Get Out

Get Out

Download Turkish Subtitle

Release info

Get Out 2017 1080p CEE Blu-ray AVC DTS-HD MA 5 1-TTG
A Commentary by 1seeone
BluRay

Tags

Blu-ray
blu-ray
1080
TS
HD
Blu-Ray
Published on: 2023-07-22
Downloads: 104
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Kendime sorduğum şey şu

nasıl bir hastalıklı kişi bir sokağa Edgewood Sokağı adını verir

ve onu Edgewood Yolu'ndan neredeyse bir kilometre uzağa koyar.

İnanılmaz.

Beni bu ürkütücü,

karmaşık mahalleye getirdin.

Ben ciddiyim ama. Burada çok göze batıyorum.

Tamam bebeğim. Tamam, sonra konuşuruz.

Görüşürüz.

Peki, burası Rhine Caddesi.

Burası tam bir labirent gibi.

Düz devam et, sanırım sonra da sola diyordu...

Neredendi? Peacock mu?

Düz git, sonra sola...

Tamam.

Tamam, yürümeye devam et dostum.

Sakın aptalca bir şey yapma.

Devam et...

Kahretsin. Geldiğim yolun tam tersine gideceğim.

Bugün olmaz. Ben değil.

Burada insanlara neler yaptıklarını biliyorsun. Ben gidiyorum.

Hadi dostum, bu...

Hey! Hey!

Sid, Sid, Sid.

Orada işler nasıl gidiyor?

İyi.

Diş fırçanı aldın mı?

Tamam.

Deodorantını aldın mı?

Tamam.

Rahat kıyafetlerini aldın mı?

Aldım.

Bana bir dakika verir misin Sid?

Babandan bir bilgi koparmalıyız.

Ne var?

Zenci olduğumu biliyorlar mı?

Hayır.

Bilmeleri gerekiyor mu?

Yani sanki...

Bu, bahsetmek isteyeceğin

bir şey olabilir gibi.

“Anne, baba, zenci sevgilim

“bu hafta sonu gelecek ve zenci olduğu için

“şaşırmanızı istemiyorum.”

Çıktığın ilk zenci olduğumu söylemiştin.

Evet, ne olmuş?

Evet, yani bu onlar için alışılmadık bir durum.

Peşimde bir tüfekle bahçede kovalanmak istemem.

Kovalanmayacaksın. Birincisi

babam elinden gelse Obama'ya üçüncü kez oy verirdi.

Yani gerçekten seviyor.

Bunu söylüyorum çünkü bu konuyu seninle kesin konuşmak isteyecektir.

Ve kesinlikle berbat geçecektir.

Ama bu sadece her şeyden çok kötü bir baba olduğu için olur.

Irkçı değiller.

- Peki. - Sana söylerdim.

Seni eve, onların yanına götürmezdim.

- Evet, evet, evet. - Bunu iki saniye düşün.

- Düşünüyorum. - Evet, evet, evet. Güzel.

Hayır, hayır, hayır.

Hadi ama, ben yetişkin bir adamım.

Mümkün değil.

Sigaramı kırdın.

Gerçekten, onu pencereden dışarı mı attın?

Tıpkı bir dolar gibi. Az önce bir doları dışarı attın. Harika.

Senin nikotine harcamaya karar verdiğin bir dolardı.

Evet.

Bekle, Rod'u aramalıyım.

Canım Rod.

Şunu yapma.

N'aber?

Hey, işte misin?

Evet, evet, işteyim.

Dinle Chris, söylesene bana.

Yaşlı bir kadının üstünü aradığım için

başım nasıl derde girebilir? Bu standart bir uygulama.

Gary, yaşlı kadın yaşlı olduğu için

kahrolası bir uçağı kaçıramaz diye düşünüyor.

C, bekle, bekle. Güldüğünü biliyorum.

Ciddiyim dostum. Gelecek 11 Eylül yaşlıların işi olacak.

Gerçekten.

Dinle dostum, bu hafta sonu Sid'e baktığın için teşekkürler.

Unutma, insan yemeği yok.

Hassas bağırsak sendromu var.

Yapma C. Bana biraz güven.

Tamam, ben hiçbir şeyi unutmam. Sen unutursun.

Tabii, tabii, tabii. Tamam, tamam.

Hayır, özrünü kabul ediyorum. Sorun yok.

Küçük Bayan Rosie nasıl?

İyi. Araba kullanıyor.

- Onunla konuşabilir miyim? - Hayır.

Onunla konuşmak istiyorum, lütfen.

Bekle, bekle.

- Selam Rod! - Şimdi beni dinle.

Yanlış adamı seçtiğini biliyorsun, değil mi?

Evet, tabii ki biliyorum. Bu sadece seni elde etmek için bir numara.

- Bizim için çok geç değil. - Tamam, kendine bir kız bul.

Kahretsin.

Kız sana çok sinirli çünkü tavsiyemi dinlemiyorsun.

Ne gibi?

Beyaz bir kızın ailesinin evine gitmek gibi.

Ne yapıyor o? Sana özel muamele mi çekiyor?

- Evet, hoşça kal. - Ne diyorum biliyor musun Chris?

Chris.

Kahrolası herif suratıma kapattı.

Sen kıskanıyorsun.

- Kıskanmıyorum. - Seni kıskandırdım mı?

- Rod'u kıskanmıyorum. - Rod bu ya!

Kahretsin. İyi misin?

Evet, ödümü patlattı.

- Sen? - Evet, ben de iyiyim.

Tamam.

Aman Tanrım.

Kahretsin.

Burada kal.

Ne?

Ne yapıyorsun?

Bilmiyorum.

Belki de gitmiştir, değil mi?

Chris.

Yani gelecekte aramanız gereken telefon Hayvan Kontrol Hizmetleri.

Evet. Bunun için özür dilerim. Kafam karışmıştı.

Demek şehirden geliyorsunuz.

Evet. Ailem Pontaco Gölü bölgesinden.

Biz de hafta sonu için oraya gidiyoruz.

Bayım, ehliyetinizi görebilir miyim lütfen?

Bekleyin, neden?

Evet, eyalet kimliğim var.

Hayır, hayır. O kullanmıyordu.

Kimin kullandığını sormadım. Kimliğini görmek istedim.

Evet, neden? Bu hiç mantıklı değil.

Buyurun.

Hayır, hayır. Yapma. Ona kimliğini vermek zorunda değilsin

çünkü sen yanlış bir şey yapmadın.

Bebeğim, sorun yok. Hadi.

Ne zaman bir kaza olsa kimlik sorma hakkımız...

Saçmalık.

Hanımefendi...

Her şey yolunda mı Ryan?

Evet, iyiyim.

Şu farı tamir ettirin.

Şu aynayı da.

Teşekkürler Memur Bey.

Ne?

Çok etkileyiciydi.

Kimse sevgilimle uğraşamaz.

- Bunu görüyorum. - Tamam.

Geldik.

Bu bahçıvan.

Hazır mısın?

- Selam! - Küçük kızım! Buraya gel!

Nasılsın? Ben de seni seviyorum. Seni özledim.

Bu babam Dean. Bu da Chris.

Bana Bay Armitage de.

Tabii ki.

Şaka yapıyorum! Bana Dean de. Ve sarıl bana dostum.

- Nasılsın? - İyiyim. Sen nasılsın?

- Sarılmayı severiz. - Evet.

Bu annem. Bu da Chris.

Merhaba, hoş geldin.

Tanıştığıma memnun oldum.

Her neyse, evet. Ben Missy.

- İçeri gel. Lütfen, hoş geldin. - İçeri.

Yolculuk nasıldı?

İyiydi. Aslında bir geyiğe çarptık.

- Ne? - Olamaz.

- Öldü mü? - Evet.

Korkunç. Siz iyi misiniz?

Evet. Bizi çok korkuttu.

Öyle mi?

Evet. Bir anda çıktı. Çok kötü çarptık.

Evet, sizi çok korkutmuş olmalı.

Çok tuhaf. Ben ne derim biliyor musun?

Biri gitti, birkaç bini kaldı derim.

- Dean. - Baba.

Hayır, burnu büyük görünmek istemem ama size söylüyorum,

geyikleri sevmiyorum. Onlardan bıktım. Doğayı ele geçiriyorlar.

Sıçanlar gibiler. Ekosistemi bozuyorlar.

Yolun kenarında bir geyik gördüğümde kendi kendime şöyle derim,

“Bu bir başlangıç.”

Bunu hiç anlamıyorum.

- Özür dilerim. - Lafın gelişi.

Biliyor musunuz, bugün yaptığınız şey için minnettarım.

Onları sevmem.

Onu anladık.

- Peki. - Evet.

Pekâlâ, çok yorgun görünüyorsunuz.

- Evet, biraz. - Evet.

Peki bu ne kadar süredir devam ediyor? Bu...

Bu şey?

Ne zamandır?

Dört ay.

Dört ay mı?

Aslında beş ay.

O haklı, ben hatalıyım.

Aferin oğlum. Bunu söylemeye alışsan iyi edersin.

Lütfen, çok özür dilerim.

Evet, üzgünüm. O haklı, ben hatalıyım.

Gördün mü?

Bir kapatma düğmesi var mı? Bu çok yorucu.

More Turkish subtitles for Get Out

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left