The first 200 lines.
QUEEN OF TEARS
10. BÖLÜM
Hayda!
QUEEN'S BOKS SALONU
Doğru yerdesin.
Köydeki en iyi internet bağlantısı bu binada.
Ne zaman istersen gel.
Teşekkürler.
KAZANAN ERKEK ÇOCUKLAR, BAEK HYUN-WOO
"Baek Hyun-woo" mu?
Boks mu yapıyordu?
Evet.
Çok da iyiydi.
O kadar zeki ki boks yaparken beynini kullanıyor.
Rakibinin hamlelerini önceden tahmin ediyor.
Resmen ayaklı simülasyon makinesi.
Seni kendine çekip yumruklarından kaçar.
Sen yorulana kadar bekler, sonra sana yumruk yağdırır.
Gücün tükenir.
Beni bile nakavt etti.
Seni bulamadığım için celp gönderemedim.
Al bakalım.
Avukat tutmayı unutma.
Ne?
Arabadan inmeden aradım.
Suçüstü yakalandın. Karakola alınacaksın.
HALK POLİSİ
BAY YOON EUN-SUNG
BAY PYEON
Hyun-woo?
Onca yer varken eski eşinin evine saklanmak
yakışmadı.
Yakışmadı mı?
Sen önce kendine bak.
Beni nasıl buldun?
Kafama koyduğum şeyi başardığımı artık anlamış olman lazım.
Seni bulmak kolay oldu.
Bak Hae-in.
Beni daha da kışkırtma.
Beni tehdit mi ediyorsun?
Evet, tehdit ediyorum.
Ama gerçek tehdit şu. Beni iyi dinle.
Doktorunun teşhisini gördüm.
Ama vasin olmadığım için
doktor ayrıntı vermiyor.
O yüzden
vasin olacağım.
Delirdin mi?
Evet, sanırım biraz delirdim.
Çok vaktin yok, biliyorum.
Bu durum beni delirtiyor.
Hiçbir şeyden korkmuyorum.
Keyfin bilir.
Ben de korkmuyorum.
Anne baban hasta olduğunu bilmiyor.
Niye söylemiyorsun?
Çünkü korkuyorsun.
Anlıyorum. Zaten oğullarını kaybettiler.
Bana bak Eun-sung.
Böyle davranırsan
sevdiğin herkesi perişan ederim.
Bunu istemiyorsan
bir an önce geri dön.
İşini başkasına vermedim.
Sana iki gün mühlet.
Basın toplantısı yapacağım.
Orada görüşürüz.
Her şeyi bana bırak.
Seni ben kurtaracağım.
Hyun-woo değil.
Pislik!
Bize bunu nasıl yaparsın?
Bana bunu nasıl yaparsın?
Geberteceğim seni!
Amanın. Soo-cheol.
İyi misin?
Senin oyununa geldiğim için
ailemiz mahvoldu.
Suç bende.
Geri zekâlı.
Senin suçun yok.
Kim olsa aldanırdı.
Senin suçun yok. Ağlamasana.
Da-hye nerede?
Nerede o?
Hiç değilse
iyi olup olmadığını söyle.
Lütfen.
Karanlıkta koşarken
taşa takılıp düştün.
Neden düşeyim?
Sarhoştun da ondan.
İçki içmedim ki.
Diğerleri Eun-sung'un geldiğini bilsin istemiyorum.
Niye geldi ki?
O pisliğin buraya niye geldiğini bileyim.
Yapmam gereken
bir şey var. Şimdilik annemlere söyleme.
Cevap ver.
İyi.
Bende gece körlüğü var. Bir şey göremedim.
Karanlıkta sivrisinek yakalayabiliyorum.
Evet, tek yeteneğin karanlıkta görmek.
Aynen. Bu adamdı, diyorum.
Queens'in yeni başkanı.
-Sahi mi? -Evet.
Yani onların can düşmanı.
Aynen.
Ne? Onu tanıyor musun?
Tam benim tipim.
YOON EUN-SUNG
Of ya.
Hele şükür aradın.
Kore numaranı, e-postanı ve sosyal medyanı sildin mi?
Tabii.
Ayrıca sahte adla dolaşıyorum.
Güzel.
Acil bir şey olmadıkça
-bu aralar konuşmayalım. -Tamam.
Bu arada
Soo-cheol'u gördün mü?
Neden?
Hiç.
Psikolojisi sağlam değil.
Kesin şoktadır.
Ne olmuş? Endişeli misin?
Niye endişeli olayım?
Merak ettim, hepsi bu.
Soo-cheol…
…sana çok kızgın.
Öyle mi?
Seni bulursa yaptıklarının bedelini ödetecek.
O yüzden saklan.
Tamam. Görüşürüz.
Kızmıştır tabii.
Ben de kızardım.
Sonunda olgunlaşmış.
Meğer o kadar aptal değilmiş.
Da-hye…
Da-hye…
Da-hye…
BAEK HYUN-WOO
Aradığınız kişiye ulaşılamıyor.
Sinyal sesinden sonra mesaj bırakın. Ödeme yapmanız…
Ne oldu?
İş biteli çok oldu. Niye geciktin?
Ayrıca yüzüne ne oldu?
Ben…
Şey…
-Dayak mı yedin? -Hayır, yemedim.
Yaraların çok mu ciddi?
Hae-in, bırak açıklayayım.
Hae-in. Lütfen.
Bırak konuşayım. Dur…
Kıpırdama.
Yapma.
Buraya gel bakayım.
Burası niye kızarık? Sopa falan mı yedin?
Bırak da
açıklayayım.
Dayak yemedim.
Ağzını aç.
Dilini mi ısırdın?
Hayır.
Dilimi de ısırmadım, dayak da yemedim.
Bak. Gayet iyiyim.
Sadece birkaç sıyrık var. Bir de dudağım patladı.
Neden peki?
Kıpırdama.
Övünmek için söylemiyorum
ama üç adamla kapıştım.
Kolay bir dövüş değildi.
Hatta
sopalarla
ve başka silahlarla üstüme yürüdüler.
Sen silahsız mıydın?
Şey…
Muhtemelen bilmiyorsun ama çocukken boks yapardım.
Yumruk yeme konusunda iyiyim.
O yüzden hiç acımadı.
Dur.
Biraz battı da.
Kim? Sana bunu yapan manyak kim?
Yurt dışı çıkış yasağı olan
arsa brokeri vardı ya?
Yani
dolandırıcıyı ararken saldırıya mı uğradın?
Ama ben kazandım.
Hoşuma gitmedi.
Madem sayıca üstünlerdi, dövüşeceğine kaçsaydın.
Ama adam tutuklandı.
Suçlu olduğu kanıtlanırsa durumu tersine…
Sus.
Bir daha böyle bir şey olursa
hemen kaç.
Söz ver bana.
Cevap versene.
"Sus" dedin.
Ama söz ver.
Üzgünüm.
No comments yet. Be the first to leave one.