Calum Von Moger: Unbroken

Calum Von Moger: Unbroken

Download Turkish Subtitle

Release info

Calum Von Moger Unbroken 2019 WEBRip x264-ION10
A Commentary by nenneides

Tags

webrip
web
x264
BRip
Published on: 2019-08-25
Downloads: 25
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

TULLAMARINE HAVAALANI

Takviye gıda dükkanında çalışan ve vücut geliştirmeyle uğraşan

Calum Von Moger, bir gün

onunla YouTube videosu yapmak isteyen biri tarafından keşfedildi.

Kısa sürede popüler olan videosu

milyonlarca izleme alıp 23 yaşındaki bu adamı

fitness endüstrisinin en büyük fenomenlerinden biri haline getirdi.

JG678 numaralı uçuş 942 numaralı kapıya alınmıştır.

Calum son altı yılı, markasını ve ününü büyütmekle geçirdi.

Şimdi Hollywood'da aktörlüğe başlamak üzere.

Bayanlar ve baylar emniyet ışıkları sönmüştür

kabinde dolaşabilirsiniz.

Dostum, inanılmaz ya!

Siktir, dev gibi herif!

Bence Calum çok samimi biri.

Ünlü olması bile onu değiştirmedi.

Daima mütevazı biri olmuştur.

Ön kol kasları pozunu verelim di mi?

Evet. Kaldır dostum.

Siktir ya...

Sen bir tanesin Calum!

Seni seviyorum Calum!

Umarım bir gün senin gibi görünürüm.

Von Moger takımı!

Bu şey...

Atlamak güvenli mi?

-Yapma. -Ne yapmayayım?

-Dibe çakılırsın. -Ölürsün.

Bakmayın.

-Gym'e arkadaşını getirmişsin. -Evet, arkadaşım Chris.

-Yeni arkadaş. -Antrenman nasıl gidiyor?

Tişörtte dediği gibi.

Kirli, çok kirli.

Kirli değilse de, biraz toz alıp

üstüme sürüyorum, kirlensin diye.

Planın nedir?

Bilmiyorum.

Çılgın Calum ve maceralarını duydum

ve ilk iş olarak 181 kiloluk bir şey kaldırmamı istedi.

Yine de her şeyi bir kez denemeden yanayım o yüzden koy ağırlıkları

deneyelim.

Kendine güveniyor musun?

-Evet. -Çok emin konuştun.

Emin misin?

-Evet. -Evet.

Zor değil. Deneyelim.

Kaldıracağız

bir, iki, üç sayacağız.

-Bir, iki, üç ve kaldır. -Üçte kaldır, tamam.

-Hazır. -Evet.

Bir, iki...

Tamam.

-Belini de sağlam tut. -Evet.

Bir, iki, üç.

Bir daha dene.

Bir, iki...

-Hissettin mi? -Hayır, iyi misin?

-İyi misin? -Hayır.

Kral incindi.

Sonra görüşürüz.

Gitti pazılar.

Oyun bitti.

-Buz getireyim mi? -Çıt dedi sanki.

Çıt dedi sanki yerinden çıktı gibi. Yukarı doğru ağrı var.

Hayır, acıyor.

Doktora görününce, Calum'un endişelerinde haklı olduğu ortaya çıktı.

Pazısında kas yırtılması olmuştu, ameliyat gerekiyordu.

BİR YIL SONRA

Herkes hazır mı?

Evet.

Yaralanmalar yüzünden toplam kaç kilo kaybettin Calum?

On sekiz ila 22 kilo kas kaybettim.

Evet.

Evet.

GÜNEY KALİFORNİYA CALUM'UN EVİ

92 KG

Bu sene çok zordu.

Çok fena yaralandım,

evim, yangınlar.

Bir çok şey huzurumu kaçırmaya ve beni devirmeye çalışıyor

ama

bu ya sizi yok eder, ya da güçlendirir.

Evet.

PAZI YIRTILMASINDAN BİR AY ÖNCE EYLÜL 2017

LOS ANGELES, KALİFORNİYA

ERKEK FİZİK KLASİK YARIŞMASI 1.'LİK ÖDÜLÜ

BIGGER ANDY WEISS VE GEORGE GALLO

Odada iki kız daha var.

Uyuyorlar.

Evet.

Yapımcı Steve Jones benimle irtibata geçti.

Weider biraderler hakkında film yapıyorlar

Joe ve Ben Weider.

Arnold'un genç halini oynamamı istediler

kabul etmeye karar verdim.

Kasım'da çekimlere başlanacak.

Şimdi seslendirme dersleri alıp,

replik ezberleyeceğim ve nasıl olacak bakacağım.

Pratik yapma fırsatım olmadı çünkü çok meşguldüm

misafirlerim falan vardı, senaryoyu okuma fırsatım bile olmadı.

Göreceğiz yani.

Üniversitede zooloji okumak isterdim ama pek akademik değildim

yeteri kadar çalışmadım.

O yüzden hayata atıldım, işlere girdim.

Fransızca tur rehberi olarak çalışırken işim bitince

çocuklar bana Arnie veya Şişik Adam ya da Terminatör falan gibi

isimler takarlardı.

Seninle ben araba sürmeye uygun değiliz o yüzden bizi eve götürmesi için

James'i seçtiler.

CALUM'UN KIZ KARDEŞİ

Çalıştığım GNC dükkanına bir arkadaşım geldi

YouTube için motivasyon videosu yapma fikri vardı.

O video kısa zamanda popüler oldu ve birden

Amerika'daki takviye gıda şirketleri

bana ulaşmaya başladı, menajerim falan olmak istediler.

Ben de her şeye evet dedim.

Kontrat görüşmeleri falan için beni Amerika'ya uçurdular

Ne yaptığımın farkında değildim. Kontratta neye bakılır bilmiyordum.

Ama çok dikkatli ilerledim ve öğrendim.

Vize ve sponsorluk alıp başladım.

Buraya gelmek başlarda şok ediciydi.

Araba almak, daire kiralamak, başkalarıyla yaşamak...

Konuşmamı yavaşlatmak zorunda kaldım.

Amerikalılar beni hemen anlamıyor.

Kullandığımız kelimeler biraz farklı.

Ama heyecan verici ve eğlenceliydi.

Ama bence Avustralya daha güzel.

Büyüdüğüm yerdeki kumsallar falan daha güzel bence.

Sıra bende.

-Önünü kesti. -Evet, yaptı!

Evet...

ARALIK 2016 AVUSTRALYA, ANGLESEA

CALUM'UN ANNESİ

Elimdekinin hepsi bu, salak.

Çocukken basit biriydin.

Kolay bir çocuktun, ağabeylerini ve hayvanları takip ederdin.

Hayvanlar Calum'un hayatının hep bir parçasıydılar.

Her zaman.

Merkez Victoria'da Castlemaine'de doğdum.

Hayatımın ilk dokuz veya sekiz yılını orada bir çiftlikte geçirdim.

Arka bahçedeki tavukları kovalayarak, arkadaşlara giderek,

havuzlara falan atlayarak normal şeyler yaptım

öyle şeyler yaparak büyüdüm.

Çocukken sıkı bir rutinimiz vardı.

Sabah kalkıp ayakkabılarımızı cilalar, saçımızı yana atardık.

Hep beraber oturup kahvaltı ederdik,

annem beslenmemizi hazırlardı

okula giderdik.

Küçük bir kravat ve üniforma giyerdik.

Çok küçük bir okula gittim.

Okulda benim seviyemde sadece üç öğrenci daha vardı

okulumuz eski bir kiliseydi.

Yani çok umut yoktu.

Sonra ben sekiz yaşında falanken

deniz kenarına, Anglesea'ye taşındık.

Orada büyümek harikaydı.

Büyüdükçe, arkadaşlarımla her hafta sonu veya okul sonrası

plaja gitmeye başladık. Kumlarda koşardık, sörf kulübüne giderdik

gym'e gidip antrenman yapardık, sonra restoranlarda bolca yemek yerdik.

Büyümek için harika bir yerdi.

Balık tutmak, yüzmek falan için upuzun kıyısı var

o yüzden hep bizi eğlendirecek bir şeyler bulurduk.

Yaptıklarımız genelde, yüksek bir yerden suya atlamayı içerirdi.

Çocukluğumuzda afacandık.

Küçükken de gözü pek miydin? Riskli aktiviteler yapar mıydın?

Gözü pek diyemem ama meydan okumalarla ağabeylerime veya arkadaşlarıma

yetişmeye falan çalışırdım biraz, evet.

Ailen disiplinli miydi?

Evet, epey sıkılardı diyebilirim.

Yaramazlık yapınca bizi disipline ederlerdi.

Altı kişiydik, sabırları sınırlıydı.

Bir kız kardeşim ve dört erkek kardeşim var.

En büyük ağabeyim benden altı yaş büyük.

Daha sessizdi o. Bela yaratmazdı.

O Marlon ve Harley, o da Marlon'dan bir yaş küçük.

Alex de benden iki yaş büyük.

O yüzden ona yetişmeye çalışırdım.

Onun ilgilendiği şeylerle ilgilenirdim.

Boks, vücut geliştirme.

Şunlar da erkek kardeşim ve kız kardeşim.

Eddie benden beş yaş küçük

o da bize yetişmeye çalışırdı.

Bulteriyer.

Babamın en sevdiği evladı oydu.

Küçükken ağabeyim bana şu kelimeyi öğretti:

Dürüst olmak. Garajımızda ders verdiğini hatırlıyorum.

Genç yaşta bana o kelimenin anlamını öğretti

ve bu bana, şu ana dek yardımcı oldu.

Markam, ismim ve kişiliğimden oluşuyor.

Markamla sattığım ürünler genelde spor aletleri ve kıyafetleri.

Takipçilerim ve hayranlarımla iletişim kurmanın harika bir yolu.

Her şeyin bir anlamı var.

Rastgele şeyler değil, sıkça söylediğim sözler

benimle alakalı

veya geçmişimle falan ilgili şeyler.

Farklı kategorilerde ürünler var.

Ek besinler, kıyafetler,

yarışmalarımız ve sosyal medyamız var.

Fuarlar, nereye varacaklarını tahmin etmek zor.

İlk başladığımda fuarlar popülerdi. Eğlencelilerdi.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left