The first 200 lines.
Yirmi bir genç öldürüldü.
Yine bir toplum nedensiz bir şiddet olayını sineye çekiyor.
Oğlumun parkta vurulduğuna dair bir telefon aldım.
Bu normal değil.
22 yaşındaki biri evinden birkaç metre ötede bıçaklandı.
Toplum dediğin şey böyle...
Günümüz toplumunda böyle yaşamıyor olmamız gerekiyor.
İngiltere ve Galler'de her 14 dakikada bir bıçaklı bir suç işleniyor.
Bu gece, çapraz ateşte kalmış olan masum insanlarla konuşuyoruz.
...17 yaşın altındaki kurbanlar.
-Neden 40 santimlik bir bıçak taşıyorsun? -Büyük olduğu için.
Biliyorum ki, her sabah uyandığımda,
onsuz geçireceğim bir gün daha başlıyor.
Son bir yılda bıçakla işlenen suçlar yüzde 34 oranında arttı.
Çeteler arasında süren posta kodu savaşlarıyla ilgili.
17 yaşında.
Londra'ya hoş geldiniz Yani zindana
Çatışmalar, bıçaklamalar Her kavşaktalar
Sıkıntıdan fakirlikten Bu bozukluklar hep
Polis bölgede ama Coplarını sallayamazlar orada
Kent için savaşırlar Ama sahip bile değiller
Onlardan birine bir dokun Kesin karşılık olur
Kısasa kısaslar Bazen ölür masumlar
Anneler oğullarını toprağa verir Bu işte bir yanlışlık var
Ölen masumlara rahmet
Keşke şu gençler uyansa da Işığı görmeye başlasa
Nereye sürükleniyorlar?
Bu annelerin duaları ne için?
Haberlerde manşetler
Ama söylemezler ki Bu savaş nedendir
Ben bu oyunu bozarım
Bunu haklı çıkarmaya çalışmam
Size gösteririm bu gençlerin Ne için savaştığını
Bunu haklı çıkarmaya çalışmam
Size gösteririm bu gençlerin Ne için savaştığını
Arkadaşlarımın hepsi Roughton Lisesi'ne gidiyor. Ben neden gidemiyorum?
Timmy...
Bunu konuşmuştuk.
Borough Lisesi de gayet iyi bir okul. Okulun sıralaması çok yüksek.
Peki ya arkadaşlarım?
Yeni arkadaşlar edineceksin. Daha iyi, güvenilir olanlar.
O Kiron mudur Kayron mudur nedir, ondan daha iyilerini.
Tanrı bilir o çocuğun başına neler gelecek. Hep bir belaya bulaşıyor!
Ama o benim en iyi arkadaşım. Onu bir daha göremeyeceğim.
İyi işte. Acele et. Ceketini, montunu al.
Gecikiyorsun.
Hey, size Timmy'yi tanıtayım
Masum, yufka yürek
Daha 11 yaşında, anasıyla yaşar
Babası ölmüş önceden
Anası iki işte birden çalışır Üşümesinler diye sırf
Evet, Timmy Liseye başlamak üzere
Ama üzgün Gitmek istemiyor çünkü
Evinden uzakta Yalnız gidecek oraya
Ortaokul arkadaşlarının hepsi Hemen yakındaki okula gitti
-Ben Marco. -Ben Timmy.
Timmy!
-Timmy! -Evet!
Hiç bilmiyordu ki Daha gün bitmeden
Marco'yla tanışıp Arkadaş olacaktı
Dene bakalım biriyle kavgayı Kesin diğerleri de atlar
Dört yıl var daha Yine de ayıramazsın onları
Karanlık Hikâye'ye hoş geldiniz...
Vur! Gönder Timmy!
KARANLIK HIKÂYE
Karanlık Hikâye'ye hoş geldiniz
O gol mü ya? Yendin kanka. Yalan yok, kanka.
Tim'le benim Neymar ve Mbappé gibi geldiğimizi biliyordun zaten.
Ne, Mbappé kimdi ya?
Ne? Hadi be kanka. Saçma sorular sorma.
Dur. Bunu yapacaksan,
-bari doğru yap. -Hadi, göster ona, lütfen.
-Hadi! -Bu hareket ne lan?
Neyse abi! Bas git abi!
Tarih ödeviniz kaç sayfa oldu?
Ben kaptırmışım. Beş sayfa falan oldu.
Şey, ben battım abi ya. Unuttum kanka.
Annem bir kez daha ödev geciktirirsem
bir ay harçlık vermeyeceğini söyledi.
Gördün mü? Unutacağını biliyordum. Birkaç sayfa da senin için yazdım.
-Saçmalama ya. -Al kanka.
Cİddi ciddi yaptın mı abi ya? Çok iyi.
-Git başımdan abi. -Bu adamı seviyorum!
-Bu adamı seviyorum, tamam mı? -Eş cinsel.
-Sus be abi! -Cumartesi partime davetlisiniz millet.
Herkes davetli değil yalnız. Listeye girdiğiniz için tebrikler.
Vay, tebrikler. Tebrik mi?
Farkındaysan biz bu ara 11'inci sınıfların yıldız çocuklarıyız.
Partine gelirsek şanslı sayılırsın.
Gelmezseniz çok şey kaçırırsınız.
Yılın en iyi partisi olacak.
-Al bakalım Timmy. -Teşekkürler.
Dwayne. Kostüm kuralı: Yetişkin ve seksi, tamam mı?
-Cumartesi görüşürüz. -Benimki nerede?
Davetiyeye ihtiyacın yok biliyorsun. Sen gel yeter.
Söz veremem. Düşüneceğim.
-Sana yanık, kanka! -Bu iş tamam abi. Yalan yok.
Emin değilim daha abi.
Selam Leah.
Selam, Timmy. Karina'nın partisine gidiyor musun?
Bilmem, sen?
Evet, tabii ki. Manyak bir şey olacak dedi.
-Gelmelisin. -Tamam.
Şey o zaman muhtemelen ben de gelirim.
Dün aramışsın. Açamadım. Babamla dışarıdaydım.
Yok, sorun yok. Düzeltmelerle ilgili yardıma ihtiyacın var mı diye aramıştım.
Teşekkürler.
Aslında trigonometride zorlanıyorum.
Yok canım. Basit bir şey. İstersen yardım edebilirim.
Evet, harika olur.
-Sonra haberleşelim o zaman. -Tamam.
Arayım mı, mesaj mı atayım, WhatsApp'tan mı yazayım?
-Hangisini tercih edersin? -Çaktırma. Boşver, abi.
-Seni arayım mı? -Seni arayım mı?
-FaceTime'dan mı arayım? -Tweet mi atayım?
Siz de her şeyle dalga geçiyorsunuz ya. Bana yardım edeceğinize...
Hayır, sen gerçekten benim ışığımsın abi.
Millet, sizi daha sonra arayıp düzgünce konuşacağım.
Bu adamın önünde konuşmanın anlamı yok.
Teşekkürler. En iyi dostum olarak söyle, nerede hata yaptım?
Hadi ama abi. Ben seni anlıyorum.
Tamam, iyi.
Ama seni sonra ararım. Telefonla mı arayım,
mesaj mı atayım, yazayım mı, FaceTime mı, DM mi, hangisi?
Ha, ha, ha, çok komik. Hepiniz komedyen kesildiniz.
-Ben derse giriyorum, abi. -Aman Tanrım!
Arayım mı, yazayım mı, tweet mi atayım?
-N'aber abi? -İyidir ya.
Tamam, bak şimdi.
Bu şey benim çetemi fırçalayamaz tamam mı?
-Şimdi giriyorum. -Ne? Hayır.
Selam, bebekler.
Bayramlıklarınızla çekilmiş fotoğraflarınızı gönderin.
Hepinizin en seksi hallerini göreyim.
Bu kadar. Bitti. Güme gitti, bitti, bitti.
Hayır. Yazıyor. Cevap yazıyor.
Vay, Tanrım. Abi! Baksana!
-Abi, şuna bak. -Yanaklara bak.
Mads, baksana.
Siktir, abi!
Telefonum üç saattir çalmadı, abi ya.
Yeter artık.
-Ne diyor bu Shanice ya? -Shanice! Kızın kafası iyi.
Oğlan çıplak fotoğraflarını beğenmiş. O da onunkileri.
Oğlanın DM'lere girmesini bekliyorum.
-Kesin göz emojisi gönderecek. -Göz emojileri.
Kalpli gözler, şeytanlar falan. Gülen yüz, abi.
-Dinle beni. Bu bizim abicim. -Öyle mi?
Şu çıplak dediklerine bir bakayım.
-Vay vay vay! Siktir! -Strikes, sakin ol abi.
Hayır, millet! Peckham gençleri!
Nerede? Nerede?
Hey, kimse kaçmasın!
-Hey, sik kafalılar, gelin! -Ne yapıyorsunuz millet?
Ne? Gelin!
Korkaklar, gelin! Gelin!
Gelin, korkaklar!
Hiçbir şey yapamazsınız. Burada adam eksik olmaz.
Tamamdır. Sikmişim oyununu. Korkaklar.
-Gelin, gidelim. -Korkaklar!
-Hey, millet! -Hadi, hadi.
PECKHAM AYLESHAM ALIŞVERİŞ MERKEZİ
İşte bunlar diyordum abi.
-Çok seksi değil mi? -Manyak bir şey. Ne kadarmış?
-Hâlâ 150. -150?
150 çokmuş abi. İki tane Air Force alırsın o paraya.
Bir sürü Air Force ayakkabım var zaten. Tim, yeminle seninki geçiyor.
Evet, kesin o. Yanında da Shayanne var. Gelecekteki eşim.
Kanka, rüyanda görürsün, abi.
-Evet görüyorum. -Ben oraya gideceğim abi.
Yeminle ona arayacağını söylemiştin. Ya da mesaj atacağını ya da bir şeyler.
Hey, beni bekle abi. Ben de müstakbel Bayan Adeku'ya selam vereyim.
Sik kafalı değilim ben. Bir adama gidip de
'seni biriyle paylaşayım' demem asla.
Şunlara baksana. Geçenler.
Saçı toplu olan benim.
-N'aber kızlar? -Hey, selam, Timmy, Hakeem.
-Karina'nın partisi için alışveriş mi? -Bu ne ya?
Marco yapıyor. Biz de onunlayız. Ayakkabı alıyor.
Ne oluyor? Siz ikiniz bizim kızlarla konuşmaya geldiğimizi
görmediniz mi?
-Hayır hayır. Yeminle görmedik. -Tamamdır. Kaybolun.
-Timmy, gidelim abi. -Hayır, ben bir yere gitmiyorum.
-Eğer sen git demezsen, Leah. -Hayır, Timmy. Gitmene gerek yok.
Pardon ama onlar bizim arkadaşlarımız. Kabalaşmak istemem ama...
Sizinle ilgilenmiyoruz. Biri gidecekse o sizsiniz beyler.
Neden hep sıkıcı kaltaklar konuşur ki?
-Kaltak değil o. -Arkadaşımla böyle konuşamazsın.
-Yoksa ne olur? -Yoksa basar gidersin.
Ne? Seni benzetmemi mi istiyorsun?
Senden korkmuyorum.
Benim kim olduğumu biliyor musun?
Evet, sen Peckhamlısın. Skitzer, değil mi?
O buralı değil. Seni o yüzden bilmiyor.
-Nerelisin? -Depford'tanım.
Getto çocuğusun ha?
Hayır, getto çocuğu değilim. Deptford'ta yaşıyorum sadece.
Bıçakla şunu.
Dokunmayın ona.
-Diyorsun... -Timmy, kaç!
No comments yet. Be the first to leave one.