Price Of Passion

Price Of Passion (Siyah Beyaz AÅŸk)

Download Turkish Subtitle

Specials

Release info

Siyah Beyaz Azk E31
A Commentary by KalbindenPiraye
EP 31

Tags

other
Published on: 2018-05-23
Downloads: 45
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 188 lines.

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

Babamızı öldüren Namık Emirhan.

Berber Necdet'i vurduran Namık Emirhan.

Senin baban...

...Necdet Aslan değil Ferhat.

Sen benim oğlumsun.

Babamızı öldüren Namık Emirhan.

Sen Namık Emirhan'ın oğlusun.

-Yiğit, oğlum ne olmuş? -Bilmiyoruz anne, yukarıda kimse yok.

Belki de aşağıdan geldi ses.

Ya birine bir şey mi oldu?

Ferhat? Nerede?

Yenge dur, sakin ol gelir şimdi.

Ya ne demek sakin ol, ya bir tek ben mi panik yapıyorum anlamıyorum ki?

Adam gitti, arkasından silah sesi geldi.

Ben gidip bakacağım.

-Aslı, Aslı dur. -Tamam.

Anneciğim üzme kendini sen.

Ferhat, ne oldu neredeydin sen?

Silah sesi geldi, iyi misin?

Ne oldu?

Ne oldu, silah sesi geldi. Ne bu halin, ne oldu söyle.

-Biliyordun değil mi? -Neyi?

Neyi biliyordum?

Namık Emirhan'ın babam olduğunu.

Ferhat!

Anneciğim üzme sen kendini.

Abi ne oluyor?

Ferhat, Namık'ın babası olduğunu öğrenmiş.

Biliyordun değil mi?

-Namık'ın kim olduğunu biliyordun? -Abi, abi dur. Sakin ol.

Sen siyahsın, ben beyazım derken biliyordun.

Abi bak konuşalım. Dur, sakin ol şimdi değil.

-(Yiğit) Sinirlisin, konuşalım. -Ne konuşacağız?

Ferhat!

Ferhat dedim! Senin meselen benimle.

Başkasıyla değil. Rahat bırak kardeşini.

Hepiniz içeri girin.

-Anne ne oluyor? -Hadi.

Gülsüm.

Hadi dedim, bu mesele Ferhat'la benim aramda, yalnız bırakın bizi.

Hadi.

Abi özür dilerim.

Kızman gereken kişi benim.

Başkası değil.

Bu hikâyedeki, tek günahkâr benim.

Benden hesap sor başkasından değil.

Ya ne oluyor, niye böyle anlamadan dinlemeden girdik içeri?

Abi bir şey söylesene. Namık mı geldi yoksa?

Namık nereden çıktı şimdi?

Ya abim neye başka bu kadar sinirlenmiş olabilir ki?

Geldi yine değil mi o adam? Geldi ve her şeyi mahvetti yine.

Yok öyle bir şey Gülsüm.

Zaten gelse Ferhat onu bırakır mı Allah aşkına?

Öyle bir şey olsa duyardık Gülsüm.

Ya bir şey diyeceğim, Ferhat abi, Namık amcayı vurmuş olabilir.

Hatta öldürmüş bile olabilir.

Ne bakıyorsunuz ya, silah sesi duymadık mı?

Jülide lütfen.

Yüzüme bak Ferhat.

Susma.

Bağırsana, hesap sorsana.

Öğrendiğin korkunç gerçeğin tek sorumlusu karşında duruyor bak.

Ne duruyorsun, sorsana hesabını!

Hadi oğlum hadi, yak yık, kır dök!

Yap ki ben de cezamı çekeyim. Ben de bu azaptan kurtulayım artık.

Ben bu günahı taşımaktan yoruldum Ferhat.

Senin gibi anne olmaz olsun de.

Allah senin cezanı versin de. Hakkın var.

Çünkü hepinizi ben doğurdum ama analık edemedim.

Kızıyorsun.

Dayım bildiğim babammış…

…babam bildiğim hiç kimsem değilmiş, diyorsun.

Haklısın, kız.

Ama şunu da bil Ferhat.

Hayat sadece sana küsmedi.

Hayat bana da bir gün bile gülmedi.

Şimdi beni çekip vursan kanım akmaz.

Çünkü ben senin annenim.

Hadi Ferhat.

Öldür, kurtar beni.

Kendini de kurtar, beni de kurtar.

Sen benim annem olamazsın.

Uf!

Allah'ım ne olur bir şey olmasın Yiğit, ne olur bir şey olmasın.

Bugünün geleceği belliydi. Şimdi hepimiz bekleyip göreceğiz ne olacağını.

Anne, iyi misin ne oluyor? Abim nerede?

Gitti.

Ne demek gitti, nereye gitti?

Ben biraz uzanacağım.

Ferhat!

Ferhat gitme lütfen.

Ne olur bak gitme tamam mı?

Namık'a ne yaptıysan umurumda değil. Gerçekten.

Birlikte gidelim, bir şey yapalım ama böyle tek başına gitme.

Bunun tek başına altından kalkamazsın bu öyle bir şey değil.

Of! Gitti mi?

Böyle olmaz Yiğit, böyle tek başına yapamaz, altından kalkamaz tek başına.

Abim güçlüdür, bir şekilde toparlar.

Ya öldürdüyse Namık'ı? Bir şey yaptıysa Yiğit ne yapacağız?

Bilmiyorum, Aslı öyle bir şey yaptıysa cezasını çekecektir.

Ama kendine verdiği cezadan nasıl kurtulacak orasını bilmiyorum.

-Sen nasılsın? -İyi, abisini kaybetmiş bir adam gibi.

Sadece sen kaldın Aslı. Sadece sen.

Annemi beni silecek, Gülsüm'ü. Sanki hiç olmamış gibi.

Bundan sonraki tek hayatı oğlu, sen.

Benim buradan böyle bakıp beklemekten başka çarem yok.

-Anneciğim iyi misin? -Gülsüm bir yalnız bırak beni lütfen.

Ya ne demek yalnız bırak? Hastasın zaten.

Kül gibi olmuşsun ne oldu?

Yok bir şey, başım döndü biraz o kadar. Toparlarım.

Abimle derdiniz ne peki? Neden yalnız konuşmak istedin?

Öyle ana oğul konuştuk işte. Sen düşünme bunları.

Ama senin de kendine dikkat etmen lazım. Kendini üzecek şeyler yapmaman lazım.

Yapmam merak etme. Dert etme bunları sen.

Ya nasıl dert etmeyeyim, hastasın sen.

Bizden de saklamışsın.

Doktorun gönderdiği mesajı okumasam haberim olmayacaktı, neden böyle yaptın?

Canınızı sıkmak istemedim.

Tedavi oluyorum zaten.

-Ne diyor peki doktorlar? -Şimdilik ilaç kullanıyorum.

İşte tümörü küçültmeye çalışıyorlar. İlaç bitince bakacaklar.

Eğer olabiliyorsa ameliyat olacağım.

Tamam.

Bir dahaki muayeneye ben de geleceğim seninle.

Gel, gel ne istersen sor doktora tamam mı?

Siz üzülmeyin yeter.

O tümör küçülecek, ameliyat da olunacak.

Çok kolay atlatacaksın. Ben hep senin yanında olacağım.

Üstesinden geleceğiz.

Seni hiç yalnız bırakmayacağım.

Yeneceğiz.

Yiğit ben çok merak ediyorum, nereye gitti Ferhat?

Kesin bir şey duydu. Yoksa bu saatte ne işi var burada?

İyi günler.

-İyi günler hoş geldiniz. -(Oğuz) Hoş bulduk.

-İyi günler Oğuz savcım. -Ferhat Bey evde mi?

-Bir mele mi var? -Ailevi bir mesele.

Siz neden geldiniz?

Yani Namık Emirhan'la alakalı bir şey mi öğrendiniz?

Yok henüz bir haber yok.

Ben başka bir meseleyle ilgili sizi rahatsız ettim.

Estağfurullah ne rahatsızlığı, buyurun.

Buyurun lütfen.

Merhaba, hoş geldiniz bir şey içer misiniz?

-(Oğuz) Bir soğuk su alayım. -Tabii.

Oğuz savcım, meraklandırdınız.

Biliyorsunuz, Namık Bey davasından dolayı...

...eşi idil Hanım'ı da soruşturuyoruz.

-(Yiğit) Evet. -Bir sorun mu var?

İdil Hanım'ın başına bir şey gelmiş olabilir.

-(Aslı) Nasıl yani ulaşamıyor musunuz? -(Oğuz) Hayır, maalesef.

İdil Hanım, Namık Bey'i terk ettiğinden beri...

...ne kredi kartını kullanmış ne de cep telefonunu.

Kimlik kartından da soruşturduk seyahat etmemiş.

Allah Allah?

Teşekkür ederim.

Yani İdil Hanım, ölmüş olabilir mi diyorsunuz?

Ya da öldürüldü.

Arabası en son şehir dışına doğru ormanlık bir arazide görülmüş.

Ondan sonra da haber alan yok kendisinden.

Aa aa! Kahretsin ben...

-İyi misin? -İyiyi iyiyim, sakarlık ettim.

Tamam, tamam ben hallederim.

Mahvettim halıyı.

Ev çok gergin ya bu ara, ben de alışık değilim.

Böyle elim kolum titredi kusura bakmayın ne olur.

İdil hanım evden kiminle görüşüyordu? Ya da samimi olduğu biri var mıydı?

Ya da arasının bozuk olduğu birileri var mıydı bildiğiniz, duyduğunuz?

Yani evde çok fazla kimseyle samimi değildi.

Yani çoğunlukla Namık Bey'le.

Ama öyle eşi dostu, arkadaşı hiç görmedik, tanımadık.

Siz hanımefendi?

Benim ne samimiyetim olacak İdil Hanım'la?

Zaten çok soğuk, mesafeli bir kadındı.

Ferhat Bey’le görüşecektim aslında ama herhalde kendisi evde değil.

Yok dışarı çıktı.

İdil Hanım’la birlikte şirkette çalıştıklarını biliyorum...

...belki o bir şeyler biliyordur diye düşündüm.

-Geldiğinde beni ararsa sevinirim. -Tabii söylerim.

Siz de bir şeyler duyarsanız bana haber verirsiniz.

Tabii, kuşkunuz olmasın.

-Görüşmek üzere. -Sağ ol.

-Savcım. -İyi günler.

Uf!

Hay Allah, konuşmamız da yarım kaldı.

Neyse artık döndüğünde konuşuruz.

İyi eğlenceler.

Price Of Passion subtitles in other languages

More Turkish subtitles for Price Of Passion

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left