The first 200 lines.
Avustralya 1867
İzlemek üzere olduğunuz hiçbir şey gerçek değildir.
Kelly Çetesi’nin Gerçek Hikayesi
Sevgili çocuğum,
yalanlarla ve susturularak büyümek ne demek, çok iyi bilirim.
Sana şimdi bu yüzden yazıyorum.
Büyürken kurguyla gerçeği birbiriyle karıştırmaman,
babanı nahoş bir ışıkta görmemen için.
Benim babamı gördüğüm gibi.
Deden İrlanda çocuğuydu, Sieve çocuğuydu.
İngiliz zalimler tarafından evinden koparıldı.
Avustralya’da Van Diemens Toprakları’ndaki...
hapishanelere gönderildi.
Konusunu hiç açmadığı için orada başına ne geldiğini bilmiyorum.
Çünkü ailesinden sır saklamayı tercih eden bir adamdı.
Ama şunu öğrendim ki...
Sırlar birbirlerine herhangi bir zincirden daha sıkı bağlıdırlar.
Ve yalanlar ortaya çıktıktan sonra uzun zaman çürümeye devam ederler.
Bu tarihi okudukça...
bana ait olan tarihi...
senin için olduğunu ve...
içinde tek bir yalan bile olmadığını bil.
Yalan konuşursam cehennemlerde yanayım.
ÇOCUK
Siktiğimin kuşları.
Ned.
Çekil oradan.
Annem başına gelenlerin Tanrı’nın işi olduğunu söylerdi hep.
Çalı çırpıdan yapılma çadırların yağmurdan koruduğu gibi...
bizi korumaya çalışırdı.
Ailesi için yapamayacağı şey yoktu.
Bitti mi?
Her zaman peşin öderim, Ellen.
Bir aylık ödeme oldu.
Küçük barı açık tutmana yeter.
Sana bir şişe açayım.
Burayı seviyor musun, Ned?
Toz toprak ve hayal kırıklığının ortasında yaşamayı.
Evet.
Nesini seviyorsun?
Sessizliğini.
Babanın aradığı bu muydu?
Horan’ın çayırlarında kırmızı tatlı bir elbiseyle dolanırken...
sessizlik mi arıyordu?
-Asla. -Evet, öyle.
Yemin ederim.
Bir erkeği öyle giyinmeye iten neydi sence?
Süslü kocasına hizmet etmek için, herhalde.
Sen iyi birisin, delikanlı.
Çavuş O’Neil’ın sözleri karaciğer paraziti gibi içime oturmuştu.
Hayal gücüm kurtçuk yumurtasına benzer iğrenç düşüncelerle doluyordu.
Yüksek sesle söylediğimde, kız kardeşim Kate
beni oyun oynadığı bir taş yığınına götürdü.
Oradaydı.
Babamın sırrını bulmuştum.
Babanın ne yaptığı ya da kim olduğunu kafaya takma.
Sen bir erkeksin artık.
Sen benim küçük erkeğimsin.
Onun olmadığı her şey, sen olacaksın.
O çavuşun evimize girmesine izin vermemelisin.
Girmediği bir dönem olmuştu.
Buraya nasıl geldiğimizin
Hikayesini anlatabiliriz
Şarkılarımız düzenbazların kanlarında yazılmıştır
O, müşterilerimiz için, sarhoşlar için değil.
Savururlar...
Öderler.
Küllerinde ve köpekler...
Et nerede?
Ama ağlamak...
Ailenin karnı aç.
Bebekler ve dullar için...
Babaları eve yemek getirmediği için...
en büyük ablalarının beşiğinde öldüğünü bilsinler.
Çocukları korkutmayı kes, kadın.
Bize sığır getirecektin.
Etin nerede, bilmek ister misin?
Siktiğimin eti burada.
Sakın ha!
Defol!
İğrenç domuz!
Siktir git!
Aptal, iğrenç, siktiğimin hayvanı!
Siktiğimin hayvanı!
Sığırımız var artık.
Aferin sana.
Küçük kasabım benim.
Hadi bakalım.
Bu gece ziyafet çekeceğiz.
Daldır.
Bir tane büyüyen bebeğime.
Sağ ol, Ned.
Sulu bir dilim de evin erkeğine.
Dünyada en çok sevdiği kadına da sulu bir lokma.
Üçe kadar sayınca...
Bu gece karnımızı doyuran kardeşiniz Ned’e teşekkür edeceğiz.
Bir, iki, üç.
Sağ ol, Ned!
Sağ ol, Ned.
Küçük kasabım.
Kasap benim!
Damga yoktu.
Hadi ama John, gerçeği söyle.
Bu büyük delik de ne?
Halattan kırbaç yapmıştım.
Öyle mi?
Duydun mu, Bob. John kırbaç yapmış.
O zaman söz dinle de git getir bakalım.
7 ve 8 numaralı yasaları bilir misin, John?
Bir başkasına ait hayvanların...
çalınmasını yasaklayan Kraliyet yasaları.
Seni tutuklamaktan başka çarem yok.
Oraya geri gidemem.
Doğru.
O yüzden çok yazık ya zaten.
Ben yaptım.
Buna hiç inanmıyorum.
Baksana.
Bu inek senden büyük.
Ama ben yaptım.
Kapat çeneni, Ned.
Beni tutukla. İneği ben öldürdüm.
-Babanın sözünü dinle. -Ben yaptım.
Gidelim o zaman, John.
Ben yaptım!
Yanına battaniye, küçük bir tava ve kaşık al.
Yolumuz uzun, minik çingene.
Hadi Ned.
Ben yaptım.
Sikini bir daha buraya getirmeye kalkma.
İşte buna üzüldüm, Ellen.
Hiç hoşuma gitmedi.
Babam o günden sonra benimle hiç konuşmadı.
Ben de suçunu üzerinde...
bir örtü gibi taşıyan çok ciddi bir çocuk oldum.
Ama çok kısa bir anda...
çocuk düştüğünde her şey değişti.
Adı Dick Shelton’dı.
Benimkinden çok uzakta hayatımda hiç görmediğim...
zenginliklerle dolu bir dünyadan gelmişti.
İnsanlar beni artık hırsız Kelly olarak görmüyordu.
Kahraman olmuştum.
Bunlar oğlumun kıyafetleri.
Tanrı’nın yolladığı meleğimsin.
Annem hep en hızlı yarış atı olduğumu söylerdi.
Hayatta en önemli şeyler kan ve soymuş.
Oğlun bana oğlumu bağışladı.
Bunun nesi seni rahatsız ediyor?
Hiçbir şey. Tam tersi, minnettarlığımı sunmaya geldim.
Ned için.
Çok güzel bir parça.
Teşekkür ederim.
Oğlum Seymour’da bir okula gidiyor.
Okulun müdiresiyle konuştum.
Ned’in yatılı okula gitmesiyle ilgili olumlu düşünüyor.
Ücretini ben ödeyeceğim.
Ned’imi benden almak mı istiyorsun?
Bir çocuğun eğitiminin...
her şeyden önemli olduğu konusunda benimle aynı fikirdesindir.
-Ben hasır şapkayla okula gitmedim. -Hayır, hayır, ama...
Ned gitse, kim bilir nerelere gelir?
Tek istediğim, buna müsaade etmen.
Benim Ned’im...
düşünceli ve saygılı bir genç adamdır.
Benim sayemde.
Sen oğlunu her gün görmeden yaşayabiliyor olabilirsin...
ama aile benim için bundan daha fazlası demektir.
Ben sadece...
Ne yapmaya çalıştığını anlıyorum.
Bizi buraya sürüklediğinizden beri İngilizler’in yapmaya çalıştığını.
Bizden önceki siyah arkadaşlara yaptığınız gibi, kültürümüzü öldürmek.
Teşekkür ederim.
Ama ben oğluma...
aile sadakatini havalı kitaplarınızdan daha iyi öğretirim.
Çocuğunun eğitim almasın karşı mı çıkıyorsun?
Çocuklarımı benden ancak Tanrı alır.
İngilizler değil.
İstediğin başka bir şey yoksa tabii...
Sen oğluna kavuştun.
Benimkini bana bırak.
Adımına dikkat et, Kırmızı Başlıklı Kız.
Ne yazıyor?
Okuyalım bakalım.
Diyor ki “Edward Kelly’ye...
Shelton Ailesi’nden cesareti için şükran hediyesi olarak.”
Baba!
Baba!
Baba!
Baba!
Baba, bak bana ne verdiler!
Baba!
Baba!
Babamın hücresine ulaştığımda...
kapının açık bırakıldığına şaşırmayacak kadar tuhaf bir gururla dolu haldeydim.
Bunu sen yaptın.
Yemin ederim ben değildim, Ellen.
Onu bu halde buldum.
Gel Ned, gel buraya evladım.
Bana sakın dokunma!
Annen için güçlü olmalısın.
No comments yet. Be the first to leave one.