Burning Days

Burning Days (Kurak Günler)

Download Turkish Subtitle

Release info

Burning Days 2022 TURKISH 1080p WEBRip x264 AAC5 1-[YTS MX]
Burning Days 2022 TURKISH 720p WEBRip x264 AAC-[YTS MX]
A Commentary by _AYAZ_

Tags

other
Published on: 2023-05-20
Downloads: 49
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 196 lines.

Nasıl, Savcı Bey?

Korkutucu gerçekten.

Ama güzeldi.

Hâkime Hanım, size bir şey danışacağım.

Belediye Başkanı sürekli yemeğe çağırıyor.

Ben de sürekli bir bahane buluyorum.

Burası küçük bir yer Emre Bey.

Böyle şeyler doğal karşılanır, merak etmeyin.

Helal! Helal!

Koşun koşun, burada!

Çarşaflar falan uydu mu yatağın boyuna?

Uydu anne uydu, merak etme.

Yeni nevresim yollarım bak, uymadıysa söyle.

50 liraya satılıyor anne çarşıda, alırım lazım olursa.

Alma be öyle kalitesiz şeyleri, ben sana gönderirim, evde bir sürü var.

Tamam anne.

E, bugün nasıl geçti, alışabildin mi biraz daha?

Eh işte, alışıyoruz yavaş yavaş.

Dişini sıkacaksın be yavrum. Bak biz şehir şehir dolaştık babanla.

- -Ondan sonra o kadar çok dostluk

ve anı biriktireceksin ki…

Kapı çalıyor anne. Ben seni sonra ararım, hadi bay bay.

Kim bu saat…

İyi akşamlar savcı amca.

İyi akşamlar.

Bunu Naciye hala gönderdi. Sana daha önce demişmiş.

Ne ki bu?

Fare zehri.

Çok fare oluyor mu burada?

Eski evler, olur tabii.

Her yere koyacak mısın?

Gizli saklı yerlere koymak lazım.

-Bir şey içer misin bu arada? -Cık.

Kola falan?

Ha?

Koyayım mı bir soğuk kola?

Olur.

Bodruma da kapan koyacağım. Asıl oradan gelirler.

Tamam gönder.

Buyurun.

-Savcı Bey? -Buyurun.

Ben avukat Şahin Öztürk.

Kemal Gürçay, dişçi.

Savcım, yanlış anlamazsanız şundan yaptırdık. Meşhur nevzinemiz.

Ağzınız tatlansın.

Çok düşüncelisiniz, teşekkür ederim. Buyurun oturun lütfen, ayakta kalmayın.

-Siz de buyurun. -Sağ olun.

Kusura bakmayın savcım, bu kadar zamandır bir hayırlı olsuna gelemedik.

Kısmet bugüneymiş.

Olsun, geldiniz ya.

-Nasılsınız savcım? -İyiyim sağ olun, sizler?

-Şükür. -Çok şükür, sağ olun.

Ben de bir kez daha hayırlı olsun demiş olayım savcım.

Teşekkür ederim.

Ya Savcı Bey, sizi biraz korkuttuk mu acaba?

Ne açıdan?

Hayır yani, bahsetmişlerdir.

Arada sırada bizim bağa bahçeye yaban domuzları dadanır.

Biz de yani yalan olmasın senede bir iki kere domuz avına çıkarız.

Telefon geldi, aşağı bağın oraya gene bir tane sürü geldi diye.

Düştük peşlerine, fakat ne olduysa sürünün bir kısmı koptu, yallah kasabaya.

Biz de peşlerinden.

Sonra da çoluk çocuk toplandı işte savcım, millete de eğlence lazım yani.

Anladım.

Ama sokak ortasında ateş ediliyordu Şahin Bey.

Hayır canım, domuzlara değil.

Sokak ortasında domuzlara ateş edilir mi Savcı Bey?

Arkadaşlar havaya ateş ettiler domuzları korkutmak için.

Biraz da şamata yani maksat.

Anladım.

Anladım ama, Şahin Bey…

…siz avukatsınız.

Evet.

Meskun mahalde havaya dahi ateş etmenin yasak olduğunu

en iyi bizim bilmemiz lazım. Öyle değil mi?

Tabii canım. Yani, mesleğimiz gereği.

Bilmez olur muyuz? Tabii biliyoruz Savcı Bey.

Savcım, şimdi bizim halkta alışkındır, yani avcılık böyle atadan

yaygın bir kültür olduğu için, yani çok da şey olmaz yani.

İyi de şimdi ya balkonda veya pencerede duran birine denk gelse o kurşun?

Yok, yok.

Hem çoluk çocuk ortalıkta Kemal Bey. Siz kendi ağzınızla söylediniz.

Yok savcım, biz attığımız yeri biliriz, övünmek gibi olmasın attık mı da vururuz.

Siz hiç merak etmeyin Savcı Bey,

emin olun, biz bu konuda çok dikkatliyiz.

Zaten sonuçta baktığımızda da kimseye bir şey olmadı.

Yani, değil mi? O kadar da büyütülecek bir şey de yok yani.

Nasıl yani?

Ben mi büyütüyorum?

Yok estağfurullah, o manada değil canım.

Büyütmeyin dediniz.

-Hayır… -Yanlış mı duydum?

Yok, yani büyütmeyin derken, lafın gelişi, yani lafın gelişi söyledi.

- Tabii. -Nasıl lafın gelişi? Ben anlamadım.

Yok size değil, şahsınıza söylemedim, yani genele, lafın gelişi öyle derler ya.

-Büyütülecek bir şey yok, dedi genelde. -Hah, aynen.

Hani eğlence oldu millete de tehlikeli bir şey yok…

Eğlence oldu diyorsunuz?

Siz o manzaraya eğlence mi diyorsunuz?

O iğrençliği çocukların görmesi doğru mu sizce?

Savcım, yalnız bizim o olaydan haberimiz yok. Onu söyleyeyim.

Tabii şimdi, o leşi tasfiye etmek istemişler arkadaşlar.

-Kasabanın dışına sevk etmek maksadıyla… -Bana Komiser İlhan'ı bağlar mısın?

Kullanılan metot asla tasvip edilecek bir metot değil savcım…

-Yanlış yani, yanlış. -Kesinlikle.

Ama hani bizim kasaba da öyle hayvan leşine falan alışkındır savcım.

Silah falan da çok yadırganmaz yani.

Yadırganmayınca tehlike azalıyor mu Kemal Bey?

Yok, o manada söylemedi…

Kurşuna bağışıklığı yok, değil mi kimsenin burada?

-Yok ya, olur mu hiç Savcı Bey. -

İlhan Bey kolay gelsin.

Size bir gözaltı talimatı vermiştim.

Hı, hı.

Evet anlıyorum.

Evet ama şimdi karşımda görünce burada ben…

Bana sorun karar vermeden önce.

Peki.

Tamam.

Hayırdır Savcı Bey?

Bir sorun mu oldu?

Bir gözaltı durumu mu var?

Yanıklar'ın has evladı

Belediye Başkan adayı Selim Öztürk!

Selim Öztürk bir dönem daha oylarınıza…

Merhaba Savcı Bey.

Merhaba.

Murat Körükçü ben. Yanıklar'ın Sesi gazetesinin sahibiyim.

Motorla geçerken arabanızı gördüm de sizi uyarmak istedim.

Hangi konuda?

Tehlikelidir burası,

balçıktır dibi, çekiverir adamı aşağı.

Az ileride bir yer daha var, millet orada girer suya.

-Teşekkür ederim. -Rica ederim.

Nasıl, sevdiniz mi Yanıklar'ı?

Yanıklar güzel de, işler yoğun biraz.

Yoğundur tabii.

Bizim buraların hırgürü çoktur Savcı Bey.

Bilhassa belediye ile vatandaşlar arasındaki davalar.

İnşallah en yakın sürede sonuçlanır hepsi.

İnşallah da…

Sizden önceki savcı süresi dolmadan tayinini isteyip apar topar ayrıldı.

Öyle mi?

Şahsen ben gidişini biraz…

…enteresan buluyorum.

Kimseye bir şey demeden öylece ortadan kayboluverdi adam.

Ve su davası da ortada kaldı tabii.

Kalmaz Murat Bey.

Kalmaz. Siz hiç merak etmeyin, olur mu?

Ev sahibine de, "Beni zehirleyecekler" demiş.

Son zamanlarda bayağı hastaymış adam.

Beti benzi atmış diyorlar.

Müsaade ederseniz.

Tabii.

Ben size yalnızca bilgi vermek istedim Savcı Bey.

Bunları anlatan olmamıştır size.

Teşekkür ederim.

Bir daha da gelmeyin buraya.

Tehlikeli burası.

Öbür göle gidersiniz isterseniz bir dahakine.

Naciye teyzenin evi iyidir Savcı Bey.

Millet bu eski evlerin kıymetini bilmiyor.

Matah bir şeymiş gibi apartmanlara koşuyor.

En iyisini yaptınız. Yazın çok serin olur evler.

-Bu yeni binalar sıcağı emiyor adeta. -Sormayın, adliye de öyle biraz.

Burası da bizim babadan kalma ev.

Bizim oğlana bıraktık burayı.

Burası da serindir nispeten.

Evet serinmiş.

Havamız iyidir de işte, bir sıkıntımız su.

-Maalesef, Sayın Başkan. -Buraların 40 yıllık meselesi Savcı Bey.

Ama şükür, yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik.

Yani, siz de vakıf oldunuz.

Bizim eskiden beri suyumuz yeraltı sularından.

Bu yeni bir şey değil yani.

Tabii kasabanın ihtiyacı artınca

modern tesisatlar döşemek istedik,

işte tam o sırada aksilik,

obruk adamın ahırını yuttu, hayvanlar telef oldu…

…sizden önceki savcı da ceza davası açtı.

Vay efendim, yeraltı sularını çekince obruk olurmuş

bu da yerleşim merkezlerini, insanları tehdit edermiş.

Obruklar benim çocukluğumdan beri var ya.

Yalnız Sayın Başkan…

…gerçekten de bayağı tehlikeli obruklar.

Tabii ki tehlikeli Savcı Bey,

yanlış anlamayın soruşturma tabii açılacak.

Hem biz bilmez miyiz obrukların tehlikesini ya?

Biz belediye olarak çok araştırdık.

Bu meselenin yer altı sularıyla hiçbir ilişkisi yok,

o bambaşka bir tabiat olayı.

Zaten uzman raporları da bu yönde, siz de okudunuz.

Okudum tabii.

Allah'tan hâkim tedbir koymadı da projeyi devam ettiriyoruz.

Ama inanın, proje dursa bayram edecek bir dünya insan var burada maalesef.

İşin arkasında hep bir takım siyasi hesaplar.

More Turkish subtitles for Burning Days

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left