Operation Hyacinth

Operation Hyacinth (Hiacynt)

Download Turkish Subtitle

Release info

Hiacynt 2021 1080p NF WEB-DL DDP5 1 x264-playWEB
A Commentary by Pinguoin

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
x264
1080
Published on: 2021-10-13
Downloads: 12
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

NETFLIX SUNAR

Dur! Militsiya!

Dur!

Söylesene, sesi açsın.

Ne?

Sesi açsın.

Sesi aç.

MİLİTSİYA

Zabıt tut.

-Ne? -Yuh be Nogaś.

Affedersiniz.

-İkinizi ofisimde bekliyorum. -Başüstüne.

Amir bizi çağırdı.

-Zabıt tut. -Başüstüne.

-Bir şey imzalandın mı? -Form.

-Hapisten mi kaçmışlar? -Sümbül Operasyonu.

-O ne? -Nonoşların kaydını alıyorlar.

Gregorczyk dosyasını alacaksınız.

Ya Pewex'teki adam?

Başarılı bir işti. Bir terfiyi hak ettik.

Gizli Servis'in kararlarını sorgulamam.

Terfinin de vakti gelecek.

-Niye bir hırsızın peşindeler? -Bilmiyorum.

Cinayet.

Size tecrübeli biri lazım.

Bize tecrübeli değil, güvenilir biri lazım.

O yüzden işi sana veriyorum Nogaś.

Ama…

-Robert'ı kan tutar. -Hadi oradan.

Nogaś, tepemi attırma.

Gregorczyk zengin bir adamdı. Cesedi parkta bulunmuş.

Derhâl bir zanlı bulmamız gerek.

Akıllı olduğunuz için.

KUPON 220 ZLOTİ

-İçeride mi? -Evet.

-Pewex dosyasını sen mi aldın? -Öyle görünüyor.

O bir piyon. Bize bırak, diğerlerini yakalayalım.

Gizli Servis işini yapıyor.

Sen de işini yap.

Çavuş.

Hay sıçayım.

Fena değil ama vitesi sik tutar gibi tutuyorsun.

-Vites boktan. -O zaman kendi arabanı al!

Anahtarı ver.

Üst kata bakayım.

DOSYA

Üst kat temiz.

O, kanıt olabilir.

O yüzden bakıyorum.

Yerli yapım mı?

Bunu al.

Sümbül Operasyonu için bir şeyler çıkar.

MASKELER

-İyi akşamlar. -Merhaba.

Sana geldi.

Ne zaman geldi?

Bu sabah.

Açmayacak mısın?

"Çavuş Robert Mrozowski Szczytno Militsiya Akademisi'ne girdi."

Tüh, bak sen şu işe! Tebrikler!

-Sevinmedin mi? -Önemli olan senin sevinmen.

Tebrikler.

-Nereden bildin? -Ben her şeyi bilirim.

Merhaba tatlım.

Merhaba.

Orada seni adam ederler.

-Zaten öyleyim. -Daha iyi olabilirsin.

Cinayet dosyası aldım.

Kurbanın evinde bir kaset bulduk. Erkekler vardı.

Sümbül dosyaları işime yarayabilir.

Sağ olasın.

Evet.

O dosyalar başka amaçlar için.

İş konuşmasanız olmuyor mu?

Militsiya, kapıyı açın!

Irena Hanım, çok kalmayacak.

Akşam 10'u geçirmeyin!

Bunu nereden buldun?

Babam düğün hediyesi olarak almış.

Teknisyenlerde de var.

-Kasetleri de var mı? -Bende bir tane var.

Ama görmek istemezsin.

Ne var ki?

Söylesene.

Bu muhteşem!

Babam ayarladı.

-Nereden biliyorsun? -Bir düşünsene.

Bunu da bize benim babam aldı. Ne yapayım? Atayım mı?

Evet.

Dur!

Yardım edeyim.

Sessiz olsanıza!

Sessiz ol, ihtiyar kalp krizi geçirecek.

Sessiz!

Omzu çıkmış, parmakları kırılmış, yüzü morarmış.

Ya biri kafa göz dalmış ya da kendini savunmuş.

Bruce Lee gibi.

Ölüm sebebi nedir?

İşte bu.

Birkaç bıçak darbesi almış, biri kalbine gelmiş.

Mantar'ın yakınındaymış. Oraya kimin gittiği malum.

Nonoş olduğundan emin olduk.

Civarda yaşıyorum, çok şey gördüm.

Benzer bir vaka oldu.

Dayak yemiş, tanık yok.

Polonya'da ailesi de yok.

Sorup soruşturmak gerekecek.

Tamam.

Önce Robert gidecek, biri var mı diye bakacak.

Olay çıkarmayalım.

İki araç beklemede. Yakalayıp götüreceğiz.

Hırpalanan olursa sorun değil.

Ama kimseyi konuşamayacak hâle getirmek yok.

Gregorczyk hakkında bilgi almalıyız.

Silah sıkacak mıyız?

Ben kafana sıkacağım.

İçeride kara delik filan mı var?

Birinci ve ikinci ekip, girin.

Kaçalım!

Durun! Militsiya!

İndir şunu.

Hadi!

Saklan!

Piyasa mekânlarımızı basıyorlar.

Hep yaptıkları şey, değil mi?

Son zamanlarda iyice arttı.

-Binalara girip arayamam. -Ben de.

Madem öyle, bir devriye gezip gidelim.

Ben bu işe bunun için girmedim.

Bizimkilerden biri bıçaklanmış.

Kim?

Sıkıldılar.

Topuklayalım.

Şu aptallara bak. Bizi yakalasalar çok yazık olur.

En iyi ekipleri buysa endişeye mahal yok.

-Hepsi böyle değil. -Ne o? Polis filan mısın?

-Neden öyle dedin? -Şakaydı.

-Oraya sık gider misin? -İlk seferimdi.

Heyecanlı bir başlangıç.

İlk seferine içelim.

İç. Ben çok içemem, sabah sınavım var.

-Ne konuda? -Hegel.

Alman Dili okuyorum.

Ya sen? Okuyor musun, çalışıyor musun?

Yardım ediyorum.

Kraków'da rehabilitasyon okudum.

Buraya yeni taşındım.

Çocuklara yardım ediyorum.

-Sorunlu gençlere mi? -Evet.

Bana da yardım et.

Arek.

Robert.

Hay sıçayım.

-Kayıp mı oldun? Üç ekip seni arıyordu. -Bir adamın peşindeydim.

-E? Kaçtı mı? -Kaçan filan yok.

Bir muhbir buldum.

Baban gurur duyacak.

İşe koyulalım.

-Adın? -Paweł.

-Soyadın? -Młynarczyk.

Orada ne işin vardı?

Tuvalete gitmiştim. Çişim gelmişti, işemeye gittim.

Civardaki tek tuvalet orada. Başka nereye gitseydim?

-Bu adamı tanıyor musun? -Hayır, tanımıyorum.

İyi bak.

Tanımıyorum, yalan mı söyleyeyim? Tanımıyorum işte.

-Sikişmeyi sever misin? -Hayır, bir kez kazara oldu.

Bir daha olmayacak, söz veriyorum.

-Bu adamı tanıyor musun? -Hayır.

Gregorczyk.

Hiç duymadım, yemin ederim.

Yoldaş, yalvarırım kimseye söylemeyin. İşimden olurum.

-Mantar'da ne işin vardı? -Ne işim olacak? Umumi tuvalet işte.

-Çocuğun var mı? -Var.

-Ne yaptığını biliyorlar mı? -Ben sadece ustabaşıyım.

-O işi de kaybedeceksin. -Ben bir şey bilmiyorum.

İşin bitti. Karın öğrenecek.

Annen de, çocukların da.

Lütfen zabıt tutmayın.

Karım ve çocuklarım var.

Benim de var. Ama ben elin adamlarıyla düzüşmüyorum.

Hiç polis copuyla götünden sikildin mi?

Asıl o zaman ağlarsın.

Gregorczyk'i nereden tanıyorsun?

Teşekkürler.

-Adın ve soyadın. -Morawski.

Tadzio.

Neyin kısaltması?

Tadeusz.

"Gregorczyk" adı tanıdık mı?

Tanıyor musun?

Dosyan elimizde.

Sabıkan var.

Hayatını mı mahvedeceksin?

Al. Bir daha düşün.

Beni bırakacak mısınız?

Bedavaya olmaz.

İyi para verdi.

Birkaç erkek tuttu.

Nerede?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left