teslim etmem gerekiyordu ve...

Evet, otlu jelibonları da.

72 Jackson Caddesi'ndeki biri içindi.

Buraya seks için gelmedim.

Seks için gelmiş olsam bile onunla yapmak istemezdim.

Kaç yaşında, 12 mi?

19 yaşındayım.

19 mu?

Bu biraz... Gerçekten mi?

-Oyuncuyum. -Kılları bile yok.

Gayet de var. Bir sürü var.

-Bir sürü mü? -Bir sürü.

Bu övünülecek bir şey değil bu arada.

Lolipopunu yalama şimdi.

Cinsel tacizde bulunuyor resmen. Neden bu deliyi tutuklamıyorsunuz?

-Sadece işini yapıyor. -Neyiniz var sizin?

Artık rol yapmasına gerek yok ki.

Todd, gelmene çok sevindim.

Cadde ve meydan arasındaki farkı bilmiyor musun?

Kafam biraz iyiydi.

Çok şaşırdım.

Todd...

Bir çocuğu taciz etmekten tutuklandım.

Lütfen bana iyi davran.

Değişiklik olsun.

Amcam savcıyla arkadaş, onunla görüştüm.

Seni bırakacaklar.

-Harika. -Uyuşturucuyla ilgili suçlamalar düşecek.

Seks suçlusu olarak kayıtlara geçeceksin.

Aynen, tabii.

Ne kadar şanslısın biliyor musun Hannah?

Daha kötüsü olabilirdi.

Umarım kendine gelirsin çünkü bu...

Çok acınası bir durum.

Yoksa... Benden ayrılıyor musun?

Bir seks suçlusunu ailemle tanıştıramam.

Ben eşyalarını toplayayım.

İyi oldu. Zaten onlarla tanışmak istememiştim.

Kim çocuğuna "Todd" ismini koyar ki?

Ne aptalca bir isim. Çok pislik insanlar herhâlde.

Seni aldatıyordum.

Kimle?

Postacıyla.

-Betty mi? -Sütçü ile.

Sütçümüz yok.

-Siktir. -Hoşça kal Hannah.

Şimdi...

General Sherman'ın değerli şapkasını minnettar ellerime verdiği gece

evimizin sonsuza dek Savannah'nın zengin ve çalkantılı tarihinin

ayrılmaz bir parçası olacağını bilmiyordum.

Teşekkürler.

Şimdi malikânemizle ilgili sorularınızı yanıtlamaktan mutluluk duyarım.

Evet.

General Sherman minnettar ellerinize başka bir şey verdi mi?

Hayır efendim, vermedi.

Çok teşekkürler.

Teşekkürler. İyi günler.

Teşekkür ederiz.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left