Polaroid

Polaroid

Download Turkish Subtitle

Release info

Polaroid 2019 BDRiP x264-GUACAMOLE
A Commentary by sub.Trader
If you are from Malta contact me sub.trader(at)yahoo.com

Tags

cam
bdrip
bdr
x264
BDR
Published on: 2020-12-12
Downloads: 33
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Baksana. Bir şey buldum.

Annemin eski eşyaları.

Bir sürü aşk mektubu var.

Vay canına.

-O da ne? -Kamera.

Bak... Annen.

Bunu daha önce görmemiştim. Ölmeden kısa bir süre önce çekilmiş gibi.

Bununla çekilmiş olabilir. Nereden almıştı?

Açık arttırmadan.

İyiymiş.

Böyle şeylere meraklıydı.

Craig fotoğrafımı beğendi şimdi.

Kusura bakma, sana da böyle fotoğrafın olsun demiştim.

Alt tarafı iç çamaşırı Sarah. Plajda da giyiyorsun.

Tamam o zaman, bir tane çekelim.

Gerçekten mi?

Ama özel olmasını istiyorum.

Farklı olsun. Tek kopyası sadece onda olacak.

Tamam, aklında ne var?

Bununla çekeceğiz.

Hazır mısın?

-Bozuk mu acaba? -Hayır, sadece biraz zaman alıyor.

Acil çıkmam gerekiyor.

-Güzel görünüyorsun. -Teşekkürler.

Linda?

Orada kimse var mı?

Kimse var mı?

Linda?

Hiç komik değil.

Başını eğ ve gülümse.

Selam.

Adın ne?

Bird.

Bird Fitcher.

-Onu çıkartacak mısın? - Baksana, kaşkollu kız.

Hayır.

Hayır, çıkartmayacağım. Teşekkürler.

Pekala.

Gülümse bakalım.

Fotoğraf çektirmek için son gün yarın.... ...Çektirmeyenler lütfen yarın çektirsin.

-Selam. -Selam.

Müşteri var mı?

Kimse gelmediği için burada çalıştığımı hala anlamadın mı yoksa?

Bir de amcamın sana yaptığı indirimler yüzünden.

Onu tamir edebildin mi?

Hayır, henüz edemedim.

Neyse, yerime baktığın için teşekkürler.

Gittiğim ikinci el satışından sana bir şey aldım.

-Gerçekten mi? -Evet.

Teşekkürler. Nedir o?

Aman Tanrım!

Bu bir SX-70.

Vay canına.

Beğendin mi?

Tyler, nereden buldun bunu?

Cidden bunlardan daha önce hiç görmemiştim.

Artık bunlardan üretilmiyor bile. En son 70'lerde yapmışlar.

Vay canına.

Ansel Adams ve Walker Evans'ın kullandığı kameradan bu.

Vay canına! Onlar da kim...

-Fotoğrafçılar. -Elbette.

Biliyordum tabii.

-Filmi ve çantası da var. -Bu harika.

Çalışıp çalışmadığını görmek istiyorsan, içinde film de var.

Tabii!

Fotoğrafını çekmemi ister misin?

Hayır, teşekkürler. Bugün yeteri kadar çekildim.

Öyleyse sen benimkini çek.

-Olur. -Tamam. -Evet, şuraya geç.

-Evet, böyle iyi. -Tamam, bekle.

Bir, iki...

Gülümse!

Çekti mi?

Bilmiyorum.

Hey!

Ne yapıyorsun?

Özür dilerim, ben...

Hayır, hayır, ben de tam...

Sorun değil, benim de gitmem gerekiyordu.

Pekala, sonra görüşürüz.

Bird bekle... Bird! Çantasını...

unuttun.

Selam.

Merhaba.

Şimdi mi gidiyorsun işe?

Evet, bir vardiya daha aldım.

-Anne. -Buna mecburum biliyorsun.

Anahtarlarımı bulmama yardım et lütfen.

Anne.

Her zamanki yerlerindeler.

Teşekkürler.

Hep böyle olmayacak.

-Peki. -Seni seviyorum.

Ben de seni seviyorum.

Sorun yok oğlum.

Bak, sadece bir fotoğraf makinesi.

Fotoğrafını çekeyim mi oğlum?

Ned.

Ned.

Hey.

Tanrım!

Sen hiç kapı çalmaz mısın?

Ön kapı açıktı.

Yüzünü görmeliydin ama.

Neddy. Merhaba!

Uslu oğlum benim. Ned. Ned.

Bird'ü bu gece evden çıkarmama yardım etmek ister misin?

Onu bu işe karıştırma.

Sonra konuşuruz.

Hadi oğlum! Hadi bakalım!

Aferin oğluma!

Annen nasıl?

Hala benimle konuşmuyor.

Yani harika.

Gerçekten mi?

Evet, kardeşime benim için dua ettiğini söylemiş.

Sanki beni düzeltecekmiş gibi.

Kusura bakma, bu berbat.

Ama iyi tarafından bakacak olursak

üniversiteye gitmeme sadece bir buçuk sene kaldı.

Evet.

-Hala şehir dışına gitmek istiyor musun? -Evet, kesinlikle.

Senin fikrin değişti mi?

Hayır. Hala babam gibi gazetecilik yapmayı düşünüyorum.

O zaman...

bu gece partiye geliyor musun, gelmiyor musun?

Bilmiyorum.

Hadi ama hafta içindeyiz.

Ayrıca kostümlü parti değil mi?

Öyle. Çünkü Avery, Belize'deyken Cadılar Bayramı'nı kutlayamadı.

Hadi ama.

Lütfen!

Hem Connor da orada olacak.

Seni utandırmak istemem,

ama onu mayosuyla yüzerken gördüm geçen hafta. Müthişti.

-Aman Tanrım. Erkeklerden hoşlanmıyorsun bile. -Güzelse bakarım sonuçta.

-Sayende poposunu düşünüyorum şimdi. -Olması gerektiği gibi.

Beğendiğini biliyorum.

Okuldakilerin bana "kaşkollu kız" dediklerini biliyor musun?

Gibi. İşte o yüzden bu gece gelmen gerek.

Bırak insanlar seni tanısın.

Giyecek bir kıyafetim bile yok.

Bunu diyeceğini bildiğim için sana bir şey aldım.

-Kırmızı Başlıklı Kız mı? -Ne olmuş?

Biraz ezikçe değil mi?

Bir kurt tarafından kandırılıp oduncu tarafından kurtarılan bir kız.

Tamam, yirmi dakika içinde daha iyi kostüm bulabilirsen bul...

çünkü bizi birazdan almaya gelecekler.

Devam edebiliriz.

Selam.

-Selam. -Selam.

Vay canına, ne kadar da gerçekçi bir kuş kostümü.

Arkada oturan da kim?

Tanıdığımız Bird'ün evden çıkmayacağını biliyoruz.

Arada bir dışarı çıkıyorum.

İşe gitmek sayılmaz.

-Hazır mısınız? -Hayır, arabada olmaz.

Babam kokusunu fark eder.

-Pazartesiye kadar eve dönmeyecek. -Evet, ama kokusunu alabilir.

-Yine mi tartışıyorsunuz siz? -Hayır. -Evet.

-Aman Tanrım. -Yıl dönümümüzü unuttun.

-Bana hatırlatmadı. -Sana hatırlatmak benim işim değil.

Güzelim her türlü bana kaldın.

Yine de... arabamda içemezsin.

-Bebeğim hadi ama! -Olmaz. -Ne duydum biliyor musunuz?

"Bebeğim" Danca'da "bok" anlamına geliyormuş.

-Ne? -Seni hiçbir yere götüremeyiz.

Sür bakalım "bok".

Sakın bana "bok" deme.

Dalga mı geçiyorsun? Bir daha böyle bir şey denmeyecek.

Hayır.

-Neden gülüyorsun? Hiç komik değil. -Bence komik.

-Hayır, değil. -Gayet de komik. -O zaman gülme. Gülüyorsun.

Gülmüyorum. Hayır, gülmüyorum.

Hayır. Hayır.

Bu sayılır. Sayılır.

Hayır!

-Hazır mısınız gençler? -Evet!

-Hadi partiye! -Bas gaza!

Kusura bakmayın. Kapalıyız.

Tyler, yeni döküntüler geldi. Dene ve fiyat koy.

Harika.

Felaket.

Tatlı.

Bu da ne?

Geldik işte.

Burası müthiş.

İyi misin?

Evet.

Çok güzel geçecek.

Gidelim.

Avery.

Mins.

Selam!

Muhteşem görünüyorsunuz.

Herkes gelsin.

-Bu anı ölümsüzleştirelim. -Tanrım, pekala.

Sen ne oldun peki?

Seksi bir falcıyım.

Gel hadi.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left