God's Country

God's Country

Download Turkish Subtitle

Release info

God's Country 2022 720p BluRay DD+5 1 x264-playHD
A Commentary by sub.Trader
Plint / Sarper Aman

Tags

BluRay
x264
720p
720
HD
Published on: 2023-04-23
Downloads: 17
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Gel.

BİRİNCİ GÜN

Al bakalım.

Bazen hiçbir şey değişmezmiş gibi geliyor.

Ama inanın.

Değişir.

Değişmeli.

Kolay olur demiyorum.

Değişim, kaybolmuşluk hissiyle gelir.

Ve

Bir yılgınlık çökebilir,

"Dünyada değişim isteyen çok şey var.

Nereden başlayacağım?" Değil mi?

O hissin geldiği an,

işe koyulmanız gereken andır.

Sizi ne coşturuyorsa, bir ucundan başlarsınız.

Etrafınıza bir bakın,

yalnız değilsiniz.

Elimden bir şey gelmez demeyin asla.

Lütfen.

Sizden dileğim bu.

Bu dersi aldığınıza göre

içinizden geleni kâğıda dökeceksiniz, biliyorum.

Benden bu kadar.

90 dakikanız var.

Göreyim sizi.

Aferin.

Profesör Guidry, çok sağ olun.

Yoğun programımı idare ettiniz.

Gretchen, çok tatlısın ama bunu kendin başardın.

Keşke başka dersiniz de olsa.

Giriş dersleri favorim.

TEŞEKKÜRLER

Sevgili Profesör Guidry, Görüşmek üzere. Gretchen

Ünlü bir söz vardır, "Yapamayanlar, öğretir.

Öğretemeyenler, dekan olur."

Ama bu başka bir konu.

Bu bölümün gelişmesinde

George'un çok önemli bir rolü oldu

ve onun bilgisinden hepimiz faydalandık.

Güleryüzüyle bizlere de neşe kattı.

Ve tabii... Ben de şahsen seninle iş arkadaşı olmaktan,

sana akıl hocam ve balık arkadaşım diyebilmekten çok mutluyum.

Gerçekten, hocam olta atmayı biliyor.

Bir karış suda bir alabalığı

çileden çıkarmıştı.

Şaka yapmıyorum.

Hocamı çok utandırmayalım.

George'a.

Teşekkürler.

Yerini doldurmak zor olacak George.

Merhaba Arthur.

Sandra, nasılsın? İyi misin?

- İyiyim işte. - Tamam.

Toplantıda pek söylemek istemedim,

başın sağ olsun.

En azından acı çekmiyor artık.

Evet, öyle. Huzur bulmuştur gittiği yerde.

Ben... Hemen bir şey soracaktım.

Olur, tamam. Yürürken konuşalım, eve gitmem gerek.

Gretchen, şunların birazını bir çantaya koyabilir misin?

Sabah kırmızı bir kamyonet gördün mü?

Her yerdeler, buranın millî arabası o.

Selam Todd!

- Görüşürüz, mutlu Noeller. - Kanyonda diyorum.

Benim yoluma park etmiş.

Avcılar mı?

Bilmem.

Birkaç yıl önce Susan da annesini kaybetti.

Ölüm insana, eski defterleri açtırır.

Alışmak vakit alır. Kendine çok yüklenme. Olur mu?

Evet, haklısın sanırım.

Noel partisine bekliyorum!

Eggnog da var!

Merhaba! Burası özel mülktür.

Bir daha izin almadan park etmeyin. Teşekkürler!

İKİNCİ GÜN

Gel buraya!

Geç içeri.

Günaydın bayan.

Size de günaydın.

Yeriniz çok güzel.

Ormana buradan girelim dedik.

Ayak altında olmayız. Görmezsiniz bile.

Notumu almışsınızdır. Dün kamyonete bırakmıştım.

Yok, hiç görmedim. Ne yazmıştınız?

Buraya park etmeyin, yazıyordu.

Anladım.

Ormana girebilecek başka yakın bir nokta yok.

Diğer tarafını kullanabilirsiniz.

Hangi taraf?

Ne kadar uzakta?

25 km kadar.

25 km.

Kimsenin evine, ineğine ateş ettiğimiz yok.

Öyledir tabii.

25 km karda yürüyün diyorsun bana.

Öyle bir şey demedim, bir şey yapın da demiyorum.

Birinin arazisine park etmeden önce izin alın diyorum. Tek dediğim bu.

Seni duymuştum. Demek bu kanyonda yaşıyorsun.

Blackfoot'a gidecek vaktimiz var hâlâ.

Bırak, takma.

Geç içeri.

Haddini bilsin.

Bak, kimse temel fikre karşı çıkmıyor.

Bence öncelikle,

nesnel, sağlam vasıflara bakmak gerek.

Başta da dediğim gibi işimiz,

en iyi üç adayı Dekan'ın önüne koymak.

Bu kadar.

"En iyi" derken, nasıl yani?

Derdimiz, bir kota doldurmak olmamalı.

Kesinlikle. Değil tabii ki. Bizi buna mecbur kılan yok.

Diğer pek çok kriter gibi bunu da

düşünmemiz gerekiyor.

Söz almak isteyen var mı?

Evet, Faith. Ne diyeceksin?

Bence eğitim demek,

sorular sormak ve gayret etmek demek.

En iyi öğrencilerimden bazıları Amerikan yerlileriydi,

çünkü derslere bambaşka bir hayat tecrübesiyle geldiler.

Bizimle aynı perspektiften bakmayan insanları daha çok dinlemeli,

onlardan daha çok şey öğrenmeliyiz.

Buna çeşitlilik diyebilirsiniz.

Bilmiyorum.

Bence fırsat varken,

sürekli aynı şeyleri tekrarlamaktansa

farklı türden insanları da

bu sürece dâhil etmek gerektiğini düşünüyorum.

Gayet güzel ifade ettin Faith.

Bu önceliğimiz olsun.

Tamam o zaman.

Tanri çobanimdir beni̇m. Mezmur 23:1

BAPTİST KİLİSESİ

ÜÇÜNCÜ GÜN

LUISIANA POLİS OKULU

DÖRDÜNCÜ GÜN

Soyadınızı heceler misiniz lütfen?

G-U-I-D-R-Y.

Cassandra Guidry.

Güzel isim.

Aslen nerelisiniz?

New Orleans.

New Orleans.

Ne diyorlardı oraya...

- The Big Easy. - Evet, doğru.

Hatırlayamadım.

Çok tarihî yerler oralar.

Şehirde mi çalışıyorsunuz?

Üniversitede ders veriyorum.

Öyle mi?

Ne dersi?

Pardon.

Konumuzla alakalı mı?

Şey...

Özür dilerim.

İlk doğrudan temasınız...

Tek doğrudan temasınız park ettiklerinde oldu. Doğru mu?

- İki gün önce. Evet. - Tamam.

Peki sizi hiç tehdit ettiler mi?

Açıkça değil ama kesinlikle tehdit altında hissettim.

Tamam.

Bayan Guidry.

Şehirde olsa,

haneye tecavüz kötü bir şey,

hemen polisi ararsınız, değil mi?

Burası biraz farklıdır.

İnsanlar genellikle

bu tür şeyleri kendi aralarında halleder.

Küçük şeyler büyüyüp de

daha büyük olay çıkmasın...

Memur Bey, kapıma ok attılar.

Anlıyorum, ama siz de kamyonetlerini çekmişsiniz.

Belki de yapmamam gerekirdi

ama buna gayet hakkım vardı.

Öyle tabii. Tabii ki de.

Ama böyle bir şey yapınca da

insanların kızması normal.

Sizi uyarayım,

bu iki beyefendi sizin

polise gittiğinizi görünce gerginliği

artırdığınızı düşünecek.

Niye hep beyefendi diyorsunuz?

Plakalarını alabildiniz mi?

2-3-8-3-9-5.

Bunları neden topladınız tam olarak?

Yani, çoğu insanın

bunları saklamak aklına gelmez.

Ben biraz değişiğim galiba.

Tabii.

Tamamdır.

Vakit ayırdınız, sağ olun.

Şimdi ne olacak?

Bu arkadaşları gayet iyi biliyorum,

bir konuşup duruma bakacağım bakalım.

Harika. Paltomu alayım.

Sizin gelmenize gerek yok hanımefendi.

ŞERİF

Merhaba.

Ne var ne yok?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left