The first 136 lines.
Söyleyecek çok şeyin olduğunda niye konuşmak zorlaşıyor?
Duş alman lazım.
Evet.
Nabzımı suratımda hissediyorum.
Al bakalım.
-Teşekkürler. -Kim bu?
James.
Vay be.
Kasayı kapatacağım.
Beni takip mi ediyordun?
Evet.
Sana da geldi mi?
Siktir.
Bunu söylemeye mi geldin?
Yani, evet.
Bu kadar mı?
-Sence de kötü değil mi? -Pek sayılmaz.
Muhtemelen okuldan götün tekidir.
Buraya gelmemeliydin James.
Sanki yaşlanmış.
Bacağının nesi var?
Bir şeyi yok.
Biraz tutuldu, o kadar.
Tabii.
Babam öldü.
Siktir.
Üzüldüm.
-Yarın evleniyorum. -Biliyorum.
Tebrikler.
Onu görmenin güzel olması kötü mü?
Bu arabayı kullanamazsın.
Yarın Eric'e baktırırım.
Teşekkürler.
Nerede kalıyorsun? Seni bırakalım.
Hayır, gerek yok.
Ben yürürüm.
Arabanda mı yaşıyorsun?
Evet.
Kulübede kalabilirsin.
Tuvalet şu tarafta.
-Duş var mı? -Göl var.
Teşekkürler.
Eric arabanı öğleden sonra getirecekmiş.
Yakında ATM var mı?
Onu merak etme.
Dışarıda bekliyorum.
Seni düğüne davet ederdim ama garip kaçar.
Evet.
-Hoşça kal. -Güle güle.
James?
Efendim?
Yarın...
Araban tamir olduğunda gideceksin, değil mi?
Evet.
Buraya gelmemeliydin.
Üzgünüm.
Baban için üzgünüm.
Vurulsam daha iyiydi.
Garip hissediyorum.
Hem de çok garip.
Aman Tanrım.
Yok artık.
Beğendin mi?
Bazen götlük etmemek de bir seçenektir.
Evet.
Sağ ol.
Başta iyi geldi.
Mevcut koşullara rağmen Alyssa'ya yakın olmak.
Ama bu his uzun sürmedi.
Çünkü mevcut koşullarda başkasıyla evleniyordu.
Seninle çok gurur duyuyorum.
Sanki sırf göz boyamak için buradayım.
Hata mı ediyorum?
Ne? Neden bahsediyorsun?
Yok bir şey.
Muhtemelen şu an herkesin şüpheleri var.
Bence bu gayet normal.
İyi günler ve bu özel günde hepinize...
Todd Alan King'i kocan olarak kabul ediyor musun?
Göbek adının Alan olduğunu bilmediğime inanamıyorum.
O ne öyle?
Babam.
Kamyonetin yok mu?
Hayır.
Seni bırakayım mı?
Gerek yok.
Selam.
Gidelim buradan.
Tamam.
Düğün nasıldı?
İyiydi.
Güzel.
İlan-ı aşk etmek için doğru anı bekliyordum.
Ne?
Yok bir şey.
Fırsat kollamaya karar verdim.
-Ne zamandır arabada yaşıyorsun? -İki aydır.
Evet, kokudan belli.
Nereye gidiyoruz?
-Ne? -Nereye gitmek istersin?
Bilmem, sadece gitmek istedim.
-Ne oldu? -Başlamasak?
Konuşmak istemiyorum.
Götün teki olmak bizde genetik.
Kanımda var.
Yani elimde değil.
Babanın küllerini serpecek misin, maskot gibi taşıyacak mısın?
Serpeceğim.
Nereye?
Hiç bilmiyordum.
Söyleyemem.
-Üşüyor musun? -Hayır.
Aç mısın?
Pek sayılmaz.
Ben açım.
İyi.
Tebrikler.
-Ne? -Düğün için.
Evli değiliz.
-Ne? -Aslında cenazeden geliyoruz.
Üzgünüm.
Biraz daha giyeyim, boşa gitmesin dedim.
Tabii.
Size biraz zaman vereyim.
Alyssa değişmişti.
Ne bok yiyorum burada?
Sanki biri pilini çıkarmış gibiydi.
Alyssa?
Efendim?
Sana gönderdiğim mektup.
Özür dilerim.
Ne mektubu?
Mektubu almamış olabileceğini anladığımda üstümden bir yük kalkmıştı.
Doğru, o mektup.
Yeniden üstüme çöktüğünde sanki ağırlaşmıştı.
Gerçekten çok üzgünüm.
No comments yet. Be the first to leave one.