The first 200 lines.
MUHBİR
Anne
Evet?
Uçak Miami'den kalkıyor.
Sabah 09.00'da 6 kilo malla inecek.
Buluşma teyit edildi mi?
Öyle görünüyor.
Teyit et. Çok fazla ayarlama yapılacak.
Evet, bir de bana sor.
Onlar arıyor.
Panik yapmazsan her şey yolunda gider.
Neredesin lan sen?
Crazy Heaven kulübü. Kendime eş arıyorum.
Katılmak ister misin?
Yok sağ ol. Benim var zaten.
Baksana.
Biz niye hiç birlikte takılmıyoruz kardeşim?
Niye hiç seninle eğlenemiyoruz?
Yakında kardeşim. Yakında.
Bak şimdi, uçak saat 09.00'da inecek.
Ayık olman lazım.
Her şey hazır mı?
Altı yolcu.
Sen bir dahisin.
Yarın onlarla oturacağız.
Altı yolcu amcamın dikkatini çeker.
Tamam Staz. Onlara yatmalarını söyle.
Ayık olman lazım.
Seni iki saat sonra alacağım. Kafan yerinde olsun.
Benim kafam doğuştan yerinde, dostum.
Kafam doğuştan yerinde adi herif.
Evet, evet.
Affedersin tatlım, çok mu yüksek sesliydi?
Evimizde küfür edilmediğini söyle ona.
Çok haklısın bebeğim. Çok haklısın.
Buluşma teyit edildi.
Hani kamp yapmaya gideceğimizden bahsetmiştik ya.
Annem ve ben mi?
Bu akşam.
-Sahi mi? -Evet.
Anneni uyandırmak ister misin?
-Emin misin? -Evet. Hadi git uyandır.
Anne, kalk.
Anne, anne, kalk.
Kamp yapmaya gidiyoruz.
Yapıyoruz.
Yirmi dakikan var.
Işıklar kapalı olsun.
Alo?
Amirim, Koslow bizi sabah General'e götürecek.
Giriyoruz. Operasyon planını göndermiştim.
Sözlü onay gerekiyor.
Bir saniye izin ver, Wilcox.
Kaç adamın var?
On bir. Dördü gözetleme, yedisi tutuklama ekibinden.
İyi yapmışsın.
Koslow senin fikrindi.
Bunun mükafatını göreceksin.
Anlaştık. Başlayabilirsiniz.
Sağ olum amirim.
Beyler ve hanımlar, geldiğiniz için teşekkürler.
Bu, Rysard Klimek.
Wojtek adıyla bilinen çetesi...
fetanilin en büyük dağıtımcısı.
Bu yeni uyuşturucuya ortamlarda...
pembe ya da sentetik eroin deniyor.
Onu yakalayacağız.
İçeride adamımız var. Ön büyük kaçakçısı...
malları bu kesimhanede General'e götürecek.
Bize gereken bütün delilleri sağlamış olacak.
Kaynağımıza iyi bakın.
Operasyon sırasında çok üzerine gitmeyin.
Kesimhanenin şeması ve son talimatlar için...
sözü taktik takım liderine veriyorum.
-Pete, buna ihtiyacım olmayacak. -Hey, hey, hey.
Kapıyı kimseye açma.
Saat 13.00'e kadar gelmemişsem...
-Pete, hayır. Duymak istemiyorum. -bensiz gidersin.
Saat 13.00'e kadar. Tamam mı?
Söz ver bana.
Yarın bu saatte yolda olacağız.
Bunların hepsi bitecek.
Tamam, her zamanki gibi.
Şu anda kaydediyor. Her zaman da kaydedecek.
Tüm özel numaralar var.
Annem, Kuzen Jackie ve babam. Bunlar benim.
Seninle iletişime geçmek istersem bu isimlerden biriyle...
Whatsapp mesajı atacağım.
Seni ararsam şaşırma. Telefonu aç.
General'le buluşmadan önce bütün elektronik eşyalarını alacaklar.
Bunun içeri girmesi lazım.
Telsiz yerinde.
Bugün benimkini takman gerekecek.
Tehlikede giren benim. Telsiz yerinde.
Tamam, test edelim.
Döner misin lütfen?
Tabii ki. Pardon.
Hayatının tehlikede olduğunu hissedersen...
sigara içmek istediğini söyle.
Seni almaya geliriz.
Sana zaman kazandırabilir.
Tamam, bitti.
Riley, test edelim.
Bir şey söyle.
Polonyalılar sigara içip içmememi umursamaz.
Ses iyi.
Tamam, tarih belirtelim.
12 Haziran 2017, saat 05.00.
Ben FBI Özel Ajanı Erica Wilcox.
Bu kayıt bizimle çalışan tanığa aittir.
1245-X-8.
Dosya numarası 9-A-NY145774.
Tarafların rızasıyla alınan bu kayıt...
CW1245-X-8 ile...
Stazek Cusik ve Rysard Klimel arasındaki buluşmayı kaydedecektir.
Elçilikte sağlam hatun var mı?
Kaç yaşındasın sen?
Keyfime bakacak kadar büyüğüm.
Bir gün uğra, sana ayarlayayım.
Benim sevdiğim hatunlar...
genç...
diplomatik...
ve sertlikten çekinmiyor olacak.
Her şey yolunda mı?
Ne?
Bir şey yok. Her şey yolunda.
Arkadaşlar...
kendimizi biraz belli etmiyor muyuz?
Tamam beyler, gidiyoruz. Prius hareket etti.
İçki dükkanında duralım. Amcama bir şişe almak istiyorum.
Tanrım, adamın bir şeyden haberi yok.
Whitey Fisk. Tanıyor musun?
-Evet. Hapiste birlikteydik. -Ona güvenir misin?
Evet, düzgün adamdır. Neden?
Bir alıcı var.
-Agnieska Bara gideceğiz. -Dur, dur.
"Alıcı var?" ne demek?
-Adamı nereden buldun? -Kontrol ettim. Sağlam.
Siktir.
Hemen babanı görmeye git.
Nakit paraya çıkagelince amcamın suratının halini görmek istiyorum.
Tanrım! Kuzenim sinir bozucu kaltağın teki.
Bana ayarla.
Hiç bulaşma. Suratı tam bir sorun. İnan bana.
Plana sadık kalması lazım. Her şeyi mahvedecek.
Küçük Polonya'da takip edecek miyiz?
Beyler, planda bir değişiklik oldu.
-Alo? -Kaynağa, Klimek'e giderken...
başka bir alıcıya gitmesi söylendi.
Tamam. Alışveriş olursa...
alıcıyı tutuklayın, malı kurtarın.
Anlaşıldı.
Küçük Polonya'da takip edeceğiz.
Beyler, takipteyiz. Yakında olun.
Anlaşıldı.
Buraya otur.
Elinizde ne varsa alacağım.
Ne varsa mı?
Evet, öyle. Hepsini.
Ne kadar var?
Bir kilo mu var yarım kilo mu?
Altı.
Vay anasını! Altı kilo mu?
Ne yani, üç - beş Polonyalı yanında 6 kilo malla mı geziniyor?
Bayıldım bu işe. Manyaksınız oğlum siz.
O kadar param yok ama gidip alacağım.
Yeterli paran yok mu?
Hayır, hayır. Param var. Üç kilo için param var.
Bana birkaç saat müsaade edin. Nakit para getireceğim. Bam.
Olur mu?
Sakin ol.
Sakinim zaten.
Biraz gergin görünüyorsun.
Para işlerine sen mi bakıyorsun?
Parayı istiyor musunuz istemiyor musunuz?
Üç kilo, 85 bin eder.
Evet, matematik biliyorum.
İki saatte getirecek misin?
Benim kim olduğumu bilmiyorsun değil mi?
Hayır, kim olduğunu bilmiyorum.
Bale Hill'de yattın mı?
-Bildin. -Whitey Fisk?
Evet. 2005 - 2009.
Ben de Bale Hill'de yattım.
-Öyle mi? -Whitey 3. kanattaydı değil mi?
D kanadı, tamam mı?
Orada rakamlar değil harfler var.
Başka kimler vardı?
Bir s.ktirin gidin. İyi.
Tamam, sadece yarım kilo verin.
Şimdilik o da yeter.
Hani üç istiyordun?
Evet. Şimdi de yarım kilo istiyorum.
Bunun ne derdi var?
Derdi, soruma cevap vermemen.
-Hangi soruymuş o? -Hapiste başka kimler vardı?
Cantrell ve Del Ray. Bir s.ktir git.
-S.ktirip gideyim mi? -Evet.
Del Ray öldürüldü.
Cantrell de akıl hastanesinde duvarları tırmanıyor.
No comments yet. Be the first to leave one.