The first 200 lines.
Film başlamak üzere...
Etrafınızdakilere sevgi ve mutluluk dağıtın.
Fakat ölçüyü kaçırmadan yapın.
Şimdi kalbinizi ve gözyaşı kanallarınızı açın
Ağlayan çocukları susturun ve cep telefonlarınızı kapatın.
Bu günün dünyasında aşk...
Hazır yiyecekler gibi.
Midenize ulaştığında damakta tadı kalmıyor.
Günümüzde aşk Facebooktan doğabiliyor
veya arabaların arka koltuğundan
ve soğuk mahkeme salonlarında ölüyor.
Bizim hikayemiz oldukça farklı bir aşk üzerine
Gökkuşağı ve hayaller ile dolu bir aşk.
Bencil bir aşk değil
Karmaşık bir aşk değil
Gülümsediğiniz ve kalıcı bir aşk.
Film başlamak üzere...
Barfi'ye sıklıkla
bende tek bir iyi fotoğrafının olmamasından yakınırdım
Fakat yanıtı hep aynıydı
Ölmeden önce sana bir tane göndereceğim.
Onu çerçeveletirsin.
Ve sözüne güvenilir birisi olduğundan...
Son sözünü yerine getirdi.
Çocukluğumdan beri aşkı
Birlikte yaşamak...
ve birlikte ölmek olarak düşünürdüm.
Tıpkı anneannem ile büyükbabam gibi.
Büyükbabam öldüğünde henüz 10 yaşındaydım.
Bir gün sonrasında büyükannem de bizi terk etti.
Hep böyle bir aşk istemiştim.
Fakat Barfi son nefesini verdiğinde kilometrelerce uzakta Darjeeling'deydi.
Zamanında yetişebilecek miydim bilmiyorum.
Barfi'den
mutluluğun küçük şeylerde bulunduğunu öğrendim.
Küçük bir su dolu kap gemilerin yüzmesi için yeterliydi.
Ve gerçekten inanırsan eğer...
Kağıttan kuşlar bile uçabilirdi.
Barfi daima mutlu yaşadı.
Ve nedenini bilmediğim halde
ben hayatına daima zorluklar kattım.
Fakat O hiç şikayet etmedi...
Ne benim hakkımda...
ne de yarattığım sorunlar.
Barfi!
Kanun namına...
Durmanı emrediyorum!
Aptallar! N'apıyorsunuz orada?
Çatıda! Buraya gelin çabuk!
Barfi!
Çekilin yoldan!
Komiser, bir hata var sanıyorum.
Hata yok. Ve çok teşekkür ederim, Mrs. Sengupta.
Şikayetiniz olmasa onu yakalayamazdık.
Onu nereye götürüyorsunuz?
Londra'ya!
Şaka yapıyorum, Mrs. Sengupta. Onu Darjeeling'e götürüyoruz.
Gidelim.
Hanımefendi, beyefendi telefonda.
Daha önce 2 kez aramıştı.
Neden polis çağırdın?
Bana haber vermeye zahmet bile etmedin.
Alo!
Barfi kim?
Senin için ne ifade ediyor?
Daha önce evimize hiç polis gelmemişti...
Barfi benim için ne anlama mı geliyor?
Ranjeet'in sorusu için verilebilecek bir yanıtım yoktu.
Shruti?
Ranjeet ile altı yıllık bir evlilikten sonra Barfi neden hala benim için önemliydi?
Lütfen bunu Ranjeet'e ver.
O gün Barfi'ye yardım edebilmek için bütün bağlarımı kopardım.
Sanırım bu kadar radikal bir karar almamın nedeni...
Hala Barfi'ye derin bir sevgi ile bağlı olmamdı.
Onunla ilk tanıştığım gün gibi.
Babamın Darjeeling'e taşındığı zamandı.
Pencereyi kapat. Üşüteceksin.
- Kim onun 3 ay içerisinde evleneceğine inanabilir?
108...
O nedir?
Bekle, kontrol edeyim.
101-4, Hükümet Bungallovları, Hill yolu?
- Hillcart yolu... - Hillcart yolu.
Aptal!
Barfi hakkında konuşmak istemiyorum.
Hayatımın yarısını onun peşinden koşarak harcadım.
Barfi olmasaydı...
Başkomiser olarak emekli olabilirdim.
Fakat şimdi kaynana ilaçları satıyorum.
Kaynana ilaçları!
Şu alçak Barfi!
Barfi gittiği her yerde sevgi dağıtırdı.
Fakat karşılığında hiç bir şey istemedi.
Bu kadar hayır duası aldığına şaşmamalı.
Barfi ve ben çocukluk arkadaşıyız.
Çok güzel zamanlarımız oldu.
O duyma ve konuşma engelliydi.
Fakat bu durum onu dik başlı olmaktan alıkoymadı.
Yine de bir sorunumuz vardı.
İnsanların...
onu terkedeceğini düşünüyordu.
Bu yüzden en yakınındakileri testden geçirirdi.
Babası ismini
Murphy Radyo bebeğinden esinlenerek vermişti.
İsmini soran olursa şöyle derdi...
Barfi!
Barfi.
Vaktini boşa harcıyorsun.
Ben nişanlıyım.
Bunu kim gönderdi?
Bak, saati 15 dakika geri alıyorum
Farzet ki hiç tanışmadık.
Ve sana hiç arkadaşlık teklif etmedim.
- Farzet ki Barfi adında yeni bir arkadaşın oldu
- Ve farzet ki bu yeni arkadaş sana evliliğini planlarken yardım edecek.
Çok tatlı!
- Ve şimdi tüm bunları farzettiğine göre,
Neden gülümseyip el sallamıyorsun?
Çok şeker!
Onun seni rahatsız etmemesi için nişanlı olduğunu söylediğini sanmıştım.
Çok yakışıklı.
Biliyorum.
Üniversitedeki bütün kızlar ona deli oluyor.
Aşk evliliği?
Ne?
Bir gün kütüphaneye geldi...
elimi tuttu ve şöyle dedi...
"Benimle evlenir misin?"
Sonra?
sonra...
Annemden hiç bir şey saklamadım.
Ona Ranjeet'den bahsettiğim zaman...
Tek bir soru sordu.
"Babası ne iş yapıyor?"
Darjeelin'e geldikten sonra, neden bilmiyorum...
Ranjeet'den uzakta olduğum için mutluydum.
Barfi ani bir rüzgar gibi geldi...
ve bir anda sıradan yaşamımı süpürüp değiştirdi.
Daha önce farketmemiştim.
Barfi bana nasıl yaşamdan zevk alınacağını gösterdi.
Maceraların heyecanını.
Ve öğrendiğim en önemli ders...
Hayattaki en büyük risk...
hiç risk almamaktır.
Afedersiniz... Komiser Dutta?
Seni alçak!
Muhteşem Barfi!
Komiser Dutta'dan kaçabileceğini mi sanıyorsun?
Komiser...
Bayım, lütfen durun...
Bayan Sengupta...
Kalküta'dan!
Buraya uzun bir yol gelmişsiniz!
Devam et... döv onu.
Komiserim, o konuşamıyor.
Tabii ki!
Biliyorum.
Uzuun bir geçmişimiz var.
Bir hata olduğunu sanıyorum.
Bana işimi öğretmeye çalışmayın.
Hata filan yok.
Ve eğer ona yardım etmek istiyorsanız...
Onunla iletişime geçecek birisini bularak başlayabilirsiniz!
Çünkü aleyhine bir ifade yazarsam onun için her şey biter.
Fakat ne yapmış olabilir ki?
Ne mi yapmış?
Ne mi!
Şuna bir bak...
Göbeğim eskiden 140 santimdi...
şimdi 100 santim gelmiyor!
Suçunu merak ediyor musun?
Gelin!
Gelin içeri.
Şuna bir bakın...
İşte sizin Barfi'niz!
Ne yapmış?
Bir banka soydu, Bayan Sengupta.
Yo yo şaşırmayın.
Hikaye burada bitmiyor.
Darjeeling'teki en saygın adamın...
torununu kaçırdı!
işte...
Bu...
Bayan Jhilmil Chatterjee.
Mutlu musunuz?
Jhilmil'in ailesi onu bakım evi Muskaan'a bıraktığında
henüz altı yaşındaydı...
O kadar saf...
ve uysal, bir bulut gibi.
O zamanlar Otizm, kötülükten kaynaklanan bir hastalık olarak görülüyordu.
Ailesi onu bir utanç kaynağı olarak gördü.
Ayrıca duyduğuma göre...
annesi alkollüyken onu boğmaya kalkışmış.
İşte o zaman büyükbabası onu Muskaan'a getirmiş.
O zamandan beri...
Muskaan, Jhilmil'in gerçek evi olmuş.
Ona bakabileceğinizi düşünüyor musunuz?
Ona nasıl bakacaksınız?
Pek çok hizmetçimiz var.
Hizmetçiler!
No comments yet. Be the first to leave one.