The first 200 lines.
URA VADİSİ, BHUTAN
Ne bekliyorsunuz? Gelsenize.
Hadi!
Hadi ama! Köprü güvenli.
Galiba.
Evet. Kesinlikle mevzuata uygun.
Tanrım!
Tanrım!
Tamam.
İyi misin? Ha?
BİRİNCİ GÜN
Kuzeybatıdan esecek gibi.
Dönsek mi?
Evet.
Yakalanmayalım...
Nereye gidiyorsun?
Ne duydun?
Bilmem.
Yine duydum.
Ben bir şey duymuyorum.
Ne bu?
-Paul? -Paul!
Paul! Paul!
Paul! Paul!
İyi misin?
Olamaz.
Tamam.
Paul!
Merak etme. İnip onu kurtaracağım, tamam mı?
Paul!
Onu kurtaracağım. Bir şeyi yoktur.
Tamam, hazır!
Onu yukarı çekmeye hazır olun.
Paul.
Ne yapıyorsun? Niye cevap vermedin?
Paul.
Bu ne lan böyle?
Ne...
Nesin lan sen?
İyi misin?
Ayağa kalkabilir misin?
Bana dokunursan ölürsün.
Ne?
Bana dokunursan ölürsün.
Sana dokunursam mı?
Hadi.
Hadi dostum. Gel.
Paul?
Ne oluyor?
Dur, dur. Ağlama.
Hadi ama. Neler oluyor?
Greg?
-Ne oluyor? -Bir saniye!
Bana bak.
Paul, şakanın sırası değil.
Hadi, gidelim. Kalk.
Hadi.
Seni buradan çıkaracağım.
Hadi. Kalk.
Onu getiriyorum!
-Bir saniye. -Tamam.
-Nefeslenmeliyim. -Tamam.
Bir ev var!
Merhaba!
Merhaba!
Kimse var mı?
Kimse yok!
Kapıyı aç!
Tamam. Tuttum.
Tuttum.
-Yavaş. -Tuttum.
-Ağrın var mı? -Yok, iyiyim.
Hemen dönerim.
Tamam.
Kıyafetlerini çıkarıp böcek ısırığı var mı diye bakalım.
Hadi Paul, bir şey söyle.
Hadi.
Nesi var?
Bilmiyorum.
Görünürde pek...
Bence şoka girdi.
Hadi Paul, bir işaret ver.
Dokunduğum yer acırsa söyle.
Son zamanlarda nasıldı?
İyiydi. İyiydi be!
-Tamam. Sakin ol. -İyiydi.
Al.
Belki mağarada zehirli gaz vardı.
Aynı havayı ben de soludum.
Kafa travmasına dair bir iz var mı?
Yok.
Emin olmak için tomografi lazım ama...
Ne?
Sorun kafasında değil, zihninde.
Onu hastaneye götürmeliyiz.
-Nasıl? -Bilmiyorum.
Birileri olmalı. Taşırız.
Buraya yürüyerek geldik Ruthie.
Beni dinle. Yürüdük, anladın mı?
En yakın yoldan sekiz kilometre uzaktayız, artık onu taşıyamam.
Hele de bu havada.
Dinle.
Fiziksel olarak bir şeyi yok.
Gerçekten yok.
Durumunu takip edelim.
Sabaha kadar iyileşmezse tek başıma yola çıkar
bizi Jakar'a götürecek bir araç bulurum.
Eminim sabaha kendine gelmiş olur.
İKİNCİ GÜN
Ruthie,
bir şeyler yemelisin.
Hadi.
Hemen döneriz.
Merhaba, bize yardım eder misiniz?
Sesimi duyuyor musunuz? Yardım lazım!
Defol! Defol git!
Ruthie, kapıyı aç! Biziz!
Greg?
Ruthie, aç şu kapıyı!
Ruthie, aç!
Geçitten geçilmiyor.
Fırtına çok kötü.
Dışarıda kimseyi gördünüz mü?
-Hayır. Yalnızca seni. -Ne?
Dışarıda ne yapıyordun?
Biri vardı. Beni kovaladı.
-Gitmek istiyorum. -Sakin ol.
Sakin olmamı söyleme! Gitmemiz lazım!
Paul?
Paul?
Neredesin?
Paul nerede?
Buralardadır.
Paul.
Ceketi yok.
ÜÇÜNCÜ GÜN
Tanrı aşkına, ne yapıyorsun Paul?
Ne yapıyorsun?
"Ben çok özelim" ayaklarından bıktım usandım artık.
Yardımcı olmuyorsun.
Neler oluyor tatlım?
-Anlat. -Şuna yüz verme!
-Sakin ol Greg. -Sakin olmamı söyleme!
İyileşmesini istemiyor musun?
Bana ne. Hepsi onun kabahati.
Yangına körükle gitme. Yeter.
Yirmi yıl bu bencilliklerine tahammül ettim!
Kötü bir gün geçiriyor diye dağda kaybolduk.
Bir şey söylesene lan!
Sana dedim ki...
Ne?
Boş Adam
Neredeydin?
Neredeydin?
Neredeydin?
Yalnızca bunu alacağım.
Bence bunu alma.
Ama bu diğerlerinden daha büyük.
Orası doğru.
Ama kullanmadan önce çalkalaman gerek.
Acil durumlar için ideal değil.
İşine yarar bir ürün göstereyim, hem de ucuz.
St. Louis. Todd'un bu seneki istatistiği 3'e 31.
Topa sağlam vurdu.
Durum 2-0.
Home Run Derby şampiyonu Todd Frazier, bir topu daha
tribünlere göndermeye çalışıyor.
Bu atışla 3-0 oldu.
Merhaba. Bir saniye.
Bunu al.
DOĞUM GÜNÜ YEMEK KUPONU
Süresi geçmiş mi diye bak.
Elbette.
Bu da senin için.
-Hemen dönerim. -Sağ ol.
Hepsi senin. Dönmene gerek yok.
Mutlu yıllar sana
Mutlu yıllar sana
Mutlu yıllar sayın müşteri
Mutlu yıllar sana
-Yaşa. -Çok yaşa.
-Yaşa. -Çok yaşa.
Merhaba Amanda.
Annen burada olduğunu biliyor mu?
Annen nasıl?
Senin nasıl olduğunu görmeye geldim.
Neredeyse bir yıl oluyor.
Senin için endişelendim.
Sağ ol.
Sana aptalca geliyor galiba.
Hayır.
Babam öldüğünden beri...
Hemen sonrasında da Allison ve Henry...
Sorun değil. Merak etme.
-Hiçbirimiz kaldıramadık. -Tabii.
Hiçbirimiz. Ben şey hissettim...
Patlayıp paramparça olacakmışım gibi hissettim.
Ama sana bir şey bulduğumu söylemeye geldim, harika bir şey,
insanın tüm yükünü alıyor.
Bunun sayesinde fark ettim ki hiçbir şey canımızı yakamaz
No comments yet. Be the first to leave one.