The first 146 lines.
Lancaster Hanedanı'nın sebepsiz yere elinde tutmakta direttiği taht...
...bir zamanlar York Hanedanı'ndan gasbedilmişti.
Doğru, babam hainlik suçuyla idam edildi ve...
...hanedanımızın onuru ayaklar altına alındı.
York Dükü, başından beri kraldan daha asil bir kan taşıyorsunuz.
Taht üzerinde de ondan daha fazla hak sahibisiniz.
Warwick, kral olmam gerektiğini mi düşünüyorsun?
Bu beyaz gülün üzerine ant içerim...
...sizi muhakkak bu ülkenin kralı yapacağım, Majesteleri Richard.
Baba.
Bu ülkede büyük bir isyan rüzgarı estirmeyi planlıyorum.
O altın taçla birlikte döneceğime yemin ederim.
Altın taç mı?
O tacın içinde bir cennet yatıyor.
William Shakespeare'in eserinden
Şairlerin hayal edebildiği binbir zevk ve nimet.
Ben de sizinle birlikte savaşmak istiyorum babacığım.
Biliyorum, büyüdüğünde sen de benimle omuz omuza savaşacaksın.
Kendi adımı verdiğim oğlum Richard, senden büyük beklentilerim var.
Tabii babacığım!
Babam benim ışığım.
Beni korkunç karanlıktan kurtaracak tek kişi o.
Özgün eser KANNO AYA
Beyaz güllerden York.
Kırmızı güllerden Lancaster.
Gülleri kendine arma edinen kraliyet hanedanları arasında...
...tahtı ele geçirmek üzere bir savaş.
Bu savaşa "Güller Savaşı" denmiştir.
Gül Kralı'nın Ağıdı
Ne o Richard, pes mi ediyorsun?
- Çok güçlüsün Edward ağabey. - Tekrar deneyeyim ağabey!
Bırakın artık lütfen, Efendi Richard.
Yaralanırsanız anneniz sinirlenecektir.
Richard, sen Catesby ile eve dön.
Edward ağabey, eve kadar yarışalım mı?
Öyle olsun bakalım George.
- Sonra görüşürüz, Richard. - Ağabey!
Catesby, atını ver bana!
Efendi Richard, tek başına gitmeniz tehlikeli olur. Benimle birlikte binin lütfen.
Kendim giderim ben!
Bir an önce babama yardımcı olabilmek istiyorum.
Onunla birlikte savaşıp tahtı Lancasterlardan geri alacağım.
O taht babamın olacak!
Anne! Anne!
Ormanın derinliklerinde cadılar var.
O yüzden ormana asla tek başına girmemelisin.
Anne?
Richard.
- Anne. - Richard!
Richard! Richard! Richard!
- Şeytanın çocuğu! Annen seni terk mi etti? - Tabii ya!
Doğduğun gün ağaçları köklerinden söken bir fırtına koptu!
- Baykuşlar acıyla haykırdı! - Kargalar hiç susmadı!
Uğursuz zamanların yaklaştığını haber verdiler!
Annen bitmek bilmeyen doğum sancıları çekti!
Bunun üstüne doğan çocuk ise...
...Tanrı'nın iradesine baş kaldıran kana bulanmış bir şeytandı!
Senin için kehanette bulunayım Richard.
Öyle bir gün gelecek ki...
...evlatlarını kaybetmiş yaşlılarla beraber çok sayıda dul ve yetim...
...sebep olduğun vakitsiz ölümler için yas tutacaklar.
"Neden doğdu o?" diye sorup doğduğun güne lanet okuyacaklar!
Yardım edin!
- Canına mı susadın?! - Yardım et lütfen! Yaralanmış galiba.
Beyaz bir yaban domuzu.
Isırabilir belki.
Onu kurtardığın için teşekkür ederim.
Akşam yemeğine iyi gider diye düşündüm.
- Anne! - Ne bu hâliniz? Toz toprak içinde kalmışsınız.
- George çamura düştü. - Ağabeyim itti ama!
Gelin de üstünüzü değiştirin, küçük prenslerim benim.
Yaralandınız mı Efendi Richard?
Tabii ki yaralanmadım. Ata binmeyi bana babam öğretti.
Ağabeylerimi ne zaman geçeceğim?
Ne zaman kollarım güçlenecek?
Ne zaman babam gibi olabileceğim?
Ben York Dükü Richard Plantagenet'in oğluyum.
Yapamamam söz konusu olamaz.
York Dükü savaştan döndü.
Birkaç yıl sonra
Nihayet! Babam zaferle döndü.
- Hoş geldiniz, babacığım! - Babacığım!
Richard, seni tanıyamadım bir an.
Kılıç kullanma yeteneğimi geliştirip ağabeylerim gibi yetişkin atlara binmeyi öğrendim.
Öyle mi? Ne kadar da büyümüşsün.
Kralın oğlu olarak size layık cesur bir savaşçı olacağıma söz veriyorum.
Babacığım?
Lancasterlılara karşı savaşımdan zaferle döndüm ancak...
...kral, hayatta olduğu müddetçe halkını korumam için bana yalvardı.
Parlamento da onun bu arzusundan yana oldu...
...ben de naiplik unvanıyla yetinmek zorunda kaldım.
Kral olmayacağım ben.
Kral Henry hayatta olduğu müddetçe.
Ne utanmazlar.
Onlarla yeniden savaşalım!
Tacı üstlenmeye layık olan tek kişi sizsiniz babacığım!
- Richard... - Zorla sizi tanımalarını sağlayacağız!
- Ancak... - Babacığım.
O tacın içinde bir cennet yatıyor.
Şairlerin hayal edebildiği binbir zevk ve nimet.
Bunu bana siz söylemiştiniz. Savaşalım.
Bu beyaz gülü Henry'nin kanıyla boyayacağız!
Baba!
Beyler...
...Lancasterlarla bir kez daha savaşa gireceğim.
Ülkede estirdiğimiz bu fırtına kraliyet tacı benim başımda parıldayana dek dinmeyecektir!
Kılıçlarınızı bileyip savaşa hazırlanın!
Kral olacağım.
Evet, ben de size yardımcı olacağım baba.
Hayır, hayatını ortaya koyman için daha çok gençsin.
Ama baba, bunca zamandır ben sizin için—
Richard, adıma mukayyet ol. Kralın adı o.
Richard! Vazgeç artık, biz daha çocuğuz.
Kahretsin!
Senin için imkansız, Richard.
O vücudunla olmaz.
Sen de kimsin?!
Ben Joan d'Arc'ım.
Senim yani.
Ne saçmalıyorsun Fransız cadı?!
Nasıl ben olabilirsin?!
Hakkındaki her şeyi biliyorum Richard.
Sakladığın o sırrı bile.
İşte, baksana.
Senin vücudun...
...erkek de kadın da değil.
Efendi Richard!
- Bağışlayın— - Çok geç artık.
Bunu sadece sen, annem ve babam biliyor.
Şeytanın çocuğu.
Efendi Richard.
- Bıktım bundan! - Yapamazsınız!
Değerli vücudunuza zarar vermeyin.
Çirkin yaban domuzu. Sen de benim gibisin.
Efendim, askerler uzun süren savaş dolayısıyla yorgun düştüler.
Geri çekilmeyi öneriyorum.
- Kral dediğin sarsılmaz. - Ancak bu gidişle—
Richard'a son ana kadar savaşacağıma dair söz verdim.
Babam geri mi döndü?
York'un oğlu musun sen?
- Lancaster zaferine! - Kralımız Henry'ye!
Tanrım, kocamla oğlumu koru lütfen.
Anne, babamla ağabeyimin iyi olduklarına eminim.
- Değil mi Richard? - Baba...
Seni şeytan! Bunlar hep o aldatıcı sözlerle onun aklını çeldiğin için oldu!
- Anne? - Onunla konuşurken yüzün...
No comments yet. Be the first to leave one.